Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Demokrasi
-
(Hüseyin Cahit;) “O zamanlarda İngiltere Başbakanı Lord Gurzon, Lordlar Kamarasında verdiği bir nutukta; Boğazlardan yalnız tüccar gemilerinin geçmesi hakkını elde edebilmek ümit ettiği halde, harp gemilerine de boğazları açık tutmayı başardığını söylemiştir. İsmet Paşa .. parti görüşmelerinde, önce Lord Gurzon’un bu beyanatını duydum, fakat aslı elime geçmedi diye başlıyor. Sonra da, ‘İngiliz Başbakanı aldandım diyecek…
-
30 Ekim 1923 Tanin Gazetesi; “Yaşasın Cumhuriyet! … Cumhuriyet’in sahiden yaşamasını istiyorsak şunu bilmeliyiz ki, cumhuriyet, alkışlarla, dualarla, şenliklerle yaşamaz. Cumhuriyet ancak iyi idare ile ona lâyık olmakla yaşar. Cumhuriyet bir tılsım değildir, Ali Fethi Bey, Bundan sonra hükûmet olabilir, iş görebilir, demiş. Bu çok basit, çok ilkel ve çocukça bir muhakemedir. Bundan önce de…
-
Dirnitrov’un, Komintern belgelerine de giren «cephe» çağrıları çerçevesinde ileri sürdüğü «faşizm, gözü dönmüş gericilik ve karşı devrimdir» değerlendirmelerini de önemli ölçüde yanıltıcı bulduğumu belirtmek istiyorum. Eğer faşizm bir karşı-devrim ise yönetimden giden ve yönetime gelen sınıfların tanımlanması zorunluluğu ortaya çıkıyor. — Bir parantez gerekiyor; demokrasi bir devlet durumudur. Faşizm de aynı devletin bir başka durumu…
-
27 Mayıs, Türkiye’de demokratik devrim sürecinin en ileri aşamasıdır. Sf. 77 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tezleri açarak tekrarlayabiliyorum; devlet ile demokrasi arasında bir nitelik farkı yok. Ancak demokrasi gerçekleştiği ölçüde devlet gücünü daha yavaş uygulayabiliyor. Katılım, devletin çelişkileri bastırma işlevini ortadan kaldırmıyor; hızı azaltıyor. Sf. 51 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.
-
Görülüyor; faşizm ve demokrasi devletin iki ayrı hızda hareketliliğini anlatıyor. Bir devlete hem cellat, hem de papaz gerekiyor. Cellat aşırı çelişkileri törpülemeye yarıyor. Papaz son görevi yerine getiriyor. Ancak yalnızca bunun için değil, papaz, dünyalı sorunlara düşsel çözümler uydurmak için de gerekiyor. Kapitalist mantığın tarih içinde ilerleyişi, ne yazık, beklenenlerin aksine, papaz ihtiyacını azaltmadı; tersine…
-
Türkiye’de demokratların çoğu sosyalist olarak mücadele etti. “Sosyalist” olduğunu sanan bir demokrata “demokrat” demek, hakaret sayıldı. Ekim 1965 seçimleri ile TİP 15 milletvekili ile Meclis’e girdi. Köylülük ön planda gelmeye, Kürt köylüsü üzerinde özenle durulmaya başlandı. Yoğun bir halk edebiyatı ve halkın horlandığı tezi ortaya çıktı. “Türk Sosyalizmi”, TİP için, seçimle iktidara gelme hesaplarından doğdu. …
-
“1876 Yılının başında Osmanlı, Bulgaristan’daki ayaklanmayı bastırıyor. Sert bir biçimde bastırıyor. … İngiltere ve Rusya tepki gösteriyor. … Düvel-i Muazzama 23.12.1876’da İstanbul konferansını topluyor. Osmanlı’ya ders vermek için, Osmanlı da acele olarak Kanun-i Esasiyi ilan ediyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Doğan Avcıoğlu, demokrasiyi kurmak için, geri ve kokuşmuş kurumları yıkmak ve bunun için de her zaman jakoben önlemlere başvurmak gerektiğini biliyor. Tarih, jakobenleri olmayan demokratik devrim kaydetmiyor. Doğan Avcıoğlu bunu biliyor, yazıyor ve bu tür’e devrimci demokrat adı veriliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 632, 633)
-
Dr. Hikmet Kıvılcımlı; ” … Demokrasi ilk Osmanlılarda süslü bir söz değil, basitçe yaşanan bir hayattı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 507) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir tezi yazıyorum; Mayıs 1950 seçimi ve sonuçlarını abartan bütün görüşler Kemalizm’in içindedir. İçinden bakış, çok zaman abartmacıdır. Dışından bakış her zaman olmasa bile çoklukla düzelticidir. Dışından bakış, Türkiye somutunda, Kemalizm’in dışından bakmayı gerektiriyor. 1950 Yılına kadar, Kemalist bakışın militanları, öğretmenler ve genç subaylar oluyorlar… 1960 yıllarında ticaret ve sanayi burjuvazisi, Kemalist militanlar arasına katılıyor. …
-
“Modern Türkiye’de ilericiliğin de gericiliğin de başlangıcı Tanzimat’tır. Şapka ve giysi reformu, Mustafa Kemal Paşa’dan yüz yıl önce, II Mahmut tarafından başlatılıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 90, 95) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yalçın Küçük Hoca, Silahlı Kuvvetlerin harekâtlarına da farklı bir biçimde yaklaşıyor.…
-
(Yalçın Küçük, Barış Davası duruşmasında mahkeme heyetine anlatıyor; 1867 Yılında Mustafa Fazıl Paşa’nın Fransız’ca olarak kaleme aldığı ve Sultan Abdülaziz’e sunduğu dilekçe bir aydınlar dilekçesidir. Dilekçeyi yazan Namık Kemal, Ebuzziya Tevfik ise tekrar Fransızcadan Türkçeye çevirip bastırıyor. Halka elli bin adet dağıtılıyor. Bu dilekçeden örnek;) “… Padişahların sarayına en güç giren şey doğruluktur. Onların etrafındaki…
-
(“Aydınlar Dilekçesi” Davasında Prof. Dr. Hüsnü Göksel’in savunmasından;) “Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla yürürlükte olduğu bir ülkede benim gibi bir cerrahi profesörü, kanser cerrahı, kalkıp da Devlet Başkanı’na demokrasi konusunda dilekçe verse, onu mahkemeye değil, psikiyatri servisine götürürler.” “Ben burada ne “adaletinize sığınıyorum” diyorum, ne de “adaletin tecellisi deyimini kullanıyorum” “Adaletin inşa edilmesine ortak katkımla…
-
“Bağımsızlık ve demokrasi kendi dogmalarıyla sosyalizmde vardır; Ancak Sosyalizm, bağımsızlık ve / veya demokrasiye indirgenemez.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 73 ile 77 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995): Yalçın Hoca, demokrasiyi sosyalizmin içindeki bir unsur olarak görüyor. Sosyalizm mücadelesi dururken, 70’li yıllarda yapılan…
-
“Demokrat, kendi engelini aşmak zorunluluğuyla karşı karşıya kalan bireydir. Demokrat bireyin varlığı sürekli bir dengesizliği gerektiriyor; … Sürekli çekişmeyi öngörüyor. Demokrat davranış kendisini sürekli çekişme içinde ortaya çıkarıyor; çekişme bittiği zaman demokrat davranış da, demokrat da ortadan kalkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 399) kitabından…
-
“Demokrat tutarlı olamaz. ..Çünkü demokrat hareket tutarlı olamaz, çünkü bilimsel temelden yoksundur.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 630) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Namık Kemalin görüşleri:) “Bir kavmin yalnız siyasi ahlakı bozulursa içlerinden bir 14. Luis çıkar “devlet benim şahsımdan ibarettir.” der, her istediği hükmü gerçekleştirir. Siyasi fikriyatı yanlış bir yola gider, aralarından bir Büyük Napolyon peydah olur, tüm yeryüzünde saltanat sürmek için güya Fransa’nın şan ve büyüklüğünden tutturarak üç-beş milyon nüfusun kanını ziyan eder. İkisine de kötülük…
-
“Demokrasi diktatoryadan geçer…. Jakoben diktatoryası olmasa Fransız İhtilali’nin getirdiği burjuva demokrasisi olmazdı. Mahmut, Senedi-i İttifak-ı (Üçüncü Selim’in memleketin ileri gelenleri ile birlikte, yönetimi paylaştığı ve onlardan yenilikleri destekleme sözü aldığı bir senet) yırtmakla, önce Ayan’ı sonra da yeniçeriliği ortadan kaldırarak bir diktatorya ve demokrasi düzenine kapıları açmış oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın…