Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Dil, Edebiyat
-
(Kitabın yazarı Dora Sakayan’ın açıklamaları;) Dr. Garabet Haçeryan 1876’da, Türkçe Bahçecik adıyla bilinen Bardizağ’da doğmuştur. Bardizag adı İzmit (Nikomedia) vilayetindeki sekiz küçük köyden oluşan bir bölgeye verilmiştir. Bu köylerden beşinin sakinleri Ermeni, birinin Rum ve ikisinin de Müslüman idi. Bardizag Küçük Bahçe demektir. Alıntı; Bir Ermeni Doktorun Yaşadıkları (Garabet Haçeryan’ın İzmir Güncesi) – Dora Sakayan,…
-
Romalılar Kafkasya’da dolaşırken 70 tercüman dolaştırırlarmış. Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 294) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kürtçedeki birçok harfin Türkçede olmaması (w, x, q, û, î, ê, x, h) buna karşılık Türkçedeki bazı harflerin Kürtçede olmamasıdır (ı, ö, ü, ğ) Alıntı; Türkiye’nin Etnik Yapısı – Ali Tayyar Önder, (Fark Yayınevi 32. Baskı- Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Harp hud’a dır” (hud’a=oyun, aldatma) Alıntı; Harp Hatıralarım II (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Her tarafı örtmek isteyen hiçbir tarafı örtemez.” Bu sevkülceyşin ezelî (en eski) bir kaidesidir. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 167) kitabından birebir alınmıştır.
-
Enver Paşa, her şeyde olduğu gibi bunda da ifrat kararını iltizam etti (aşırılık kararını lüzumlu gördü). Latin harfleri şeklinde, Arap harflerini birbirleriyle birleştirmeksizin, yan yana yazmak usulünü ileri sürdü. Bunu aklına koydu ve ısrara başladı. Sf. 150 Bu zihniyetle orduya emir verilmişti. Ayrı harflerle, munfasıl (fasılalı, aralıklı) harflerle yazı yazılacak; bütün askeri muhabere (haberleşme) evrakı;…
-
Hüseyin Cahit, Tanin Gazetesinde, hiç yazıları olmayan Arnavutların Lâtin harflerini kabul etmelerini alkışlayan bir makale neşretmiş ve bu münasebetle bazı imalarda bulunmuştu. … “Arnavudun kitabını manda yutmuş” gibi latifeler halk dilinde dolaşırdı. (1) Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…
-
O zaman bir yazı derdimiz vardı. Eski Arap harfleri ile yazımızdaki güçlükler herkesçe malûmdu. Biz, yeni nesil, aynı zamanda bu yazının ıslahı ile de uğraşıyorduk: ekseriyetle sadalı (sesli) harfleri çoğaltarak okumanın kolaylaştırılmasını, pek ülfet edilmemiş (alışılmamış) olan Arabî, Farisî kelimelerin kullanılmasını ve terkiplerinin mümkün olduğu kadar az kullanılmasını istiyorduk. Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan…
-
Mirliva; Tuğgeneral, Miralay; Albay, Kaymakam; Yarbay… Alıntı; Harp Hatıralarım I (Birinci Cihan Harbi) – Ali İhsan Sâbis, (Nehir Yayınları, 1991 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tışri (Eylül-Ekim) (Osmanlıcada teşrinievvel eylül, teşrinisani de ekim ayları.) Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 376) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Dinsiz iken, dinsiz yaşamaktan vaz geçerek, herhangi bir dini kabul eden kimseye “mübadeyyin”, bu olaya “tedeyyün” denilmiştir. Sf. 191 İhtida; hidayete erme, başka bir dini bırakarak İslâm’ı kabul etme, Sf. 192 Maran denilen, kendilerini Hıristiyan dinine dönmüş gibi gösteren Yahudilerden Sf. 197 Avdeti: 1666 yılı olaylarından sonra Yahudilikten İslâm’a dönenlere –yüksek tabaka tarafından- nezaket icabı,…
-
Anadolu, Grekçe bir kelime olup “doğu” demektir. Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 173) kitabından birebir alınmıştır.
-
Glorik kelimesi Ermenice yuvarlak demek. Elâzığ’da gıldırik de deniliyor. Gındırlanmak kelimesinin kökeni de budur. Pizez bir cins sinek adı, Ermenice. Elazığ’da ufak tefek insanlara pizoz deniyor. Alıntı; Anneannem – Fethiye Çetin, (Metis Yayınları – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
Irkı vücuda getiren şey dil değil, kandır. Yahudi bunu bütün milletlerden daha iyi bilir. Bunun için dilinin bozulmasına önem vermeyerek, kanının karışmamasına dikkat eder. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.
-
Buharlı gemilerin icadı ve II: Mahmud döneminde “buğ gemisi” namıyla denizlerimizde seyr ü sefere başlaması… Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 256) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu gün Deniz Harp Okulu’nun temeli olan Deniz Mühendislik Okulu, GATA’nın atası olan Askeri Tıp Okulu, Harp Okulları’nın temeli olan Mekteb-i Harbiyeler, Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, sonradan adı Siyasal Bilgiler Fakültesi olan Mekteb-i Mülkiye, bugünkü İstanbul Üniversitesi Tıp fakültelerinin çekirdeği olan Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye, … Mekteb-i Hukuk (1880), Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi (1887)…
-
Ülkede, kamu hizmetlerinde ve resmi dairelerde, resmi dil olmasına rağmen Hazar dilini iyi bilmeyenlere daha çok değer verilir. Aynı biçimde, bu dile çok iyi hâkim olanlar bile, iyi konuşmamaya ve yabancı bir aksanla konuşmaya özen gösterirler ve bundan açık bir yarar sağlarlar. Sözgelimi Hazarca’dan İbraniceye, ya da Yunancadan Hazarca’ya çeviri yapan çevirmenler arasında, Hazar dilinde…
-
Hazar dili müzikaldir, bu dilde işittiğim bütün dizeler kulağa hoş gelir, ama aklımda tutamamışımdır bunları, bu dizelerin bir Hazar prensesi tarafından yazılmış olduğu söylenir. Bu dilin yedi cinsi vardır. Erkek, dişi ve nötrden başka, hadımlar için, cinsel organı olmayan kadınlar (cinsel organları bir Arap şeytanı tarafından çalınmış kadınlar) için, cinsel organlarını değiştirenler (kadın olan erkekler…
-
Kabala “gelenek” demektir ve kuşaktan kuşağa, ağızdan geçerek yayılan dinî sırlar anlamına gelir. Sf. 283 Ana harf “alef” tir. Arap harflerinin elifinin karşılığı olan, alfa-benin bu ilk harfi hava, “mem” (Arap harflerinde mim) su, “şin” ateş harfleridir; bunların üçü birden suçla suçsuzluğun hakikat ekseni üzerinde dengesini ifade ederler. Burada şunu söylemeden geçemeyeceğiz: İslam Hurufiliğinde…
-
Filistin de Galilea’daki Sanhedrin en parlak devrini Nasi Yuda (M.S. 125-217) zamanında yaşadı. Bu taçsız hükümdara “Rabbi” yani “Üstad” dendi ki bu hemen hemen günümüzün “Doktor” unvanının yerini tutar. Bütün Yahudi din bilginleri için bu unvan kullanıldığı gibi, günümüzde Batıdaki hahamlara da Rabbi derler. Rabbi Yuda’nın hazırladığı “Mişna” (öğreti) hem daha önce, kanun hükmüne giren…