Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • Mekke Büyük Şerifi ve İslamiyet’in kutsal yerlerinin koruyucusu, 10. Haziran 1916 da, sarayının penceresinden tüfeğini uzatarak Türk kışlasına doğru bir el ateş etti.  Bu Arap isyanının ilk işaretiydi. Emir Hüseyin bu isyanı büyük gizlilik içerisinde hazırlamıştı. T. E. Lawrence .. askeri istihbarat tarafından Emir Hüseyin’in birliklerine gönderilmişti. Lawrence ve diğer arkadaşları, askeri trenleri, köprüleri ve…

  • Kabil’den dönen bir İngiliz şöyle diyordu; “Afganistan’daki tek dostumuz Kral Habibullah’tır.”  geri kalan herkes İngiliz aleyhtarıydı.  İngiltere’nin ülkelerini 1839 ve 1879 da istila edip başkentlerini işgal etmelerini de unutamıyorlardı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 166) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1998): Habibullah, Allah’ın sevgilisi demek. Fakat halkının düşmanı.

  • 28.06.1914 Almanya’da şahinler, ünlü doğu bilimcisi Max Von Oppenhaim ve Alman Genelkurmay başkanı Helmut Von Moltke, Hindistan ve Kafkasya’da şiddetli ayaklanmalar başlatarak, İslam fanatiklerinin İngiliz ve Ruslara yönlendirilesi için ısrar ediyordu.  Şahinler arasında Prusyalı çelik kralı August Thyssen de vardı. Thyssen Kafkasya’nın maden ve petrolleri ile ilgileniyordu.  Cihadın diğer bir savunucusu da Berlin Üniversitesi Türk…

  • İngiliz sefiri hemen Dışişleri Bakanlığına telgraf çekip darbeyi bildirdi ve cuntanın kesinlikle Alman karakterli olduğu uyarısında bulundu. .. Enver .. Ateşli bir Alman yanlısı olarak tanınırdı. Darbecilerin planlarını on gün önce sefire açtıkları ve onun da onları bundan vazgeçirmek için bir şey yapmadığı ve ilgilileri uyarmadığı sonradan anlaşıldı. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter…

  • Wilhelm ve Enver Hindistan düşleri görüyorlardı.  1909’da Londra’da Hindistan Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sir William Curzon bir Hintli, Dhingra tarafından öldürülüyor. Suikastçı mahkemede; “Nasıl Almanların sizin ülkenizi işgal etmeye hakkı yoksa, sizin de benim ülkemi işgale hakkınız yoktur!”  diyordu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 66) kitabından birebir alınmıştır.

  • Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı.” “Yüzyıllarca süren doğulu despotizmin yerini bir anda demokrasi almıştı.” 1908 Temmuzunda Wilhelm’in Osmanlı İmparatorluğunu ele geçirme planlarına göründüğü kadarıyla nihai bir darbe indi.  Kendilerine Jöntürkler adını veren, demokratik görünüşlü bir gurup ihtilalci, ordudan da destek görerek Abdülhamit’i, otokratik yetkisini, seçilmiş bir parlamentoya devretmeye zorladı. Türkler, Araplar ve…

  • Alman mühendis ve askeri stratejistleri ilk başta şimdiki Ankara üzerinden geçen hattı istemişlerdi. Ancak Ruslar buna şiddetle itiraz etmişler, bunun kendilerinin Kafkasya’daki stratejik ve ticari çıkarlarını doğrudan tehdit edeceğini ileri sürmüşlerdi.  1904 sonbaharında ilk 200 km’lik yol tamamlandı ve Sultan’ın doğum gününde trafiğe açıldı.  Almanların niyeti, demiryolunu Bağdat’tan Basra Körfezinin başına kadar uzatıp oraya yeni…

  • Kayzer Wilhelm’in Doğu ziyareti 18 Ekim 1898’de İstanbul’da başladı.  Gösterişli bir kabul, .. Halk onu çılgınca alkışladı.  Kayzer’in amacı Berlin’den Basra körfezine ve belki de oradan da doğuya İngiliz Hindistan’ına kadar uzanacak olan, Berlin – Balkanlar – İstanbul hattı ve birisi Ankara diğeri Konya’ya giden iki hat zaten vardı. .. İmparator istediği imtiyazı almıştı. Almanlar…

  • Britanya Hükûmeti 1895’te, yıkılması durumunda Osmanlı İmparatorluğunun bölüşülmesi için bir teklif hazırladı ve Almanya’ya cömert bir parça sundu.  Berlin buna şaşırtıcı bir ilgisizlik gösterdi. Gerçekte Wilhelm parçayı değil bütünü istiyordu. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan’ın onayıyla iç bölgeleri araştırmak ve kaynakların bir envanterini çıkarmak ülkeye Alman uzmanlar gönderildi.  Max Von Oppenhaim,… Irak ve Suriye’de çok dolaştı, haritalar çıkardı, her kişi ve aşiretin sahip olduğu ev ve çadıra kadar her şeyi not etti.  Oppenhaim bir süre sonra İngiliz casusu olarak anılmaya başladı.  Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…

  • Doğu’nun cami ve Pazar yerlerinde Alman İmparatorluğunun gizlice İslam dinini seçtiği söylentileri yayılmaya başlamıştı. Hatta kendisine verdiği adla Hacı Wilhelm Muhammed, kılık değiştirerek Mekke’ye hacca bile gitmişti. Davaya yakın olan Müslüman bilginleri, Kur’an’da Wilhelm’in müminleri kâfir boyunduruğundan kurtarmak için Allah tarafından görevlendirildiğini gösteren esrarengiz ayetler bile bulmaktaydılar. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk…

  • 1839’da Sultan’ın hizmetinden Berlin’e dönüşünde amirlerine Türkiye’yi daha dikkatle izlemelerini rapor etti. Ülkenin Alman nüfûzuna hazır bir duruma geldiğini iddia ediyordu. İmparatorluk Balkanlardan geçecek bir demiryoluyla, hem ekonomik hem de askeri açıdan Berlin’e bağlanabilirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 26) kitabından birebir alınmıştır.

  • Askeri Heyet resmiyette Osmanlı yetkililerinin hizmetindeyse de Berlin Goltz’un İstanbul’daki varlığından yararlanacaktı.  General sadece İmparatorluğun dört bir yanında istihbarat toplamakla kalmıyor, Alman üreticileri için çok değerli silah anlaşmaları da yapıyordu. Böylece Essen’li Krupp Sultan’a ağır toplar, Berlinli Loewe tüfek ve makineli tüfek sağlıyordu. .. Bu arada, başlarında büyük Deutsche Bank’ın bulunduğu Alman bankaları da İngiliz…

  • Sultan gibi İran Şahı da .. Almanların ülkesiyle ilgilenmesini özendirmeye hevesliydi. Bismarck’a, askeri ve sivil danışman istediğini bildirdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bismarck Almanya’nın dış politikasının başında olduğu sürece bu durum böyle kalacak ve yayılmacıları düş kırıklığına uğratacaktı. Ancak 1858 yazında II Wilhelm babasının yerine Alman İmparatoru oldu. Kısa zamanda ateşli bir yayılmacı olduğunu gösterdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 29) kitabından birebir alınmıştır .

  •   .. Sol kolu gelişmedi, diğerinden birkaç santim kısa.. Ana-babasının kendisini sevmediklerinin farkına varması, onu aşırı derecede hırslı, hayranlık peşinde koşan ve tiyatral tavırlar takınmaya eğilimli bir kişi yaptı. .. karakterindeki bu bozukluklar kendisinin bir dahi lider olduğu inancıyla da birleşince, tüm dünya için çok trajik sonuçlar yarattı. .. Bismarck, sonunda, dengesiz kabul ettiği kişi…

  • Alman sanayii 1880’lerden sonra tanınmayacak kadar değişmişti. Ülke 15 yıl içinde bir tarım devletinden, modern bir sanayi devletine dönüşmüştü.  1907 de Avrupa’nın en büyük çelik üreticisi Britanya’nın önüne geçmişti. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Alman Kayzer’i Wilhelm, 1914 yazında … İngiltere’ye karşı onun Doğu’daki gücünü sonuna kadar yok edecek bir cihat başlatmaya yemin etti; “Konsoloslarımız ve temsilcilerimiz tüm İslam dünyasını bu yalancı ve vicdansız millete karşı ayaklandırmalıdır.” emrini verdi. Alıntı: İstanbul’un Doğusunda Bitmeyen Oyun – Peter Hopkirk (Yeniyüzyıl Yayını – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.

  • 29 Ocak 1971 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde, Deniz Gezmiş’in babasına yazdığı mektup yayınlanır.   “Baba sana her zaman müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni.  Küçüklüğümden beri hep evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim. …. “ Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 196)…

  • Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir.           Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir.   Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…