Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dil, Edebiyat

  • İçtihat, doktrin anlamına da gelebiliyor. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Rum”, Arapça Roma’yı gösteriyor. “Rumi” sözcüğü tamı tamına “Romalı” anlamına geliyor; “Musevi” sözcüğünün Musa’ya ait, Musa’ya bağlı anlamına gelmesi türündendir. “Hakkâri” de böyle bir sözcüktür; Hakkar aşiretine ait olduğunu gösteriyor. Hakkarlar, Kürtler arasında en asil aşiretlerden birisi sayılıyor. “Bize” Rum derler. Bu topraklarda kötüleme ya da övme anlamında, hangi anlamda olursa olsun, “Rum” sözcüğü kullanıldığında…

  • Bu paragrafı, İslam Ansiklopedisinin 1927 tarihli Fransızca edisyonundan aktarıyorum; Profesör V. Minorskiy’in yazdığı maddeden alıyorum. Minorskiy, Kürt çalışmalarında büyük bir otorite sayılıyor; tarihsel açıdan ‘Kürdistan’ sözcüğünün Selçuklular tarafından icat edildiğini kaydediyor. Kimse buna itiraz etmiyor. “Kürdistan” sözcüğü, “biz” Türklerin icadıdır. Sf. 32 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf.…

  • Bizler, Bizans – Osmanlı tarihinin mirasçılarıyız. Bizler Roma Türk geleneğinin sahipleriyiz. Bizans – Osmanlı geleneğinde üç sınıf var; Mülkiye, ilmiye, seyfiye. Birbirlerinden usulleri ve giyimleriyle ayrılırlar. Ben bu mirasın sahibiyim. Geliştirmeye çalışırım, geriye götürülmesini, kolaylıkla kabul etmem. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 626) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kuhn’un görüşünde paradigma, bilimdeki köklü değişikliklerin yerleşmesidir.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 615) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kültür Devrimi içinde Türkiye’nin bilim adamları bile bilimsel bir dille yazıp okumayı unuttular.  Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 485) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir yazıda, “ki”lerin çokluğunun bir anlamı var; sözler içten değil, düşünce özgün değil, demektir.   Birleşik cümle ise, teorik ve entelektüel anlatımın vazgeçilmez birimleridir.  Türkçe de birleşik cümle kullanımı son derece sınırlıdır.     Ki bağlacı dilimize Farsçadan girmiştir. İngilizce teorik bir zenginliğe kavuşturulmuş, bileşik cümlesi, compound sentense, son derece yaygın bir dildir. Alıntı: Bilim ve Edebiyat…

  • Tarihsizlik yoksulluk demek. Ve sormak gerek; Türkiye’nin kaç tane yazılmış edebiyat tarihi var. Yazılmış edebiyat tarihi olmayan bir ülkenin dünyaya edebiyatçı çıkarmaya çalışması bir ham hayaldir.  Bir reklamdır.  Türkiye’nin kaç tane yazılmış düşünce tarihi var? Sistematik olmaktan çok uzak, çözümsel derinlikten çok yoksun Hilmi Ziya’nın Çağdaş Düşünce tarihi yakın zamanlara kadar ancak Hacı Bayramdaki MSP…

  • Arapça «rızk» kavramından doğuyor. «Rızk», tanrının herkese ayırdığı nimet, anlamına geliyor. İstatistik anlamda, «dağılım» kavramını karşılıyor. Rızk’ını taştan çıkarmak için bilmediği ve dönüşü belli olmayan yollara düşen tüccar risk alıyor. Bu risk ölüm de var. Sf. 113 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • Manüfaktür kelimesi Latince manus; el ve farture; yapmak kelimelerinden oluşuyor. Elle yapmak anlamında. Sf. 101 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 101) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aynı şekilde. Tembel ile ahmak arasında da baba- oğul veya ikiz kardeş ilişkisi var. Ahmak her zaman tem­beldir. İşi tembelliğe vuran ise, bir süreç içinde, ahmak olur. Ve ahmak, yüzünden anlaşılır. Beyin, ahmağın yüzündedir. Ahmağın yüzü yumuşaktır ve hafif kaygandır. Makar Devuşkin ahmaktır. Makar’ın yüzü yumuşaktır. Şid­det yoktur. Son on yıl içinde Türk aydını tembelleşti.…

  • Sabahattin Ali Konya’da öğretmenlik yaparken, Mustafa Kemal’e hakaret dolu bir şiir okuduğu gerekçesiyle mahkûm oluyor. .. Bu şiirin bir dörtlüğü şöyledir.   “Asarlar mı hâlâ hakka tapanı?”   “Mebus yaparlar mı her şaklabanı?”    “Köylünün elinde var mı sabanı?”  “Sıska öküzleri dirilmiş midir?”    ve başka iki mısra; “İsmet girmedi mi hala hapise?”  “Kel Ali’nin boynu vurulmuş mudur?”     Sabahattin…

  • Bir yüz yıldır İnsancıklar, edebiyat öğrencisinin ve iz­leyicinin demirbaşları arasında yer alıyor. Bir kimse, eğer İnsancıklar’ı okumamışsa, ciddi bir edebiyat öğrencisi olduğunu söyleyemez. Hiç kuşku yok, yazamaz. İnsan­cıklar’ı okumadan, öykü ya da roman yazmak çok büyük bir cüret işi olmalı. Böylelerinin yazdıklarına değil, cüret­lerine hayranlık duyulmalı. Türkiye cüreti bol bir ülke. İnsancıklar’ı okumadan roman yazan…

  • Ahir Zaman Peygamberi Ebu Cehil Kemal Tahir Sf. 222 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • Baha Tevfik’in ise tabutunu dört hamal taşıdı. Türkiye’de ilk felsefe dergisini çıkaran adam, Türkiye’de materyalizmin babası Baha Tevfik’in cenazesinin arkasından gelenler tabutunu taşıyamayacak kadar azdı. Hamal tutuldu. Kısa ve neşeli ömrü hakkında ne kadar az bilgi var. Bu az bilgilere göre de Sosyalist Hilmi’nin “akıl ho­cası” olduğu kesin. Neşeli mizacından, sosyalizmi ciddiye alıp almadığını kestirmek…

  • Pekiyi, insanlar neden anı okurlar? Daha doğrusu hangi insanlar anı okuyorlar? Bir; ucuz tarih veya daha doğru bir deyimle, sözde bilim öğrenmek isteyenler. Tekili genel, somutu soyut sananlar için anılar bir büyük hazinedir. Sf. 163 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 163) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ebu Cehil Kemal Tahir aslında, Türkiye’nin tüm cahillerinin babasıdır.  Kemal Tahir ise bir gericidir; Bir Osmanlı sevdalısıdır. .. Aynı zamanda bir Mustafa Kemal Paşa hayranıdır. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sayın kelimesi 1960 yıllarından sonra İsmet Paşa’nın Türkçeye soktuğu bir ikiyüzlü kelimedir. Sf. 174 Alıntı; Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ocak 1985, – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998): Çağdaş iktisatçılar, merkantilist iktisadı, metale düşkünlük olarak yorumluyorlar. Merkantilist dönem sanayi devriminin habercisidir.  Merchan, tüccar demek. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Amatör, Latince amare kökünden geliyor; seven demek. Alıntı: Bilim ve Edebiyat – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları Ocak 1985 Baskısı- Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.