Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bakkal Defteri

Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.

  • “Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanı iken, 20 Eylül 1917’de bir Rapor yazar ve bunu Sadrazam (Başbakan) ve Harbiye Nazır’ına (Milli Savunma Bakanı, Enver Paşa’ya) gönderir. Mustafa Kemal’in Yaveri Cevat Abbas’ın öne sürüp İsmet İnönü’nün doğrulamasına göre bu raporu gerçekte, İsmet Paşa hazırlamıştır. (Bu önemli rapordan bazı alıntılar var): “… Askeri politikamız, bir savunma politikası veya…

  • “Lozan’da Boğazlar sorunu görüşülürken, Çiçerin (Sovyet Dışişleri Bakanı ve Murahhası) Boğazların Türk tarafının olmasını savunuyor. İsmet’e ilk önce söz veriliyor, hemen hemen hiçbir şey söylemiyor. Lozan’daki ABD Delegesi Grew (Türkiye Büyükelçisi), “İsmet çok sağır, olanı biteni izleyebilmek için sekreterlerinin çevirisine bağımlı. Hazırcevaplıkta usta olan Lord Curzon’a (İngiltere delegesi) karşılık verebilme olanağına pek az sahip.”  diyor.”…

  • “Lenin, Türkiye’ye gelen Büyükelçi Aralof’a şöyle söyler: “Mustafa Kemal Paşa …. İyi bir örgütleyici.. yetenekli bir lider, ilerici, akıllı bir devlet adamı…. Padişahı da yardakçıları ile birlikte silip süpüreceğine inanıyorum…. ”  Mustafa Kemal 1920 ve 1921 yıllarında birçok kere Rusya ile askeri ittifak istiyor, ancak Bolşevik liderler kesinlikle reddediyor. Ekim 1921 Ermeni savaşının olduğu dönemde,…

  • “Birinci İnönü Zaferi, büyük çapta bir Yunan keşif hareketini önlemekten ibarettir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 601) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1994): Yunan büyük taarruza başlamış, Ethem Yeşil Ordusu ile direniyor, tam da bu sırada Ankara’dan Ethem’i ortadan kaldırma emri çıkıyor, çünkü Ethem Yunan…

  • “Ethem Bey Yozgat’taki Çapanoğlu İsyanını bastırınca prestiji çok artıyor. Akabinde Büyük Yunan Saldırısını Demirci yöresinde durdurup geri püskürtüyor. Ethem, Meclis’e yazı yazarak Mebuslara izin bile alabiliyor. 21 Temmuz 1920’de İzmit Mebusu Fuat Bey’in izninin uzatılmasını istiyor, 31 Temmuz’da Meclis bunu onaylıyor. Ethem Yeşil Ordu’nun ve Bolşeviklerin gözbebeği olmuştur. Anılarında: “Rus Sovyet Meclisinin maddi ve politik…

  • “5 Eylül 1921’de Batum’da Enver Paşa İttihat ve Terakki Kongresini toplar. Ruslar, Enver Paşa’nın Anadolu’ya gidişini önler, çünkü Enver’in kurmak istediği İslam Sosyalizmini çıkarlarına uygun bulmaz. Enver’in bu kongreden sonra Türkiye’ye girmesini Ruslar silah zoru ile durdurdu.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 546 ile 553…

  • “Kral Konstantin  (İngiltere Başbakanı Lloyd George 15 Ağustos 1921’de “Kral Konstantin Ankara’ya” emrini verdikten sonra) “Ankara’ya doğru” Büyük Yunan Saldırısı emrini 5 Temmuz 1921’de verir. (1) 15 Temmuz 1921’de İnönü, Mustafa Kemal’in uyarısı ile geri çekilme emrini yayınlar. 17 Temmuz’da Kütahya düşer, aynı gün BMM gizli toplantısında evrakların (yazılı belgelerin) Ankara’dan Kayseri’ye taşınması kararlaştırılır, 19…

  • “Trabzon’daki Yahya Kâhya Enver’ci. Tutuklamak için Vali Halit Paşa (Deli Halit Paşa) çok uğraşmış, aylar sonra Temmuz 1922’de öldürülmüş.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 532) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu Yahya Kâhya, Mustafa Kemal ve Kâzım Karabekir’in organizasyonu ve Trabzon Valisinin tezgâhı ile…

  • “Sovyet Hükûmeti 23 Kasım 1920’de yabancı kapitalistlere geniş ayrıcalıklar tanıyan bir “Yabancı Sermaye Kararnamesi” yayınlar. .. Ekonomik bunalıma giren Rusya, sonunda İngiltere ile Ticaret antlaşması imzalar, Ekim 1920 ve bundan sonra Sovyet Rusya Anadolu hareketine soğuk bakar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 520, 521) kitabından…

  • “Ali Çetinkaya: Enver Paşa’nın 1.Dünya savaşından önce kurdurduğu 10.000 kişilik gizli bir ordunun önemli bir kısmının komutanı idi. Kılıç Ali de Enver Paşa’nın kardeşinin emirberi ve daha sonra da ölen, padişahın bendelerinden ve korucularından olan bir maiyet subayı idi. (Maiyet: emrinde birlikte çalışan).  Bunları Rauf Orbay İstiklâl Mahkemesinde söyledi o zaman birisi başkan diğeri üye…

  • “Aynı tarihlerde Alman halkı ve yöneticileri de Bolşevikliğe kurtuluş gözü ile bakıyorlar.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi II – Doğan Avcıoğlu, (Tekin Yayınevi 5. Basım 1984 – Sf. 443) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1993): 1920 ortalarında, Amerika manda talebimizi kabul etmeyince ve Yunan orduları da Bursa ve Ankara’ya doğru ilerleyince, TBMM üyeleri Bolşevikliğe sığınmak istiyorlar.

  • “Cem’e gelen her kadın ve erkek, bir yol ve hakikat kardeşi sayılır, yoldan çıkan kurallara uymayan veyahut zina ettiği işitilen kadın ve yol yezitliği yapan, iftira eden ve nikâhlı kadın kaçıran, zina yapan erkek Cem’e alınmazdı. Cem’de şehvet ve kötü gözle bakan kadın ve erkek derhal Pir’in (Cem ayinini yöneten alevi Ulu’sunun) emri ile Cem’den…

  • “İkinci isyan bölgesi Elâzığ ve havalisi. Şeyh Şerif yanına Yado ile Mısyan, Oxçiyan, Azen kabilelerini, Göktepe ve Palu Zazalarını alarak 21 Şubat günü Palu’yu işgal etti. Beritan Aşireti’ni de alarak 5 Mart günü Elâzığ’a geldiler, bazı yobaz eşraf (şerefliler, ileri gelenler) yüzünden şehre rahat girdiler ve talana başladılar. Hükûmet mensupları esir edildi ve cezaevi boşaltıldı.…

  • “Mart 1925’in sonunda isyan bastırılmıştı. 3 Nisan 1925 günü Şeyh Sait, Şeyh Abdullah, Şeyh Şemsettin, Kân Şeyhleri, Hini’li Salih, Çapakçur Beyleri, Cibran Ağaları, bütün elebaşılar, Solhan’ın Kirvaz köyünde toplanıp buradan Irak veya İran hududuna geçmeye çalışmışlardı. 27 Nisan’da Varto civarındaki Abdullah Paşa Köprüsünde Şeyh Sait ve arkadaşları bir tabur asker tarafından kuşatıldı. Cibranlı Kasım’ın ısrarı…

  • “Şeyh Sait evine dönerken, Cibranlı Halit’in yanına gönderdiği adamı Kerem, geri gelmiş ve Şeyh’e Cibranlı’nın şu haberini iletmiş: “Şeyh’in hemen isyan hareketinin başına geçerek Diyarbakır üzerinden Suriye ile temasa geçmesini ve her aşiretin kendi bölgesindeki Hükûmet merkezlerini işgal etmesini” bildirmiştir. Şeyh Sait bu haberi alınca, Hasananlı Halit’in, ilk fırsatta bütün kuvvetleri ile Malazgirt üzerinden Bitlis’e…

  • “Cibranlı Halit ile Şeyh Sait 1922 ilkbaharında Erzurum’da bu irtica hareketini konuşmuşlardır.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): 1922 yılının ilkbaharında irticai bir isyan hazırlığının hiçbir gereği yok ki. Halife duruyor, Cumhuriyet kurulmamış, Bu hazırlık Kürt İsyanı hazırlığı olmalı. BAKKAL’IN NOTU…

  • “Sultan Abdülhamit, Jön Türklere ve İttihatçılara karşı, Kormancolardan 36 tane Hamidiye Aşiret Alayı kurmuş her Alayın 1200 adet atlı mevcudu varmış.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi, Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf.5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2007): Bu görüş ilginç, başka kaynaklarda Hamidiye Alaylarının Ermenilere karşı kurulduğunu belirtiyorlar, kısmen de Kürtlerden asi Aşiretlere…

  • “Yavuz Sultan Selim Alevi tehlikesine karşı, Orta ve İç Anadolu’dan, Türkmen Aşiretlerini, Doğu’ya göndermiş, bunlar da zamanla dillerini değiştirmiş.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 5) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Bu tez akla yatkın, çünkü Kurmançlar diğer Kürtlere ve Zazalara pek benzemiyorlar, dilleri de hem farklı…

  • “Kürtler Yavuz Sultan Selim zamanında Kürt diye adlandırılmışlar.” Alıntı: Doğu İlleri ve Varto Tarihi – Mehmet Şerif Fırat (1993 – Sf. 1) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Mehmet Şerif Fırat Doğu İlleri ve Varto Tarihi kitabını yazdıktan bir hafta sonra öldürüldü ve faili meçhul oldu.

  • “Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının parti programında “Ekonomik alanda serbest mesleğe, yani Liberalizme taraftarız.” denilir.” Alıntı: Milli Kurtuluş Tarihi I – Doğan Avcıoğlu (Tekin Yayınevi 1. Baskı 1985 – Sf. 405) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Osmanlı ve Cumhuriyetin ilk dönemlerinde meslek kelimesi ideoloji, siyasi fikirler, düşünsel anlamda tutulan yol anlamında kullanılıyor.