Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Eğer kendilerine Kürt diyorlarsa, “bizim Türklerle ayrımız, gayrımız yoktur” dedirtmek bize düşer. Bu politikada önemli bir aşama kat edilmiştir. Dillerini ve türkülerini, yetmişli yıllarda biz yasaklamıştık. Bir mücadele yaptık ve bunlardan geri dönülmüştür, önemli sayıyorum. Bir: Şehit edebiyatı ile hiçbir yere gidemeyiz. Artık “kalan sağlar bizimdir” demek zorundayız, iki: Dağdakileri, Barzani ve Talabani’ye karşı konuşlandırmamız…
-
Benim bir tespitim var, hapiscilik insanı ikiyüzlü yapar. Bunu önce Nâzım Hikmet’te teşhis ettik. Sonra kendimde arazını gördüm, kendimi tedavi etmeye çalıştım Şimdi bu sendromu net bir biçimde Leyla’da görüyoruz. Ben mert bir Kürt Köylü kızı olarak biliyordum, şimdi “mert” tarafı gitmiş, ne kalmış pek göremiyorum. Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı…
-
Bu kadar mı, idam edilenlerin bir bölümü yakınıydı ve bir bölümü ise çok yakındır. Albay Arif, “Ayıcı Arif” de derler, belki de ev halkından daha yakındı, görenler hep Mustafa Kemal ile kol kola hatırlıyorlar; hiç beklemiyordu, en son ana kadar en yakın arkadaşının bir şakası sayıyordu, çok neşeliydi, asıldı. Yakınlarını ölüme yollamak; sevgi fakültelerini söndürdüğünü…
-
Kurtuluş mücadeleleri her zaman halk hareketidir ve hiç kimseyi beklememektedir. Mustafa Kemal’i de beklememiştir; Büyük Kurtarıcı bu mücadeleyi bir savaşa çevirmiş ve zafere götürmüştür. Sf. 209 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 209) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din ve ideoloji de huzur vericisidirler; doğayı ve toplumu sistematize etmek, elemanlar arasında bir mantıklı uyum kurabilmek, huzur vermektedir, ideolojinin rahatlatıcı ilacını buradan çıkarıyoruz. İdeoloji sahibi olan insan, iç huzuru olandır; yüzünü gördüğümüzde hemen huzurunu görüyoruz, çünkü iç huzur, dışa varabilendir ve dışa vurmasıyla fark ediyoruz. Şöyle de söyleyebiliriz. Huzur, hazır olanlarla uyum içinde olmaktır;…
-
Çöküş varsa övgüler ölçüsüzdür, bunun tersi de anlamlıdır, övgüler ölçüsüz ise, çöküş var demektir. Sf. 95 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 95) kitabından birebir alınmıştır.
-
1591 yılı, Hicri millenium’a denk düşüyordu ki, kıyamet beklentisinin çok yükselmiş olduğunu anlıyoruz, iki uzun ve maliyeti çok yüksek savaşın enflasyonu körüklemiş olması doğaldır. Bunlar bir yana; 1592 yılında, İstanbul, çok büyük bir veba salgını yaşamıştı, yüksek oranda ölümler, yıkım ve yoksulluk, her zaman ahlaksızlığı da beraberinde taşımaktadır; bu ve hemen izleyen dönemde “ahlak” kitaplarının…
-
İlkokullardaki yurttaşlık ve üniversitelerdeki tarih dersleri de hutbe okumaktır; bu nedenle cami ve üniversite, resmi tarihi kurumsallaştırma mekanizmalarıdır, bir ve aynı idiler, Arap dünyasında “üniversite” hâlâ ‘cami” sözcüğünden gelmektedir, ayrıştılar ve şimdilerde tekrar birleşmelerine tanıklık ediyoruz. Şart değil, ancak Cuma camilerinde nümayişleri, aslında ve Arabide “cami”. Cuma mescidi demektir, “cem” ile ilgilidir, “nümayiş” de numune…
-
Resmi tarih din’dir. Üniversite kürsülerinde ve cami minberlerinde okunuyor ve okutuluyor, hutbedir. Sf. 15 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.
-
Düzen, artık ancak sürüleştirebilirse ve o ölçüde ayakta kalabileceğini anlamıştır. Sf.10 Alıntı; İsyan I – Yalçın Küçük, (İthaki 11. Baskı 2005 – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
İstanbul’dan İtalya’ya Rönesans yaratacak türden bilgin ve edebiyat adamı da gitmiyor. Sf. 222 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reklamcılık, tekelciliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Reklamcılığın temeli bilgisizce seçmektir. Sf. 208 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 208) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dinler, dağlara giremiyorlar, dağlarda bütün dinler ortodoksisini kaybetmiş, büyük ölçüde bozulmuş ve birbirine son derece yaklaşmış bir biçimde ve yan yana yaşıyorlar. Sf. 158 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
Musa, Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman Türk’ten bir yeni halk yaratmak istedi… Uç’larda insanlar hoşgörülü oluyorlar, uç’larda ırklar ve dinler etkisini yitiriyor. Sf. 152 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ağlamak hep, insanın kendisine acımasıdır. Sf. 36 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 36) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlı siyasal organizması, hegomanın sadece Osman soyundan seçildiği ve seçmenlerin yalnızca vezirler, defterdarlar, temayüz etmiş komutanlar ve büyük ûlemadan oluştuğu, yüksek bürokrasi bir cumhuriyet idi; sınırlı, ancak cumhuriyettir. Sf. 9 Alıntı; Fatih Sultan Mehmet (Yirmibir Yaşında Bir Çocuk) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Ekim 1987 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Üç tür insan vardır; Tanrı’yı arayan ve bulduktan sonra ona hizmet edenler, Tanrı’yı arayan ama bulamayanlar ve ihtiyaç duymadıkları için onu aramayanlar. İlk gurup mutlu ama mantıksızdır. Son gurup belki mutlu değildir ama mantıklıdır. Durumu en kötü olanlar ise ortadakilerdir, çünkü hem mutsuz hem de mantıksızdırlar. Sf. 359 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst…
-
Allah, hiç kimsenin hatta kendisinin de kaldıramayacağı ağırlıkta bir taşı yaratabilir. Peki, kendisi de bu taşı kaldıramazsa, sonsuz kudreti nerede kaldı. Sf. 224 Alıntı; Alamut’a Dönüş (Güvercinin Gerdanlığı) – Ernst W. Heine, (Yurt Yayını, Sf. 224) kitabından birebir alınmıştır.