Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Cinsellik

  • Roma Halifesinin (Osmanlı sultanlarının) hekimleri, sesleri daha güzel olsun diye oğlanları hadım ediyor. Sf. 43 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 43) kitabından not alınmıştır

  • CHP’yi “siyasi sapık” diye itham eden Başbakan Menderes’e yanıt, Ulus gazetesi yazan Şinasi Nahit Berker’den gelmişti: “İyi ama muhterem efendim, herkes de cinsi sapık olacak değil ya!” Berker sekiz ay hapse mahkûm edildi. DP’yi eleştiren gazeteciler; Metin Toker, Ülkü Arman, Nihat Subaşı, Fethi Giray, Beyhan Cenkçi, Bedii Faik, Ali Ihsan Göğüş, Kurtul Altuğ, Cüneyt Arcayürek…

  • Edhem Menderes konusunda bir başka ilginç durum vardı: Başbakan Menderes’e çok bağlı olmasına, hatta zaman zaman kendisini ona siper etmesine karşın, ne parti içinden, ne de muhalefet tarafından hiç eleştiri konusu yapılmıyordu! Bir diğer özelliği ise Başbakan Menderes’e sesini yükselten tek bakan olmasıydı. Başbakan Menderes, Edhem Menderes’e niye bu derece yumuşaktı, hiçbir zaman anlaşılamadı! Alıntı;…

  • Eski Museviler Süleyman Mabedindeki Kudüsülakdas’da Tanrı ile birlikte onun dişi dengi Shekinah She Kinah (şekinah) ın da oturduğuna inanırlardı.  Ruhsal bütünlük arayan erkekler sevişecekleri rahibeleri ziyaret etmek için mabede gelirler ve fiziksel birleşme sayesinde kutsallığı tecrübe ederlerdi. Sonra Hıristiyanlar seksi kötü gösterdiler, iğrenç ve günahkâr bir davranış olduğuna inandılar, diğer dinler de onu izlediler. Sf.…

  • Cinsel gerçekliğin erken öğrenilmesi insanların daha namuslu ve daha verimli olmasını sağlar. Sf. 64 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 34) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan ahlakının en sarsılmaz deneklerinden birisi cinsel ahlak oluyor ve insan, önce kendi vücudunda gerçekleşiyor. Karşı cinsle bütünleşme, cinsel birleşme, insanın büyümesidir ve büyük bir özgürlük kapısı oluyor. Özgürlüğün olduğu her yerde ahlak vardır ve eylem olmayan yerde özgürlük yoktur, ahlak, eylemde davranış ilkeleri oluyor. Cinsel birleşme, insanın ilk büyük özgürlük kapısı olduğu için mutlaka…

  • Hasan Rıza Soyak’tan bu kızların tümünün bakire oldukları söylentisinin aslını sordum. Ondan aldığım karşılıktan, kızların Gazi tarafından Prof. Dr. Refik Hayriye muayene ettirildiğini ve bakire olduklarının anlaşıldığını öğrendim. Sf. 274 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 274) kitabından…

  • Deli Fahrettin’in, Dr. Refik Saydam’dan duyduğum bir de şantaj öyküsü vardır. Saydam’ın anlattığına göre Deli Fahri çapkınlığı ile de tanınırmış. Bursa’da genç bir öğrenci kızı baş­tan çıkarmış ve hamile bırakmış. Genç kız, Deli Fahri’nin baskısıyla Gazi’ye bir mektup yaz­mış, “Paşam, Bursa’da sizinle görüştükten sonra hamile kal­dım.” demiş. Gazi mektubu Dr. Refik’e göstererek “Sen, benim çocuğumun…

  • Kadın Doğum Uzmanı Doktor Fuat Fehim Caculi, Lâtife Ha­nımla ilgili bir hikâye anlatmıştı. Bu kişi abartmayı, dedikodu­yu seven birisi olduğundan anlattıklarım doğruluğundan kuş­ku duyarak dinlemiştim. Güya bir gün Lâtife Hanım çocuk düşürdüğünü öne sürerek yatağa uzanmış. Doktor Fuat Fehim’i çağırmışlar. Gazi doktora, “Benim çocuğumun olmayacağı malûmdur. Şunu bir muayene et.” demiş. Fuat Fehim olayda hile…

  • Ağaoğlu Ahmet Bey şöyle bir olay anlatmıştı: Atatürk bir gece Pera Palas otelinde baloya gitmiş. Karşı ma­sada genç, güzel, hoppa bir hanımla bir erkek görmüş. Kim olduklarını sormuş. Bir Paşanın kızı ile kocası olduğunu söylemişler. Kadını yanına çağırmış, herkesin karşısında şapır şupur öpmüş. Kadın da bu iltifattan (!) memnun olup gurur duymuş. Sf. 239 Alıntı:…

  • Recep, bu mektubunda, Heyet-i Temsiliye karargâhı olan Ziraat Okulu’nda içkili, kadınlı âlemler yapıldığını, sabahlara dek göbek atmakla vakit geçirildiğini, Sofya’dan gelen Makedonya delegesi Gospodin Açıkof’un onuruna verilen ziyafette Türklük ve Müslümanlık adına utanç duyduğunu, artık orada kalamayacağını, bizden bu durama bir çözüm yolu bulmamızı istiyordu. Bu fuhuş ve rezalete Paşa’nın yakın çevresindekilerin neden olduklarını, içlerinde…

  • Kavalalı döneminde Mısırlı kadınlar rahat tavırları ile İstanbul’a hava katmışlar. ..  O döneme kadar Osmanlı elitist erkekleri hep genç oğlanlara âşık oluyorlardı, Divan’larında sevgili hep oğlandır; kadına âşık olmayı bilmiyorlardı; Londralı asil kızlarda gördüler ve Mısırlı prenseslerden öğrendiler. Hepsi birleşince, Hace-i Evvel Ahmet Mithat Efendi “dekadans” çöküş diye bağırmaya başladı.   Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi)…

  • Türkiye’de ilk gazete, ilk roman, ilk tiyatro, çıkışında bir parlamento niteliğinde olan Danıştay, ilk anayasa, ilk parlamento, ilk yasalar, hepsi hepsi bu döneme aittir. Sadece bu kadar değil, kadın – erkek arasında aşk bile, bu dönemden önce, Osmanlı’da bulunmuyordu. Bu tarihten önce Osmanlıda erkeklerin; erkeklere âşık olmaları esastır; Osmanlı’da da eninde sonunda bir büyük “aydın”…

  • Dünyanın tüm insanları domuza dönüştürülmektedir. Reklamlarla, her gün tıkınacağı bir çöplükten diğerine seğirten ve her çöplükte, kıskanmadan birbiriyle çiftleşen domuzlardan bir dünya kuruluyor. Tiksiniyoruz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Umudu olanların, korkusu olmaz. Korku, aklın durmasıdır. Umut, aklın zorlamasıdır. Korku, tekelli düzenin olmazsa olmazı, sine qua non, koşulu olarak ortaya çıkıyor. Korkak, kendisine güveni olmayandır. Sevişme bir güven işidir. Korkak ve kendine güveni olmayan cinsel iktidarsızdır. Korkaklar, korkanları görmezler. Hainler hainleri tanımazlar. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • Kapitalizm, insanı insan yapan insanın iki büyük kaçışını durduruyor; İnsan, Tanrı’dan ve kendisini sevmekten kaçtığı ölçüde insan olabiliyor. Burjuvazinin, iktidarını kurar kurmaz büyük bir tutkuyla sarıldığı dinsellik, insanın kendi ekseninde özgürleşmesine çok büyük bir darbe indiriyor; insan, tekrar Tanrı’nın kölesi ya da kulu oluyor. İnsanın gelişmesi, Tanrıyı içinden çıkarıp yerine aklı koymasıdır. İnsanın gelişmesi; kendisini…

  • Zührevi bir hastalığa yakalanmıştı. Hastalık beyine sirayet etmiş, bu yüzden öldürmekten zevk alıyor olmuştu, zalim ve gaddardı. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 186) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fikriye onun tüm ihtiyaçlarını gözetiyordu. Türk ve doğulu olduğu için onun hem metresi hem de kölesiydi. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.

  • Keskin bir hiciv yeteneği vardı, … onu insandan çok hayvana benzetiyordu; güçlü, duygu ya da vicdandan yoksun, kendi hayvani arzuları dışında tüm ahlâk kurallarına veya kılavuz ilkelere boş veren bir kurt! Sf. 122 Osman Ağa (Topal Osman, Paşa’nın muhafız birliğinin komutanı.) adamlarının keskin sadakatine güveniyordu; ayrıca bunlar, Mustafa Kemal’in teatral zevklerini de tatmin ediyorlardı. Sf.…

  • Miralay Arif Almanya’da eğitim görmüş, yetenekli bir kurmay subaydı…. Ortak zevkleri vardı (Bir cümle sansürlenmiş.) Mustafa Kemal’in kolunu omuzuna atmak ve onu okşayıcı isimlerle çağırmak yoluyla açıkça şefkat gösterdiği tek insan Arif’ti. Bu yakınlık Mustafa Kemal’in düşmanlarının, ikisinin birer sevgili olduğunu iddia etmesine yol açmıştı. Mustafa Kemal’e nerede ise köpekçe bir saygı ve bağlılık gösteriyordu.…