Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- “NASIR, İHVAN’I YASADIŞI İLAN ETTİ… BELLİ BAŞLI ÖNDERLERİNİ İDAM ETTİRDİ”
- “DİN’İN, SÖMÜRÜNÜN TEMELİNİ OLUŞTURDUĞU BİR DÜNYADA, UMUDA YER OLABİLİR Mİ”
- CIA’NIN KASIM’A YÖNELİK SUİKAST EKİBİNDE SADDAM HÜSEYİN DE VARDI
- PETROL İÇİN IRAK VE İRAN’A ABD DARBELERİ
- ABD’Lİ BİR CIA AJANININ YANİ ÇAKAL’IN ANLATIMI
about
Kategori: Felsefe
-
Şu sözler, aynen Robespierre’indir: “Ya cumhuriyetin içerideki ve dışarıdaki düşmanlarını boğacağız veya cumhuriyetle birlikte yok olup gideceğiz. Bu durumda politikamızın ilk kaidesi, halkı akıl yoluyla, düşmanları da terör yoluyla yönetmektir.” Sf. 27 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilim, olgu’ya şiddet uygulamaktır; ayrıştırıyor. Sf. 49 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Biz” kütleye nitelik içermek istiyoruz. “Onlar”, niteliği yok edip, posayı yönetmeye çalışıyorlar. “Biz” kütleyi elektriklendirmek istiyoruz. “Onlar”, elektrik veriyorlar. “Biz” çalışıyoruz, çabalıyoruz; bir zaman alıyor, ayağa kaldırıyoruz. “Onlar”, falakaya yatırıyorlar. Sf. 7 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.
-
Faşizm, yönetenler arasındaki çelişkilerin etkisizleştirdiği devlet durumudur. Yönetenler arasında çelişkinin etkinliği, devletin, yönetilenlerden kaynaklanan çelişkileri kurutma hızını kesiyor. Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler III – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 7) kitabından birebir alınmıştır.
-
Görülüyor; faşizm ve demokrasi devletin iki ayrı hızda hareketliliğini anlatıyor. Bir devlete hem cellat, hem de papaz gerekiyor. Cellat aşırı çelişkileri törpülemeye yarıyor. Papaz son görevi yerine getiriyor. Ancak yalnızca bunun için değil, papaz, dünyalı sorunlara düşsel çözümler uydurmak için de gerekiyor. Kapitalist mantığın tarih içinde ilerleyişi, ne yazık, beklenenlerin aksine, papaz ihtiyacını azaltmadı; tersine…
-
“Politikada önemli olan, her zaman altın fırsatlar yaratmak değildir. Bu riskli ve her zaman mümkün olmayan bir yoldur. Politikada, tabii burjuva politikasında, önemli olan “maniple etmek” ve kendi akışı içerisinde çıkacak olan fırsatları kullanmaktır. Türkiye entelijansiyası bunu bir türlü kavramak istemediği için, her siyasal gelişmenin çözümlemesini yapmaktansa, beyinleri kısırlaştıran, polis düğümleri arayıp çözmeyi tercih etmiştir.”…
-
“Sezgi, bir deneyim birikiminin sonucudur, sezgi, henüz bilgiye dönüşmemiş deneyimin özüdür.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Marks tüm yapıtlarında, mantığın söylediği ile tarihin söylediklerinin bir ve aynı olduğunu ortaya koyuyor… Mantık tarihin özü oluyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 260) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Mücadele etmeyen bir sınıfın varlığını görmek ve göstermek çok zor. Tabii, bir şeyin var olması için, o şeyin varlığını görmek ya da göstermek zorunlu değil. Bir şey kendi halinde, kendiliğinde var olabilir. Ancak kendisi için var olabilmesi mücadele etmesine bağlı. Varlığını duyurabilmesi için de, kendisi için var olması, mücadele içinde bulunması gerekli.” Alıntı: Türkiye Üzerine…
-
“Bir toplum için tarihsizlik, talihsizliktir. Çünkü tarih, gelişme yasalarını araştırır.. Gelişme yasaları ise kaldıraç gibidir.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Araştırıcı, yüklü bir dal gibidir… Doğuma hazırdır. Doğumun sıkıntıları içindedir.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Londra’da Lord Palmerston, Babıali’deki (Hükûmet merkezindeki) Büyükelçisi Ponsonby’ye Mustafa Reşit Paşa Gülhane Hattı Hümayunu’nu okuduktan sonra , “Senin Hattı Şerif büyük bir politik başarı oldu” diye yazmış. Mehmet Ali Nizip’te durduruldu ama ıslahatçılığı, Tanzimat süreci ile resmi politika haline geldi. Yenen düzen yayılır. Tanzimat diktatoryası 23.12.1876 yılı Kanuni Esasiye kadar devam etti.” Alıntı: Türkiye Üzerine…
-
“Dış faktörü abartmak kolaycılıktır. Nerede kolay bir çözüm varsa, mutlaka arkasında sınıf mücadelesinin inkârı yatıyor. Abdülhamit de dış faktörü abartıyor.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 1995 – Sf. 31 ile 33 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1995): Eğer bütün iyilikler dışarıdan gelecekse, içeride mücadeleye gerek yoktur, eğer bütün kötülükler…
-
“Eylem, duymak demektir. Duymak, eylemle mümkün oluyor. Toplumsal duyarlılık, durmayı affetmiyor. Kütlelerde sürekli hareket var; ancak zaman zaman kütle içindeki sonsuz hareketlilik birbirini yok ederek atalet doğurabiliyor. Bunun için, kütle içindeki sonsuz hareketliliği bir vektöre çevirebilmek için, teori ve örgütlülük gerekiyor; teori bütün hareketlilikleri toplayarak değiştiriyor ve örgüt, değiştirerek işlevsel yapıyor. Fakat kütledeki hareketlilik kütlesinin de…
-
“Kendi içlerinde ve çevreleriyle mücadeleyi kaldıramayan birimler, karşısındakilerle mücadele edemiyorlar.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 439) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Marks’a göre bütün yaratıcılığın temeli, somutun zenginliğinde soyutlamadır.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 503) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Çok sayıda ağacı, çok yönlü inceleyerek orman hakkında genel düşünceler ya da tasarımlar ortaya koymak gibi. Ve en basit sınıflama için de soyutlamak gerek; birbirinden çok…
-
“Emek, insanın uyguladığı bir enerjidir.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bir; tarihin karanlıkları kendiliğinden olmuyor. Hepsinde bir yapaylık var. İki; tarihin karanlıklarını yırtmak ta bir sınıfsal mücadeledir. Bu nedenle de hiçbir zaman devletin akademik kurumlarına bırakılamıyor. Üç; tarihi yeniden yazmak, geleceğe bir yeni yol açmak oluyor. Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 391) kitabından birebir alınmıştır. …
-
“Uç’larda insan uzmanlaşmamıştır; uç’ta insan, bilimin, sanatın ve tarihin sınırlarında yaşıyor. Sol, her zaman tarihin uç’udur. Tersinden de söylenebilir; tarihin ucunda yaşamayan sol olamıyor. Ayrıca bilimsel serüven de hayal gücünü gerektiriyor; bilim, bütün kuruluşların aksine, önce çatının kurulmasıyla gelişiyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük (Tekin Yayınları 1985 Basımı – Sf. 680) kitabından…