Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
“Bir kimse, sırf parası devamlı şekilde sermaye olarak iş gördüğü için, ekonomik bakımdan kapitalist sıfatını alır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir toplum, tüketimde bulunmaktan nasıl vazgeçemezse, üretimde bulunmaktan da öylece vazgeçemez. Bu nedenle, bir bütün oluşu ve bir akış halinde durmadan yenilenişi açısından bakıldığında, her toplumsal üretim süreci aynı zamanda bir yeniden üretim sürecidir. Hiçbir toplum ürünlerinin bir kısmını devamlı olarak üretim araçlarına ya da üretim unsurlarına dönüştürmeden, devamlı olarak üretimde yani yeniden üretimde bulunamaz.”…
-
“Artıkdeğeri üreten yani karşılığı ödenmemiş emeği doğrudan doğruya işçilerden emen ve bunu mallarda maddeleştiren kapitalist, gerçi bu artıkdeğere ilk el koyan kimsedir ama hiçbir şekilde bunun son sahibi değildir. O, bunu, sonradan toplumsal üretimin bütünü içinde diğer fonksiyonları yerine getiren kapitalistlerle, toprak sahipleri vb. kimselerle paylaşmak zorundadır. Bundan dolayı, artıkdeğer çeşitli parçalara bölünür. Bu parçalar…
-
“Birikimin ilk şartı, kapitalistin mallarının satışını ve böylece elde ettiği paranın büyük bir kısmının yeniden sermayeye çevrilmesi işini başarabilmiş olmasıdır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir miktar paranın üretim araçlarına ve iş gücüne çevrilmesi, sermaye olarak bir miktar parasal değerin yapacağı ilk harekettir. Bu çevrilme işi, piyasada, yani dolaşım alanında olur. Hareketin ikinci aşaması, yani üretim süreci, üretim araçları, değerleri kendilerini meydana getiren unsurların değerini aşan yani başlangıçta yatırılan sermaye ile birlikte bir artıkdeğeri içeren, mallara dönüşür dönüşmez tamamlanmış olur.…
-
“Bir ülkede kapitalist üretim ne oranda gelişiyorsa, orada emeğin ulusal harcanma yoğunluğu ve üretkenliği de o oranda uluslararası seviyenin üzerine çıkar. (Rusya’daki endüstriden örnek veriyor) Yerli Rus kapitalisti fabrika işlerine yatkın olmadığı için yöneticiler doğaldır ki İngiliz’dir. Aşırı çalıştırma gece ve gündüz devamlı şekilde uygulandığı halde ve işçilere utanılacak derecede düşük ücret verilmesine rağmen, Rus…
-
“Klasik Ekonomi Politik “emeğin fiyatı” kategorisini günlük hayattan, üzerinde düşünmeye hiç gerek duymadan olduğu gibi almış ve sonra da bu fiyatın nasıl belirlendiği sorusunu sormuştur. … Arz (sunum) ve talep (istenç) birbirine eşit olduğunda, diğer her şey aynı kalmak şartı ile fiyat oynamaları sona erer.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl…
-
“Faiz karşılığı borç, kapitalizmin temel kaynağı değilse bile, belli başlı ortaya çıkış şekillerinden biridir.” Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See, (Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
“25 Mart 1957’de Roma’da Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında yapılan bir anlaşma ile kurulmuş, 1958 başından itibaren fiilen yürürlüğe girmiştir. 1973’ten beri de İngiltere, Danimarka ve İrlanda da üye olmuştur. Amacı bu dokuz ülke arasında insan mal ve sermayenin gümrüksüz ve rahat bir şekilde dolaşmasını sağlayan ekonomik bakımdan tek bir ülkeymiş gibi…
-
“Tasarruf (birikim) çabası yatırım çabasından fazla olursa tasarrufun fazla kısmı ziyan olur ve üretim hacmi düşer. Buna depresyon veya deflâsyon denir. Aksi halde yani yatırım çabası tasarruf çabasından büyük olursa bu sefer de fiyatlar yükselir enflasyon olur. Enflasyon tüketimin aşırı artmasından da olur. Gizli İşsizlik; Üretim teknolojisi sabit kalmak şartı ile bir üretim sektöründe çalışmakta…
-
“Dayanıklı tüketim mallarının zaman içerisinde eskiyerek ekonomik ömürlerini doldurmaları. Gayrisafi (Bürüt) Yatırım; Yatırım faaliyetlerinin (üretim, tüketim, sermaye birikimi) tamamına denir. Safi Yatırım; Gayrisafi yatırımdan üretim araçlarının amortisman payları düşüldükten sonra elde edilen yatırımdır. Milli Gelir; Bir memlekette bir yıl içerisinde üretilen mal ve hizmetlerin para ile ifade edilen “net” toplamıdır. Gayrisafi Milli Hâsıla (Bürüt Milli…
-
“Tekelci veya ihtilâlci bir parti, belli bir kitlede inanç ve coşku, kendisine inanmayanlarda ise korku yaratmak zorundadır.” Alıntı: Demokrasi ve Totalitarizm – Rymond Aron (Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanların çeşitli tatminlere karşı duydukları arzudur. Mal ve hizmetlerin ihtiyaç giderme özelliğine fayda denir. Bir malın elimizdeki miktarı azaldıkça marjinal faydası artar.” Alıntı: 100 Soruda Ekonomi El Kitabı – Sadun Aren kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.
-
“İnsanların ihtiyaçlarını giderecek mal ve hizmetleri elde etmek için girişilen çabalara denir.” “Arz; Üretim teknolojisi ve diğer malların fiyatları sabit iken bir malın çeşitli fiyat seviyelerinde satılmak istenen miktarlarına o malın arzı denir.” “Değer; Bir malın iki türlü değeri vardır, kullanım değeri ve mübadele (değişim) değeri. Değişim değeri bir malın sosyalleşmiş şeklidir. Meselâ sigara içmeyen…
-
“Gelir seviyesi ve dağılımı, zevkler sistemi ve diğer malların fiyatları sabit iken bir malın çeşitli fiyat seviyelerinde fiilen satın alınmak istenen miktarına o malın talebi denir.” Alıntı: 100 Soruda Ekonomi El Kitabı – Sadun Aren kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.
-
“İhtiyaçlarımızı doğrudan doğruya karşılayabilmek üzere, bir mal veya hizmetten yararlanmaktır.” Alıntı: 100 Soruda Ekonomi El Kitabı – Sadun Aren kitabından dil içi çevirisi yapılarak alınmıştır.
-
Bu sanayinin merkezi olan Bursa’da eskiden 1000 tezgâh çalışıp 25.000 okka ipek işlenirken 1848’den sonra ancak 75 tezgâh çalışmaktadır. Bursa’nın kadife ve saten imalatı 20 sene öncesine göre % 80 azalmıştır. İstanbul ve Üsküdar’daki tezgâhların sayısı 1866’da yapılan bir araştırmaya göre 30-40 yıl içerisinde 3160’dan 37’ye düşmüştür. Alıntı: İsraf Ekonomisi, Agâh Oktay Güner (s.130) kitabından…
-
1838’de İngiltere ile yapılan “Gümrük Antlaşması” ile iktisadi yapımızın bel kemiği kırılmıştır. İmparatorluk zanaata dayalı sanayi bünyeyi gümrüksüz İngiliz sanayi mamullerine (ürünlerine) açmıştır. Yerli ipekçilik ve dokumacılık öldürülmüştür. Alıntı: İsraf Ekonomisi, Agâh Oktay Güner (s.119) kitabından birebir alınmıştır.
-
1960 yılında memur sayısı 400.000 iken 1971 yılında 800.000’e çıktı. Alıntı: İsraf Ekonomisi – Agâh Oktay Güner (s. 32) kitabından birebir alınmıştır.