Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
“Sermayenin bileşimi ikili bir anlamda anlaşılmalıdır. Değer yönünden bakıldığında, bu bileşim, sermayenin değişmeyen sermaye ya da üretim araçlarının değeri ve değişen sermaye ya da iş gücünün değeri, yani toplam ücretler tutarı olarak bölünme oranı ile belirlenir. Bu değerin üretim süreci sırasında iş görürken bürünmüş olduğu maddi kılık açısından bakıldığında, her sermaye üretim araçları ile canlı…
-
“Sermayenin büyümesi ile birlikte işletilen sermaye ile tüketilen sermaye arasındaki fark büyür. Değerlerini ürüne ancak parça parça aktaran iş araçlarının kitleleri değer ve madde olarak büyür. Bu iş araçlarının, ürüne değer katmaksızın ürün yapıcısı olarak hizmet etmeleri, yani tam büyüklükleri ile kullanılıp ta ancak parça parça tüketilmeleri arasında, daha önce de görüldüğü üzere, su, buhar,…
-
“İş gücünün sırf daha yüksek bir gerilimle harcanması sayesinde doğal zenginliklerin sömürülmesinde nasıl bir artma sağlanıyorsa, bilim ve teknik de hâlen faaliyet halindeki sermaye için, bunun veri olan kendi büyüklüğünden bağımsız olarak, bir büyüme ve genişleme gücü sağlar. Emek, kendisi tarafından tüketilen üretim araçlarının değerini ürüne aktarır. Öte yandan, veri olan bir emek kitlesi tarafından…
-
St. Mill; “Uzun dönemde sermayenin kendisi tamamı ile ücret haline gelir ve ürünün satışı ile yenilendiği zaman, tekrar ücrete dönüşür.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Artıkdeğerin sermaye olarak kullanılmasına, yani elde edilen artık değerin sermayeye çevrilmesine sermeye birikimi denir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 320) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Kapitalist üretim süreci sürekli ve kesintisiz bir bütün oluşu açısından bakıldığında sadece mal, sadece artıkdeğer üretmekle kalmayan, fakat bir yanda kapitalist diğer yanda ücretli işçi yer almak üzere kapitalist ilişkinin bizzat kendisini de üreten ve yeniden üreten bir yeniden üretim sürecidir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı,…
-
“İşçinin kişisel tüketimini kendisi için yapması, kapitalistin keyfi için yapmaması hiçbir şeyi değiştirmez. Bir iş hayvanının beslenip bakılması, hayvan yediğinden zevk alıyor diye, üretim süreci için gerekli bir şey olma niteliğinden hiçbir şey kaybetmez. Güney Amerika’da maden ocaklarında çalışan ve her günkü işleri (1) 180-200 libre ağırlığındaki cevher kitlelerini 450 feet derinlikten sırtlarında taşıyarak yeryüzüne…
-
“Kapitalist, sermayesinin bir kısmını iş gücüne çevirdiği zaman, o bununla bütün sermayesini değerlendirir, sermayesine sermaye katar. Kapitalist bir taş ile iki kuş birden vurur. O, sadece işçiden elde ettiği şeyden kar sağlamakla kalmaz işçiye verdiği şeyden de kar sağlar. İş gücünün karşılığı olarak yatırılan sermaye, tüketimleri mevcut işçilerin adale, sinir, kemik ve beyinlerinin yeniden üretimine…
-
“İşçinin tüketimi iki şekilde olur; üretim aşamasında işçi bizzat çalışarak üretim araçlarını tüketir ve bunları yatırılmış bulunan sermayenin değerinden daha yüksek bir değere sahip olan ürünlere dönüştürür. Bu, işçinin üretken tüketimidir. İşçinin tüketimi aynı zamanda onun kendi iş gücünden bunu satın almış bulunan kapitalist tarafından tüketimidir. Öte yandan, işçi işgücünün karşılığı olarak eline geçen parayı…
-
….Her türlü birikimi bir yana bıraksak bile, sırf üretim sürecinin sürekliliği yada basit yeniden üretim ile, kısa yada uzun bir süre sonra, her sermaye zorunlu olarak birikmiş sermayeye yada sermayeleşmiş artıkdeğere dönüşür.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 306) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İşçi, üretim araçlarının bir kısmını ürüne dönüştürürken, kendisinin daha önceki ürününün bir kısmını da gerisin geriye paraya dönüştürür.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 302) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir kimse, sırf parası devamlı şekilde sermaye olarak iş gördüğü için, ekonomik bakımdan kapitalist sıfatını alır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 301) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir toplum, tüketimde bulunmaktan nasıl vazgeçemezse, üretimde bulunmaktan da öylece vazgeçemez. Bu nedenle, bir bütün oluşu ve bir akış halinde durmadan yenilenişi açısından bakıldığında, her toplumsal üretim süreci aynı zamanda bir yeniden üretim sürecidir. Hiçbir toplum ürünlerinin bir kısmını devamlı olarak üretim araçlarına ya da üretim unsurlarına dönüştürmeden, devamlı olarak üretimde yani yeniden üretimde bulunamaz.”…
-
“Artıkdeğeri üreten yani karşılığı ödenmemiş emeği doğrudan doğruya işçilerden emen ve bunu mallarda maddeleştiren kapitalist, gerçi bu artıkdeğere ilk el koyan kimsedir ama hiçbir şekilde bunun son sahibi değildir. O, bunu, sonradan toplumsal üretimin bütünü içinde diğer fonksiyonları yerine getiren kapitalistlerle, toprak sahipleri vb. kimselerle paylaşmak zorundadır. Bundan dolayı, artıkdeğer çeşitli parçalara bölünür. Bu parçalar…
-
“Birikimin ilk şartı, kapitalistin mallarının satışını ve böylece elde ettiği paranın büyük bir kısmının yeniden sermayeye çevrilmesi işini başarabilmiş olmasıdır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 297) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir miktar paranın üretim araçlarına ve iş gücüne çevrilmesi, sermaye olarak bir miktar parasal değerin yapacağı ilk harekettir. Bu çevrilme işi, piyasada, yani dolaşım alanında olur. Hareketin ikinci aşaması, yani üretim süreci, üretim araçları, değerleri kendilerini meydana getiren unsurların değerini aşan yani başlangıçta yatırılan sermaye ile birlikte bir artıkdeğeri içeren, mallara dönüşür dönüşmez tamamlanmış olur.…
-
“Bir ülkede kapitalist üretim ne oranda gelişiyorsa, orada emeğin ulusal harcanma yoğunluğu ve üretkenliği de o oranda uluslararası seviyenin üzerine çıkar. (Rusya’daki endüstriden örnek veriyor) Yerli Rus kapitalisti fabrika işlerine yatkın olmadığı için yöneticiler doğaldır ki İngiliz’dir. Aşırı çalıştırma gece ve gündüz devamlı şekilde uygulandığı halde ve işçilere utanılacak derecede düşük ücret verilmesine rağmen, Rus…
-
“Klasik Ekonomi Politik “emeğin fiyatı” kategorisini günlük hayattan, üzerinde düşünmeye hiç gerek duymadan olduğu gibi almış ve sonra da bu fiyatın nasıl belirlendiği sorusunu sormuştur. … Arz (sunum) ve talep (istenç) birbirine eşit olduğunda, diğer her şey aynı kalmak şartı ile fiyat oynamaları sona erer.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl…
-
“Faiz karşılığı borç, kapitalizmin temel kaynağı değilse bile, belli başlı ortaya çıkış şekillerinden biridir.” Alıntı: Modern Kapitalizmin Doğuşu – Hary See, (Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
“25 Mart 1957’de Roma’da Fransa, Almanya, İtalya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında yapılan bir anlaşma ile kurulmuş, 1958 başından itibaren fiilen yürürlüğe girmiştir. 1973’ten beri de İngiltere, Danimarka ve İrlanda da üye olmuştur. Amacı bu dokuz ülke arasında insan mal ve sermayenin gümrüksüz ve rahat bir şekilde dolaşmasını sağlayan ekonomik bakımdan tek bir ülkeymiş gibi…