Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler

  • Başka bir gezgende kolonileşmek için diğer bir nedense nükleer savaş ihtimali. Dünya dışı varlıkların bizimle bugüne kadar iletişime geçmemiş olmasının nedeninin, bir medeniyetin bizim gelişmişlik seviyemize ulaştığında düzensiz hale gelip kendi kendini yok etmesi olduğunu söyleyen bir kuram var. Sf. 182, 184  Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa…

  • İşim hâlâ şeylerin nasıl çalıştığını anlamak, tek değişen yalnızca bu işin ölçeği. Artık oyuncak trenleri parçalamıyorum. Bunun yerine fizik yasalarını kullanarak evrenin nasıl çalıştığını anlamaya uğraşıyorum. Bir şeyin nasıl çalıştığını biliyorsanız onu kontrol etmeniz mümkündür. Sf. 180  Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019…

  • Sonuç olarak hızlı uzay seyahati ve zamanda geriye yolculuk mevcut anlayışımıza göre göz ardı edilemez. Ancak bunlar büyük mantıksal problemlere yol açacaktır, dolayısıyla umut edelim ki insanların geçmişe gidip anne ve babalarını öldürmelerine engel olacak bir Kronoloji Koruma Yasası olsun. Fakat bilimkurgu hayranlarının hevesinin kaçmasına gerek yok. Çünkü M-kuramı bize hâlâ bu konuda umut veriyor.…

  • David Deutsch alternatif geçmişler yaklaşımına desteğin fizikçi Richard Feynman’ın ortaya koyduğu geçmişler toplamı anlayışında saklı olduğunu iddia eder. Geçmişler toplamı düşüncesi, kuantum kuramı uyarınca evrenin yalnızca tek bir özgün geçmişe sahip olmadığını söyler. Daha ziyade evren, her biri kendi olasılığını içeren olası tüm geçmişlere sahiptir. Her ne kadar olasılığı düşük olsa da Ortadoğu’da barışın hâkim…

  • Kuantum mekaniği bilindiği gibi Belirsizlik İlkesini içerir. Bu ilke, herhangi bir nesnenin hem konumunu hem de hızını aynı anda ölçmenin imkânsız olduğunu ifade eder. Bir cismin tam olarak nerede olduğu ölçülürse, bu durumda söz konusu cismin hızı belirsizdir. Aynı şekilde bir cismin hızı ölçüldüğünde de, cismin konumu belirsizdir. Pratikte bu, herhangi bir şeyin yerini tayin…

  • Nihayetindeyse parçacık yukarı doğru hareketine son verip aşağı düşmeye başlayacaktır. Ancak başlangıçtaki yukarı doğru hız, kaçış hızı adı verilen belirli bir kritik değerden büyükse kütleçekim hiçbir zaman parçacığı durduracak yeğinlikte olmayacak ve böylece söz konusu parçacık kütleçekim etkisinden kaçmayı başaracaktır. Kaçış hızı Dünya için saniyede 11 kilometreden biraz fazla ve Güneş içinse saniyede yaklaşık 617…

  • Avustralya’da kanatlarını çırpan bir kelebek, New York Central Park’ta yağmura neden olabilir. Ancak buradaki sorun bunun tekrar edilebilir olmamasıdır. Kelebek kanatlarını bir dahaki sefere çırptığında çok sayıda şey farklı olacaktır ki bu da hava durumunu etkileyecektir. Sf. 94 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak…

  • Gelgelelim pratikteyse geleceği öngörebilme kabiliyetimiz denklemlerin karmaşıklığı ve bunların genellikle kaos adı verilen bir özelliğe sahip olması dolayısıyla oldukça sınırlıdır. Sf. 94 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 94) kitabından birebir alınmıştır.

  • İlk çağlarda dünya insanlara son derece rastlantısal görünüyor olmalıydı. Seller, salgın hastalıklar, depremler ve volkanik patlamalar gibi felaketler muhtemelen hiçbir uyarı ya da görünür neden olmadan gerçekleşiyormuş gibi görünüyordu. İlkel insanlar bu türden doğa olaylarım kaprisli ve keyfi bir şekilde davranan tanrı ve tanrıçalara bağlamıştı. Sf. 93 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking,…

  • Belki de zekâ evrim kronolojisinde beklenmedik bir gelişmedir; zira tek hücrelilerden zekânın zorunlu bir öncülü olan çok hücrelilere geçiş çok uzun bir süre —iki buçuk milyar yıl- almıştır. Bu, Güneşin patlamasından önce mevcut olan toplam zamanın hatırı sayılır bir dilimini oluşturur, dolayısıyla yaşamın akıllı varlıklar geliştirme olasılığının düşük olduğu varsayımıyla tutarlıdır. Bu durumda galakside pek…

  • Bu arada UFO’ların uzaydan gelen varlıklar içerdiği iddialarını dikkate almıyorum, zira uzaylılar tarafından gerçekleştirilen herhangi bir ziyaretin bundan çok daha aşikâr ve muhtemelen de oldukça nahoş olacağını düşünüyorum. Peki neden hâlâ ziyaret edilmedik? ‘Belki de yaşamın kendiliğinden ortaya çıkma olasılığı o kadar düşüktür ki, galakside -ya da gözlemlenebilir evrende- bunun gerçekleştiği yegâne gezegen Dünyadır. Bir…

  • Yine de yirmi birinci yüzyıl bitmeden insanların hem zekâyı hem de saldırganlık gibi içgüdüleri nasıl yenileyeceklerini keşfedeceğinden eminim. Bu noktada muhtemelen insanlar üzerinde genetik mühendislik çalışmalarına karşı yasalar yürürlüğe girecektir. Fakat bazıları sözgelimi hafızanın büyüklüğü, hastalıklara karşı direnç ve yaşam süresi gibi insana ait özellikleri geliştirmenin cezbediciliğine karşı koyamayacak. Böylesi üst-insanlar ortaya çıktığında mücadele etme…

  • Boyun eğdirmek ve başka insanları öldürüp kadınlarına ve yemeklerine el koymak biçimindeki saldırganlık, günümüze kadar şüphesiz sağkalım avantajı sağlamıştır. Fakat halihazırda bu saldırgan içgüdü, insan ırkının tamamını ve onunla birlikte Dünyadaki yaşamın çoğunu yok edebilir. Nükleer bir savaş hâlâ karşı karşıya olduğumuz en doğrudan tehlike; fakat bundan başka tehlikeler de mevcut: sözgelimi genetik olarak işlenmiş…

  • Bu durum yeni bir evrim aşamasına girdiğimiz anlamına geliyor. İlk başta evrim doğal seçilimle, rastlantısal mutasyonlarla gerçekleşti. Söz konusu Darwinci aşama yaklaşık üç buçuk milyar yıl sürdü ve bilgi alışverişi yapmak adına dili geliştiren varlıkları, eşdeyişle bizleri meydana getirdi. Fakat son 10.000 yıldır adına dışsal iletim aşaması diyebileceğimiz bir aşamada bulunuyoruz. Bu sürede DNA’daki başarılı…

  • Bilim insanları şimdilerde Einstein’ın genel görelilik kuramı ile Feynman’ın çoklu geçmişler fikrini, evrende olup biten her şeyi açıklayacak bütünlüklü bir birleşik kuramda bir araya getirmeye uğraşıyor. Bu birleşik kuram, evrenin -belirli bir andaki halini bilirsek- nasıl everileceğini hesaplamamıza olanak sağlayacak. Sf. 67 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa…

  • Bu durum 1927 yılında Alman bilim insanı Wemer Heisenberg tarafından ileri sürülen Belirsizlik İlkesiyle özetlenebilir. Bir parçacığın hem konumu hem de hızı aynı anda tutarlı bir şekilde öngörülemez. Konum ne kadar tutarlı bir şekilde öngörülürse, hız o kadar az tutarlılıkla öngörülebilir; aynı durum tersi için de geçerlidir. Einstein evrene şansın hükmettiği fikrine şiddetle karşı çıkmıştı.…

  • Gelgelelim Sovyet ideolojisi diğer yandan genetik biliminin gerçekliğini reddederek biyolojinin ilerlemesine mani olmuştu. Sf. 64 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan,  (Alfa Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Anlayabildiğimiz kadarıyla evren, uzayda sonsuza kadar gitmekte ve ne kadar uzağa giderse gitsin büyük oranda aynı kalmakta. Sf. 60 Kendisini de şaşırtacak şekilde Hubble neredeyse galaksilerin tamamının uzaklaştığını bulmuştu. Ayrıca bu galaksiler bizden ne kadar uzaksa, o kadar hızlı uzaklaşıyorlardı. Başka bir deyişle evren genişliyor. Galaksiler birbirlerinden uzaklaşıyor. Sf. 61 Dolayısıyla evren, her şeyin uzaydaki…

  • Gelgelelim 1915 yılında Einstein devrim niteliğindeki genel görelilik kuramını ileri sürdü. Bu kurama göre uzay ve zaman artık mutlak değildi, yani artık olaylara sabit bir arka plan oluşturmuyordu. Uzay ve zaman, bunun yerine, evrendeki madde ve enerji tarafından şekil verilen dinamik niteliklerdi. Bu nitelikler yalnızca evrenin içinde tanımlanıyordu, dolayısıyla evrenin başlangıcından önce bir zamandan söz…

  • Yoksa böylesi sorulan soranlar için Cehennemi mi hazırlamaktaydı? Evrenin bir başlangıcının olup olmadığı problemi Alman filozof Immanuel Kant’ın önemli ölçüde üstüne düştüğü bir konuydu. Ona göre bu konuda iki yönlü çalışan mantıksal çelişkiler ya da antinomiler mevcuttu. Eğer evren bir başlangıca sahipse başlamak için neden sonsuz bir zaman beklemişti? Kant argümanın bu kısmına tez adını…