Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Emperyalizm
-
“Copernicus 1543 Yılında, ölüm zamanında, De Revolituonibus’u yayınlarken eklediği bir epilogda, keşfine inanmadığını söylüyor ve inanılmamasını istiyordu…. Mustafa Kemal bir revolüsyonerden daha çok bir restoratör olarak ortaya çıktı. Her revolüsyon, kanatlarını taşır; uçlarını besliyor. Her devrim, kendisini ileriye götüren, geçmiş ile hesabını şiddet yoluyla kesen uçlarıyla birlikte gelişiyor; Hesaplaşma daha arkadan geliyor. Vesvese ölçüsünde kuşkucu,…
-
“Bir; Silahlı müdahale ile iktidarı ellerine alanlar, yalnız geliş tarihini belirleyebiliyorlar. Gidiş zamanı iradelerinin dışına düşüyor…. İki; Askeri müdahalenin başlattığı temel siyasal davalar sona ermeden, silahlı müdahalenin etkisinin sona erdiğini ileriye sürmek mümkün görünmüyor…. Üç; İktidar hırsı nedir? Devlet Başkanlığı, Hükümet, genel müdürlüklerin çok büyük bir bölümü, yasama organı askerileştirilmiş, davaların çok büyük bir bölümü…
-
“Türkiye’nin stratejik önemini savunmak tutuculuktur. Türkiye’nin stratejik önemi, Türklerin aşağılık duygusunun bir başka anlatım biçimi oluyor. Türkiye’nin stratejik önemine inanılması dış alanda tüm özgürlüklerini ortadan kaldırıyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 442 ile 449 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ali Fuat Paşa yazıyor; “Stalin bizi 22/23 Şubat 1921 gecesi kabul etmişti. Stalin; “Sizinle ittifak akdedemeyiz (anlaşma imzalayamayız) çünkü İngilizlerle ticaret muahedesi (antlaşması) yapacağız. Bundan amaç ticaret anlaşmasının Fransa ile … İngiltere’nin ve sonuç olarak Amerika’nın rekabetini tevlit etmek (doğurmak) ve bunların bizlere karşı olan ittifakını (birliğini) parçalamaktır. Biz muhtaç olduğumuz maddeleri İngiltere’den alır ve…
-
“Tanzimat döneminde Başbakanlığa Dışişlerinden gidilmesi Birleşik Krallığı hatırlatıyor. Londra’da Dışişleri Bakanlığı’na Başbakanlığın staj yeri olarak bakmak mümkün. Tanzimat Türkiye’si ile gücünün doruğunda İngiltere birbirinin aynıdır, birisi dişi diğeri erkek.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Sivas “Genel Kongre Beyannamesi’nin” 7. Maddesi; “Milliyet esaslarına riayetkâr (uyumlu) ve memleketimize karşı istila emeli beslemeyen herhangi devletin fenni, sınai, iktisadi yardımlarını memnuniyetle karşılarız.”” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Goltz Paşa 16.10.1899’da Berlin’e bir rapor gönderiyor ve bu rapor Türklerin eline geçiyor. Goltz Paşa diyor ki; “Hamit Almanya’dan yana değil tam güvenemiyorum. Onu Alman yanlısı yapabilirim. Ona karşı yakında bir ayaklanma düzenlerim, onu da bastırarak kendimize bağlarız.” diyor. Bunun için kullanacakları Paşaların adlarını da veriyor. Bu R. , M. , ve H. Paşalara daha…
-
“Saidi Kürdi (Saidi Nursi) okuma yazma bilmiyor, düşüncelerini müritlerine, kâtiplerine yazdırıyor. 31 Mart ayaklanmasına öncülük eden İttihat-ı Muhammedi Fırkasının başında Derviş Vahdeti ve Saidi Kürdi var. Sultan Hamit’e karşı olan 13 Nisan ayaklanması Sultan ile anlaşıyor. Sultan’ı kurtarmak için yola çıkan Hareket Ordusu ise Hamit’i tahttan indiriyor…. Sina Akşin ..”Hareket Ordusu’nun masraflarının Almanya ve Avusturya…
-
“İttihat ve Terakki içinde eli kalem tutanlar, Hüseyin Cahit Yalçın, Maliye Nazırı Cavit Bey, Kurucu Dr. Abdullah Cevdet, net bir İngilizci çizgi izliyorlar. Sabahattin de (Prens) burada duruyor. Eli silah tutanlar, ordudan gelenler… Almancı bir politikanın sahibi görünüyorlar. Eli silah tutanlardan Yakup Cemil, İngilizlere dönüyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi…
-
İş gücüne değerinin ödendiğini varsayacak olursak, şu alternatifle karşı karşıya kalırız; emeğin üretme gücü (üretkenliği) ve normal kullanım yoğunluğu veri ise, artıkdeğer oranı ancak iş gücünün mutlak azaltılması ile yükseltilebilir; Diğer yandan iş gücünün sınırları belli ve veri ise artıkdeğer oranı ancak unsurlarında, yani gerekli- emek ve artıkemekte meydana gelecek bir nispi büyüklük değişmesiyle yükseltilebilir…
-
(İlber Ortaylı’dan alınmış:) “Akif, Trablusgarp Savaşı sırasında Sırat-ı Müstakim’de, “Osmanlı ve İslam Muhibbi (seveni) Almanlara Açık Mektup” yayınlıyor.” “Biz mahvolursak doğunun anahtarı Almanların değil rakiplerinin eline geçecektir. Doğuyu korumak ve uygarlaştırmak, doğuya doğru Osmanlı ile birlikte gitmek, Doğu’yu al! Ticaret ve sanayi için kazanmak… işte kendisini bilen Osmanlı ve Alman Hükümetleri için büyük bir program.” Alıntı:…
-
“… normal sohbet sırasında ve kalabalık içinde, Hilmi’nin “Herkes bir meslek (siyasi ideoloji) sahibi oldu, ben bir şey olamadım, ne olsam acaba?” sözleri üzerine Baha Tevfik’in “Sosyalist ol be Hilmi!” dediğini Münir Süleyman yazıyor. Hilmi o arada Sosyalizmin ne olduğunu soruyor. Baha cevap verip anlatıyor. Sosyalist Hilmi veya daha sonra Sosyalist Fırkanın yayın organı İştirakten…
-
“…başlarında Okul Komutanı Süleyman Paşa olmak üzere Harbiye öğrencileri harekete geçiyor. Taşkışla ve Gümüşsuyu barakalarındaki askerler de İstanbul Komutanı Refik Paşa’nın komutasında Dolmabahçe Sarayını kuşatıyorlar. Artık Aziz’in tahtta son günü gelmiştir. Aydınlar Partisinin (Aydınlardan oluşan siyasi bir birliğin) darbeden önce Murat Efendi ile anlaştığı biliniyor. Murat Efendi tahta çıkıyor, ama kendisi deli çıkıyor. Yerine aklı…
-
“Gerçek olan şudur; Türk tarihinde bazı sultanlar, Türk tarihindeki bazı Cumhurbaşkanlarından çok daha fazla halkını sevmiştir. Ayrıca yapıcı bir sultan olduğu için Sultan Hamit, halkı tarafından da sevilmiştir. Sultan Hamit aydınların çok kızdığı ve halkının çok sevdiği bir sultan olmuştur. Sultan Hamit, halkına yol, eğitim, güven, hastane verebilmek için canla başla çalışmıştır. Ancak,…
-
“14 Temmuz 1880’de iki taraf arasında yapılan bir sözleşme ile Osmanlı Hükümeti, Osmanlı rütbesi ve üniforması taşıyacak bazı asker ve sivil uzmanları kadrosuna alıyor. Times Gazetesi “İstanbul’da Alman subayları” başlığı altında tepkisini ve hayretini yazdı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 350) kitabından birebir alınmıştır.
-
“9 Mayıs 1876 günü, Fatih Camii Medreselerinde 250 softa (dini eğitim gören öğrenciler) dersleri bırakma kararı aldı. Çok kısa bir zaman içinde 5.000 softanın bir araya gelerek bir mitingi başlattıkları görüldü. Öğrenciler hızla silahlanmaya başladılar. O sırada Rusya’nın İstanbul Büyükelçisi olan Graf İgnatiyef, 1875-1877 yıllarına ilişkin anılarında, softalara silah ve para dağıtımını İngiliz Hükümetinin yaptığını…
-
Türk Aydını bir Paşaya intisap ederek geliyor ve bilincinde değil ama bir dayanak buluyor; Bu sistem Osmanlı Paşaları için bir devlete intisap biçimini alıyor ve sürüyor. … sivrilmiş olan ya da sivrilmek isteyen Paşalar içinde bu sürecin dışında kalan yok. (Bu sürecin) çok zaman başlatıcısı Paşanın kendisidir. Hüseyin Avni Paşa, hastalığını bahane ederek Avrupa’ya gitti…
-
“Türkçülük, çaresizlikten doğuyor. …Ernest Jaeck adlı bir Prof. Almanya tarafından Pantürkizm’in resmi yöneticiliğine teorisyen olarak atandı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 181, 182) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mustafa Celalettin Paşa 1869’da “Eski ve Yeni Türkler” adlı kitabı yayınladı. Türkçülük akımının ilk büyük isimlerindendir. Mustafa Kemal, O’nu Türk Dilini Tetkik Cemiyetinin başına getirdi. Nazım Hikmet’in annesinin dedesidir. Bu Mustafa Celalettin Paşa’nın asıl adı, Konstantin Borjenski (Konstantin Polkonic Borjenski) olduğu biliniyor. Polonyalıdır ve asil bir aileden geliyor. Konstantin Borjenski 1848 yılında Polonya İhtilaline katılıyor, payına…
-
(İlber Ortaylı’nın II. Abdülhamit Döneminde Osmanlı İmparatorluğunda Alman Nüfuzu adlı kitabından;) “Colmar Freiherr Vo der Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. On iki yıllık ilk çalışma döneminde Harbiye Mektebi’nde ders kitabı olarak okunmak üzere 4000 Sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı.” “Öncelikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden…