Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
about
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
Yasa’nın 3. Maddesiyle bu ağaların gayrimenkulleri de kamulaştırılıyordu. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 102, 103) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu yasa hiç kuşku yok, antidemokratiktir, ancak, topraksız köylüler üzerindeki ağa ve bey baskısını kaldırmayı amaçladığı için devrimci izler taşımaktadır. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2002) Bu yasanın amacı Kürtlerin bir araya toplanmasını engellemek, onları Türklerin içinde eritmek. Bunu da yasanın gerekçesinde zaten açıklamışlar. Bu açıklamada…
-
B) Bu kanunun yayınından önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adet ile aşiretlerin şahsiyetlerine ve onlara izafetle reis, bey, ağa ve şeyhlerine ait olarak tanınmış, kayıtlı, kayıtsız bütün gayrimenkuller devlete geçer. Bu kanun hükümlerine ve devletçe tutulan usullere göre bu gayrimenkuller, muhacirlere, mültecilere göçebelere, naklolanlara, topraksız ve az topraklı çiftçilere dağıtılıp…
-
“Ana dili Türkçe olmayan nüfus birikimlerinin men’i ve mevcutlarını dağıtılması ve bu suretle milli birliğin korunması.” Olarak açıklanıyor. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.
-
4 Temmuz 1927 tarihinde çıkartılan “Bazı Eşhasın Şark Mıntıkasından Garp Vilâyetlerine Nakillerine Dair Kanun” ile Diyarbakır ve Ağrı çevresinden 1.400 kişi Batı İllerine sürülmüştü. Alıntı: Kürt Dosyası – Uğur Mumcu, (Sf. 82) kitabından birebir alınmıştır.
-
Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
(İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…
-
1932 baharında… “Şimdilik bırakın da halk siyasetin dışında kalsın… Ülkeyi on yıl ya da on beş yıl ben yönetmeliyim. Ondan sonra belki açıkça konuşmalarına izin verebilirim.” Sf. 237 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.
-
Menemen’e askeri birlikler gönderdi. Askerler binlerce Türk’ü yakaladılar ve alelacele kurulmuş Sıkıyönetim Mahkemesi asilerin elebaşlarından yirmi sekizini Şeyh Mehmet’in Kubilay’ı öldürüşüne denk bir vahşilikle astı. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.
-
Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…
-
Kendi heykellerinin yapılmasını emretti. Ankara’da çıplak modellerle çalışacak karma bir sanat okulu açtı. Batı müziğini yerleştirmek istiyordu. Türklerin Araplardan öğrendikleri genizden gelen, kedi sesine benzeyen yüksek sesten vaz geçilmeliydi. En son çıkan Viyana Valslarını son moda zenci cazını ve fokstrotu ülkeye getirmişti. Sf. 213 Herkesi, bakanları, mebusları ve bürokratları .. baloda dans etmeye mecbur etti.…
-
Ali utanç içindeydi. İsmet’le münakaşa etmişti. Kendisi ve bir arkadaşı için hükümette bir görev istemişti. İsmet ise reddetmiş; bu külhanbeylerden hiç birinin kendi işine karışmasına izin vermeyeceğini açık açık söylemişti. Ali, İsmet’in konuşma tarzına içerlemişti. Mustafa Kemal’e kendisi ortadan kalkacak olursa, İsmet’in derhal onun yerine geçeceğini ima etti. İsmet sağırdı ama bu sözleri açıkça duydu.…
-
Çiftliğin ortasına bir havuz emri; “Marmara Denizi modelinde bir rezervuar yapın.” Diye emretti. “Ve boyutlarının tam olarak doğru olmasına dikkat edin.” Mösyö Yencke emri yerine getirdi. Bu çok büyük paraya mal oldu.” Sf. 215 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Selam” yasaklandı. .. Selam vermek üzere şapkanın baştan çıkarıldıktan sonra ne kadar kaldırılacağı belirlendi. Eski üçlü temennanın yerini tokalaşma aldı. Sf. 210 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mustafa Kemal; “Devrimler dökülen kanlar üzerinde yükselmelidir.” Dedi. .. Ülkenin dört bir yanına askeri birliklerle beraber İstiklâl Mahkemeleri gönderdi. Bunlar yüzlerce Türk’ü astı, kurşuna dizdi ve dayak cezasına çarptırdı. .. Onları hapislere düşmekten dayaktan ve celladın ilmeğinden koruyacak olan, ne buldularsa başlarına giydiler. Sf. 206, 207 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong,…
-
Güce inanıyordu; “Ancak kılıçlı el hükümdar asası tutabilir.” Şeklindeki Tatar atasözünü şiar edinmişti. Acımasızdı. Sf. 204 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye’yi gizli polis, casuslar, sivil polisler, ajan provokatörlerden oluşan geniş bir sistem kapladı. Mustafa Kemal padişahlıktan miras kalan bu sistemi geliştirmiş ve daha da yaygınlaştırmıştır. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 194 ile 195 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
O, tam yetkili bir diktatördü. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türk lirası düşüyordu, kredi kaynakları kaybolmuştu. Türkiye’de hiç sermaye kalmamıştı. İsmet de yenisinin gelmesini engelliyordu. .. yabancı bankerlerle görüşmeyi reddediyor, onları sövgülerle kovuyordu. İsmet hükümette olduğu sürece hiç kimse Türkiye’ye borç vermemişti. Büyük İzmir limanı yıkıntı hâlindeydi ve yeniden inşa etmek için iki yıldır hiç bir şey yapılmamıştı. İstanbul kasıtlı bir iflâsın içine sürüklenmişti. ..…