Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Beyin
-
Çalışmalarımda, “rezonans” kavramının, insanlara mutluluk getirdiğinin farkına vardım. “Rezonans” kavramı, “başka bir titreşimi ortaya çıkaran titreşim demektir. Rezonans, bir-birlerini tamamlayan iki nesnenin veya enerjinin, kendi aralarında alış-verişe geçmeleri halidir. Bu enerjilere, Çin kültüründe “Yin ve Yang” adı verilir. Işık ve karanlık veya sevgi ve minnettarlık kavramları da bu İkiliye dâhil edilebilirler. Verilen sevgiyle, ona karşılık…
-
Pozitif kelimeler kullanmak ve olumlu düşüncelere sahip olmak, bence fiziksel ve içsel güzelliğe ulaşmanın en güzel yoludur. s. 18 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sevgi ve minnettarlık” kavramlarının ikisini birden içeren ifadelerden etkilenen su kristallerinin neden en güzel resimleri verdiklerini size şöyle açıklayayım: Sevgi, bizim başkalarına verdiğimiz, minnettarlık ise başkalarından aldığımız enerjidir. Enerjinin en büyük ve en güzel formu ise, verilen enerjiyle, alınan enerji arasındaki uyumdan doğmaktadır. s. 12 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan…
-
“Vücut, akıl ve toplum üçlüsünden kültür gelişir. Toplum olmaksızın insanın aklî güçleri hiçbir zaman olgunlaşamaz. Aklî güçlerin dönüşümü topluma bağlı kalır.” Sf. 15 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
-
Temizlik ve sağlık bilgileriyle ilgili günümüz modern kuralları tam olarak uygulanmaktaydı. O zamanlar herkes tarafından şeytan illeti olarak bilinen sara nöbetinin kontrol edilebileceğini tedavisinin mümkün olduğunu göstermişlerdir. Sf. 69 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 69)…
-
Korku, insanlık durumu’dur; kuşku duymuyorum. Ancak hem tarihsel ve hem de bireysel anlamda insanlık, korkudan arındığı sürece gelişiyor. İnsanlar, korktuklarını kabul etmiyorlar. İnsanların korktuklarını kabul etmemeleri, korku’nun kendisi kadar bir insanlık durumudur. s.56 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.56) kitabından birebir alınmıştır.
-
Korkudan kurtulmanın bir yolu, korku kaynağı düşüncelerden kurtulmaktır; çıkarmaktır. Korkanlar, korku kaynağını hatırlatan nesne ve olaylara çok kızıyorlar. Sf. 48 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – Sf. 48) kitabından birebir alınmıştır.
-
Babası Ahmet idi, annesini, ikinci eş almıştı ve çocuklarına esir terbiyesi uyguluyordu. Sanki elinde bir kırbacı vardı, sallıyordu ve çocuklarına, bu arada Tayyip’e, otoriteye tapınmayı öğretiyordu. Tayip Bey de yıllar sonra “otoriteye saygılıydık” diyerek kabul etmektedir; aslında tapmaktadır. Sf. 168 Çakır-Çalmuk, kitaplarında, (1) “Reis Kaptan çok otoriter bir adamdı, denizciliğin kendine has kurallarını evinde de…
-
Amma hayata ayak veya ayakkabı öperek başlayan bir çocuğun ileride hasta olabileceğini düşünebiliyoruz. İster “ayak” ve isterse “ayakkabı” olsun, eğer öpülüyorsa, herhalde korkudan kaynaklanıyor olmalıdır. Çocuklukta aşırı korkutulmanın sara hastalığına yol açtığı ise tıpta tespit edilmiş haldedir; Doktor Temkin, bize, epilepsi hastalığının büyük üstatlarından H. Jackson’un, korkunun sara nöbetlerine yol açtığını gösterdiğini haber veriyor. Sf.…
-
Demek ki ileri safhada sara varsa, entelektüel kapasitesinin çok büyük ölçüde bozulmuş olduğunu görüyoruz; böylelerinin, dikkati çok zayıf ve ahlaki kontrolü pek eksiktirler. Bunlar hep kavgacı, huzursuz ve uyumsuz bir çocukluk geçirmişse, bu tür epileptik hastalar, olgun yaşlarda kriminal eğilimler sergiliyorlar. Entelektüel zafiyetin her türlüsünü gösterebiliyorlar ve hayvani davranışlar bunlar arasındadır. Sf. 109 Alıntı; Caligula…
-
Keçi’ye gelince, neredeyse epilepsi yüklü bir canlı kabul ediliyor; dolayısıyla, keçi eti yiyenler ve hatta dokunanların epileptik oldukları veya olabileceklerine inanılıyor. Sf. 106 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.
-
Homoseksüel ama nasıl; kaynaklar, hem aktif ve hem de pasif homoseksüel olduğu konusunda kuşku bırakmıyor, bu açıdan Caligula’nın İsa’dan sonraki ilk yüzyılın başlarında modernist olabildiğini görüyoruz. Ve bir cinsel-doymaz olarak tasvir ediliyor. Sf. 49 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
İçi boş bir insanın çok sevilmesi, çok bozucudur. Sevgiyi de absorbe etme kabiliyet ve kapasitesi var. İçi boş bir insanın işkenceden ve seyrinden hoşlanması da çok bozucudur. Caligula, işkence seanslarının seyrine doyamıyordu. Sf. 39 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çalıştırılmayan kafa ise insana değil, kasaba gereklidir. Sf. 71 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.
-
Marx, ateizm’i, Tanrıyı yerinden ederek, teorik hümanizm ve komünizm’i de, özel mülkiyeti ortadan kaldırarak pratik hümanizm’in yolunun açılması olarak görüyordu. Başka bir deyişle, dinin ortadan kaldırılması insanın özgürleşmesi ve güçlenmesidir. Tersi de doğrudur; kendisine güvenini kaybetmiş insan, dindar ve aşırı dindardır. Marx’ın görüşü budur. Sf. 75 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları,…
-
Başlangıcı bir yere “seküler” dinsellik diyebileceğimiz bir mekanizma ya da imalâtı koyabiliriz; “trafik canavarı” veya “enflasyon canavarı” ve hatta “borsa düşse kâbusu”, hepsi dinselliğin kaynağındadırlar. Cismani işleri kontrol dışı kaynak ve otoritelere bağlamak, yavaş yavaş yobaz yaratmaktır. 12 Eylül ile birlikte animist (ruhcu, yeniden canlanmacı) edebiyatı da buraya koyabiliriz; hepsi insan aklına saldırı oldular. Sf.…
-
İnsanın çok güzel olması için çok büyük olması gerekmiyor ki. Sf. 68 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.
-
Koyu dinsellik ile judaize tarikatların eksiğini tv’ler ve magazin tamamlamaktadır. Din ve magazin, birlikte bozuyorlar. Tekeliyet için insanı bozmak esastır ve bozucuların bozulduklarına tanıklık ediyoruz. Kuantum fiziğine uygun düşüyor ve buradan devam ediyoruz. Sf. 65 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 65) kitabından birebir alınmıştır.
-
Claudius doğduğundan beri hastalıklı, zayıf ve silik bir tiptir. Çocukken önce sıtma, sonra kızamık, sonra yılancık, sonra kalınbağırsak iltihabı ve en sonda çocuk felci olmuştu. Bir kulağı az duyuyordu, bir bacağı aksıyordu, kekemeydi, kalbinde de bir problem vardı, sık sık kalp ağrısı çekerdi. Ailecek, Julian ailesine uygun olmadığı düşünülür ve hiç sevilmezdi. Aslında çok zeki…
-
Tertip ve düzen insanları rahatlatıyordu. İnsan aklı da sınıflandırılmış bilgiyi daha rahat alırdı. İnsan aklı doğadan öğrendiklerini, kavramları, belli bir düzene sokmak ve raflara yerleştirmek isterdi. Aristoteles, insanların kavramlarına düzen getirmek isteyen, titiz ve düzenli biriydi. Bu tarzı ile mantığı bir bilim olarak kurdu. Hangi sonuçların veya kanıtların mantıksal olarak geçerli olduğuna dair kesin kurallar…