Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Emperyalizm
-
Sevr’e giden heyette Damat Ferit’in dışında, Aubrey’in diğer dostu Filozof Rıza Tevfîk de vardı. İkisi de İngilizlerin Milliyetçilere düşman olduğunu düşünüyor ve bir an evvel sulh gelsin istiyorlardı. Sf. 391 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ankara’da Meclis’in açılışı bayram havasında geçti. 23 Nisan 1920’de önce Hacıbayram Camii’nde dualar edildi ve kurbanlar kesildi, sonra da eski İttihat ve Terakki merkezi olan binada Büyük Millet Meclisi açıldı. İstanbul’un işgalinden kaçan mebuslar, Kuzey Amerika çiftçilerinin Amerikan İstiklâl Beyannamesinden sonra yaptığı toplantılara benzer şekilde, atlarıyla gelip atlarını meclisin önündeki parmaklığa bağladılar. Bu arada Yunan…
-
Gitmemesinin diğer bir sebebi de Fransızlardan İstanbul’un işgal edileceğini öğrenmesiydi. Mustafa Kemal, İstanbul’daki Milliyetçilere haber göndererek, işgalden sonra mebuslardan hükümet kurmaya yetecek kadar kısmının Ankara’ya gelmesini istedi ve geleceklerin yol masrafı için Osmanlı Bankası’na para yatırdı. Sf. 380 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık,…
-
Ankara’ya gelmiş ve ilk gecesini Vehbi Koç’un ortağı Yahudi Yasef Ruso’nun evinde geçirmişti. Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıktığı zaman Padişah’tan aldığı para dışında elinde, İttihat ve Terakki Komitesi tarafından kendisine verilen paralar bulunuyordu ama onun daha fazlasına ihtiyacı vardı. Bu yüzden Anadolu’ya geçer geçmez Kâzım Karabekir’den Bolşeviklere adam gönderip anlaşma yapmasını istemişti. Sf. 375 Alıntı; İngiliz…
-
Mustafa Kemal’in İngilizlerin onu sevdikleri için Kürtleri bir nizama sokmaya çalıştığını düşündüğünü de raporuna ekledi. Raporun sonunda Lawrence, Mustafa Kemal ile Enver’i kıyaslıyordu: “Mustafa Kemal, oradaki [Çukurova-Kilikya] Fransız faaliyetlerinden kaygılanıyor. Kendisi şimdi İngiliz yanlısıdır. Çünkü (Montagu, C. Amery ve Aubrey Herbert’ten oluşan) Türk yandaşlarımıza güveniyor. Sf. 369 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey…
-
Mustafa Kemal’in Pera’da görüştüğü ve İngiltere Hükümetinin reisi Lloyd George ile yakın bağlantıları olan Rahip Frew, Damat Ferit’e İngilizlerin artık Mustafa Kemal’e karşı olduğunu söylüyor ve ona karşı cephe alması için Sadrazam Ferit’i kışkırtıyordu. Buna inanan Damat Ferid, Anadolu’da kendi hükümetlerini kuran Milliyetçiler üzerine asker göndermek istedi ama İngilizler bunu kabul etmedi. Hatta Heyet-i Temsiliye’nin…
-
Kongre esnasında birileri, Elaziz Vâlisi Ali Gâlip ve İngiliz istihbaratçısı Binbaşı Noel’in, İstanbul Hükümetinin desteğiyle Mustafa Kemal’in üzerine asker gönderip Milliyetçi Hareketi dağıtacağı dedikodusunu yaymıştı. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Ali Gâlip ve Binbaşı Noel’in derhal tevkif edilmelerini emredip üzerlerine bir ordu gönderdi. Ali Gâlip Sivas’a gitmesi emredildiği halde oyalanıyordu. Milliyetçiler gelince geride okumaları için birtakım…
-
Anadolu artık halaskâr [kurtarıcı] Mustafa Kemal’in gelişini bekliyordu. O ise yola çıkmadan önce son hazırlıkları yapıyordu. İstanbul Harbiye Nezâreti’nde İngiliz İrtibat Subayı olan Yüzbaşı John G. Bennett ile görüşmüş ve ona İngilizlerin kontrolü altında büyük bir Türk ordusu teşkil etmeyi teklif etmişti. Başka bir gün de İtalyan bir işadamının bürosunda İtalyan Yüksek Komiseri ve mason Kont…
-
Mustafa Kemal, ertesi gün otelde Daily Mail gazetesinin muhabiri ve Aubrey’in arkadaşı George Ward Price ile buluştu. George’a, “Eğer İngilizler Anadolu için mesuliyet kabul edecek olurlarsa, tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir salâhiyet dâhilinde hizmetlerimi arz edebileceğim münâsip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim” dedi ve kendisini Karadeniz Ordusunun…
-
Genç Türkler, iktidara gelir gelmez hükümete çok sayıda İngiliz müşavir aldılar ve Osmanlı donanmasını İngiltere’ye, orduyu Almanya’ya ve mâliyeyi de Fransa’ya emanet ettiler. Sf. 179 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.
-
O yabancı, o topraklarda yaşayan, korkudan ya da ölçüsüz ihtiraslarından dolayı mutlu olmayan insanların desteğiyle oraya gelip yerleşecektir; Etolyalıların Romalıları Yunanistan’a çağırdıkları gibi. Romalılar, her girdikleri eyalete yerli halk tarafından çağrılmışlardır. İnsanın tabiatında var: Güçlü bir yabancı bir eyalete girer girmez oradaki daha güçsüzler, kendilerinden üstün olana duydukları kin sebebiyle hemen o yabancıya katılıp bir…
-
Sultan Abdülhamid, Mısır’da ‘Caisse de la dette publique’ misalinde olduğu gibi, devlet tahvillerini ellerinde bulunduranların 1881’de Düyûn-u Umumiye İdaresi’ni kurmasına müsaade etti. İdarenin müdürü, İstanbul İngiliz Sefâretinin eski tercümanı Adam Block’tu. İdâre, Mısır’da olduğu gibi, vergi ve gümrük gelirlerine doğrudan el koyabiliyordu. Sf.66 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan…
-
Winston Churchill, Sovyetlerin Doğu Avrupa’yı yutmakta olduğu ve daha fazlasını kapmaya hazır oldukları uyarısında bulundu. “Bu arada” diye uyardı, “halklarımızın dikkati harap ve tükenmiş olan Almanya’ya baskı uygulamakla meşgul olacak ve Ruslar, bunu seçmeleri durumunda Kuzey Denizi’nin ve Atlantik’in sularına kısa zamanda ilerlemeye açık olacaklar.” Churchill daha sonra kendisinin de Mayıs 1945’e kadar “Rus kütlesinin…
-
Bir ET olarak John’un görevi, üçüncü dünya ülkelerini alt- yapı yatırımları için inanılmaz – hatta gerekenden çok yüksek miktarlarda borç almaya ikna etmek ve bu kalkınma projelerinin Halliburton ve Bechtel gibi ABD firmalarına verilmelerini garanti etmek idi. Bu ülkeler bir kere büyük miktarlarda borç yükü altına girince, ABD hükümeti ve ona bağlı uluslararası yardım kuruluşları,…
-
John Perkins dört hayat yaşamıştır: Bir Ekonomik Tetikçi (ET) olarak; başarılı bir alternatif enerji şirketinin, ET geçmişini açıklamadığı için ödüllendirilen CEO’su olarak; bir yerel kültürler ve Şamanizm uzmanı ve bu uzmanlığını, bir ET olarak yaşami hakkındaki sessizliğini koruma sözüne sadık kalmaya devam ederken, ekolojiyi ve sürdürülebilirliği desteklemek için kullanan bir öğretmen ve yazar olarak ve…
-
Olaylar göründükleri gibi değil. NBC’nin sahibi General Electric, ABC’ninki Disney ve CBS’ninki Viacom olup, CNN ise devasa bir AOL Time Warner şirketler topluluğunun parçasıdır. Gazetelerimizin, dergilerimizin ve yayınevlerimizin büyük çoğunluğunun mülkiyeti – ve idaresi – büyük uluslararası şirketlerin elindedir. Medyamız, şirketokrasinin bir parçasıdır. İletişimimizin neredeyse tamamını kontrol eden memurlar ve yöneticiler yerlerini bilir: Hayatları boyunca…
-
Eylemlerinin ekonomik büyüme yarattığı gösterilebildiği sürece – ki böyle bir büyümeyi hemen her zaman gösterebilirler – ET’ler, çakallar (1) ve ordular çoğalmaktadır. Bir şehri bombalayıp onu yeniden inşa ettiğinizde tahmin, ekonometri ve istatistik gibi “taraflı” olabilen bilimleri kullanarak ekonomik büyüme verilerinde büyük bir fırlama olmuş gibi gösterebilirsiniz. Sf. 293 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları –…
-
Dünya standart para birimi olarak doları kabul etmeye devam ettiği sürece, bu aşırı borç şirketokrasi için ciddi bir engel oluşturmaz. Ancak, başka bir para birimi gelip de doların yerini almaya kalkacak olursa ve ABD’nin alacaklılarından bazıları (örneğin, Japonya veya Çin) alacaklarını istemeye karar verirse, bu durum radikal olarak değişir. ABD, kendini birdenbire son derece tehlikeli…
-
Böylece, Ekvador gibi ülkelere, hiçbir zaman geri ödemeyeceklerini bildiğimiz borçlar veririz; hatta borçlarını ödemelerini istemeyiz de; elimize koz veren, bizim diyetimiz olan da budur. Normal şartlar altında, sonunda kendi kaynaklarımızı tüketme riskini taşırız; sonuçta, borç veren hiçbir kimse, geri gelmeyen çok fazla miktarda borcu kaldıramaz. Ancak, bizimkiler normal şartlar değildir. ABD’nin bastığı paranın arkasında altın…