Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Dil, Edebiyat
-
3 Kasım’da Resmi Gazete’de yayımlanan 1353 Sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’a göre, yeni harflere geçiş 1 Ocak 1929’u geçmeyecek, ancak tahkik evrakının, fezlekelerin, basılı evrakın ve defterlerin eski harflerle yazılması Haziran 1929’a kadar sürebilecekti. Sf.18 1 Ocak 1929’da büyük törenlerle açılan Millet Mektepleri’nde sadece İstanbul’da ilk gün 50 bin kişi eğitime başladı.…
-
Falih Rıfkı’ya göre, komisyondaki ilk tartışma Osmanlıcadaki yabancı kelimelerin bütün ses haklarını veren bir alfabe mi yoksa Türkçe ve Türkçeleşen kelimelerin hakkını veren bir alfabe mi hazırlamak gerektiğinde çıkmıştı. Bu bağlamda, kaf, kef, gayn harflerini gereksiz bulanlarla gerekli bulanlar arasında epey ateşli tartışmalar olmuştu. Sf.16 Alıntı; Öteki Tarih III (Kemalist Devrimler ve İsyanlar) – Ayşe…
-
Şubat 1923’te, Batı dünyasına liberal selamlar göndermek için alelacele toplanan İzmir İktisat Kongresi sırasında, İzmirli işçi delegesi Ali Nazmi, 1908’de Arnavutluk’ta, 1922’de Azerbaycan’da Latin alfabesinin kabul edilmesinden esinlenerek, Türkiye’de de benzer bir atılımın yapılmasını önermişti. Sf. 13 1924 yılının başında, Halifelik makamının kaldırılmasına desteklerini sağlamak için İstanbul gazetecileri ile İzmir’de bir araya gelen Mustafa Kemal’e,…
-
Hakkı Bey’in öncülüğünü yaptığı Islah-ı Huruf (harflerin düzenlenmesi) Cemiyetinin yayın organı Teceddüt (Yenilenme) gazetesinde kamuya duyuruldu. Ancak, Harbiye Nezareti’nde görevli kurmay subaylardan İsmet (İnönü), Enver Paşa’ya “Paşam, yaptığınız büyük bir inkılaptır. Ancak memleketin genç zabitleri ihtiyat subayı olarak bulunuyorlar ve keşiftedirler. Harfler öyle tek tek yazılırsa keşif raporları çok gecikir. Oysa keşif raporlarının hemen ulaşması…
-
Cevat Şakir, ll. Abdülhamid’in ünlü paşalarından Şakir Paşa’nın oğluydu. İngiltere’de Oxford Üniversitesini bitirmişti, Türkçe dışında altı dil biliyordu. Zeki, bilgili, yetenekli biriydi ama gençliğinde bir kıskançlık meselesinden dolayı babasını öldürmüş ve sekiz yıl hapis yatmıştı. Verem olduğu için cezasını tamamlamadan salıverilmişti. O da yazılar yazarak kazanıyordu hayatını. Cevat Şakir’in Resimli Ay’da Hüseyin Kenan takma adıyla…
-
Ahmet Yesevî, Anadolu’ya hiç gelmemiş olmasına rağmen Anadolu’da tanınmış ve sevilmiştir. Bektaşilik, Mevlevilik, Yunus Emre ekolü Yesevî’den çok etkilenmiştir. Anadolu’ya gitmediği bilinmesine rağmen Pülümür’ün Kangallı Köyü’nde Ahmet Yesevî’ye atfedilen bir türbe vardır. Pülümür’deki bu mezar, Yesevî’nin makamı olarak, halkın muhayyilesinde gelişmiş ve türbe O’na atfedilmiştir. Bundan başka, Baskil ilçesinin Tabanbükü Köyü’nde Ahmet Yesevî kolundan gelen…
-
Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (1048 – 1131), şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. Yaşadığı çağda o kadar ünlenmişti ki “zamanının bütün bilgilerini bildiği” söylenirdi. Hayyam Nişabur kentinde doğdu. Yaşadığı dönemin ünlü Nizamülmülk ve Hasan Sabah ile aynı medresede zamanın ünlü âlimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’tan eğitim görmüş ve hayatı…
-
Orta Doğu’da “memluk“ denen köle askerlere Farsçada “gûlâm“ deniyordu. Alıntı; Bizimkiler VIII (Müslüman Türkler) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ermeni devleti, daima, başında bir kral olsun veya olmasın, “naharar“ denen özerk prenslerden kurulu yapısı ile farklı bir siyasi yapıya sahipti. 50 naharar ailesi vardı ve tüm topraklar bunlarındı. Bu Ermeni Prensleri arazilerini ellerinde Batı Avrupa’da olduğu gibi, asker besleme karşılığı olarak tutmazlardı. Zaten askerlik hizmetine yükümlülük olarak değil bir ayrıcalık olarak bakılırdı. Bu Ermeni…
-
Harizm’li Türk bilgini Biruni şöyle yazar: “Kuteybe, Harizmlilerin yazı dilini bilenlerini, geleneklerini koruyanlarını, bütün bilginlerini yok etti. Böylece her şey karanlığa gömüldü. İslam, Harizm’e girerken, geçmişi öğrenme olanağını bırakmamıştı.” Alıntı; Bizimkiler VII (Müslüman İmparatorluğu) – Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
Birinin, hizmet ve himayesine girildiğinde, oluşan ilişki türüne Arapça da “Vâlâ“ denirdi. “Vala“ kurumu, Türk ve Moğollarda ki unagan-bogol kurumuna benzer bir kurumdu. İslamlık öncesi Arap kabileler arası ilişkilere dayanıyordu, kabileler veya bireyler arasında olabilirdi. Bir kabile üyesi bir kişiyi kendi ailesine alınca, o kişi kabile üyesi kabul edilirdi. Aileye alınan kişi köle veya esir…
-
Asrın başlarında Ermeniler kendi alfabelerine kavuşuyorlardı. Dinsel şefleri Sahak ve rahip Mesrop’un çabalarıyla, Ermeni alfabesi oluşturuldu. Kendi alfabesine kavuşmak, ulusal bir Ermeni edebiyatının oluşmasında büyük bir rol oynayacaktı. Ermenilerin bir bütünlük içinde hareket etmelerinde ve aynı kültürde kalmalarında bu alfabe çok işe yaradı. Alıntı; Bizimkiler V (Hıristiyanlık) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap,…
-
Sakarya ile Kızılırmak arasındaki geleneksel Galatya topraklarına, Likaonya (Lykaonia, Konya ovası), ve buradaki kentler, Derbe (Kertihöyük), Listra (Lystra, Hatunsaray), Laranda (Karaman) dâhil olmuştu. M.Ö. 39 yılında Pisidya (Göller bölgesi) ve Pamfilya (Pamphylia, Antalya ili),…. Mazaka’nın (Kayseri) adı, Galat Kralı Arkhelaos tarafından Sezarya (Caesarea) olarak değiştirilmişti. Likaonya (Lykaonia, Konya), Melitene (Malatya) yolu; Ankara (Ankyra), Kilikya kapıları…
-
Roma edebiyatı, M.Ö. 100 yılından başlayarak Augustus’un ölümüne kadar altın çağını yaşamıştır. Bizzat Augustus’un hamilik yapması ile edebiyat, tarih ve felsefeyi destekleyen pek çok zengin şahsiyet ortaya çıkmış, bu da özgün eserlerin yaratılmasına yardımcı olmuştur. Edebiyatçıları destekleyen en önemli kişilerden biri de Maecenas’dır. Maecenas’ın kültür ortamı içinde kendine yer bulan, Q. Horatius Flaccus (M.Ö. 65…
-
Karadeniz kıyısındaki kentler Sinope (Sinop), Amissos (Samsun). … Laodikeya (Eskihisar), Apameya (Dinar), Synnada (Şahut) … Hellespontos (Çanakkale Boğazı), Propontis (Marmara denizi), Pontos Eukseinos (Karadeniz kıyıları) dır. Bu kentler, Hellespontos’da Colonia Gemina Lampsacus (Lapseki), Propontis’de Colonia İulia Condordia Apameia (Mudanya), Pontos Eukseinos’ta Colonia İulia Felix Sinope (Sinop) ve Herakleia Pontika (Karadeniz Ereğlisi) dir. Ayrıca, Colonia Augusta…
-
Erken dönem edebiyatçıları arasında, günümüze sadece Homeros’un eserleri kalabilmiştir. Aslen Symirna’lı (İzmirli) olan Homeros’un İliada ve Odysseia’sı çok önemlidirler. İliada Troia (Truva) savaşlarını anlatır. On yıl süren savaşların sadece 50 günü kaleme alınmıştır ve 24 kitaptan oluşur. Odysseia da İliada gibi bir kahramanlık destanıdır. Bu eser, Troia savaşlarına katılan İthaka kralı Odysseus’un, eve dönerken başından…
-
Sıfırdan bir yazı sistemini geliştirmek, başkalarından ödünç alıp kendine mal etmeye göre akıl almaz derecede güç olmalıdır. Yazının bağımsız olarak icat edildiği iki yer vardır, Mezopotamya ve Meksika. Sümerler M.Ö. 3000 yılında, Meksikalılar ise M.Ö. 600 yılında yazıyı bulmuşlardır. M.Ö. 3000’e kadar giden Mısır yazısı ve M.Ö. 2000’e giden Çin yazısı da, bağımsız yazılar olabilirler.…
-
M.Ö. 3100 tarihine kadar kurulmuş olan tek devlet Sümer devletler topluluğuydu. Sümer uygarlığının en önemli buluşu “Yazı”dır. Bundan 5.000 yıl önce Sümerler yazıyı buldular (M.Ö. 3300) ve yaygın olarak kullanmaya başladılar. Alıntı; Bizimkiler I (İlkler MÖ 200.000 ile 1800) – Evin Esmen ve Arda Kısakürek, (E-kitap, Haziran 2013 – Sf. 106 ile 108 arası) kitabından…
-
Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye 1869–1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından bölüm bölüm hazırlanarak kabul edilen, İslam dünyasının ilk ve en önemli medeni kanunu. Bir giriş ile 16 bölümden oluşmuştur ve 1851 madde içerir. AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895) Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin…
-
Şeyh Sâîd Kıyam’ında, TC tarafından dünyada ve tarihte eşine ender rastlanır bir şekilde terör estirildi; rejim, önüne gelen herkesi astı. Sırf Türkçe bilmediği için asılanlar oldu. Mahkeme hâkimleri kimi zaman karşılarına Türkçe bilmeyen insanlar getirildiğinde, “Türkçe bilmeyen birinden vatana millete zaten fayda gelmez” deyip idâm kararları veriyorlardı. Ne de olsa Kürdistan halkı “hem Müslüman, hem…