Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Evrim, Darwin
-
Tarihin en kesin yasalarından biri de şudur: Lüksler zamanla ihtiyaç hâline gelir ve yeni zorunluluklar ortaya çıkarır. İnsanlar belli bir lükse alıştıklarında bir süre sonra onu kanıksarlar. Onu yaşamlarında hep bulundururlar ve bir süre sonra onsuz yaşayamaz hâle gelirler. Sf. 99 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları,…
-
O hâlde buğday çiftçilere ve bu arada yetersiz beslenen Çinli kıza ne verdi? İnsanlara, birey olarak hiçbir şey vermedi. Öte yandan bir tür olarak Homo sapiens’e çok önemli bir katkı yaptı. Buğday yetiştirmek, insanlara toprak miktarına oranla çok daha fazla gıda üretme şansı verdi, bu da Homo Sapiens’in katlanarak çoğalmasını sağladı. Sf. 94, 95 Alıntı;…
-
Homo sapiens’in vücudu bu tür işler için evrimleşmemişti. Geyiklerin arkasından koşmaya, elma ağaçlarına tırmanmaya uygundu, kaya toplamaya veya su kovası taşımaya değil. İnsanlar bunun bedelini omurga, diz, boyun ve bel ağrılarıyla ödediler. Eski iskeletler incelendiğinde tarıma geçişin insanlara bel fıtığı, eklemlerde kireçlenme ve diğer fıtıklar olarak geri döndüğü görülmektedir. Dahası, bu yeni tarımsal işler o…
-
Tarım Devrimi’ni bir de buğdayın gözünden değerlendirelim. 10 bin yıl önce buğday sadece Ortadoğu’nun bazı bölgelerine sıkışmış yabani bir ottu. Birden bire birkaç bin yıl içinde tüm dünyada yetişmeye başladı. En temel evrimsel hayatta kalma ve üreme kriterlerine göre dünya tarihindeki en başarılı bitkilerden biri oldu. Sf. 92 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah…
-
Peki, neden tarım devrimleri Ortadoğu, Çin ve Orta Amerika’da ortaya çıktı da Avustralya, Alaska veya Güney Afrika’da ortaya çıkmadı? Sorunun cevabı çok basit: çünkü çoğu hayvan ve bitki türü evcilleştirilemez. Sapiens lezzetli mantarları toplayıp yünlü mamutları avlayabilir, ama bunları evcilleştirmek söz konusu bile değildir. Mantarlar evcilleştirmek için fazla güvenilmezdir, dev hayvanlar ise çok vahşi. Atalarımızın…
-
10 bin yıl önce, Sapiens tüm vaktini ve enerjisini birkaç hayvan ve bitki türünün yaşamını değiştirmeye adayınca değişti. Gündoğumundan günbatımına kadar insanlar tohum ektiler, bitki suladılar, kökleri topraktan söktüler ve koyunları bereketli çayırlara sürdüler. Bu çabanın onlara daha çok meyve, tahıl ve et olarak geri döneceğini düşünüyorlardı. İnsanların yaşamında bir devrimdi bu: Tarım Devrimi. Tarıma…
-
Atalarımızın doğayla uyum içinde yaşadığını iddia eden doğaseverlere inanmayın. Sanayi Devrimi’nden çok önce, Homo sapiens en çok bitki ve hayvan çeşidini ortadan kaldıran tür olma rekorunu elinde tutuyordu. Biyoloji tarihindeki en ölümcül tür olmak gibi şaibeli bir özelliğimiz var. Sf. 85 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları,…
-
Sungir bulgularının gösterdiği gibi mamut avcıları sadece hayatta kalmamış, zenginleşerek iyi bir yaşam sürmüşlerdi. Zaman geçtikçe gruplar mamutları, mastodonları, gergedanları ve ren geyiklerini kovalayarak daha ilerilere doğru yayıldılar. 14 bin yıl önce bu av kovalamacası bazı insanları kuzeydoğu Sibirya’dan Alaska’ya doğru sürükledi. Elbette yeni bir dünya keşfettiklerini bilmiyorlardı. Hem mamutlar hem de insanlar için Alaska…
-
Avustralya’daki yok oluşun asıl kurbanları olan büyük hayvanlar yavaş ürerler. Hamilelikleri uzundur, doğan yavru sayısı azdır ve hamilelikler arasında uzun zaman boşlukları olur. Dolayısıyla insanlar birkaç ayda bir diprotodon öldürse bile bu diprotodon ölümlerinin doğumlardan fazla olmasına yeterdi. Birkaç bin yıl içinde son yalnız kalmış diprotodon da ölür ve türün tamamı tükenmiş olurdu. Sf. 79…
-
Eğer Avustralya’daki yok oluş istisnai bir durum olsaydı, insanların lehine şüphe ederdik. Fakat tarihsel kayıtlar Homo sapiens’in bir ekolojik seri katil olduğunu gösteriyor. Sf. 78 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.
-
Avustralya yerleşimcileri veya daha doğru bir deyişle fatihleri sadece uyum sağlamakla kalmadılar, Avustralya ekosistemini tanınmayacak duruma gelecek ölçüde değiştirdiler. Sf. 76 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Animizm belirli bir din değildir. Birbirinden çok farklı binlerce din, kült ve inanç için ortak bir tanımdır. Bunların hepsini “animist” yapan şey dünyaya ve insanın dünyadaki yerine karşı ortak yaklaşımlarıdır. Eski avcı toplayıcıların muhtemelen animist olduğunu söylemek modern öncesi tarım toplumlarının muhtemelen teist olduğunu söylemek gibidir. Teizm (Yunanca tanrı anlamında “theos”tan), evrensel düzenin insanlar ve…
-
1896’daki Fransız hukuk sistemi de, testere, bisiklet ve yay imal eden bir metal işleme atölyesini ailesinden miras olarak devralan Armand Peugeot otomobil işine girmek istediğinde bu şekildeydi. O da bu amaçla sınırlı sorumlu bir şirket kurdu. Kendi adını verdiği şirket, kendisinden bağımsız bir varlıktı artık. Arabalardan biri bozulduğunda, satın alan kişi Peugeot’yu dava edebilirdi, ama…