Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Bakkal Defteri
Bu kategorideki yazılarda, bakkalın notları ve yorumları bulunmaktadır.
-
11 Ekim 1951’de ilim Yayma Cemiyeti kuruldu. Görünürdeki amaç manevî değerleri gençlere öğretmekti; ama asıl niyet komünizmle mücadeleydi. Bir yanda Said-i Nursî’nin avukatı Seniyüddin Başak, diğer yanda Emekli Kurmay Albay Vehbi Bilimer liderliğinde İlim Yayma Cemiyeti hızla örgütlendi. Sonraki sayfalarda ayrıntılarıyla göreceğiz ki, en büyük destek masonlardan gelmişti; yönetimde masonlar vardı. Evet, düğmeye basılmıştı: İlim…
-
Örneğin, Said-i Nursî cemaati içinde dışarıya hiç sızdırmamaya çalıştıkları bir “cifr ilmi” vardı. Söylediklerine göre, bu hesabı yapıp çok önceden Adnan Menderes’in öleceği tarihi bilmişlerdi! Bunu, “cifr ilmi” ne göre, Said-i Nursî hesaplamıştı; 1980-1990 yılları arasında Mehdî gelecek, inkârcı felsefeyle mücadele edip, 2001 yılında zafer kazanacak ve İslam’ı yeryüzüne hâkim kılacaktı. Olmadı. Ancak Nur cemaati…
-
Kabala’nın “altın çağı” XIII. yüzyıl oldu. Bunun kaynağı ise, Müslümanların egemenliğindeki Endülüs’tü. Endülüs’te birkaç Kabala Okulu vardı, örneğin haham Abulafia (1240-1292) tarafından yönetilen “Segovia Okulu”. Kabalanın başyapıtı, İspanyol/Endülüs Yahudi’si Madrid’in kuzey doğusunda, Guadateyara’daki “Guadalajara Okulu lideri Moşe Şem-Tov de Leon (1230-1306) tarafından derlenen Zohar’dı. “Derlenen” diyoruz, çünkü kitabı kendisinin yazmadığını, Talmud bilgini Şimon bar Yohay’ın…
-
Ali Kemal’e göre Kuvayı Milliye İttihat ve Terakki’nin yeni şekliydi. (1) İttihat ve Terakki nasıl memleketi felâkete sürüklemiş ise Kuvayı Milliye de aynı şeyi yapacaktır. Türk ve Yunan orduları arasında harbe hazırlık bakımından büyük bir dengesizlik vardır. Kurtuluş askerî değil siyasî alanda aranmalıdır. Ali Kemal’in vatanseverliğini inkâr etmemek tarihe karşı ödenmesi gereken bir borçtur. Sf.198…
-
Bedreddin’in annesi Melek Hatun’un Kara Andon’un kızı Ance olduğu belirtmektedir. Aynı yazar (1) Bedreddin’in, İshak ve İsmail adındaki ağabeyleri olduğunu da eklemektedir. Sf. 120 Alıntı; Tire’den Darağacına Şeyh Bedrettin – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık, 28.07.2004 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2022); Söz konusu yazar Hamit Baldemir.
-
Henüz gençtim, Yahudi dininin, kadını her türlü süsten vazgeçmeye zorlaması, beni daha o yaşta isyan ettiriyordu; erkeklerin kösnül isteklerini uyandırmamak için çirkinliği bir erdem gibi beslemek; saçlarını gizlemek, teninin her santimetrekaresini örtmek; ancak görev icabı ve soyunu sürdürmek için kocasıyla ilişkiye girerken onun da zevk almaması için yeterince itici olmak. Sf. 114 Alıntı; İstanbul’da Bir…
-
Yeniçerilik bir sermaye sınıfı olmuştu, bütün yeniliklerin karşısına çıkıyordu, silahlı kuvvetlerin sermaye sınıfı olmasının tehlikeleri ve olumsuzlukları, belki de yeniçerilik kadar, hiçbir yerde açık ve büyük değildi; bunun altının yeteri kadar çizilmemiş olmasını bir eksiklik sayabiliyoruz. Yeniçeriliğin iki bağının da üstü örtülmese bile, aydınlatılmadığına tanıklık ediyoruz; tefeciler finanse ediyordu ve tefeciler de Yahudi sarraflarıydı. Mahmut-u…
-
Zamanla aptallaşmaları ve hatta kuş beyinli olmaları ise gözlenebilir bir olumsuz tariftir, bunu teşhis edebiliyoruz. Cahit Uçuk bu kötüleşmeyi önlemek için, Seferad gelinlerinin önce Hahamlarla gerdeğe girdiklerini ileri sürmektedir; bebekler gürbüz doğmaktadır, iddiası budur. Sf. 272 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 272) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2013); Cahit Uçuk,…
-
Sakıp Ağa’ya devlet töreni yapıldığı için cenazenin başındaki amir, “biz gömeceğiz kimseyi koymuyoruz. Dedi.” Ancak, öyle anlıyoruz, devletin hükmü işlememiş, devlet töreni yapılamamıştır. Sabancı’yı Eriş defnetmiştir. Cüretkârâne olduğu kesindir. .. mezarının içindeki şahıs K. Eriş olarak kaydedilmektedir. Bu İspanyol yüzlü defineci, K. Eriş, “Üzerinde çok vasiyet var mı?” sorusuna şu cevabı veriyor; “Çok. Allah hepsine…
-
Ecevit Başbakandı,.. “Şaron’un yaptığı Jenosittir.” Dedi; bu zamanda Bülent Yahnici MHP’nin sözcüsü ve Bahçeli’nin yardımcısıdır, Ecevit’e çok kızdı, “Dünya Yahudi Lobisini kızdırmayalım.” Buyurdular. .. İsrail’e karşı çıkmak, içerideki İsrail’i de karşıya almak demektir, alamazlar. Devlet Bahçeli budur. ..Büyük Gazeteler Ecevit’in hastalığını keşfettiler. Sf. 89 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 89)…
-
29-30 Ağustos 1958 tarihinde İsrael Başbakanı Ben-Gurion ile Türk Başbakanı Menderes Ankara’da buluştular. Büyük gizlilik içinde yapıldığı kesindir ve belki de 1967 tarihli Doktor Nachmani’nin bu çalışması olmasa, hiç bilemeyeceğiz. Görünüşte, Ben-Gurion’un uçağı arızalanıp mecburi iniş yapmıştı ve toplantıların dışarı sızmaması için, Türkiye’nin senyör diplomatları garson olmuşlar, yemek servisi yapmışlardı. Çok kapsamlı ikili bir antlaşma…
-
Mehmet Ali (1) reformlarının zenginleri gelinceye kadar erkekler sadece erkeklere âşık oluyorlardı. Sf. 68 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2005); Mısır’da reformlar yapan Kavalalı Mehmet Ali Paşa
-
BAKKAL’IN NOTU (2005); İstanbul savunmasında, Bizans tarafında, Süleyman Çelebinin oğlu veya torunu olan Prens Orhan ve kendisine bağlı askerleri var. Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 267) kitabından not alınmıştır.
-
Mehmet, Doğu Roma’nın zenginliğini Türklere vaat ediyor.. Fakat Mehmet heyecanlandırmayı arttırmak istiyor ve kendisini çok heyecanlandıran noktaya geliyor; “Sonra, oğlan çocuklarına da sahip olacaksınız; çok sayıda, çok güzel ve asil ailelerin oğlanları sizin olacak.” Sf. 262, 263 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 262,…
-
Mehmet’in yönetimindeki temel ilkenin, hiç kimsenin sivrilmesine imkân vermemek olduğu.. Sf. 183 Alternatiflerin kökünü kazımak Fatih’in temel yöntemidir. Sf. 183 Mehmet, Halil’i idam ettirerek, Osmanoğlu yönetiminde nüfuzlu Müslüman ve Türk ailelerin etkinliğine son verdi. Sf. 184 Fatih zamanında Ordu siniyor ve Fatih’ten nefret ediyor. Sf. 188 Fatih Enderun Okulunu, sivil yöneticilerin çıktığı tek kaynak haline…
-
Osmanoğlu erkeklerinin homoseksüel alışkanlıkları konusunda da hiçbir tartışma bulunmuyor. İmrozlu Kriotovoulos, bıraktığı tarihte, şu bilgileri veriyor; “Önce ganimetten usulüne göre payına düşeni aldı. Sonra da geri kalandan ödül olarak, en güzel bakireleri ve en iyi ailelerden olmak üzere ve en yakışıklı erkek çocuklarını, bunların bazılarını da askerlerden satın alarak kendisi için seçti.” Sf. 171 Alıntı;…
-
Mehmet’e ihanet eden Halil’in oğlu İbrahim’i de Fatih’in oğlu II. Bayezid Sadrazam yaptı. Sf. 148 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 148) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); Halil’in babası İbrahim de Birinci Bayezid’in oğlu, İkinci Murat’ın amcası Musa Çelebi’ye ihanet ediyor, ancak İkinci…
-
1446 Yılında Halil Paşa, bir ordu isyanı düzenliyor. Edirne’de Yeniçeriler isyan ediyorlar. Mehmet’i tahtta görmek istemediklerini açıkça bağıran ordu.. Sonunda Mehmet, Manisa’ya gitmeye razı oluyor ve Murat yeniden tahta çıkarılıyor. Sf. 138 Halil, açıkça bunun karşısına çıkıyor. İkinci Mehmet’i İstanbul’u fethetmek hülyasından vazgeçiremeyince, temsil ettiği partinin vurucu gücü hâlinde çalışan Ordu’yu harekete geçiriyor; Mehmet sürülüyor.…
-
Devşirmelerin, babasının adı yerine Abdullah yazılıp, bu suretle Abdullah Oğlu olduğu, yani devşirme ve esirden gelme Hristiyan olduğu gösterilmiştir. Mesela Mehmet Nasuh ismi Mehmet bin Nasuh demektir keza Şaban Gemlik veya Ahmet Mihaliç isimleri de Şaban’ın Gemlik’ten ve Ahmet’in de Mihaliç’ten devşirildiğini göstermektedir. Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı…
-
Yeniçeriler, kışlalarda bekâr yaşarlardı. Sonra bu kural bozuldu. Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri Ocağı) – İsmail Hakkı Uzunçarşılı, (Türk Tarih Kurumu Yayını, Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2005); Yavuz zamanında Yeniçeriye evlenme izini verilince bunların Kuloğlu denilen çocuklarını da himaye etmek gerekti.