Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ekonomi, Tekeller

  • Murat Yetkin,  .. Derviş’in davet edilmediğini New York Yahudi lobisi tarafından, hükümete girmek üzere, gönderildiğini yazdı. Sf. 133 Alıntı; Putları Yıkıyorum – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gümüş sikkelerin en ziyade bozulduğu devir 1650 ile 1656 yılları arasındaki Avcı Sultan Mehmet’in saltanatının ilk seneleridir; bu tarihte devletin mali itibarı çok acıklı bir hâl almıştır. 16. asır sonlarından itibaren Yahudilerin, gümüşünden istifade için kestikleri kırpık akçelerle diğer akçelerin bu devirde kalp (sahte), züyûf (zayıf), kızıl, kırpık ve sağ akçe isimleriyle çoğalarak mali buhrana…

  • 1588 Senesinde Padişah’ın musahibi Mehmet Paşa sikkenin ıslahına memur edildi; fakat henüz bu iş fiile çıkmadan kapıkulu süvarisinin bir isyanı neticesinde Mehmet Paşa ile Defterdar Mahmut Efendi katledilmişlerdi. Bu devirde Yahudiler gümüş akçeleri kırparak menfaat temin eylediklerinden akçenin kıymetinin ıslahı zaruri idi (iyileştirilmesi zorunlu idi). Sf. 468 Alıntı; Kapıkulu Ocakları I (Acemi Ocağı ve Yeniçeri…

  • Tarihler 2 Ağustos 1958’i gösteriyordu. 1 dolar 2,80 liradan 9 liraya çıkarıldı! Devalüasyon oranı yüzde 221’di. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı 2014 – Sf. 493) kitabından birebir alınmıştır.

  • Padişah IV. Mehmed ve Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa döneminde Saray’da etkin olan isimlerden biri de, Moses ben Raffael Abrabanel’di; yani Hayatizade Mustafa Feyzi Efendi! Anımsayınız: Sabetay Sevi’nin Müslümanlığa dönmesine neden olan isimlerden biri de Hayatizade Mustafa Feyzi Efendi’ydi. Yazmıştım: Gershom Scholem Sabetay Sevi adlı kitabında, Hayatizâde’nin sultanın kız kardeşiyle evli olduğunu belirtiyordu.       Hayatizade Mustafa Feyzi…

  • “Osmanlı Sarayı ve siyaseti üzerinde etkili olan Musevilerden biri de Bayan Ester Kira’ydı. Ester Kira, Padişah Murad’ın (Yahudi asıllı Nurbanu Sultan’ın oğlu) gözdesi Venedik asıllı (Baffo ailesinin kızı), Hıristiyanlıktan dönme Safiye Sultan’ın yakın arkadaşı ve sırdaşı durumunda bulunuyor, sık sık Saray’a girip çıkıyordu.” … “Ester Kira servetini artırıp siyasal etkinlik kazanırken ülke, ekonomik kriz içinde…

  • Komisyonun adı, Düyunu Umumiye (Genel Borçlar) İdaresi’ydi. 20 Aralık 1881’de yürürlüğe konulan bu sistem, dünya tarihinde bir ilki gerçekleştirecekti: yabancılar, alacaklı oldukları ülkenin başkentinde bir şirket kurarak, devlet adına bir kısım vergi ve gelirleri tahsil edecekti. İdaresinde İngiliz, Fransız, Alman, Avusturya-Macaristan, İtalyan ve Osmanlı alacaklarının temsilcisi bulunan Duyunu Umumiye, Osmanlının sanki ikinci bir maliyesiydi. Zamanla…

  • Rus yanlısı olduğu için “Nedimof” diye anılan Sadrazam Mahmud Nedim Paşa’nın 6 Ekim 1875 tarihinde yaptığı bir açıklama Avrupa’yı ayağa kaldırdı. “Tenzili faiz kararı” ile Osmanlı hükümeti, beş yıl süreyle faiz borçlarının ancak yarısını ödeyeceğini, ödeyemeyeceği faizlere karşılık ise yüzde 5 faizli tahviller vereceğini açıkladı. Mali iflastan iki ay sonra, 2 Mayıs 1876’da Bulgarlar, üç…

  • Tarih, 16 Ağustos 1838.      Sadrazam Reşid Paşa, samimi dostu İngiliz elçisi Lord Stratford Canning’le Osmanlı – İngiltere ticaret antlaşmasını imzaladı. Antlaşma aynı yıl Avrupa’nın öteki devletleriyle de yapıldı. Bu antlaşmayla Osmanlı Devleti, dış ticaretteki tekel düzenini, savaş dönemlerinde mâliyeye gelir getirmesi için koyduğu ek vergileri ve darlığı çekilen hammaddelerin ihracatına izin vermeyen “devletçi ekonomiyi” rafa…

  • Belediye,  Osmanlı kentleri için 19. yy. ikinci yarısında ortaya çıkmış yeni bir kurumdur. Başta İngilizler olmak üzere yabancı ticaret şirketlerinin baskısıyla kurulmuştu. Bu şirketlerin belediyelerden bekledikleri, ticaret akışını kolaylaştıracak altyapı hizmetlerini yapmasıydı. Örneğin, 1867’de İzmir’de belediyenin kurulmasına Liman’ın büyütülmesi sebep olmuştu. Sf. 12 Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88.…

  • Fransız sarraf­ları Lozan’da: “Alacaklarımızı kabul edip ödemezseniz, biz bu barış masasını derhal terk ederiz!” diye, sakallarını hiddetle titretiyorlardı. Evet, ödeniyordu. Öyle oluyordu ki, mesela 1930 yılı bütün gelir bütçemiz iki yüz küsur milyon lirayken, yabancı alacaklılar için bütçeye 49.000.000 lira konmuştu. Hâlbuki o yıl, bütün Maarif bütçemiz 3.500.000, bütün Bayındırlık bütçemiz 17.000.000 ve bütün Millî…

  • Yeniçeriliğin kaldırılmasından (1826) sonra ise, 1274 (1858) Arazi Kanunu ile toprakta şahsi mülkiyet sistemi kabul edilerek, ona göre bir tapu tesciline başlandı. Sf. 55 Alıntı: İhtilâlin Mantığı – Şevket Süreyya Aydemir, (Remzi Kitabevi, 7. Baskı 2000 – Sf. 55) kitabından birebir alınmıştır.

  •  Sosyalizm, eşitçiliği ve ortak çalışma ve tüketmeyi ön plana çıkarmak olarak anlaşılıyor. Böyle anlamak istiyorum. Eşitliği sadece mülkiyette veya mülkiyetsizlikte görmüyorum. Ücretlerde bir eşitleyici süreci sosyalizmin kuruluşunun vazgeçil­mez koşullarından birisi sayıyorum. 1920 yıllarında Ekim Devrim­cileri ücret eşitliğine son derece önem verdiler ve bunu gerçek­leştirmeyi çok doğal bir gerek saydılar. Ancak; 1930 yıllarının sanayileşme sorun ve…

  • Sosyalizmde insanlar giderek daha az çalışmalıdır. İnsanlar daha çok çalışacaksa, kapitalizmin ne kusuru var? Sosyalizmin amacı kapitalizmde çalışmayanları da çalıştırmak değil, tüm in­sanların çalışma süresini azaltmak ve sonunda insanların çalış­tıkları süreyi duymadıkları bir toplum düzeni kurmaktır, zorunlu çalışmaktan uzaklaşma ve kurtulma insanın tarihinde ve doğa­sında var. Sf. 233 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve…

  • Cennette insanlar çalışmıyorlar. Cennette insanların gelecek kaygıları bulunmuyor. Dinler, insanları cennet düşüncesiyle avutarak cenneti gerçekleştirme projelerinden uzaklaştırıyor. İnsanlar, yaşadıkları dünyada bir cennet yaratmak zorundadırlar. Asillerin angaryasından kaçıp surların dışında bir küçük tezgâh kurarak geçimini sağlayan yeni “kentli” için, bunlara daha son­ra burjuva deniliyor, feodalin kırbacının uzanamadığı evi ve tezgâhı bir tür cennet oluyor. Sf. 231…

  • Ayrıca kişilerin olduğu kadar toplumların yaşamında da, tüketim furyası, bir yandan bekleyen sorunlara uzak kalma alışkanlığını ve diğer yandan da çalışma hızının ve isteğinin yavaşlaması sonucunu da beraberinde getiriyor. Bu dönemde üretimin artış hızında önemli düşüşler kaydediliyor. Sf. 244 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf.…

  • Eski Amerikalılar çalışmazlar; çünkü çalışmak, bayağı ve banal bir iş oluyor. Eski Atinalılar için yaşam, felsefe ve politika yapmak, sohbet etmek, dolaşmak, sevişmek, yemek ve şarap içmektir; iş yapmak, kentli olmayanlara ve kölelere düşüyor. İş yapmanın aşağılık bir uğraş olmaktan çıkışı kapitalizmin doğuşu ile başlıyor. Emek harcamanın ve emeğin kutsallaştırılması, burjuvazinin Calvin’den aldığı bir örtüdür;…

  • Türkiye’de, dün ve bugün, Kapital’i, başından sonuna kadar değil okuyanların, okumaya teşebbüs edenlerin sayısının bile beşi bul­madığına inanıyorum; hâlâ, Kapital’in henüz aşılmamış üstün aydın yeteneğini, becerisini, ustalığını, Türkiye araştırmalarına katma sorunuyla karşı karşıya bulunduğumuzu düşünüyorum. Sf. 148 Alıntı: Kurtuluş Yazısı – Yalçın Küçük ve Çelik Bilgin, (Dönem Yayıncılık 1. Baskı 1988 – Sf. 148) kitabından…

  • Machiavelli’nin teoremini hatırlamak durumundayız; baronlar varsa fetih kolaydır, diyordu. Osmanlı’da yoktur; dolayısıyla Levant Kampanyası Osmanlı ekonomi politikasını paralize edebilmiş fakat Doğu Hindistan Kumpanyası misali, despotik bir imparatorluğa dönüştürememiştir. Sf. 187 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 187) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şimdi korsan ambasadör’u (elçi) düşünebiliriz, sanıyorum fazladır ve tüccar= ambasadör uygundur. Bunun, tüccar ambasadörün belki de ilk işaretini Adam Smith’te buluyoruz; Ekonomi Politik’in kurucusu sayılan Smith namdar (namlı, ünlü) kitabında .. Levant Kumpanyasına, Turkey Kumpanyası da demektedir ve demek ki tarihte ilk ambasadörlerden bir tanesinin ya da netlikle bilinen ilk devamlı elçiliğin İngiltere tarafından İstanbul’da…