Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Eğitim, Üniversite
-
1926 yılında 3,5 milyon nüfusu olan Berlin’de 172 bin Yahudi vardı. Hâlbuki Berlin üniversite ve Yüksek mekteplerindeki hekimlerin %48‘i profesörlerin %43’ü birinci sınıf doktorların % 682i hastane müdürlerinin %46’sı dişçilerin %38 kimyagerlerin % 32 avukatların %56’sı tiyatro rejisörlerinin % 80’i Ordinaryüs Profesörlerin % 44’ü tıp fakültelerindeki profesörlerin % 50’si felsefe fakültesindekilerin % 25’i Yahudi idi.…
-
Ancak, 1873’te Mithat Paşa’nın Selanik’e vali olarak tayini bu mektebin yeniden açılmasına neden oldu. Osmanlı Devleti, modern okulların açılmasına izin verirken, yerel yöneticiler her türlü kolaylığı gösterirken, Hafız Kerim’in okulunu kapattırmasını nasıl açıklayacağız? Şemsi Efendi’nin torunu Ilgaz Zorlu, dedesinin devrin ünlü Kabalistlerinden olduğunu ve öğrencilerine dinî bilgiler verdiğini yazdı; bu bir neden olabilir mi? Sf.181…
-
Alyans okulları Siyonizm’e karşıydı. Amacı, Yahudileri, bulundukları ülkenin “iyi insan” ve “iyi vatandaşı” yapmaktı. Sf. 114 Alıntı; Beyaz Müslümanların Büyük Sırrı (Efendi II) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 1. Baskı Haziran 2006 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.
-
Örneğin, Süleymancılık olarak bilinen dinî cemaatin kurucusu Silistreli Süleyman Hilmi Tunahan, neden kızına, Türkçe’de bulunmayan İbranice “Yaratılış” anlamına gelen “Beria” ismini koymuştu? “Işıkçılar” olarak bilinen dinî cemaatin kurucusu Hüseyin Hilmi Işık, neden “Işık” soyadını aldı? Nurcuların öğrenci pansiyonlarına neden “Işık Evleri” adı veriliyor? Önceki sayfalarda okuduk, Yahudi Kabalasından etkilenerek, harflere esrarengiz anlamlar yükleyen Hurufîlere “ışık”…
-
Kabala’nın “altın çağı” XIII. yüzyıl oldu. Bunun kaynağı ise, Müslümanların egemenliğindeki Endülüs’tü. Endülüs’te birkaç Kabala Okulu vardı, örneğin haham Abulafia (1240-1292) tarafından yönetilen “Segovia Okulu”. Kabalanın başyapıtı, İspanyol/Endülüs Yahudi’si Madrid’in kuzey doğusunda, Guadateyara’daki “Guadalajara Okulu lideri Moşe Şem-Tov de Leon (1230-1306) tarafından derlenen Zohar’dı. “Derlenen” diyoruz, çünkü kitabı kendisinin yazmadığını, Talmud bilgini Şimon bar Yohay’ın…
-
Yahudiliğin Filistin’e yerleşmesinde “Mikve Israel” çok çok önemlidir. “Mikve” İspanyolcada, “umut” demektir, İbrani “Tikve İsrael” diyorlar; o zamanki Osmanlı memaliki ve bugünkü İsrael’de kurulan tarım okulu ve çiftliğidir. Benzeri Aydın’da da kurulmuştur. Hepsi, Hamid zamanındadır. Sf. 373 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 373) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bizimkiler sömürge üniversitesidir; terfi etmek için yabancı dilde yazmak şarttır. Bazı çok değerli rektörlerimiz dahi bu utanç verici kuralda ısrar ediyorlar; gaflet içindeler, internet icat edildi, mertlik bozuldu, internetten, her dilde makale yazma sanayimiz de kurulmuştur. Kendi kendimizi aldatıyoruz. Sf. 325 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Haziran 2006 – Sf. 325)…
-
Cumhuriyet’in otuzlu yıllarda körüklediği balo merakı, 1940 ve 1950’li yıllarda dans öğrenmeyi Üniversite eğitiminin bir parçası haline getirdi. İstanbul’da dans okulu açıldı. Bir Grek kökenli dans profesörü vardı; iki öğrenci gelmiş, ücreti sormuşlar. Birisi az biliyormuş, profesör, saati yirmi lira demiş; diğeri biç bilmiyormuş, saatine on lira koymuş. Şaşırmışlar. Profesör açıklamış; az bilene dansı öğretmek…
-
1860’da kurulan Alliance Israelite Universelle’in misyonu, Doğu cemaatlarını Batı’daki kardeşlerimizi utandıran bir az gelişmişlikten kurtarmaktı. Bu kapsamlı program olmasaydı cahil kalırdım: Alliance’tan önce, Konstantinopolis’te kızlara eğitim vermek kimsenin aklından geçmemişti. Sf. 45 Alıntı; İstanbul’da Bir Yahudi Ailesi (İmparatorluk Çökerken) – Brigitte Peskine, Ç; Elâ Güntekin, (İnkilâp Kitapevi, 2005 – Sf. 45) kitabından birebir alınmıştır.
-
Sabatayizm’de beşik “kertmesi”, Osmanî’de “beşik uleması” meşhur idi. Osmanî’de, seçilmiş ailelerin mahdumları (çocukları), daha beşikte iken müderris (profesör) tayin ile bunlar, Sf. 585 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 585) kitabından birebir alınmıştır.
-
Çok bilenler tutucudur; şimdi en tutucu olan üniversitedir. Amma bizde şu anda bir paradoks var, üniversite en az bilendir ve en tutucudur. Ben bu nedenle ün’e karşıyım. Ün, düşünen insanın ayağına vurulmuş, prangadır, hâlâ öyle görüyorum. Sf. 420 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reşat Tesal’ın verdiği kıymettar malumatı bir defa daha arz etmek istiyorum İbrani asıllıdır, Selanik’ten mübadil (Lozan gereği karşılıklı değiş tokuş) olup, pek çok yakınma ile de olsa, Zonguldak’ta çok kıymetli mal mülk almışlardı, Türkiye’deki yaşamlarına varlıklı başladılar. Hep öyle oldular, çıkarmış bulunuyorum. Tesal’dan okuyoruz. Hasan Ali Yücel’in, Feyziye okullarının resmileşmesinde en önemli rolü oynamış olduğunu…
-
Köylü ozan, hakikat için, şeriat gemisinden çıkmayı şart koşuyor; ancak hakikati bulabilmek için okumayı da reddediyor. Kaldı ki okuma ve yazması yoktur, eskiden böylelerine, anadan-doğduğu halde kalmış anlamında “ümmi” deniyordu, Arabi “ümmi” anne’dir ve “ümmi”, doğduğu üzere kalmış, yontulmamış ve dolayısıyla, cahildir. Yoldaş Yunus, cahilleşmeyi savunuyordu, Sf. 232 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…
-
Daha çok Müslüman ülkelerde Yahudi çocuklarına mesleki eğitim ve okuma – yazma öğretmek için kurulmuştu. Dil öğretiyordu; dil, Fransızca idi. İbrani geri plana düşmüştü. Sf. 124 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 124) kitabından birebir alınmıştır.
-
XIX. yüzyılda dünyanın her yerinde ve Türkiye’de Yahudilerin hep okumuş ve kültürlü, aynı zamanda hep zengin oldukları savı bir illüzyondur; kültürlüleri vardı ve zenginleri çoktu, fakat Türkiye’de cahilleri ve yoksulları yaygındı. Alyans Mektepleri, öncelikle bu cehaleti yok etmek ve Yahudilerin bulundukları devletin yönetim ve iktidarına girmelerini realize etmek amacıyla kuruluyordu. Mustafa Kemal Paşa tarafından asılan…
-
1875’te Alliance Israelite, İstanbul’da ve daha sonra Türkiye’nin diğer şehirlerinde mektep açmaya başladıkları vakit, Türkiye’nin Musevi cemaatlerinin şiddetle mukavemetine maruz kalmıştı. Hele Kudüs Hahamları Alyans aleyhine kaleme aldıkları bir aforoznameye dini bir renk vermişlerdi. Alyans, dini batırmağı istihdaf etmediğini ispat etmek için, açtığı mektepleri aynı zamanda ibadethane ittihaz etmişti. Sf. 286 Alıntı; İsyan I –…
-
Üniversiter düzende en yüksek derece “doktor” olup, “bilen” demektir, Latince “docore” fiilinden geliyor, “doçent”, bildiren, öğreten veya okutan karşılığıdır ve üniversite için gerekli olan da budur profesör sözcüğünün ise hiçbir önemi yoktur ve sadece bir rütbedir, kıdem de diyebiliriz; hal böyle iken bir tıp profesörünün tıpla ilgili olmayan bir gazete yazısında, adının başına “profesör” yazısını…
-
Köylülük” yüceltiliyordu! Dr. Reşid Galib’in “buluşu”, Alliance Israelite Universelle benzeri, köy çocuklarına Batılı yaşam biçimini öğreten Köy Enstitüleri yakın bir gelecekte hayata geçirilecekti. Değişimin önündeki tek engel olan halkın yoksulluğu ve cehaleti, Köy Enstitüleriyle aşılacaktı. Anadolu, klasik müzikle, tiyatroyla, Cumhuriyet balolarıyla tanışıyordu. Okullar öğrencilerine günün moda danslarını öğretiyordu. “Garson bira getir, garson bira getir, yaşa…
-
Sadece Rıza Tevfik değil, Hürriyet ve İtilaf Fırkasının kurucusu Dr. Rıza Nur da, Alliance Israelite Universelle mezunuydu! Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 156) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Rıza Nur’un Türkçülüğü ve ırkçılık konusundaki keskinliği, Yahudiliğinden dolayı olabilir mi? Dinsiz ama Yahudi milletinden…
-
Bunların en ünlüsü, 1873’te Vali Mithat Paşa zamanında, Şemsi Efendi (Şimon Zvi) tarafından açılan Fevziye Mektebi’ydi. Sf. 59 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.