Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Ekonomi, Tekeller
-
“İş gücünün değeri ortalama işçinin alışılagelmiş düzeydeki gerekli üretim araçlarının değeri ile belirlenir. İş gücünün değerinin belirlenmesinde ayrıca diğer iki faktör daha rol oynar. Bunlardan biri, iş gücünün üretim biçimi ile birlikte değişen yetişme ve gelişme giderleri, diğeri iş gücünün erkek ya da kadın, yetişkin ya da yetişkin olmayan kimsenin iş gücü oluşu ile ilgili…
-
“Kapitalist, örneğin 400 sterlini üretim araçlarına 100 sterlini işçi ücretlerine olmak üzere, toplam olarak 500 sterlin yatırmış bulunuyor olsun. Artık-değer oranı, varsayıldığı gibi %20 ise bu durumda kar oranı %4 olur %20 olmaz.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 226) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir bireysel işçi, kendisi için gerekli iş zamanı ne kadar kısa olursa, o kadar fazla artıkemek sağlayabilir, bunun gibi, çalışan nüfusun zorunlu tüketim araçlarının üretimi için gerekli kısmı ne kadar küçük olursa bunun başka işler için kullanılabilecek kısmı o kadar büyük olur. Kapitalist üretim bir kere varsayılınca, artık işin büyüklüğü, diğer bütün şartlar aynı kalmak…
-
“Toplumsal üretimin az ya da çok gelişmiş şekli bir yana, emeğin üretkenliği doğal koşullara bağlı kalır. Bunların hepsi, bizzat insanın kendi mahiyetine (ırk v.b.) ve doğal çevresine atfedilebilir. Dış doğal koşullar ekonomik bakımdan iki büyük sınıfa ayrılırlar; birincisi verimli topraklar, balık dolu sular v.b. gibi tüketim araçları şeklindeki doğal zenginlikler; ikincisi, güçlü şelaleler, ulaştırmaya uygun…
-
“Emek belli bir üretkenlik derecesine ulaşmış olmadan, işçinin bu şekilde kullanabileceği zamanı, böyle artık zaman olmadan, artıkemek ve dolayısı ile de kapitalistler, köle sahipleri, feodal beyler, kısaca büyük mülkiyet sahibi sınıfı olmaz. Herkesin emeği ancak kendi yiyeceğini üretmeye yetecek kadar olsaydı, mülkiyet diye bir şey olmazdı.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II –…
-
“Kapitalist üretim biçimi aynı zamanda, şehirli işçinin fiziki sağlığını ve toprak işçisinin entelektüel hayatını tahrip eder….. Kapitalist tarımdaki her ilerleme, sadece işçiyi soyma sanatında bir ilerlemeden ibaret olmayıp aynı zamanda toprağı soyma sanatında da bir ilerlemedir; belli bir zaman aralığı için toprağın verimliliğinin yükseltilmesinde kaydedilen her ilerleme aynı zamanda, bu verimliliğin devamlı kaynakların mahvedilmesi konusunda…
-
“Üretim sürecinin maddi şartları gelişir ve üretim süreci gittikçe daha toplumsal bir faaliyet halini alırken, bunun kapitalist şeklinin doğurduğu çelişki ve çatışmalar olgunlaşır ve böylece yeni toplumu meydana getirecek unsurlarla birlikte eski toplumu kökünden değiştirecek güçler sağlanmış olur.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 207) kitabından…
-
“Burada en sonunda şu iki husus önemli rol oynamıştır; bir kere, daima ve tekrar ve tekrar görülmüştür ki, sermaye toplumsal üretim alanlarının ancak bazı noktalarında devlet denetimi altına sokulur sokulmaz, diğer noktalarında çok daha ölçüsüz bir sömürü ile uğradığı kaybı telafi imkânı bulmaktadır. İkinci olarak, bizzat kapitalistlerin kendileri rekabet şartlarında eşitlik, yani emeğin sömürüsü konusunda…
-
“Modern endüstrinin teknik temeli devrimcidir; oysa daha evvelki bütün üretim biçimlerinin dayandıkları teknik temel esas itibarı ile değişmeye karşı tutucu bir temeldi.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 182) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1978): Çok önemli bir tez. Tekniğin devrimci gücü, çalışan insanların yaşam kalitesini…
-
“Makine ile elde edilen her ürün, söz gelişi makine ile dokunan bir metre kumaş, makinenin yerini aldığı işçinin elle dokuduğu aynı kumaştan daha ucuza mal olduğu için, şu mutlak kanuna ulaşırız. Makine ile üretilen nesnenin toplam miktarı, makinenin ortadan kaldırdığı zanaat (küçük el işçiliği yapan kişi, zanaatkâr, esnaf) veya Manifaktür biçimi işletmede elde edilen ürünün…
-
“James Mill, Mac Culloch, Terrens, Senior, j. St. Mill ve bunlar gibi daha birçok burjuva iktisatçısı, işçileri işlerinden eden bütün makinelerin aynı zamanda ve zorunlu olarak işsiz kalan bu aynı işçileri çalıştırmaya yetecek kadar bir sermayeyi de serbest bıraktığını ileri sürerler. Şimdi, bir halı fabrikasında bir kapitalist yüz işçiyi çalıştırmakta ve adam başına yılda 30…
-
Ure; “İyileştirilip düzeltilen makinelerin hiç değişmeyen amacı, el işçiliğini azaltmak yani fabrikanın üretim zincirindeki bir halkayı insan yerine demirden bir cihaz koyarak tamamlamaktır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İngiliz pamuk makinelerinin Hindistan’da yaptığı etki kötü bir hal aldı. Hindistan’daki İngiliz Genel Valisi 1834 yılında şunları bildiriyordu: “Buradakine benzer bir sefalete ticaret tarihinde hemen hemen rastlanamaz. Hindistan ovaları, pamuklu dokumacıların kemikleri ile bembeyaz oldu.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İşçinin makine ile bunun kapitalistçe kullanımı arasındaki farkı görememesi ve dolaysı ile saldırılarına maddi üretim araçlarının kendisine değil de, bunların toplumsal sömürü aracı olarak kullanılmalarına karşı yöneltmeyi öğrenmeyi, zaman ve tecrübeyi gerektirir.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İlk defa olarak makinenin ortaya çıkışından beri, işçi, sermayenin maddi varlık şekli olan iş-aracının kendisi ile savaşmaya başlamıştır. İşçi, üretim aracının bu özel şekline karşı, bu şekil kapitalist üretim biçiminin maddi temeli olduğu için, başkaldırır.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 92, 93) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Artıkdeğerin iki faktöründen biri olan Artıkdeğer Oranı makine kullanımı ile ancak, diğer faktör olan işçi sayısı küçültülerek, büyültülür.” Alıntı: Kapital – Ekonomi Politiğin Eleştirisi I, II – Karl Marks (1974 1. Baskı, Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1978): Marks’a göre İngiliz Sanayisinin 1848 ile 1865 yılları arasında göstermiş olduğu aşırı gelişme ve büyümenin…
-
“Diğer bütün şartlar aynı kalmak üzere veri olarak alınan bir işgününde (Mesaide) çalıştırılan işçilerin sayısı iki katına çıkacak olsa, makineler ve binalara yatırılmış bulunan sabit sermaye miktarının iki katına çıkarılması gibi hammaddelere, yardımcı maddelere v.b. yatırılan sabit sermayenin de iki misline çıkarılması gerekir. Makine ve binalara yatırılan sermaye sabit kalırken işgünü uzatılacak olursa, üretimin hacminde…
-
“Bir makinenin uğradığı aşınma ve yıpranma iki türlüdür. Biri tıpkı paraların dolaşım sırasında aşınıp yıpranmaları gibi kullanılmalarından, diğeri kullanılmadan kınında tutulan kılıcın paslanması gibi kullanılmamalarından ileri gelir. Bu sonuncusu makinenin malzemesi ile ilgilidir. İlki kullanımı ile az ya da çok doğru orantılı iken, ikinci tür aşınma ise belli bir ölçüde ters orantılıdır.” Alıntı: Kapital –…
-
“Buhar gücü ile işleyen çekiç için de aynı şey söz konusudur. Bunun her günkü aşınma ve yıpranması ile kömür v.b. tüketimi her gün dövdüğü büyük miktardaki demir kitlesine dağıldığı için yüzlerce kiloluk bir demire ancak pek küçük bir değer eklenmiş olur, oysa bu dev yapılı araç çivi çakmakta kullanılacak olsaydı, bu eklenen değer çok büyük…
-
“Bunların her ikisi için yani gerek makine ve gerekse alet için, yapılan ortalama günlük masrafları….. Nedeniyle ürüne aktardıkları değer parçasını düşecek olursak, tıpkı insan emeğinin hiçbir rolü ve katkısı olmadan tabiatın kendi kendine sağladığı güçler gibi sağladıkları hizmeti bedava olarak yaparlar. Makinenin üretken iş görme gücü aletin üretken iş görme gücünden ne kadar büyük olursa,…