Kategori: Felsefe
-
İnsanların hep yücelmesini istiyorum. Doğanın en güzel ve en çok özene lâyık yaratığının insan olduğuna inanıyorum. Sf. 6 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bütün çözümlemelerimde iç dinamiğin önceliği var. Fakat hepsi dış dinamikle birlikte gelişiyor. Tekrarlıyorum; dış dinamiğe öncelik vermek, tüm güzelliklerle kötülüklerin yurt dışından geldiğini düşünmekle özdeştir; yıllardır bu tür anlayışın geçersizliğini göstermek için çabalıyorum. Bilim, eğilimlerin karşılıklı ilişkisini çözümlemek oluyor. Dış dinamiği tümden yadsımak bilim yolunu reddetmekle aynı konuma giriyor. Sf. 405 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP…
-
Çocuklara, bu nedenle, bayılıyorum: Akılları ne kadar özgür? Çocukların akılları henüz tekelsi ahtapotlar tarafından zincire vurulmamış; merakları zincir tanımıyor. Tekeller ahtapot kollarıyla, hızla, buraya senaryolar örüyorlar. Parantezi kapatıyorum ve devam ediyorum. Tekeller, sağlıklı insanların gözlerini bozan, düz gözleri şaşı yapan göz doktorlarıdır. Tekeller insanlığın akıl gözüne düşman canavarlardır. s. 247 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları)…
-
Kapitalist rejim şuna inanmak istiyor: Kemalizm bir çözümdür. Eğer okullarda ve üniversitelerde Atatürkçülük, üstelik başlangıçtaki sınırlı radikalizminden uzaklaştırılmış haliyle bile, okutulursa, Türkiye’de sosyalist düşüncelerin yeşermesine imkân kalmaz; Eylülist Rejim de buna inanmak istiyor. s. 119 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 119) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan güzel bir yaratıktır. İnsana en zor gelen kendisine ihanet’tir. İnsan işkenceye dayanabiliyor; insanın kendi kendisine ihanetine dayanması çok zor olmalıdır. s. 67 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.67) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitalizmde, aktörler küçük ve/veya küçükçe ve çok sayıda oldukları için, komployu düşünemeyiz. Ama feodalitede ve tekeliyet’te, aktörler çok büyük ve çok azlar, komplo esastır. Bu nedenle, tekeliyet’te öldürmek, seçmek’tir veya zehirle ya da hançerle yapılmaktadır. Sf. 146 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 146) kitabından birebir…
-
O halde, beğenmek veya beğenmemek hürriyeti var, ancak, “cumhuriyet” varsa, kamusal işlerin yürütülmesinde yavaşlık şarttır. Ve işlerin daha hızlı yürütülmesinde ve ölçeklerin büyütülmesinde, hiçbir zaman, erdem bulamıyoruz. “Küçük her zaman güzeldir”, demeyi sürdürüyoruz ve tabii sürdürüyorum. Sf. 132 Cumhuriyet, neden çöktü? Montesquieu’nün cevabı çok kısadır; Roma çabuk büyüdü. Gerçi Roma büyümek için kuruldu ve yasaları…
-
Edebiyat sevenlerden, henüz, despot çıkmamıştır. Bunu, tersine de çevirebiliyoruz, edebiyatı reddeden, bir Caligula’dır. Sf. 120 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 120) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kadın’a, anlam yüklenmeden koşmak, öldürmek’tir. Anlam’sız sarılmak, boğmaktır ve çok sarılmak çabuk öldürmek, demek’tir. Daha geriye gitmiyorum, Caligula bir hedonist idi ve Roma kadınsız kalmıştır. Sf. 115 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Despotizm ile irtica el eledir. Birisi varsa diğeri mutlaka oradadır; Augustian dönemin incelemesinden bunu çıkarıyoruz. Şunu görüyoruz, halka dayalı rejimler, eninde-sonunda akılcıdırlar ve ayrıca geniş tabanı var; ulûhiyet’e ihtiyaç duymamaktadırlar. Şöyle de söyleyebiliriz, cumhuriyet ile sofuluk birbirinin düşmanıdırlar. Sf. 87 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf.…
-
Profesör Barrett’in çalışmasının alt başlığı, “corruption of power” idi ve bu başlık, Lord Acton un, “power tends to cor- rupt and absolute power corrupts absolutely” teoremini çağrıştırıyor; bunu, Türkçe’de, “iktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar” şeklinde anlıyoruz. Sf. 24 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 24)…
-
Yaşamak mı, hep öğrenmek’tir ve öğrenmenin sevinci başka hiçbir yerde yoktur. O kadar öyle ki, Stefan Zweig, “öğrenmenin sevinci kalmadı” notunu yazdı ve intihar etti ve bende her gün bu sevinç yükselmektedir. Sf. 11 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 11) kitabından birebir alınmıştır.
-
Türkiye yönetici kliği, Kürt Savaşı’ndan memnundur. Bununla, Türkiye insanını transforme etmek imkânını bulduğunu düşünüyor. Sizlerin “aptallık” dedikleri, bir anlamda akıllılıktır. Türkiye, bir “düşmanlık” yaratmadan düzenini ayakta tutamıyor; bu düşmanlık masraflı olmakla birlikte pek işe yarıyor. Sf. 172 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanlığın bütününü hedef almayan hiçbir kurtarıcı, kurtarıcı değildir. Sf. 172 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ben kesinlikle demokrat değilim ve bana demokrat denmesini en büyük küfür sayıyorum; ben, özgürlükçüyüm, ben ortakçıyım, ben katılımcıyım, ben halkçıyım, ben kesinlikle demokrat değilim, ben devrimciyim. Ben aydınım ve ben sosyalist olmaya çalışıyorum. Ben demokrat değilim ve ben devrimciyim. Hiçbir demokrat, devrimci değildir. Sf. 127 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 –…
-
Felsefe ile şaka’nın bir ilişkisi var mı? Belki de “şaka”, şiddeti olmayan felsefe denemesidir. Belki de bu nedenle, ben, şiddetli eyleme dönüşmeyen faaliyetlerimde, yazı ve konuşmalarımda, “şaka” öğesini çok kullanıyorum; bir de, gülmenin insan yüzüne dans etmek ve inanmak ile birlikte, en çok yakışan üç renk olduğuna inanıyorum. Sf.125 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış…