Kategori: Felsefe
-
Ülkemizdeki pisliğin dibinde en saldırgan, en kan içici, en sömürgen, en ahlaksız, en kumarbaz, en cahil üç sektör var; pisliği üreten, tekstil, inşaat ve turizm sektörüdür. Sf. 119 Şimdi başlığını veriyorum Bir “TİT sendikacılığın son bulduğu alandır. İki, Tit te bilgiye gerek yoktur. Üç Tit, orospu ahlakının alanıdır. Dört; Son zamanlarda “dünya evine giren, bütün…
-
İhanet, kötülüklerin güvenilen eller tarafından yapılmasıdır. Hain, sadece “kalleş” değildir; hain, kendi içinizden çıkan kalleş’tir. İhanet, öldürülmeniz değildir; yakınınızın sizi öldürmesidir. Hain, güven kazanmış katildir. Bu nedenle ve tarifine uygun olarak, Madam Çiller, Netanyahu Erbakan ve Morrison Süleyman, kesinlikle hain değiller. Hain değiller, ancak ihanet için gereklidirler. Sf. 103 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış…
-
Neden mi? Bir açık nedeni var; Türk Devleti’ni yöneten “en Kemalist” yöneticiler, Kemalizm’in bittiğini görüyorlar ve gitmek istedikleri her yere, bu nedenle, Kemalizm’le değil, tarikatlarla sefer düzenliyorlar. Bu herkesin göremediği ve bizim gördüğümüz bir gerçektir; Med-Tv’deki son açık oturumda, Başkan Apo’nun, “Türk Devleti’nin Refah’a muhtaç ve mahkûm olduğu” yönündeki saptamasını da bu cümlede anlamak gerekiyor. …
-
Bütün dinler, insandan Tanrı’yı çıkardılar. Bizim işimiz, Tanrı’yı insanlaştırmak’tır. Bütün dinler Tanrı’yı gök’e çıkarmak için insanı tükettiler. Bizim işimiz, Tanrı soyutlamasını, insanı çoğaltarak tüketmek’tir. Sf. 52 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 52) kitabından birebir alınmıştır.
-
Saptamalarım önemli mi? Sonuçları, çok önemli ve çok kanlıdır. Bir: Yobazlar, bunu biliyorlar ve Kürt sorununu kesinlikle çözmezler. Bu toplumda, sosyalist mücadele ve Kürt Yükselişi olduğu sürece yobazlara yer açılıyor ve bunu biliyorlar. İki: Şimdi sosyalist kanadımız zayıftır ve Kürt Mücadelesi bittiği anda, yobazların tasfiye edileceği kesindir. Çok kanlı bir biçimde, İkinci Mahmut’un yeniçeri güruhunu…
-
Bu fiil, “seçim”, eğer “seçkin” olanı çıkarmıyorsa, “seçim” yoktur. Sf. 469 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 469) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bütün tarikatlar, akla ve aklın yoluna düşmandırlar; gerçeğin akıl yoluyla bulunamayacağı, bütün tarikatların olmazsa olmaz, koşuludur. Tarikatlarda akıl yolu kapalıdır, bir Müslüman ise aklın yoluna inanıyor, ancak aklın Kur’an’da olduğunu iddia ediyor. Tarikatlar, akıl ile gerçeği bulmayı tamamen reddediyorlar, ayrı bir yerdeler. Sf. 401 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı…
-
Dinsellik mi, eninde-sonunda öğrenme kabiliyetini tüketmek olmalıdır. Tarikat mı, eninde-sonunda dini bozmak’tır, demeliyiz. Diyoruz. Sufizm mi, tasavvuf da diyebiliriz, eninde-sonunda akıldan çıkmaktır. Sürekli vecd ya da nöbet halidir. Tasavvuf mu, Türkiye’de, eninde-sonunda İslam’ı judaize yoludur. İslamo-judaik bir tarik arayışıdır, öyle telakki ediyoruz. Az-çok kabal’dır ve yerindedir. İslamizasyon, eninde-sonunda, Türkiye’de insanı bozmak operasyonudur. Bozuculukta, şimdi, magazin…
-
En değerli ürün, ortak olandır. Ortaklık sevmektir ve sevmek, ortaklıktır. Ortak iş, bir ahlaktır. Sf. 42, 43 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 42, 43) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tabii imam-hatip mezunlarının beni okumalarını kesinlikle istemiyorum. Çünkü imam-hatip, din bilgisi vermek için kurulmamış, okumayı ve öğrenmeyi ortadan kaldırmak için kurulmuşlardır. Bir imam-hatip mezununun tek özelliği artık öğrenme kabiliyetini kaybetmesidir. Bunun için kuruldular. Öğrenme kabiliyetleri yoktur. Sf. 23 Öğrenmeleri imkânsızdır. Şemsettin Günaltay bu nedenle başlattı. Süleyman Demirel bunu bildiği için çoğalttı. Öğrenmeyi durdurdular. Öğrenme kabiliyetini…
-
Plütokrasi narsist’tir. Kendi şekline hayrandır. Sf. 13 Alıntı; Gizli Tarih (Fitne) – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları, 2. Baskı Ekim 2010 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilim adamı kümesinin önemini inkâr etmek mümkün değildir, ancak bunu abartmanın, cehalete açılan en büyük kapı olduğunu söyleyebiliriz. Bilimsellik toplumsaldır; halka içerilmiş bir hâldir ve burada pek zayıfız, acı ama kaydetmek zorundayız. Bilimsel yasalar ve kurallılıklar, önce, doğada ve toplumda varlar; çıkarılmaları gerekmektedir. Bunları çıkarabilenlere “bilim adamı” demek yerindedir, ancak bunlar çıkarılmadan ve formüle edilmeden…
-
İç savaşlar elit savaşlarıdır; elitler öldürülürler, bu başlı başına bir bellek silinmesidir. İç savaşlar, aynı zamanda, adî savaşlardan çok daha fazla korku genaratörüdürler; korku da aklın çalışmasını durdurduğu için bellek silinmesini hızlandırmaktadır, bu nedenle bir interregnum teşhisi yerindedir; biz tarihimizde, bazen buna, “fetret devri” adını da veriyoruz. Sf. 289 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) –…
-
Cehalet ile yalana düşkünlüğün iç içe olduklarını ve birbirini tahrik ettiklerini kavramamız çok zor olmamalıdır; birisi varsa diğeri de var. Doğru, dilsiz cahil’i düşünebiliriz, ancak dilsiz oldukları için fark etmiyoruz. Cahil, yalancıdır. Bizim tarihimiz ise yalancıların elindedir. Sf. 199 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf.…
-
Yaygınlaşan tarikatları da böyle ele alabilir miyiz; tarikatlar’ın büyük bir ikiyüzlülükle, Furkan’ı, kararttığını söyleyebiliriz. ‘Furkan”, genel olarak “Kutsal Kitap” ve özel olarak da “Tevrat” anlamındadır ve tarikatların, “Furkan” ile birlikte peygamberleri de kürsülerinden indirdiğini görebiliyoruz. Tek olan peygamberler, büyük bir ikiyüzlülükle “lip-service”, dudak ucuyla bağlılık ve methiye düzüldükten sonra, kürsülerinden indirilmekte ve yerlerine bir sürü…
-
Birlikte çalıştıklarıma âşık olma huyum var, kolektivitenin yaratıcılığına ve büyüsüne hep inanıyorum; Sf.16 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.