Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Dil, Edebiyat

  • “1960 öncesinde öğrenciliğimde Fikir Kulübü Başkanlığı yaptığım dönemde, Sanatseverler Kulübünde bir oturum düzenledik. “İkinci Yeni” anlatılmak üzere İlhan Berk’i çağırdım. İlhan Berk çok net bir biçimde İkinci Yeni’yi ve şiiri anlattı. “Taş düştü bu şiir değildir, taş uçtu bu şiirdir.” dedi. Hükûmet komiseri işte burada canlandı. “Olmaz” dedi “Bu komünistliktir, taş uçtu şiir demek komünistliktir.”…

  • “Vâlâ; ‘Madrid’de Yahya Kemal’i bir sinir hastalığına yakalanmış buldum. Varşova’dan beri sefirliğini yaptığı Mustafa Kemal’in kendisini takip ettirdiği ve Türkiye’ye getirtip mahvedeceği kanısındaydı.’” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 125) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Vâlâ Nurettin’in büyük şair Yahya Kemal Beyatlı ile ilgili tespiti…

  • “Toygar’ın Tarla adlı şiirinden; Emmim kızı Ayşa  Tarlada gebe kaldı Ali’den   Bizim sarı inek tarlada buzağıladı sarı tosunu Demem köylü Mehmet  Ahmed’i tarlada serdi yere  Hamdüsenamız  Tarladan yükseldi Mevla’ya  Ve tarladan bastık küfürü  Kör feleğe” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.

  • “1940 Yıllarından beri, saz şairi ile halk türküsünü, Türkiye’nin temel kültürü yapmak için çaba vermiş olanlar, bir Abidin Dino, iki  Pertev Naili Boratav, üç İlhan Başgöz, dört Bedri Rahmi Eyüboğlu, beş Sabahattin Eyüboğlu,. Bunların ilk üçü Türkiye’yi terk etti, son ikisi ise eş olarak yabancıları seçti. Yabancı eş ile yaşayanlar da yurtdışında yaşamayı seçmiş sayılabiliyor. …

  • “Dil, büyük bir soyutlamadır; Zengin. Dejenerasyon dili daraltmakla bir arada gidiyor. Bir toplumun bilimsel ve teorik zenginliği, dilinin zenginliği, cümle kuruluşunun gelişmişliği ve sözcüklerinin çok anlamlılığıyla paralel oluyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 525) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Falih Rıfkı Atay, Yön dergisinde, yıl 1965, sayı 110; “Ben yere kapanarak Atatürk’ün ayağını öpen tek adam hatırlarım; Yahya Kemal.” diyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985- Sf. 657) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Beyatlı bundan sonra şiir yazamadı, tükendi. Çok yazık!

  • “Nazım, Yusuf Ziya Ortaç, Faruk Nafiz Çamlıbel ve Vâlâ Nurettin Anadolu’ya geçmek için İnebolu’da bekliyorlar. Nazım ve Vâ-nu’ya izin çıkıyor ama diğer ikisi “Seciyesizler” diye geri döndürülüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 628) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Yıllar sonra, seciyeli yani kişilikli Nazım…

  • (Mustafa Kemal Çankaya’da İsveç Veliahdı (geleceğin kralı) Ruvayal için verilen yemekte şöyle konuşuyor;) “Avrupa’nın iki bitim ucunda yerlerini berkiten uluslarımız, ataç özlüklerinin tüm ıssıları olarak baysak, önürme, uygunluk kıldacıları olmuş bulunuyorlar; onlar bugün, en güzel utkuyu kazanmıya anıklanıyorlar; baysal utkusu.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf.…

  • “Hüseyin Cahit, Talat Başbakan iken Latin harflerini uygulamak için Maarif Bakanlığını istiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 402) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tanin, yankı anlamındadır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’ de Kürtçe konuşanların oranı % 7 civarındadır. (1965 Türkiye İstatistik Yıllığı, Genel Nüfus Sayımı) Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan (1979 – Sf. 426 ile 427 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde iken, yanında görev yapan Doç. İsmail Beşikçi’yi doğudaki etnik yapıyı incelemek üzere görevlendiriyor.…

  • “1874 Yılında Balıkesir’de doğan Hüseyin Cahit’in çok kavgacı kişiliği var. Hırslı, …. Okumayı seviyor, çok istediği 17 ciltlik Larousse Ansiklopedisinin karşılığını ödeyebilmek için 3.500 sayfa polis romanı çevirmeye razı oluyor. Düz yazının gelişmesine en büyük katkıda bulunanlardan birisi oluyor. Dilin gelişmesine katkıda bulunmakla birlikte, sadeleşmesine karşı çıkıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük…

  • (İlber Ortaylı’dan alınmış:) “Akif, Trablusgarp Savaşı sırasında Sırat-ı Müstakim’de, “Osmanlı ve İslam Muhibbi (seveni) Almanlara Açık Mektup”  yayınlıyor.” “Biz mahvolursak doğunun anahtarı Almanların değil rakiplerinin eline geçecektir. Doğuyu korumak ve uygarlaştırmak, doğuya doğru Osmanlı ile birlikte gitmek, Doğu’yu al! Ticaret ve sanayi için kazanmak… işte kendisini bilen Osmanlı ve Alman Hükümetleri için büyük bir program.”   Alıntı:…

  • “Halit Ziya’ya (Uşaklıgil) göre Tevfik Fikret, pek az okur bir şairdir.  Az bilen ve felsefi gelişmelerden habersiz bir şairdi. Birincilikle bitirdiği Galatasaray’dan aldığı ansiklopedik bilgiler, bir insan sevgisini ve insan sevgisinin zorunlu uzantısı olan Tanrısızlığa açılmayı sağlamaya yetiyor.     Çok bilen şair var mı? Veya çok bilen şair olabilir mi? Nazım ne kadar biliyordu?” Alıntı:…

  • “Cevat Şakir’in Resimli Ay’da çıkan bir yazısından dolayı; Zekeriya Sertel ile birlikte Ankara İstiklâl Mahkemesinde yargılandığı ve mahkûm olarak Bodrum’a sürüldüğü doğru.  Ancak, Cevat Şakir’in politikaya pek ilgisi yok. Üstelik kendi ifadesinden de anlaşılıyor, Cevat Şakir bir politik dergide, yazmadığı bir yazıdan dolayı mahkûm olmuş. Cevat Şakir Abdülhamit’in ünlü Paşalarından Şakir Paşa’nın oğludur. İngiltere Oxford…

  • 15. Asrın sonlarında ve 16. asırda, Yahudiler tarafından İstanbul, İzmir, Edirne ve Selanik’te kurulan matbaalarda yalnız İbranice eserler basılmıştır.” Matbaanın girişi öyle sanıldığı kadar geç olmamış anlaşılan.        1510-1520 Yılları arasında İstanbul’da Avrupa’dan ithal edilen sekiz matbaa daha kuruluyor. Bunu 1512 yılında Selanik, 1519 yılında Halep, 1554 yılında Edirne, 1605 yılında Şam’da kurulan matbaalar izliyor.…

  • “Türk diline ve özellikle düz yazıya önemli bir gelişmişlik getiren, cümle kuruluşunu genişleterek dilin anlatım gücünü arttıran Hüseyin Cahit’tir. (Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat Anıları” adlı eserinden alıntı:) “… Rauf’un, benim bu yalnızlığımız, doğrusunu isterseniz, bilgisizliğimizden ileri geliyordu. Cenap’ın (Cenap Şahabettin) Arapçasını, Fikret’in kelime hazinesini bize veriniz, bak neler yazardık. En bilgisizi Rauf ile bendim. Bundan…

  • “Devlet Başkanlığı köşkünden İsmet Paşa’nın desteği ile Garip Akımı başlatılıyor. Tam bir kaçış akımıdır. Abdülhamit’in Sarayından desteklenen Servet-i Fünûn akımı da bir kaçış akımı olmuştur.  Garip Akımı ve Orhan Veli ile diğer öncüleri, Türk Aydınının yüz karasıdır; Aydın olmaya reddiyedir. “Halkçılık” adına büyük bir tembelliğin ötesinde, insan ruhunu ve yapısını basitleştirici, insanlığın ortak kazanımı olan…

  • “Dilin gelişmesi için önce düşüncenin gelişmesi gerekiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 418) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1995): Vulgarize etmek veya Popülarize etmek her ikisi de halklaştırmak demek oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 395) kitabından birebir alınmıştır.