Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Beyin

  • Zarar verilen bir insan üzerinde devamlı bir etkide bulunmak imkânsızdır. Bir insan ancak kendi haklarının gösterildiğini hissettiği zaman en iyi şekilde etkilenir. Alıntı: İnsanı Tanıma Sanatı – Alfred Adler (Sf. 171) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar yalan söyledikleri zaman en başarılı şekilde kontrol ettikleri yüz ifadeleridir.  Bir kişinin yalanını yüzüne ve gözüne bakarak anlamak pek kolay değildir.  Ama    1- Yalan söyleyen kişilerin elleriyle yaptıkları jestler azalmaktadır.  2- Yalan söyleyen kişinin elini yüzüne götürme ve yüz çevresine değdirme sayısı artmaktadır. . Ağzı örtmek ve buruna değmek jestlerinde de adeta patlama olur. …

  • 1- Göz İlişkisi; İnsanların yüzüne bakanlar bakmayanlardan daha çok hoşa giderler.    2-  Yüz İfadesi; Canlı olun, dostça tebessüm edin ve gülün.     3- Baş Hareketleri; Karşıdaki konuşurken sık sık başımızı hafifçe aşağı yukarı hareket ettirmek onu dinlediğimizi ve anladığımızı ifade eder. Başınızı hafif dik tutun.   4- Ellerinizi cebinizde tutmaktan ve kollarınızı kavuşturmaktan kaçının.   5- Ayakta iseniz…

  • Enseyi ve ensedeki saçları okşamak ise kişinin sıkıntılı bir durumda sevilme ihtiyacını karşılamak amacını taşıyan narsistik bir jesttir. Alıntı: Bedenin Dili, Zuhal Baltaş – Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın elinin becerisinin gelişmesi, beyinin biyolojik gelişmesine paraleldir. El ve beyin arasındaki karşılıklı bağlantıları zenginliğinden kaynaklanmaktadır. Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Televizyon, yüzyılın uyuşturucusu durumundadır. Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanların hissettikleri gibi davranmaktan çok, davrandıkları gibi hissettiklerini biliyoruz. İnsanın davranışı beden kimyasını değiştirir. Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk izlenim 30 saniye içinde oluyor. Alıntı: Bedenin Dili – Zuhal Baltaş ve Acar Baltaş (Remzi Kitabevi – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sevmek bir başkasını geliştirmektir.   Güvenli olmayanın âşık olması ve sevişmesi mümkün olmuyor. İnsanın gelişimi, Tanrı’nın yerine kendisini koyabilmek çizgisindedir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 406, 407) kitabından birebir alınmıştır.

  • Chaplin şunu anlatıyor; bir insanda, hep akıl var ve hiç duygu yoksa bu, en büyük caninin özelliğidir.  Hep duygu var ve hiç akıl yoksa kendi halinde bir budala demektir. Akıl ve duygunun mükemmel bir dengelenmesi, bize, harikulade aktörü çıkarıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sınav, öğrenmenin düşmanıdır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.

  • Korkak ile cimri arasında yakın bağ kuruyorum. Özel mülkiyetin başlangıcında korkaklık görüyorum. Cimrilik, korkudan gelen bir mülkiyet tutkusudur. Ben de korkak olmayan bir tek cimri insan görmedim. Ben daha cesur insanlar arasında bir tek cimriye rastlamadım.    Yalancı, güven duymayan adamdır. Güvensizlik doğru söylememenin motorudur. Güçsüz ise haindir. …Güçlü güçsüzleşince hain oluyor.   Yenmeyen, başaramayan ne kadar…

  • En çok tekrarladığım teorem, insan aklının yanılmaya çok yakın olduğudur. .. İnsan aklı en çok kendisine karşı tarafsız olamıyor.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 111) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öğrenmek için önce şaşmak gerekiyor.    Bugün Türkiye üniversitesinde öğretim üyelerinin çoğu şaşırma hassalarını yitirdiklerini veya hiç kazanmadıkları için de bilim adamı olamıyorlar. Tenekecidirler.  Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir büyük zekâ, eğer şehirlerarası bir yoldaki bir dinlenme tesisinin helasında para toplamaya memur edilirse, bir süre sonra mutlaka geri zekâlı olacaktır. Çünkü zekâsı yaptığı işe uymak durumundadır. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar aklındaki düzenlerle okuyorlar. Her akıl düzeni bir sözcükler demetidir. …  Keynes, “bizim türümüzden yetişenler için güçlük, yeni düşüncelerde değil, eskilerden kopmadadır.” diyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan, aklıyla görüyor. Tarihin falsifikasyonu, insanın görmesini önlemek içindir. Bu, insanın aklını bozmakla mümkün olabiliyor. Kemal Paşa’nın kendisine son derece güvensiz bir komutan ve daha sonradan politikacı olduğunu görmekte çok geciktim. Körlük, bozulmuş tarihin ağır bombardımanından kaynaklanıyor. Güvensiz, uzlaşmacıdır. Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 324)…

  • Bunun için önce insan aklının bir kusurundan söz etmek gerekiyor. İnsan aklının association tutkusuyla defolu olduğunu ileri sürmek durumundayım. Özellikle kütlesel akıl, aynı zaman kesiti içinde algıladığı iki olguyu önce birleştirme ve daha sonra da bunlar arasında bir neden-sonuç ilişkisi kurma zaafını taşıyor. Eğer turistlerin çok geldiği bir yılda dağdan köye inen kurtlar da çoksa,…

  • Aklı durdurabilmek için bütün’ü ortadan kaldırmak ve karşılaştırma yetisini yok etmek gerekiyor; televizyon ya da video halinde bütün savaş filmlerinde montajcının istediği her dar mekân bütündür ve her montajcı, istediği zaman, karşılaştırma izlenimini vererek tüm karşılaştırma imkânını ortadan kaldırabiliyor. Televizyonda her hangi bir savaşı izlemek, aklın durduruluşu yönünde ciddi bir egzersizdir; ne kadar çok izlenirse,…

  • Eski, uzaktır. Yeni, yakındır. Zor olan yeniyi bulmaktan daha çok eskiden kurtulmaktır. Şiddet, yeniyi bulmaktan daha çok eskiden kurtuluşu tamamlamak için gerekli oluyor. Nörotik durumun, şok uygulamasından başka kalıcı; bir tedavisi görünmüyor. Şok, âna sığdırılmış şiddettir. Sf. 31 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 31) kitabından…