Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Bu sayıların ne anlama geldiğini biraz daha netleştireyim: Örneğin, insan popülasyonu içerisindeki IQ çeşitliliğine bakacak olursanız, geniş bir yelpazede dağılım gösterdiğini görürsünüz. Ortalama IQ’nun 100 olarak kabul edildiği bir skalada, Dünya üzerinde %40-50 civarında IQ’ya sahip bireyler bulabileceğiniz gibi (yani bunlar, ortalamanın yarısı veya daha azı kadar analitik zekaya sahiptirler), 200-230 IQ’ya sahip kişiler de…

  • Darwin, evrimle ilgili dört temel iddiada (postulatta) bulunmuştur. Bu iddiaların her biri doğrulandığında (postulatlar sağlandığında), evrimin gerçekleşmek zorunda olduğunu ileri sürmüştür. Bu dört iddia şu şekilde sıralanabilir: 1.Türler içerisinde kalıtsal çeşitlilik bulunmaktadır 2.Türler, hayatta kalma mücadelesi verirler 3.Söz konusu kalıtsal çeşitlilik, hayatta kalma mücadelesindeki başarıyı etkiler (arttırır veya azaltır). 4.Doğal Seçilim, bu başarıya bağlı olarak…

  • Bir argümanın bilimsel bir argüman olarak kabul edilebilmesi ve dikkate alınabilmesi için genellikle 2 temel şart ararız: test edilebilirlik ve yanlışlanabilirlik. Eğer ki bir argümanı bilimsel olarak test etmenin hiçbir yolu yoksa o argümanın bilimsel geçerliliğinden söz etmemiz mümkün değildir. Zira bilimsel olarak test edilemeyen kavramlar, bilmeyi değil inanmayı gerektirir. Bilimde ispatlara dayalı olmadan kabul…

  • Hipotezlere de kısaca değinelim… Bir doğa yasasını tespit ettikten sonra, onu açıklamak amacıyla teorilerimizi inşa ederken bazı hipotezler geliştiririz. Bu hipotezler, etrafımızda gördüğümüz, birbiriyle ilişkili gibi gözüken olay ve olgular arasındaki ilişkilerin nedenlerini izah etmek amacıyla geliştirdiğimiz, henüz ispatlanmamış veya genel geçer olarak kabul görmemiş, geçici açıklamalardır. Araştırma ve sorgulama sürecinde ileri sürülen, sınanmayı bekleyen,…

  • Evrenin dokusundan ötürü vardırlar ve bu doku değişmedikçe, kanunlar da değişmezler. Ancak kanunlar, bizlere bilgi vermek konusunda son derece kısıtlıdırlar. Bize sadece bir şeyin “ne” olduğunu söyleyebilirler; “nasıl” yada “neden” olduğunu izah edemezler. Teoriler ise, doğa yasalarının, yani kanunların çalışma biçimlerini izah eden bilgi bütünleridir. Açıklayıcı güçleri son derece yüksektir. Kanunların “neden” ve” nasıl” o…

  • Daha önceki araştırmalar dolayısıyla geniş sosyal bağları olan yaşlıların diğerlerinden daha uzun yaşayabildiklerini biliyorduk. Ama bu çalışma ilk kez sosyal bağların genç yaşlı herkeste hastalık riskini düşürdüğünü ortaya koydu. Daha şaşırtıcı olan sonuçlar arasında şunlar var: Ergenlerde sosyal izolasyon hem kötü iltihaplanmalara hem de fiziksel hareketsizliğe katkıda bulunuyor ve güçlü bir sosyal ağa sahip olmak…

  • Sevdiğiniz ve sevildiğiniz zaman bedeninizdeki her hücre maksimum kapasiteyle çalışır. Sevgi iyi ve sağlıklı olmanın en önemli koşuluysa, iyileşmek için elinizden geldiğince sevmek ve sevilmenin tadını çıkarmaktan daha iyi bir yol olduğuna inanmıyorum. Bunu da güçlü sosyal ağlar kurarak sağlarsınız. Sf. 151 Alıntı; Tahıl Beyin Yaşam Planı – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Fatma…

  • Araştırmacılar tarayıcı sonuçlarını incelerken genellikle minnet duygularını daha fazla dile getiren ve daha çok para bağışında bulunan kişilerin beyinlerinin özellikle duygularla ilgili olmayan bölümlerinin daha faal olduğunu belirlediler. Bu da minnettarlığın beyni kendine özgü bir şekilde etkileyen eşsiz bir duygu olduğunu gösteriyor. Dahası araştırmacılar minnet duygusunun hem kısa hem de uzun vadeli etkileri olduğunu keşfettiler.…

  • Minnettarlık Kasınızı Güçlendirin Bilimsel gerçeklere göre ne kadar minnettar hissedersek beynimiz de fiziksel, hatta duygusal ve ruhsal olarak o kadar dayanıklı olur. Sf. 145 Alıntı; Tahıl Beyin Yaşam Planı – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Fatma Ekin Duru, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Eylül 2017 – Sf. 145) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu, How Yoga Works isimli kitaptan bir alıntıydı ve özet olarak yaşamımızdaki en büyük hedeflere ulaşabilmemiz için “yaşadığımız bu küçük dünyada gün boyu başkalarının zarar görmesini önleme yollarını arayan alçak gönüllü ve mutlu bir ruh haline sahip olmaya çalışmamız” öneriliyordu. Sf. 13 Alıntı; Tahıl Beyin Yaşam Planı – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Fatma…

  • Machiavelli, “Kendi kanunları ve hürriyet içinde yaşamaya alışkın devletler ele geçirildiklerinde elde tutmanın üç yolu var­dır: İlki onları ortadan kaldırmak; İkincisi gidip orada yerleşip oturmak; üçüncüsü vergiye bağlamak ve içeride sana yerli halkın dostluğunu sağlayacak az sayıda kişiden oluşmuş bir hükümet ku­rarak kendi kanunlarıyla yaşamalarına izin vermektir.” Sf. 352 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu…

  • O yabancı, o top­raklarda yaşayan, korkudan ya da ölçüsüz ihtiraslarından dolayı mutlu olmayan insanların desteğiyle oraya gelip yerleşecektir; Etolyalıların Romalıları Yunanistan’a çağırdıkları gibi. Romalı­lar, her girdikleri eyalete yerli halk tarafından çağrılmışlardır. İn­sanın tabiatında var: Güçlü bir yabancı bir eyalete girer girmez oradaki daha güçsüzler, kendilerinden üstün olana duydukları kin sebebiyle hemen o yabancıya katılıp bir…

  • Mesela Nathan M. Rothschild’in hanım tarafından akra­bası olan Karl Marx, Yahudilerin, Musevilikten kurtulmadıkça, asla hür olamayacağını düşünüyordu. Sf. 56 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 56) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çünkü monarşide monark, yani kral veya sultan, zenginlik bir güç olduğu için, memle­kette kendisinden daha zengin bir kimse olsun istemiyordu. Aksi takdirde, yeterince parası olan bir kimsenin kendi ordusunu kur­ması ve sultanı tehdit etmesi mümkündü. Ayrıca kral, bankerler­den borç bile alsa, makamını onlara borçlu olmadığı için zengin­lerin taleplerini çoğu zaman yerine getirmiyordu. Hatta canını fazla…

  • Louis Pasteur’ün, “Şans, hazırlıklı olandan yanadır,” diye ünlü bir sözü vardır. Sf. 229 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Çeviri; Şelale Dalyan, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Şubat 2018 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mitokondriyal DNA’nın tamamı sadece kadın soyundan miras kalır. Üreme sırasında spermin çekirdek DNA’sı, yumurtanınkiyle birleşirken erkeğin mitokondrileri çıkarılır. Yaşamımızı sürdürebilmek için gereken enerji kaynağı olan mitokondri, tamamen dişi bir genetik kodun cisimleşmiş halidir. Bu durum sebebiyle bilim insanları, tüm insanların mitokondriyal DNA’larının bazılarını aldıkları ilk insan annesine atfen “Mitokondriyal Havva” kavramını düşünmelerini sağladı. Homo sapiensin…

  • İlk olarak modern tıbbın babası, Yunan hekim Hipokrat, MÖ üçüncü yüzyılda, “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar,” dedi. Sf. 13 19. yüzyılda insan ömrü ile vücuttaki bakterilerin sağlıklı dengesi arasında şaşırtıcı bir şekilde doğrudan bağlantı kuran Rus asıllı, Nobel ödüllü biyolog İlya Meçnikov, “Ölüm kalın bağırsakta başlar” dedi. Sf. 13 Alıntı; Beyin ve Bağırsak (Brain Maker) –…

  • 1925’ten 194l’e kadar İran Şahı olan Rıza Han, Atatürk’e hayrandı ve benzer bir politikaya soyundu: Peçe yasaklandı; mollalar tıraş olmaya ve geleneksel sarık yerine kep giymeye zorlandılar; Şii imam ve şehit Hüseyin onuruna yapılan geleneksel kutlamalar yasaklandı. Freud, herhangi bir dinsel baskı uygulamasının yalnızca zararlı olabileceğini ustalıkla görmüştü. Cinsellik gibi din de yaşamı her düzlemde…

  • Hegel’in kuramları gibi Nietzsche’nin kuramları da bir sonraki Alman kuşakça, ateist bir ideolojinin “Tanrı” düşüncesi kadar zalim bir savaş etiğine önderlik edebileceğini hatırlatacak biçimde, Nasyonal Sosyalizm politikalarını doğrulamak için kullanıldı. Sf. 508, 509 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 508,…

  • Sigmund Freud (1856-1939) Tanrı inancını olgun insanların bir yana bırakacakları bir aldatmaca saydı kuşkusuz. Tanrı düşüncesi bir yalan değildi ama psikolojiyle çözülmesi gereken bilinçaltının bir oyunuydu. Kişisel tanrı yüceltilmiş baba figüründen başkaca bir şey değildi: Böyle bir tanrı isteği, adalet, doğruluk ve yaşamın böylece sürüp gitmesi için güçlü, koruyucu bir babaya duyulan çocukça bir özlemden…