Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Bilim

  • “Şuur denilince hem faaliyet (eylem) hem de bu faaliyetin neticesi anlaşılır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 85) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Şuurun (bilincin) meydana gelişinde Diyalektik Materyalizm, iki faktörün rolü olduğunu iddia eder; İçtimai iş vetiresi (toplumsal çalışma süreci), dil. Engels’in dediği gibi (iş süreci) bakımından birçok insan bir araya gelmiş ve bu durum onların ” birlikte bir şeyler ” ifade etmelerini gerektirmiştir. Demek ki önce ” bir şeyler söyleme ”  fikri belirmiş sonra dil belirmiştir….…

  • “Engels’e göre insan meydana gelişini iş’e borçludur. “İnsanı yaratan ‘iş’ dir.””  Sf.78 Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 78) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Sovyet felsefesine göre şuur: 1- Maddenin, özel bir şekilde organize edilmiş olan insan beyni maddesinin,  “mahsulü” (ürünü), fonksiyonu ve sıfatlarından başka bir şey değildir. 2- Bu şekilde anlaşılan bir şuur maddi değildir…… Bu şuur anlayışına karşı idealistler derler ki: madde dışı bir faaliyet, onun amili (sebebi)olan madde dışı bir cevherin (öz’ün) yani ruhi manada bir…

  • “Materyalist Monizm, “kâinatın maddi bütünlüğü adlı tezinde, bu maddi âlemimiz, kâinattaki varlığını başka hiçbir varlığa borçlu olmayan tek hakikattir.” der. ….. Materyalizm madde ve şuur izahında çelişkiye düşer. Şuuru, “madde dışı” olarak niteler. Eğer şuur madde dışı bir şey ise nasıl oluyor da, Engels’in iddia ettiği gibi kâinatın içinde esası yalnız madde teşkil eder.” Alıntı:…

  • “Kırmızıya kayma olayında enerji kaynağının hareket halinde bulunması dolayısıyla frekans değişikliği bu da ışığın tayflarının kırmızıya kaymasına sebep olur.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 61) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “… kâinatın zaman bakımından bir başlangıcı olmadığını ispat etmek, aynı zamanda yaratılmamışlığının da ispatı demek değildir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 57) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • Engels  “Bütün varlıkların temel şekilleri mekân ve zamandır ve zaman dışında bir varlığın mevcudiyetini düşünmek mekân dışında bir varlık tasavvur etmek (tasarlamak) kadar büyük bir saçmalıktır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976 Sf. 42) kitabından dil içi çevrilerek alınmıştır.

  • “Her hangi bir nebuladan bize ulaşan ışığı prizmadan geçirerek kendi tayflarına ayırırsak, tayf çizgilerinin kırmızıya çalan bir mahiyet arz ettikleri görülür. Bu normal olarak bir “Çifte Tesir”in varlığını gösterir. Yani ışık kaynağının aynı zamanda dünyadan da uzaklaşmakta olduğu şeklinde yorumlanmasını gerektirir. Eğer bu kırmızıya kayma yorumu isabetli ise, nebulaların bizden uzaklaşmakta oldukları ve bize uzaklıkları…

  • BAKKAL’IN NOTU (2007): Evrenin kanunlarını anlamaya çalışan Termodinamik bilimi, sıcaklığın dinamiğini inceler. Termodinamiğin Sıfırıncı Yasası; “Eğer iki sistem birbiriyle etkileşim içerisinde iken, aralarında ısı veya madde alışverişi olmuyorsa bu sistemler dengededir” der. Cisimlerde sıcaklık, elektronların titreşimi ve birbirlerine çarpmaları sonucu oluşur. Elektronları daha çok titreşen cisimler diğerlerine göre daha sıcak cisimlerdir. Öte yandan elektronlar titreşirken…

  • II. Abdülhamit “Ahmet Vefik Paşa Robert Koleji arsasını Amerikan misyonlarına satmakla Türkiye’yi büyük bir gaileye (sıkıntıya) soktu. Kendisi de Kayalar Kabristanı’nda çan sesi dinleyerek yatsın.” diyor.  Robert Koleji 1863 Eylül’ünde dört misyoner papaz tarafından kurulmuştur. Bulgar ihtilalcisi ve Robert Kolej öğrencisi Mateef  “Dr S. Hamlin Müslümanlık nereden İstanbul’a girdiyse Hristiyanlığın da oradan İstanbul’a girmesi için, …

  • “Bir sıcaklık miktarının, artık faydalı bir enerjiye dönemeyeceği anlamına gelen bu ölü sıcaklık olayı (entropi) dolayısı ile kâinatın öyle bir duruma gitmesi gerekecektir ki, bütün enerjinin ısıya tahavvül etmesi (dönüşmesi) ve bunun da eşit olarak kâinata dağılması halinde bu ziyan (enerji eksilmesi) yüzünden dünyamızın bütün makro fizik olaylarının durmuş olması gibi bir durumla karşılaşılacaktı.  ..eğer…

  • “Evvela tabiat belirli bir gelişme basamağına eriştikten sonradır ki, insan şuuru (bilinci) onun mahsulü (ürünü) olarak meydana gelmiştir.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Pozitivizm, bu güne kadar gelen metafizik felsefeyi reddeder ve ilmin kendi kendine yettiğini açıklar. Bu suretle bütün felsefenin temel meselesi olan düşünüş ve varlık arasındaki ilişkinin açıklanmasını isteyen bir sorudan kaçınır ve bunun çözümlenemez olduğunu söyler.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil…

  • “Nesneleri, birbirleriyle çelişmelerinden doğan hareket içinde gören bir felsefe anlayışıdır. Metafizik ise, nesneleri birbirinden mahiyetleri  (yapıları)  itibariyle tecrit (izole) ederek onları bu değişmeyen vasıflarıyla (sıfatlarıyla) inceleyen bir görüş tarzıdır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 26) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Engels “Bütün Felsefenin Temel Sorusu” başlığı altında şöyle diyor; “Bütün felsefenin bilhassa zamanımız felsefesinin büyük temel meselesi, düşünüş  (das denken) ile varlık (das sein) arasındaki ilişkinin izahıdır. Kâinatın herhangi bir şekilde daha sonra yaratıldığını iddia edenlere idealist gurubun, tabiatın önceden var olduğunu savunan ve tabiata öncelik veren diğerleri ise materyalizmin çeşitli okullarına mensupturlar.” Alıntı: Bugünkü…

  • “Onların (Marks ve Engels’in) materyalist tarih anlayışına göre: Tarihin itici kuvveti olarak kendini gösteren faktörler, tüketim maddelerinin üretim tarzından ibaret olan maddi karakterli unsurlardır.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı Yayınları, 2. Baskı 1976, Sf. 23) kitabından dil içi çevrim yapılarak alınmıştır.

  • “Bir vetire (süreç-üslup)olarak idrakin yani sübjektif diyalektiğin, gerçeğin in’ikasını (yansımasını) olduğu gibi verdiği söylenemez. Çünkü idrak, gerçeğe kıyasla tekâmülde (gelişmede) aynı yolu değil ekseriya aksi istikametteki (yöndeki) yolu takip eder. Gerçek içinde tekâmül (gelişme), sebepten neticeye doğru seyrederken, idrakte durum tersi olur, yani burada neticeden sebebe çıkılır. Şu halde bir vetire (süreç) yani “sübjektif bir…

  • “Marks “Filozoflar dünyayı sadece çeşitli şekillerde yorumlamakla yetinmişlerdir ama sorun, onu değiştirebilmektedir.” diyor. Ve gene Marks “Tabiat kanunlarının bilinmesi, nasıl ki tabiata hâkim olma imkânı veriyorsa, aynı şekilde sosyal gelişme kanunlarının bilinmesi de, sosyal ilişkilerin bilinçli olarak yeni bir şekle sokulmasını mümkün kılar” diyor.” Alıntı: Bugünkü Sovyet İdeolojisi I – Gustav A. Watter, (Kültür Bakanlığı…