Kategori: Demokrasi
-
İlerdeki senelerde de görüldü ki Mustafa Kemal’in kendisine has bir demokrasi görüşü vardı. Çok partili ve tek dereceli bir seçimi o tarihlerde erken buluyordu. Bu görüş ilerdeki yıllarda yapılan denemelerden sonra da geçerliliğini korudu. Mustafa Kemal Paşa mebus adaylarının seçiminde titizlik gösterir ve ağırlığını koyardı. Halkı yeterlikle temsil edebileceklerin adaylıklarını sağlardı. Sf. 19 Alıntı; Atatürk’ten…
-
Dünyanın her tarafındaki halklar kurumsal reform beklemiyor. Ticari küreselleşmeye karşı anlamlı alternatifleri uygulamaya koymak üzere harekete geçtiler. Arjantin’de halk hareketleri horizontalizm olarak bilinen bir model üretti. Bu hareketin yarattığı önemli gelişmeler arasında kentlerin atık toplama, yolların ve trafik işaretlerinin onarımı, okullara yardım, hatta kent bütçelerinin birlikte yapılması gibi kararları ortaklaşa alan komşuluk meclislerinin oluşturulması vardı.…
-
Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında Wilson yönetimi Bolşevik tehdidini bahane edip demokratikleşme eğilimini tersine döndürmek için “kızıl korku” diye bir şey tedavüle soktu. Böylece Orwell’in teknik anlamda “demokrasi” dediği düzeni pekiştirme amacındaydı. Geniş liberal desteği arkasına alarak işçi hareketinin ve muhalif siyasetin altını oymada kızıl korkuyu kullandı, böylece patronların gücünü sağlama aldı. Sf. 62 Alıntı;…
-
ABD, “Orta Amerika’da çoğulcu demokrasinin inşasına” merak sarmış filan değildir. Bilakis özellikle 1980’lerde çoğulcu demokrasinin doğmasına dair en ufak bir ihtimali dahi yok etmeye adanmıştır. Sf. 42 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 42) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Demokrat Parti İdaresi tıpkı müstemleke sahibi memleketlerin yaptıkları gibi, halka bazı maddi nimetler vermeye çalışmış, bir takım imar ve cihazlama hareketlerine atılmıştır. Fakat yine müstemleke idarelerinin yaptığı gibi, kendi iktidarını alabildiğine devam ettirmek ümidiyle Cehalet ve taassubu bir afyon diye kullanmayı, kütlelerin gözlerini açmamaya dikkat etmeği aklına koymuştur. Yani her milli idarenin yapması lazım olduğu…
-
DP GELDİ; “ŞEYHLER, SEYİTLER GERİ GELECEK. CAMİLER TEKKELER AÇILACAK, ŞEHİR KARILARI ÇARŞAF GİYECEK”
Ertesi gün seçim neticeleri belli olmuş, Demokrat Parti kazanmıştı. Genç ayak takımı coşkunca bayram ediyordu. İlk otobüsle Genç’e trene gidiyordum. Otobüste söyleniyorlardı ihtiyarlar: -Şeyhler, seyitler geri gelecek. Camiler tekkeler açılacak, şehir karıları çarşaf giyecek. Gençler: -Karılar dayralarda (dairelerde) çalışmayacak, kız mektepleri kapanacak. Kızların okuması da noli ki. Erkekler dört karı alacak. Karılara “boş” dedin mi…
-
Demokrasi bilgiişlem ve karar alma yetkilerini farklı insan ve kurumlara dağıtır. Oysa diktatörlükler bilgi ve yetkiyi tek bir mercide toplar. 20. yüzyıl teknolojisi çerçevesinde büyük miktarda bilginin tek bir yerde toplanması verimsizdi. Kimsenin onca bilgiyi yeterince hızlı işleyip doğru kararlar alması mümkün değildi. Sf. 74 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri;…
-
Winston Churchill’in meşhur bir sözü var: Demokrasi, diğer tüm sistemleri saymazsak, dünyanın en kötü siyasi sistemidir. İnsanlar, doğru ya da yanlış, büyük veri algoritmaları konusunda da aynı sonuca varabilir, birçok aksaklıkları var ama daha iyi bir seçeneğimiz yok diyebilirler. Sf. 64 Alıntı; 21.Yüzyıl İçin 21 Ders – Yuval Noah Harari, Çeviri; Selin Siral, (Kolektif Kitap …
-
Çünkü monarşide monark, yani kral veya sultan, zenginlik bir güç olduğu için, memlekette kendisinden daha zengin bir kimse olsun istemiyordu. Aksi takdirde, yeterince parası olan bir kimsenin kendi ordusunu kurması ve sultanı tehdit etmesi mümkündü. Ayrıca kral, bankerlerden borç bile alsa, makamını onlara borçlu olmadığı için zenginlerin taleplerini çoğu zaman yerine getirmiyordu. Hatta canını fazla…
-
Diğer yandan, iktidar boşlukları uzun sürmez. Eğer 21. yüzyılın geleneksel siyasi yapıları veriyi anlamlı bir vizyon elde etmek için yeterince hızlı işleyemezse, yerini yeni ve daha etkin yapılara devredecektir. Bu yeni yapıların, ister demokratik ister otoriter olsun, bundan önceki siyasi kurumlardan tamamen farklı olması kuvvetle muhtemeldir. Sf. 394 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi)…
-
Diktatörlükler merkezi veri işleme yöntemlerine başvururken, demokrasiler dağıtılmış veri işleme yöntemlerini tercih eder. Sf. 389 Alıntı; Homo Deus (Yarının Kısa Bir Tarihi) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Poyzan Nur Taneli,(Kolektif Kitap, 1. Baskı Aralık 2016 – Sf. 353, 354) kitabından birebir alınmıştır.