Kategori: Felsefe
-
Bu demektir ki kütle çekimi de ışığın eğimli bir yol izlemesine sebebiyet verir. Ama ışık iki nokta arasındaki en kısa mesafeyi kat eder. Bu durum, Einstein’in kütle çekiminin uzayı eğdiği sonucuna varmasına neden olmuştur. Işık eğimli bir yolda hareket eder, çünkü uzayın kendisi eğilmiştir. Sf. 61 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) –…
-
Parlak ve etkileyici insanlar genellikle herkese apaçık ve basit gelen şeyler hakkında sorular sorma yeteneğine sahiptirler. Albert Einstein’a da bu yetenek verilmişti. Sf. 32 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Zaman için tek gerekçe, hiçbir şeyin bir anda gerçekleşmiyor oluşudur.” Albert Einstein Sf. 21 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilim metodolojisi, insanların doğayı gözlemlemesine ve bu gözlemlerini diğer gözlemlerle ilişkilendirmesine dayanır. Sf. 17 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 17) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dünyanın kâinat içindeki konumuna insanın bakışının gelişimi, insan önyargısını bilimle aşmanın güzel bir örneğidir. Sf. 13 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
-
Fakat bilimden bahsediyorsak, bir hipotezin geçerli olabilmesi için deneylerden elde edilen verilerle desteklenmesi gerekir. Bilim insanları seçme şansına sahip olduklarında (diğer tüm şartlar eşitse) daha basit açıklamaları tercih etmeye meyillidirler. Sf. 12 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 12) kitabından birebir…
-
“Matematik, insanlığın bize miras bıraktığı tüm bilme araçlarından daha güçlüdür.” Rene Descartes. Sf. 10 Alıntı; İzafiyet ve Kuantum Fiziği (Yeni Başlayanlar İçin) – Steven L. Manly, (Tuti Kitap) 1. Baskı Ekim 2016 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilime göre, bir insan bir şeye bakar ve onun nasıl işlediğine dair bir hipotez (veya teori) ortaya atar. Sonra, bu hipotezi sınamak için bir deney düzenler. Deney uygulandıktan sonra, deneyin sonucuna bağlı olarak teori düzeltilir veya bir kenara atılır. Bu süreç tekrarlana tekrarlana o hadiseye dair bilimsel anlayışımız yavaş yavaş gelişir. Sf. 8 Alıntı; İzafiyet…
-
Galilei’nin cisimleri idealleştirmesiyle ve bu ideal cisimlerin devinimlerinin matematiksel bir yolla (aritmetik ve analitik geometri ile) tasvir edilmesinin yolunu açmasıyla modem bilim başlamıştır. Descartes, ruh ve bedeni (düşünce ve maddeyi), farklı tözler (kök, ilk madde) olarak kategorize ederek bu ikisi arasında varsayılacak bir fiziksel etkileşim imkânını ortadan kaldırır. Bir töz olarak maddeye, düşünce hiçbir şekilde…
-
Geçmiş şimdiden, şimdi ise gelecekten daha az entropi içerir. Sf. 80 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
-
Hume, yaptığı çözümlemede tüm felsefi bağıntıların temelinde yer alan belirlenimciliğin (determinizmin – gerekliliğin) aşağıdaki özelliklerini tespit etmiştir -Etki ile tepki, uzay ve zamanda ardışıklık veya bitişiklik (contiguous) özelliği gösterir. -Etki, tepkiden uzay (uzak, yakın vb.) ve zamanda (önce, sonra vb.) daha önce gelir. -Etki ile tepki arasındaki ilişki sabittir. -Aynı etki daima aynı tepkiyi üretir,…
-
Varlık tümüyle maddenin farklı türden açılımlarıdır. Örneğin materyalist diyalektik jargonda tinsellik, maddenin türevi olarak yorumlanır. Bu madde, maddeye dair hüküm verebilen zihinden bağımsız dışsal bir gerçekliktir. Bu dışsal gerçeklik, zihne “tümüyle” kendini açar. Bilimsel ilerleme bu anlamda, maddenin doğasının ve hareketinin bilinir kılınması süreci olarak -eninde sonunda- nedensel açıklamaya kendini teslim eder. Sf. 50 Alıntı;…
-
Bazılarının iddiasına göre sistem çevreyle dolanık durumda olduğundan ne deney ne de gözlem yinelenebilir. Çünkü sistem, ölçüm yoluyla her seferinde başlangıç koşullarına geri götürülmekte, ölçüm, sistemin bir sonraki evreye geçebilmesini mümkün kılmamaktadır. Bu yüzden kuantum ontolojilerinde ölçümün tersinir olmasının özel bir anlamı vardır. Kuantal ölçüm, otantik bir olgusallık alanında gerçekleşir; ölçümün verdiği çıktılar biriciktir. Klasik…
-
Doğanın birbirine indirgenemeyen ancak birbirine bağımlı iki yüzü vardır. Bunlardan birincisi parçacık, diğeri dalgadır. Doğa, sonsuza değin bölünebilir değildir; bir takım temel parçacıklardan müteşekkildir. Sf. 37 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.
-
Evrenin başlangıcından beri yeterince zaman geçtiği hâlde bu yok edici senaryonun niçin gerçekleşmediği klasik mekaniğin yanıtlaması gereken önemli bir sorundur. Yanıt belki şudur: Evren, şimdiye kadar kendi üzerine çökmediğine göre, atomlar kendileri olarak kalmaya devam ediyor olabilirler. Belki de şudur: Elektronların hem salınım yapmasına izin veren hem de çekirdeğe düşmelerini önleyen başka bir model vardır…
-
Birçok Grek düşünürü için varlık böyledir. Çünkü onlar, yaratıcı tanrı fikrinden yoksunlukla maddi olan varlığın kökeninin ve sınırlarının yine varlığın kendisi olduğunu doğal olarak varsaymaktadırlar. Dolayısıyla Grekler için madde, kesintiye uğratılamayan bir süreklidir. “Akla gelebilecek en küçük şeyleri bile sonsuza kadar kesip daha küçük şeyler elde edebilir[iz].” Sf. 15 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu)…
-
İşte, evren bir bütün olarak aynı atomlar ve ilkelerden hareketle açıklanabilir. Maddi olmayan özler; bilgi edinme süreci, ruh, düşünce, algı, tin, rüya, mitos, teos vd. tüm özler ve süreçler yalnızca şeffaflık ve hareket dereceleri farklı atomların birleşme ve ayrılmalarından meydana gelir. Atomlardan kurulu evrende rastlantı ve tesadüfe yer yoktur. Her şey, mekanik nedenlerle gerçekleşir. Sf.…
-
Nicelik doğanın, nitelik aklın görünürlüğüdür, edimselleşmesidir (gerçekleşmesidir, fiiliyatıdır). Akıl, nicelikleri belirlerken -nicelikler akla görünürken- nitelikleri kullanma yolunu seçmiştir. Sf. 14 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 14) kitabından birebir alınmıştır.
-
Klasik mekaniğin temel sayıltısı (kabulü) olan atom kuramının geçmişi felsefe tarihi kadar geriye, ilk filozoflardan Efesli Demokritos’a (M.Ö. 460-370) kadar gider. Demokritos için atomlar, kendi kendileriyle “aynı” kalarak sonsuz bir hareketi sürdürürler. Evren, doluluk ve boşluk atomlarından meydana gelir. Boşluk atomları, hareketin ontolojik koşullarını sağlarlar. Evrende hiçbir kuraldışılık, düzensizlik, şans veya rastlantı yoktur; düzensizlik, rastlantı…
-
Eğer, fiziksel nesneler evrenin her yerinde aynı olmasalardı, bu sayıltı (önerme – kabul) bugüne değin yanlışlanmış olsaydı, modem bilim kurulamazdı. Platon ve Aristoteles’ten beri tekilin biliminin olamayacağına inanılmaktadır. Sf. 13 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.