Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Emperyalizm

  • Tıp öğrenimi yoksul halka kapatıldı. Tıp eğitimi çok pahalı hale getirildi. Tıp, profesyonelleştirildi. Doktorluk; ayrıcalıklı, iyi para kazanan mesleğe dönüştürülerek kapitalizme eklemlendi! Sf. 52 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1900’de 22 homeopatik üniversite vardı; 1923 yılında sadece ikisi kaldı. Tıp fakültelerinden mezun olan kadın hekim sayısı yüzde 33 oranında azaldı. 1950’lerde ABD’deki tüm homeopati okulları kapatıldı; artık homeopati öğretilmeyecekti! O dönem Beyaz Saray’da sağlık ve eğitimden kim sorumluydu: Nelson Rockefeller… Nihayetinde ABD’de… Sağlığa odaklı homeopati yenildi… Hastalığa odaklı “endüstriyel tıp” yani “kapitalist tip” anlayışı…

  • Rockefeller, kendisinin benimsediği tıp anlayışının halka ulaşmasını neden istemedi? Ayrıca sadece o değil; homeopati anlayışını yok eden bir diğer isim olan Flexner Raporu destekçisi Andrew Carnegie de homeopatiyi kendine uyguladı ama topluma ulaşmasını engelledi. Bilime inandıkları için değil herhalde! Sf. 48 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019…

  • Ve bu “kutsal rapordan” sonra ABD deki “alternatif tıp”-“tamamlayıcı tıp” denen “homeopati”, “osteopati”, “naturopati” gibi tıbbi uygulamalardan vazgeçmeyen hekimlere ağır saldırılar başladı. Bu disiplinlerde eğitim sunan tıp fakültelerinin müfredatından bu dersler çıkarıldı. Hekimler hapse atıldı; okulları kapatıldı… Bu yeni bir “cadı avı” idi. Şifa vericiler tarihin bu döneminde yine ağır saldırılara tecavüzlere maruz kaldı. Sf.…

  • Güzel. Doğru. Peki, bu “okulun müfredatım”, “tıp literatürünü”, “kılavuz kitapları” kimler, nasıl hazırladı? Bu sorunun yanıtını vermek için yazıldı bu kitap… Doktorun insan sağlığı konusundaki sorumluluğunu, yalnızca teşhis-tedavi çerçevesinde sınırlayacak tip eğitimi kimler tarafından dünyaya dayatıldı? Beden “baş suçlu” nasıl yapıldı? Soru çok… Sf. 36 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi…

  • Şili, Arjantin gibi askeri darbe yönetimlerinde görev alan ekonomist isimlerin hemen hepsi Rockefeller bursuyla Şikago Üniversitesinde okudu. Sf. 35 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rockefeller ailesinin 1857 yılına kadar uzanan belgeleri New York Rockefeller Arşiv Merkezi’nde (The Rockefeller Archive Çenter) saklanıyor… Arşiv araştırmacılara açık. Fakat bazı “kutular” kapalı; okunması yasak. Bunlar arasında Türkiye’ye ait bazı bilgiler de var. Erişim niye yasak? Neyi saklıyorlar? Sf. 25 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019…

  • Dikey yaklaşım; belirli bir sağlık sorununu çözmek için, özel bir yöntemin ve örgütün kullanılmasını esas alan yönelim. Kalıcı olmayan kampanyalarla enfeksiyon hastalıkları gibi kontrol olanaklı bir veya birkaç hastalığın üzerine yoğunlaşarak, tüm uygulamaları bu konuya odaklamak. Aşı kampanyaları gibi… Bu yönelim; küresel güçlere büyük ölçüde bağımlı olmayı gerektiriyor. Sınırlı sayıda sağlık sorunları üzerine konsantre olduğu…

  • Anne sütü yerine süttozu kullanılması gibi… Süttozu 10 milyar dolarlık pazardı. Özellikle azgelişmiş ülkelerde anne sütü bırakılır ve bebeklerin süttozu almaları sağlanırsa bu pazar daha da genişleyecekti… Sf. 21 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kızımla Adana’ya gitmiştik. Çok zayıf buldum. Adana yanıyordu. Çocuğun tahammülü yoktu sıcağa. Banyolu odası olan otel aradık, “Toros Oteli” dediler. Banyolu odasını tuttuk. Öğle zamanı soğuk bir duş, uykudan sonra bir soğuk duş daha. Hava serinleyince çarşıya çıktık. Dönüşte otel kâtibi; -Odanızı değiştirmek istiyoruz, dedi. -Neden? -Amerikalı bir karı koca geldi. Onlar banyosuz yapamazlar da……

  • Marshall Planı’yla yurdun her köşesine giren Amerikalılar Ovacık düzüne de spor uçaklarıyla indiler. Sabah. Munzur’un son sistem oltalarıyla avladıkları alabalıklarını öğleyin sofralarına uçurdular. Hayvancıkların nesli azalıncaya kadar Ovacık Belediyesi’ne, bu balık avcılarından balık başına bir para almalarını söylediğim zaman gözlerini büyük büyük açarak: -Hiç misafirden pare alınır? Ayıptır! Cevabını verdiler. Ey bütün varını yabancılara cömertçe…

  • İki sene sonra yine Kırby arabasıyla geldi ve Köy Enstitüleri konusunda araştırma yaptı. Birçok köy ve kazalara çocukları beraber götürüp teslim ettik. Aradan ne kadar geçti bilmem, Mrs. Kurby bana 380 ‘küsur sahifelik “Türkiye’de Köy Enstitüleri” kitabını hediye olarak gönderdi. Sf. 94 Alıntı; Dağ Çiçeklerim – Sıdıka Avar, (Öğretmen Yayınları, İnternetten PDF, Ekim 2011 –…

  • Kırby’nin telini alıp gece 2’de istasyona karşılamaya gittim. Başında kırmızı bere, bej bir palto, kürklü kocaman pabuçlar ve sırtında bir hamal yükü kadar büyük çanta ve yatağı ile vagon penceresinde. -Helo Miss Kırby! -Helo Mrs. Avar! -Welcome to Elazığ. -Hoş bulduk Mrs. Avar. Çok güzel Türkçe konuşuyordu. Okulda ona hazırladığımız revirdeki yerine getirdik. Bizimle 22…

  • Aubrey’in manevî âleme doğru bir yolculuğa çıkmasıyla Tür­kiye büyük bir dostunu kaybetmişti ama Amerikalı işadamı Crane bu boşluğu doldurarak İngiliz Aubrey’in miras bıraktığı misyona sahip çıktı. 1924 Temmuz’unda Mustafa Kemal’in ricası üzerine Crane, Türk maarif sistemi hakkında bir rapor hazırlaması için Rockefeller’ın kurduğu Chicago Üniversitesi’nden John Dewey’i gönderdi. Sf. 451 Ağustos ayında Ankara’ya geçerek Mustafa…

  • Mudanya Konferansı 3 Ekim 1922’de başladı ve 11 Ekim’de mütareke imzalandı. Mustafa Kemal’in Aubrey ile olan dostluğu meyvelerini vermeye başlamıştı. Yunanlıları destekleyen Lloyd George liderliğindeki Liberaller ile Ankara’yı destekleyen Aubrey ve emperyalist Leo Amery’nin de içinde bulunduğu Muhafazakâr­ların arası iyice açıldı. Hâriciye Nâzırı Lord Curzon da Başvekil Lloyd George’un inatçılığından ve tek başına hareket etmesinden…

  • 28 Eylül’de (1922) Mustafa Kemal, İzmir’de tekrar Bouillon ile görüştü ve askerlerinin ilerleyişini durdurmayı ve Mudanya’da sulh anlaşması yapmayı kabul etti. Aubrey’in gitmesine lüzum kalmamıştı ama Koalisyon Hükümetinin Başvekili Lloyd George intihar etmeye kesin kararlıydı. Bütün amme efkârı aleyhinde olduğu halde, hâlâ Türklerle savaşılmasını istiyordu. Mustafa Kemal’e derhal çekilmesini, aksi taktirde ateş açılacağını bildiren bir…

  • Bir sahne hatırlıyorum, fakat Çankaya’da değil, Ankara Zi­raat Mektebi’nde. Yunan ordusu, Sakarya nehrinde bir müddet durdurulmuştu; fakat geri püskürtülememişti. Sf. 424 Bazıları ağlamaklıydı. Orta yaşlı Türk kadınları için belki hâlâ bıkkınlık fakat – bir ev ve evi geçindirecek kadar yeterli miktarda para dışında tek istek­leri olan emniyet, cazibe ve mahremiyet manasına gelen başör­tüsünün yokluğu yüzünden,…

  • Osmanlı Bankası’nın İstiklâl Harbindeki yardımları bu ka­darla kalmamıştı. Bankanın rehberliğinde kurulan Düyûn-u Umumiye’nin reisi Sir Adam Block, Ankara Hükümetinin ve Bü­yük Millet Meclisi İdaresinin yıllık bütçeleri ve mâli durumu hak­kında rapor hazırlayarak 12 Nisan’da İstanbul’da İngiliz Yüksek Komiseri Sir Horace Rumbold’a sunmuştu. Raporda Ankara’nın mâli açığının hangi kalemlerle kapatılacağı ve bir sonraki sene­nin yıllık bütçeleri…

  • Ankara Anlaşmasıyla beraber Fransa’nın Ankara’daki Milli­yetçilere desteği had safhaya çıktı. Anadolu’da işgal ettikleri yerlerden çekilen Fransızlar, ellerindeki topları ve silahları Ankara’ya teslim ettiler. Fransız subaylar bizzat Kemalist orduda vazife al­dılar. Ayrıca 100 bin Alman tüfeğini ve yanında süngülerini ve silah başına bin mermiyi üç parti halinde Antalya ve İnebolu’ya indirerek Kemalistlere verdiler. Milliyetçilerin Paris temsilcisi…

  • Halide Edip Ankara’ya gitmişti gitmesine ama aklı da geride bıraktığı iki oğlunda kalmıştı. Crane’den onlara yardımcı olma­sını istedi. Bunun üzerine Crane, 15 Temmuz’da İstanbul’daki Amerikan Askerî Konsolosuna, Halide’nin çocuklarının maari­fini üzerine alacağını, gerekli muameleleri yapmalarını yazdı. Muameleler derhal başlatıldı ve Crane’in New York’taki ofisi Halide’nin çocuklarını Amerika’ya getirtti. King-Crane Komisyonun­dan Profesör Lybyer, çocukları alıp Illinois…