Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Felsefe

  • Szasz’in şu tanımlaması harikadır. “Tanrı ile konuşursanız, dua ediyorsunuz; Tanrı sizinle konuşursa şizofreniniz var! Ölüler sizinle konuşursa, bir ruhsalcısınız; ölülerle siz konuşursanız şizofrensiniz!” Sf. 381 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 381) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yalçın Küçük diyor ki: “Nerede kolaycılık varsa, orada soysuzlaşma vardır. Nerede zordan kaçış varsa, orada cehalet vardır Kolaycılık ve cehalet, ikiz kardeştir. Kolaycılık ve cehaletin, doğrulara karşı bir direnişi vardır.” Sf. 282 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 282) kitabından birebir alınmıştır.

  • Martin Luther King dedi ki: “Tüm eşitsizlik biçimleri içinde, sağlıkta adaletsizlik en şoke edici ve insanlık dışıdır.” Sf. 89 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 89) kitabından birebir alınmıştır.

  • Romalı filozof Çiçero ne dedi: ”Eski zamanlarda ne yapıldığını bilmemek, her zaman çocuk kalmaktır.” Sf. 48 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi,  1. Basım 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bütün dönemlerde, kamuoyunun kutsallaştırdığı batıl fikirlerden hiçbir tehlike olmaksızın ayrılmak mümkün olmamıştır.  Hiçbir türden buluş yapmaya asla izin verilmedi. En aydın adamların bütün yapabildikleri, kapalı kelimelerle konuşmak, çoğu kez korkak bir gönül okşayıcılığıyla, utanç içinde, yalanı gerçekle karıştırmak oldu; birçoklarının biri açık öteki gizli çifte inancı oldu. Sf. 397 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean…

  • Kesinlikle akıl erdirilemeyen Tanrısal içerik, zaten açıklanması zor görünen insan içeriğini anlatabilir mi? Bir Hıristiyan filozofa sorunuz: Dünyanın kökeni nedir? Size cevap olarak, “Kâinatı yaratan Tanrı’dır” diyecek. Tanrı nedir? Bu konuda hiçbir şey bilinmez. Yaratmak nedir? Bu konuda hiçbir fikre sahip olunmaz. Vebanın, koleranın, kıtlıkların, savaşların, kuraklıkların, su baskınlarının, depremlerin nedenleri nedir? Tanrı’nın gazabı. Sf.…

  • Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın tanrısallık tarafından gönderildiklerini söyleyen adamlar tarafından tesis edilmiştir. Sf.  389 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 389) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın anlayışına sığmayan şey, insanlara göre değildir. Metafizik olan şey, doğal yaratıklar için değildir. Sf. 386 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 386) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sıradan insanlar için yazmak ya da sıradan insanları bir darbede batıl fikirlerinden kurtarmak iddiasında bulunmak çok delice bir iş olur. Makaleler, okuyanlar, muhakeme edenler için yazılır. Halk hemen hemen hiç okumaz; daha az muhakemede bulunur, daha az düşünür; aklı başında ve sağlam kimseler aydınlanır; kültür ışıkları yavaş yavaş yayılarak zamanla halkın gözlerini etkilemeye başlar. Sf.…

  • Bize hep diyorlar ki, “Halk için bir din gereklidir. Aydın kişiler bir manevi zabıtaya muhtaç değilse de, hiç olmazsa akıl ve muhakemelerini hiç geliştirmemiş olan kaba adamlar için din gereklidir.” Aşırılığa, sarhoşluğa, hayvanlığa, saldırganlığa, hilekârlığa, her türlü aşırılıklara bu dinin engel olduğunu görüyor muyuz? Sf. 380 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah…

  • “Shakespeare”, “Hamlet” faciasında, kahramanlarından birine, yaklaşık, şu öğüdü verdirir: “Tanrı’ya yemin ederek sözünü doğrulamak isteyen kimseye güvenme; sözünü yerine getireceğine Tanrı’yı tanık gösteren, bu tanıklıktan çekinecek kadar onur ve namus sahibi değildir!” Koca bile! Sf. 379 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 379)…

  • İnsanlar ne kadar az muhakemede bulunurlarsa, o kadar kötüdürler. Vahşiler, hükümdarlar, makam sahipleri, halkın ayaktakımı, insanların en kötüleridir. Çünkü insanların en az düşüncede, en az akıl yürütmede bulunanlarıdır. Sofu asla düşünmez ve kendini akıl yürütmekten korur. Bir görüş ileri sürmekten, her inceleme ve araştırmadan korkar, her sultayı izler. Sf. 354, 355 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali)…

  • Muhakemeye, düşünmeye girişen her insan, görevlerini öğrenmekten, insanlar arasındaki ilişkileri keşfetmekten, kendi yaratılışını düşünmekten, ihtiyaçlarını, eğilimlerini, arzularını belirlemekten, seçmekten ve kendi mutluluğu için gerekli olan kimselere borçlu olduğunu görmekten kendini alıkoyamaz. Bu düşünce, topluluk halinde yaşayan bireyleri, kendileri için en esaslı ahlak bilincine doğal olarak eriştirir. Kendisini gözden geçirmeyi, eşyanın ilkelerini incelemeyi ve araştırmayı seven…

  • Bir tanrıtanımaz iyi hareket etmek, tavır ve davranışlarında iyi ve dürüst olmak için, bir sofudan daha çok nedenlere sahiptir: Bir dinsizin iyilik yapması için, ne sebep ve gerekçeleri olabileceği sorulur. Kendi kendisince beğenilmek, hemcinslerince beğenilmek, mutlu ve rahat yaşamak, varlıkları ve tabiatları, gerçek içyüzünün bilinmesi mümkün olmayan bir zatın varlık ve tabiatından daha çok bilinen…

  • Bu aklı başında felsefe, bize hissettirir ki, yolculuğumuzu hoş ve sıkıntısız bir şekilde yapmak için, bizzat kendimize zararlı olabilecek şeylerden sakınmamız ve bizi yol arkadaşlarımızın gözünde iğrenç kılabilecek şeylerden büyük bir dikkatle kaçınmamız gerekir. Sf. 350 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 350)…

  • Toplumların huzuru için, öbür dünya dini inanışının büyük önemi olduğu temin edilir. Sanılır ki bu inanış olmaksızın, dünyada insanların artık iyi davranma nedenleri yoktur. Yerküre üzerinde tavır ve hareket tarzının nasıl olması gerektiğini her aklı başında insana hissettirmek için. Korkutmalara, masallara ne gerek vardır?! Sf. 349 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah…

  • Bir kadın, dünya artık kendisinden hoşlanmadığı zaman, kendisini Tanrı’ya verir. Onun gururu, sofulukta, kendisini ilgilendiren ve cazibesinin yıkıntısını onaran bir rol bulur. Kılı kırk yaran ibadet meşguliyetleri, ona vakit geçirtir. Entrikalar, arabozucu yalan dolanlar, dini konuşmalar, söylevler, kınamalar, din gayretkeşliği, ona, sofular zümresi içinde ün ve saygı kazanma araçları sağlar. Sf. 347 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın…

  • Kültler, ağır ve milletlerin çoğunluğu için yıkımdır. Uyruklarının batıl inançlarını sürdürmekte çıkarları olduğunu gören hükümdarlar, istedikleri zaman konuşmak ve milyonlarca uyruğun ihtiras ateşini Tanrı adına alevlendirmek hakkına sahip olan demagogların oluşturduğu ve oluşturabileceği etkiyi iyi düşünmüşler midir? Çoğu kez yaptıkları gibi, bir hükümeti karışıklığa uğratmak konusunda anlaşsalardı, bu kutsal vaizler ne yıkıma sebep olurlardı! Çoğu…

  • Bir adamın kendisine yararlı ya da zararlı olanı bilmesinin mümkün olması için, öteki adamın da kendisi gibi duygulu bir varlık olduğunu bilmesi yeterlidir. Başka bir insanda, kendisine uygun olmayan duyguları kışkırtmaktan korkması gerektiğini bilmesi için, insanın hemcinsine muhtaç olması yeterlidir. Bu şekilde, hem kendisi hem başkaları için yapması gereken şeyi keşfetmesi için, duygulanan ve düşünen…

  • Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa: bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun; güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek, dert ve sıkıntıdan sakınmak, hazzı sevmek, acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak…