Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Kuantum bilinci. Atom-altı parçacıkların davranışlarını kuantum mekaniği çerçevesinde incelemek, Einstein’ın uzaktan gizemli etki diye adlandırdığı olguyu karşımıza çıkarır; bu olguda bir parçacığın bir konumda gözlemlenişi, Einstein’ın ışık hızının üst sınırı kuralına açıkça ters düşecek şekilde, (teorik olarak başka bir galakside bulunabilecek) başka bir konumdaki ilgili bir parçacığı ânında etkiler. Bazı bilimcilere göre, bundan çıkan sonuç…

  • Bilgi yaratılamaz ya da yok edilemez, ancak başka biçimlerde bir araya getirilerek yeni kalıplara dönüştürülebilir; dolayısıyla kişisel kalıplarımız -benim tanımımla “ruh”larımız doğumdan önce ve ölümden sonra var olan bilgi paketlerinden ibarettir. Sf. 188 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 188) kitabından birebir…

  • Önce öbür dünyaya inanış oluşur; onu, inancın rasyonel sebepleri izler. Sf. 188 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 188) kitabından birebir alınmıştır.

  • Özetle; kaya, ağaç, bulut gibi cansız nesnelere ve yırtıcı hayvan, av hayvanı, hemcinsimiz insan gibi canlı nesnelere kolayca özne ve amaç yüklememizden; beden ötesindeki zihne doğuştan inanan düalistler olmamızdan; kendi zihnimizin ve başkalarına ait zihinlerin farkında olmamızdan; bütün diğer bedenlerden ayrı olarak kendi bedenimizin farkında olmamızdan; beynimizin bütün duyusal girdileri ve bilişsel düşünceleri bütünleştirerek ana…

  • Öbür dünyaya inanış, kendimize ezeli de kapsamak üzere mekân ve zaman bakımından başka bir yerde hayal edebilme yönündeki olağan yeteneğimizin bir uzantısıdır. Sf. 187 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sürekli tedirgin oluşuyla ünlü Woody Allen’in geçiştirme yolu şöyledir: “Mesele ölmekten korkmam değil. Sadece bu iş olurken orada olmak istemiyorum.”  Steven Wright bir çözüme vardığı kanısındadır: “Sonsuza kadar yaşamak niyetindeyim ve şimdiye kadar iş iyi gitti.” Sf. 184 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015…

  • Bilimsel bulguların bize söylediği şey, bilgi kalıbımızın, yani ruhumuzun da bizimle birlikte öldüğüdür. Sf. 184 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 184) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yani, hem inançlılar, hem de inançsızlar gerek dinsel, gerekse dindışı savların doğruluğunu aynı beyin alanında değerlendiriyor gibidir. Bir başka deyişle, beyinde bir “inanç” modülü ya da “inançsızlık modülü, bir avanaklık şebekesi ya da kuşkucu şebeke yoktur. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015…

  • Dopaminin hazla bağlantılı bir sinir iletici madde olduğu ve öğrenmeyi pekiştirmede rol oynadığı unutulmamalıdır. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • … (herkes için bir görüşe katılmanın katılmamadan daha kolay olmasından dolayı) daha hızlı davranmaları, buna karşılık inançsızların özellikle dinsel belirlemelere tepki vermede çabuk davranmamaları çarpıcı bir sonuçtu. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu araştırma, Spinoza’nın varsayımı olarak adlandırdığım şeyi desteklemektedir. İnanç, çabuk ve doğal biçimde edinilirken, kuşkuculuk yavaş ve doğal olmayan bir süreç izler; çoğu insanın belirsizliğe karşı düşük bir dayanma gücü vardır. Bir savın aksi kanıtlanana kadar doğru olmadığı yolundaki bilimsel ilke, çabuk kavrayabildiğimiz şeyleri doğru kabul etme yönündeki doğal eğilimimize aykırı düşer. Yani, aslında kuşkuculuğu…

  • İnsanlar görünüşte akla aykırı bir şeye inanmaya nasıl yönelir? Cevap, bu kitabın dayandığı tezdedir: Önce inançlar oluşur; ardından inanca bağlı gerçekçiliği doğrulamak üzere inancın dayandığı sebepler ileri sürülür. Sf. 173 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.

  • Monistler kafamızda sadece bir madde (beyin) bulunduğuna inanır. Düalistler ise iki madde (beyin ve zihin) bulunduğuna inanır. Bu, felsefede çok eski bir sorundur. Sf. 166 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yani, Ön Singulat Korteksini bir tür saptama aygıtı sayabiliriz. Peki, bunun yaratıcılık ve delilikle ne alakası var? “Kalıpların farkına varma açısından bakılınca, şizofrenik bir kişi tuhaf kalıpları hemen kavrar ve onlara dayanarak sonuçlar çıkarır,” diye devam eder Kuszevvski. “Örneğin, odanın karşı tarafındaki bir yabancının size bakmasından, daha sonra birine telefon açmasından ve tekrar size bakmasından…

  • Şizofren yelpazesindeki insanlar genelde kapsayıcı bir düşünme tarzına sahiptir; yani, ortada anlamlı kalıplar yokken kalıplar görürler ve anlamlı bir kalıbı anlamlı olmayan bir kalıptan ayıramazlar. Sf. 160 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 160) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaratıcılık, bir bakıma kalıpsal-yaklaşıma, yeni kalıplar bulmaya ve bunlardan özgün ürünler ya da fikirler üretmeye dayalı bir süreci gerektirir. Sf. 159 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 158, 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ortaya çıkan sonuçlar: Kuşkucuların sol yarıküre baskınlığı inançlılarınkine oranla daha yüksekti; inançlıların ise sağ yarıküre performansları kuşkucularınkinden üstündü. Deneye EEG ölçümleri eklendiğinde, duyu ötesi algılara inananlarda sağ yarıküre aktivitesinin, inanmayanlara oranla daha fazla olduğu ortaya çıktı. Sf. 158 Bununla birlikte, yarıküreler arasında uyuşmayan eğilimler sahiden vardır; yazma ve konuşma gibi sözel işlerde sol korteks, sözel…

  • Dopamin artışı, kalıp saptamayı artırır. Uzmanlar dopamin agonistlerinin öğrenmeyi güçlendirmenin yanı sıra, daha yüksek dozlarda, sanrı gibi psikoz belirtilerini tetikleyebileceğini saptamışlardır; bu durum belki de yaratıcılık (ayrım gözetici kalıpsal-yaklaşım) ve delilik (ayrımsız kalıpsal-yaklaşım) arasındaki ince çizgiyle ilişkilidir. Doz kilit etkendir. Sf. 157 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,…

  • Dopamin, nöronların birbirlerine sinyal iletme yetisini güçlendirir. Sf. 156 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dopamin ve inanç arasındaki bağlantı İngiltere’nin Bristol Üniversitesinde Peter Brugger ve meslektaşı Christine Mohr’un yürüttüğü deneylerle saptanmış durumdadır. Boş inancın, büyüsel düşünmenin ve normal-ötesi şeylere inancın sinir kimyasını inceleyen ikili, dopamin düzeyi yüksek insanların tesadüfleri anlamlı bulmaya, var olmayan anlamlar ve kalıplar görmeye daha yatkın olduklarını belirledi, Sf. 155 Brugger ve Mohr deneyin ikinci kısmında…