Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
“Bir makinenin uğradığı aşınma ve yıpranma iki türlüdür. Biri tıpkı paraların dolaşım sırasında aşınıp yıpranmaları gibi kullanılmalarından, diğeri kullanılmadan kınında tutulan kılıcın paslanması gibi kullanılmamalarından ileri gelir. Bu sonuncusu makinenin malzemesi ile ilgilidir. İlki kullanımı ile az ya da çok doğru orantılı iken, ikinci tür aşınma ise belli bir ölçüde ters orantılıdır.” Alıntı: Kapital –…
-
“Buhar gücü ile işleyen çekiç için de aynı şey söz konusudur. Bunun her günkü aşınma ve yıpranması ile kömür v.b. tüketimi her gün dövdüğü büyük miktardaki demir kitlesine dağıldığı için yüzlerce kiloluk bir demire ancak pek küçük bir değer eklenmiş olur, oysa bu dev yapılı araç çivi çakmakta kullanılacak olsaydı, bu eklenen değer çok büyük…
-
“Bunların her ikisi için yani gerek makine ve gerekse alet için, yapılan ortalama günlük masrafları….. Nedeniyle ürüne aktardıkları değer parçasını düşecek olursak, tıpkı insan emeğinin hiçbir rolü ve katkısı olmadan tabiatın kendi kendine sağladığı güçler gibi sağladıkları hizmeti bedava olarak yaparlar. Makinenin üretken iş görme gücü aletin üretken iş görme gücünden ne kadar büyük olursa,…
-
“Büyük endüstrinin muazzam doğal güçleri ve doğal bilimlerin yardımları, üretim sürecinin emrine verilerek emeğin üretkenliğini olağanüstü bir derecede arttırma durumunda olması daha ilk bakışta apaçık görülse bile, bu artmış üretken gücü elde etmek için fazladan bir emek harcanması gerekmediği asla aynı açıklıkla görülmez. Sabit sermayenin bütün diğer unsurları gibi makine de değer yaratmaz; üretimine hizmet…
-
“Makinelerin makinelerle (Takım Tezgâhları ile) yapımı için en önemli ve temel üretim şartı, istenilen miktarda güç sağlayabilen ve bununla beraber aynı zamanda da tam kontrol altında tutulabilen bir tahrik edici güç sağlayıcı makine idi. Bu şart halen buhar makineleri ile yerine getiriliyor. Ne var ki, aynı zamanda makine parçalarının yapımında kullanılan doğru, düzlem, daire, silindir,…
-
“…Dövülüp işlenmeleri, kaynak ile birbirlerine tutturulmaları, kesilip parçalanmaları, delinmeleri ve şekil verilmeleri gereken çok büyük demir kitleleri öylesine dev güçlü makineleri gerektiriyordu ki, bunların yapımı manifaktürün imkânları ile üstesinden gelinebilecek iş değildi. Bu nedenle, büyük endüstri kendi karakteristik üretim aracını yani makineyi bizzat ele almak ve makineleri makinelerle yapmak zorunda kalmıştı. Böylece ilk olarak kendine…
-
“Manifaktür, (1) döneminden devralınan haberleşme ve ulaştırma araçları da çok geçmeden, üretimin baş döndürücü bir hız kazandığı, üretimin geniş bir alana yayıldığı, sermaye ve işçi kitlelerinin devamlı surette bir alandan diğerine deplase olduğu ve dünya piyasalarında yeni ilişkilerin ortaya çıktığı modern endüstri dönemi için dayanılmaz ayak bağı olmuşlardı.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I,…
-
“Bir iş, hammaddenin bir üretim aşamasından diğerine geçirilişine kadar insan eli ile yapılan bir iş olmaktan çıkartılıp makineler tarafından yapılır ise o iş o kadar mükemmelleşir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 23, 24) kitabından birebir alınmıştır.
-
“John Stuart Mill; “Şimdiye kadar yapılmış bütün icatlar, insanoğlunun katlandığı günlük zahmeti azaltmış mıdır? Bu, sorulmaya değer” diyor. Ne var ki, insanın günlük zahmetinin hafiflemesi, makinelerin kapitalist biçimde kullanılmasının hiçbir şekilde amacı değildir. İşçinin çalışma süresinin karşılığını almadan kapitaliste bıraktığı kısmının büyümesi için, emeğin üretme gücünü arttıran her gelişme gibi, makinelerin malları ucuzlatması ve işgününün…
-
“Bugün burjuvazinin karşısında yer alan sınıflar arasında tek devrimci sınıf proletaryadır. Öteki sınıflar, büyük endüstri geliştikçe, yok olup gideceklerdir; Proletarya, büyük endüstrinin kendi öz ürünüdür. Aşağı orta sınıflar, küçük imalatçı, küçük tacir, zanaatçı, köylü, bunların hepsi orta sınıf olarak varlıklarını korumak için burjuvaziye karşı mücadele ederler. Bunlar tutucudur, çünkü tarihin akışını tersine çevirmeye çalışırlar. Alıntı:…
-
“Sermaye tekeli, kendisi ile birlikte ve kendisinin hükmü altında gelişen üretim biçiminin ayak bağı olur. Üretim araçlarının santralizasyonu (merkeze toplanması) ve işin toplumsallaşması, sonunda, bunların kapitalist kabuklarıyla uyuşamadıkları bir noktaya gelir dayanır. Kabuk kırılır. Kapitalist özel mülkiyetin saati çalmıştır (sonu gelmiştir). Mülksüzleştirenler, mülksüzleştirilirler.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974…
-
“Manifaktür; ulusal üretime ancak pek yavaş bir şekilde hâkim olmuş ve asıl dayanağı daima şehirlerdeki el sanatları ile taşrada tarımsal faaliyetlerin yanı sıra bir yan faaliyet olarak yürütülen bir ev sanayii olmuştur.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 568) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Sanayi…
-
“Bir ülkenin iç pazarı, kapitalist üretim biçiminin muhtaç olduğu genişlik ve istikrarı, ancak, kırsaldaki ev sanayisinin yok olması ile kazanabilirdi.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 568) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Feodal düzendeki çözülme ile birlikte açıkta kalan maiyet (emir altında çalışanlar) ile uşak durumundaki kimseler, birbiri peşi sıra gelen darbelerle toprakları zorla ellerinden alınıp köylüler, serbest bir proletarya meydana getirmişler ve bu insanlar yeni doğmakta olan manifaktürler tarafından aynı hızla yutulmuşlardır. Öte yandan, alışageldikleri yaşam biçiminden ansızın kopartılan kimseler yeni düzenin disiplinine kendilerini aynı hızla uyduramamışlardır.”…
-
“İşçi nüfusunun düşkünler tabakası ve yedek sanayi ordusu, ne kadar büyük ise, resmi sefalet ve düşkünlük de o kadar geniş ve yaygın olur. Bu, kapitalist üst birikimin mutlak genel kanunudur.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 549) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Her bireysel sermaye, şu ya da bu büyüklükte bir üretim araçları konsantrasyonu (yoğunlaşması) olup, büyüklüğüne uygun olarak, şu ya da bu büyüklükte bir işçi üzerinde kumanda edebilme gücünü elinde tutar.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bizzat iktisatçılara (ekonomistlere) göre, bir ücret yükselmesine yol açan şey, ne toplumsal zenginliğin mevcut hacmi ve ne de halen sahip bulunulan sermayenin büyüklüğü olmayıp, sırf ve sadece birikimdeki devamlı büyüme ve bu büyümenin hızlılık derecesidir. A. Smith şöyle der; “Ücretleri yükselten aynı neden, yani sermaye artışı, emeğin üretken yeteneklerinin artmasına yol açar ve daha küçük miktarda…
-
“Şu halde sözde bir tabiat kanunu şekline sokulmuş kapitalist birikim kanununun, aslında ifade ettiği şey ancak şudur; bizatihi birikimin mahiyeti (içeriği), emeğin istismar (Sömürülmesi- kötüye kullanılması) derecesinde ya da fiyatında, kapitalist ilişkinin durmadan yenilenmesini ve bunun gittikçe büyüyen boyutlarla yeniden-üretimini tehlikeye sokabilecek böylesine bir düşmeyi ya da yükselmeyi zaten konu dışı eder. Nesnel zenginliğin işçinin…
-
“Adam Smith’in de dediği gibi, “Kâr düşerken bile sermayeler yine de artabilir, hem de eskisinde bile daha hızlı artabilirler. Hatta büyük bir sermaye küçük bir kârla, genel olarak, küçük bir sermayenin büyük bir kârla artması halinden de daha hızlı artar.”” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf.…
-
“Bir ülke, kitlelerin baskısı aynı kalırken ne kadar çok proletaryaya (sanayi işçisine) sahipse o kadar çok zengin olur.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 374) kitabından birebir alınmıştır.