Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Faşizm, Despotizm

  • Rıza’nın kendisine Hânedan adı olarak aldığı “Pehlevî” sözcüğü, eski İran dillerinden birisinin adıdır ve buna İranca’nın atası demek te mümkündür. Rıza, dilin atasını soyadı yaparken, Kemal Paşa milletin atasını ad olarak almıştır. Sf. 51 Alıntı: Bakış – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Ekim 1996 – Sf. 13, 14) kitabından birebir alınmıştır.

  • Chomsky ve meslektaşlarına tamamıyla katılıyorum; medya ifade özgürlüğünün önündeki engeldir ve işin kötüsü medya düşünceyi daha oluşum hâlindeyken boğup çarpıtmaktadır. Sf. 315 Profesör Pierre Rosanvallon yaşadığımız çağı “tele demokratik” olarak isimlendiriyor ve temsili parlamenter sistemin çöktüğüne dikkat çektikten sonra … Parlamenter sistemin çözülmesiyle ya da mevcut siyasi sistemin işlevini yerine getirememesiyle doğan boşluğun, medya tarafından…

  • (İlhan Selçuk’un Demirel’i darbelerin demokratlaştırdığını iddia etmesi üzerine;) İlhan, kasaba gitseydi lop lop etlerin darbe indikçe pirzola olduklarını görürdü, ben darbenin bir demokrat – yetiştiren değil, pirzola yapan etkisi olduğunu biliyorum. İlhan Selçuk’un “Demokrat pirzola” ile “demokrat Demirel” düşüncelerini karıştırdığını sanıyorum. Sf. 283 Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997…

  • 1932 baharında…  “Şimdilik bırakın da halk siyasetin dışında kalsın… Ülkeyi on yıl ya da on beş yıl ben yönetmeliyim. Ondan sonra belki açıkça konuşmalarına izin verebilirim.” Sf. 237 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 237) kitabından birebir alınmıştır.

  • Menemen’e askeri birlikler gönderdi. Askerler binlerce Türk’ü yakaladılar ve alelacele kurulmuş Sıkıyönetim Mahkemesi asilerin elebaşlarından yirmi sekizini Şeyh Mehmet’in Kubilay’ı öldürüşüne denk bir vahşilikle astı. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 236) kitabından birebir alınmıştır.

  • Altı yıldır ülkeyi Halk Fırkası idare ediyordu. Sonuç; Ekonomik ve mali çöküntü nedeni ile tam bir felaketti; Ülkenin gelirlerinden çok daha fazlasını işe yaramaz yollara, gereksiz demiryollarına ve belediye parkları gibi pahalı oyuncaklara harcamışlardı. Kişisel maddi çıkarları için devlet tekelleri yaratmışlardı. Sf. 229, 230 Ve sürekli değişen yasalar yüzünden hiçbir gemi Türk limanlarına uğramaz olmuştu.…

  • Kendi heykellerinin yapılmasını emretti. Ankara’da çıplak modellerle çalışacak karma bir sanat okulu açtı. Batı müziğini yerleştirmek istiyordu. Türklerin Araplardan öğrendikleri genizden gelen, kedi sesine benzeyen yüksek sesten vaz geçilmeliydi. En son çıkan Viyana Valslarını son moda zenci cazını ve fokstrotu ülkeye getirmişti. Sf. 213 Herkesi, bakanları, mebusları ve bürokratları .. baloda dans etmeye mecbur etti.…

  • Ali utanç içindeydi. İsmet’le münakaşa etmişti. Kendisi ve bir arkadaşı için hükümette bir görev istemişti. İsmet ise reddetmiş; bu külhanbeylerden hiç birinin kendi işine karışmasına izin vermeyeceğini açık açık söylemişti. Ali, İsmet’in konuşma tarzına içerlemişti. Mustafa Kemal’e kendisi ortadan kalkacak olursa, İsmet’in derhal onun yerine geçeceğini ima etti. İsmet sağırdı ama bu sözleri açıkça duydu.…

  • Çiftliğin ortasına bir havuz emri; “Marmara Denizi modelinde bir rezervuar yapın.” Diye emretti. “Ve boyutlarının tam olarak doğru olmasına dikkat edin.” Mösyö Yencke emri yerine getirdi. Bu çok büyük paraya mal oldu.” Sf. 215 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Selam” yasaklandı. .. Selam vermek üzere şapkanın baştan çıkarıldıktan sonra ne kadar kaldırılacağı belirlendi. Eski üçlü temennanın yerini tokalaşma aldı. Sf. 210 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 210) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mustafa Kemal; “Devrimler dökülen kanlar üzerinde yükselmelidir.” Dedi. .. Ülkenin dört bir yanına askeri birliklerle beraber İstiklâl Mahkemeleri gönderdi. Bunlar yüzlerce Türk’ü astı, kurşuna dizdi ve dayak cezasına çarptırdı. .. Onları hapislere düşmekten dayaktan ve celladın ilmeğinden koruyacak olan, ne buldularsa başlarına giydiler. Sf. 206, 207 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong,…

  • Güce inanıyordu; “Ancak kılıçlı el hükümdar asası tutabilir.” Şeklindeki Tatar atasözünü şiar edinmişti. Acımasızdı. Sf. 204 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türkiye’yi gizli polis, casuslar, sivil polisler, ajan provokatörlerden oluşan geniş bir sistem kapladı. Mustafa Kemal padişahlıktan miras kalan bu sistemi geliştirmiş ve daha da yaygınlaştırmıştır. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 194 ile 195 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • O, tam yetkili bir diktatördü. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 193) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk lirası düşüyordu, kredi kaynakları kaybolmuştu. Türkiye’de hiç sermaye kalmamıştı. İsmet de yenisinin gelmesini engelliyordu. .. yabancı bankerlerle görüşmeyi reddediyor, onları sövgülerle kovuyordu. İsmet hükümette olduğu sürece hiç kimse Türkiye’ye borç vermemişti. Büyük İzmir limanı yıkıntı hâlindeydi ve yeniden inşa etmek için iki yıldır hiç bir şey yapılmamıştı. İstanbul kasıtlı bir iflâsın içine sürüklenmişti. ..…

  • Keskin bir hiciv yeteneği vardı, … onu insandan çok hayvana benzetiyordu; güçlü, duygu ya da vicdandan yoksun, kendi hayvani arzuları dışında tüm ahlâk kurallarına veya kılavuz ilkelere boş veren bir kurt! Sf. 122 Osman Ağa (Topal Osman, Paşa’nın muhafız birliğinin komutanı.) adamlarının keskin sadakatine güveniyordu; ayrıca bunlar, Mustafa Kemal’in teatral zevklerini de tatmin ediyorlardı. Sf.…

  • Halide Edip Mustafa Kemal’in durumunu anlatıyor; “… kızgınlıktan gözleri kurşunîleşmiş, kaşları aşağı sarkmış, çenesi sıkılmıştı; tavırları tehdit edici bir hâl almıştı; ‘Demek istiyorum ki herkese ne diyorsam yaptıracağım, herkes emirlerimi yerine getirecek. Hiçbir şekilde eleştiri ya da öğüt almayacağım. Kendi yolumu çizeceğim. Herkes tabii siz de, ben nasıl istersem, hiç soru sormadan, kesinlikle yerine getireceksin.’…

  • İsmet İnönü, 29 Haziran ile 15 Temmuz 1935 tarihleri arasında aniden “Doğu Gezisi” yapıyor. .. Bu gezi sırasında il ve ilçe yöneticilerine garnizon komutanlarına, “kürtlük işinin” (1) kökünün kazınması gerektiği ısrarla bildirilmiştir. Sf. 91 Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 91) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1)…

  • Bu raporda önerilen pek çok konunun gerek 1936’dan önce ve gerek 1936’dan sonra uygulandığı, devletin önemli bir politikası olarak yürürlükte kaldığı bilinmektedir.  Sf. 109  Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 109) kitabından birebir alınmıştır.

  • Raporunun son paragrafı;   “… Türk’ü büyük saadetlere kavuşturan ve Türk vatanını her gün fersahlarca ileri götüren Büyük Hükümet Şefi İsmet İnönü’den memleketin görebildiğim bir derdinin hal ve takibi için direktifler alabilmek gayesini güderek yaşadığımı arz eylerim.” Alıntı: Başkaldırının Koşulları – İsmail Beşikçi, (Yurt Kitap 1. Baskı Aralık 1991 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.