Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Faşizm, Despotizm
-
“Başbakan Rauf (Orbay, Paşa) bir jandarma müfrezesi (birliği) ile Çankaya’da Mustafa Kemal’in köşkünün yanındaki köşkü basıp, Osman’ın tevkif edilmesi emrini vermiş. Mustafa Kemal Rauf’a haber yollatmış. “-Bu adamın yanında bu kadar haşarat var. Bu iş bu kadar jandarmayla olmaz, ben askerle yaparım..” demiş. Ona Rauf aptalı da kanmış. Jandarma işini bana bizzat Mustafa Kemal anlattı.…
-
Mustafa Kemal’in de gazetesi var. Adı; Hâkimiyet-i Milliye. Kendi malı. İdaresini de Recep Zühtü’ye vermiştir. İkinci gurup (Muhalifler)Recep Zühtü’ye para verip elde etmişti…. Mustafa Kemal bunu duydu, Recep Zühtü’yü kovdu. Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi, 1967 – Sf. 1170) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Nurettin Paşa’dan (karargâhı İzmit’te) Ali Kemal’i sordum, “Şimdi görürsünüz!” dedi. Yanımızda Fransız Miralayı Mojen de var. … alevler ortasında bir sehpa, bir adam asılmış, göğsünde de büyük bir yazı ile “Artin Kemal” yazılı. Ali Kemal’in bir ayağında kundura var diğer ayağında kundura da çorap da yok. yüzü kan içinde, kafası adeta yandan yassılmış, demek sopa…
-
“Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…
-
“Mustafa Suphi ve arkadaşları, Erzurum’dan itibaren Trabzon’a kadar kademe kademe halk toplanıp bunların yüzüne tükürmüş. Türlü sözler ile bunlara hakaret edilmiş. Bunları yaptıran kısmen hükümet idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.730) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Deli Halid’e Mustafa Kemal mebusluk teklif ettiği zaman ben orada idim. Zavallı Halid; “İstemem.” dedi. “Ben Mebusluk yapamam, Pek sinirli bir adamım, kürsüye çıkar bir şey söylerim, bir Mebus itiraz eder, ben itiraza alışmamışım, tabancayı çıkarır vururum. Beni yapmayınız.” dedi. Hâlbuki bizzat Mustafa Kemal kendisini öldürttü.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ…
-
“Meğerse Ethem’i bana Mustafa Kemal “Git Rıza Nur’u tehdit et, Maarif Vekilliğinden istifa ettir.” diye göndermiş imiş. Bunu nice yıllar sonra Ethem’in yanında subay olan Eczacı Sami’den işittim. Ethem beni tehdit etmedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 668) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye…
-
“Bana Maarif (öğretim) Vekilliğini, Yusuf Kemal’e (Tengirşek) İktisat Vekâletini verdiler. Genelkurmay Başkanlığının kabineye dâhil edilmesi gibi bir hata yapıldı. Bu Müthiş bir militarizm (askerin siyasete girmesi) idi. Bunu yapan Mustafa Kemal’dir. İsmet Genelkurmay Başkanı oldu. Fevzi Paşa Milli Savunma Bakanı yapıldı. .. Mustafa Kemal aynı zamanda hem Meclis’i hem de Hükümeti elinde tutmak için İcra…
-
“Mustafa Kemal Sivas’tan Ankara’ya geleceği zaman (Aralık.1919) Ali Fuat Paşa onu himaye etmiş (korumuş) ama Ankara Valisi Ref’i Cevat’ın babası Muhittin Paşa, İngilizlerin adamı olduğundan, Vali’yi ortadan kaldırmak gerekmiş. Kırşehirli Rıza’ya söylemişler. Beş on atlı ile gelmiş Vali’yi şehirde gezmeye çıkarmış, Çankırı kapısının yakınında pusu kurmuş, Vali’yi yakalayıp götürmüş. Bunun üzerine Mustafa Kemal Ankara’ya gelebilmiş.…
-
“Ali Kemal ve beni ve daha birçoklarını Bekirağa bölüğüne tıktılar. Ertesi günü Cemal Paşa hapishaneye gelmiş, beni çağırttı; “Kaleminden zehir damlıyor, seni hudut dışına çıkartacağız. Vücudun bu devletin asayişine (güvenliğine) muzırdır (zararlıdır) ..” dedi. Ben kabul etmeyince, beni sokakta öldürmekle tehdit etti… Çıktık. Cemal kapalı araba ile gitmemi yoksa sokakta öldürüleceğimi söyledi. Ve öyle yaptık.”…
-
“Bir akşam Tokatlıyan’da yemek yerken Sada-yı Millet Gazetesi yazarı Ahmet Samim eliyle dışarı gelmemi işaret etti, çıktım. İleride duran bir subayın yanına götürdü. Bana tanıttı, Subay pek sarhoştu.. Ahmet Samim bana dedi ki; “Bu yüzbaşı bana tabancasını gösterdi. Bununla şimdiye kadar yedi kişiyi öldürdüm, seni de bununla öldüreceğim dedi. Bunlar beni vuracaklar.” dedi. Bu subay…
-
“Bir makale yazıp Yeni Gazete’de neşrettim (yayınladım). “Bu Meclis değil, adi, cansız bir makine.” ilk muhalefet bayrağını açmış oluyordum. Meclis’te Talat beni gördü. Suratı çamur gibi idi. Kulağıma eğilip “Kefenini hazırla!” dedi. ..Yaparlar mı? Yaparlar! Mukaddes Cemiyet; İttihat ve Terakki boyuna adam öldürüp duruyor. Selanikli Rami beni Meclis’te ölümle tehdit etti.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…
-
Serbest Fırkanın Başkanı Fethi Bey Mustafa Kemal Paşa ile görüşüyor ve Paşa; “En çok kavgalı olduğunuz geceler (İsmet ile Fethi kavgası) sizi soframda birleştireceğim. O zaman tekrar ayrı ayrı her birinize soracağım; “Sen ne dedin ve ne için dedin? Senin cevabın ne idi ve neye dayanıyordu? Bu günden itiraf ederim ki bu, benim için pek…
-
Madde 1; Türkiye Büyük Millet Meclis azaları (üyeleri) ile genel idari ve mahalli ve bütün müesseselere ait memurlar ve görevliler.. şapka giymek mecburiyetindedirler. Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 253) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Gazi, Kastamonu Müftüsü ile konuşuyor; “.. Şimdi sorarım, bizim kıyafetimiz medeni midir? Milli midir? Beynelmilel midir? (uluslararası mıdır)” Müftü; “Hayır! Asla !” Gazi; “O halde kıyafetsiz bir millet medeni olur mu?” Müftü; “Katiyen (Kesinlikle olmaz)” Gazi; “…bizim milletimize layık olan kıyafet, medeni ve beynelmilel kıyafettir öyle giydireceğiz. Ayakta iskarpin, fotin, bacakta pantolon, yelek gömlek kravat…
-
“Kürt İsyanından (Şeyh Sait İsyanı) 10 gün sonra, 25.02.1925’de Başvekil Fethi (Okyar) Bey Terakkiperver (Gelişmeci) Cumhuriyet Fırkası (Partisi) Reisi Kâzım Karabekir Paşa ve Umumi Kâtip (Genel Sekreter) Ali Fuat Cebesoy ve Rauf (Orbay) Bey’i davet ederek kendilerine şu tebliğde bulundu; “Size, Fırkanızı kendi kendinize dağıtmanızı tebliğ etmeye, beni memur ettiler. Dağıtmazsanız geleceği çok karanlık görüyorum.…
-
” Birinci Meclis, 1 Nisan 1923’te kendi kendisini feshederek seçime gitti. Ancak, 15 gün sonra 15 Nisan 1923’te Hıyanet-i vataniye kanunundaki değişikliği yaptı; Kanun’un 1. Maddesi şöyle değişti; “1922 yılına kadar tekemmül etmiş olan (geliştirilmiş olan) devlet şekline her ne surette olursa olsun karşı gelenlerin vatan haini sayılmaları..” Bu madde ile seçimlerde mevcut rejimin aleyhine…
-
“5 Mart 1923 günü Lozan görüşmelerinin arasındaki meclis tartışmaları; Ali Şükrü Bey; “Ben de söyleyeceğim, ben de söz isterim!” Fakat Gazi de hiddetliydi. “Bir haftadır söylüyorsunuz artık memlekete zarar veriyorsunuz.” diye bağırırken diğer taraftan da ellerini cebine sokarak birden sert ve şiddetli adımlarla Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. . bir dövüşme havası başlamıştı. Ali Şükrü…
-
“Ve Mustafa Kemal 1 Kasım 1922 tarihli Saltanatın İlgası (kaldırılması) ile ilgili kanunu “Meclis’in müttefikan (oy birliği ile) kabul edeceğini zannederim.” diyerek oylamaya sunmadı.” Alıntı: Tek Adam III – Şevket Süreyya Aydemir (1993 – Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1993) Mustafa Kemal o dönemde aynı zamanda Meclis Başkanı ve bu oturumu da o…