Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Hele… İnsanlar farklıdır. Bu farklılık, tanıdan tedaviye kadar tıbba yansır. Bazı hastalara standart dozda verilen ilaçlar neden hiç etkili olmaz? Bazılarında ilaçların yan etkileri niçin görülür de diğerlerinde görülmez? Bu soruların yanıtı “kişiselleştirilmiş tıp”tır! Günümüzün endüstriyel tıbbında tek ölçüt, “tüm bedenler aynıdır ve doz herkese uygundur” temeline dayalıdır. Kişiselleştirilmiş tıp ise “doğru zamanda, doğru hasta…
-
Hepsi gerekli mi? İmmün sistem virüsü keşfiyle Nobel Ödülü alan Prof. Dr. Luc Montaigner ve kanserle mücadelede ulusal madalyalı Prof. Dr. Henri Joyeux, aşı konusunda “Aklıselime Çağrı” başlıklı bildiri yayımladı. İlk cümleleri şu oldu: “Aşıya karşı değiliz. Ama iki yaşından küçük çocukların çok sayıda ve sistematik olarak aşılanmasına karşıyız!” Bildiriyi sekiz bin doktor imzaladı……
-
Prof. Robert S. Mendelsohn (1926-1988)… Amerika’nın önde gelen çocuk doktoruydu. 1981-82 yıllarında tamamlayıcı tıbbı savunan Ulusal Sağlık Federasyonu (NHF) başkanlığını yaptı. Sf.266 Prof. Mendelsohn, How to Raise a Healthy Child, İn Spite of your Doctor (Doktorunuza Rağmen Sağlıklı Çocuk Nasıl Yetiştirilir) kitabında, çocuklar için aşılanmaya karşı çıktı; aşıların tehlikeli ve değersiz olduğunu iddia etti: “Aşılar,…
-
-“Benim adım William Thompson. 1998’den beri çalıştığım CDC’de kıdemli bilim insanıyım. Pediatri dergisinde yayımlanan 2004 tarihli makalede istatistiki olarak önemli bilgileri ihmal ettiğime pişmanım. 36 aydan önce (kızamık, kabakulak, kızamıkçık) MMR aşısı alan Afrika kökenli Amerikalı erkeklerin otizm açısından yüksek risk altında olduğu ihmal edildi.” Sf. 236 Aşı-otizm konusunda medya, büyük küresel ilaç şirketlerin yönlendirmesiyle…
-
Prof. Gülümser Heper de antidepresan kullanımı tehlikesine dikkat çekenlerden: -“Valium, Ativan, Xanax gibi ilaçların reçetelenmesi 1996 yılından 2013 yılına kadar tam üç kat artarken, yüksek doza bağlı ölümler aynı sürede beş kat arttı. Adi servislere psikiyatrik ilaçların yan etkileri nedeniyle gelen insanların oranı altı yılda dört kat yükseldi Zira ‘Benzodiazepin’ grubu bu ilaçlar yüksek bağımlılık…
-
Her evde “psikolojik vaka” çocuk var! Çocukların “hastasın” teşhisiyle güvenlerini kırarak asıl o zaman “hasta” yapıldığım kimse görmüyor mu? Sf. 194 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 194) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dikey yaklaşım; belirli bir sağlık sorununu çözmek için, özel bir yöntemin ve örgütün kullanılmasını esas alan yönelim. Kalıcı olmayan kampanyalarla enfeksiyon hastalıkları gibi kontrol olanaklı bir veya birkaç hastalığın üzerine yoğunlaşarak, tüm uygulamaları bu konuya odaklamak. Aşı kampanyaları gibi… Bu yönelim; küresel güçlere büyük ölçüde bağımlı olmayı gerektiriyor. Sınırlı sayıda sağlık sorunları üzerine konsantre olduğu…
-
Kesinlikle akıl erdirilemeyen Tanrısal içerik, zaten açıklanması zor görünen insan içeriğini anlatabilir mi? Bir Hıristiyan filozofa sorunuz: Dünyanın kökeni nedir? Size cevap olarak, “Kâinatı yaratan Tanrı’dır” diyecek. Tanrı nedir? Bu konuda hiçbir şey bilinmez. Yaratmak nedir? Bu konuda hiçbir fikre sahip olunmaz. Vebanın, koleranın, kıtlıkların, savaşların, kuraklıkların, su baskınlarının, depremlerin nedenleri nedir? Tanrı’nın gazabı. Sf.…
-
Bize hep diyorlar ki, “Halk için bir din gereklidir. Aydın kişiler bir manevi zabıtaya muhtaç değilse de, hiç olmazsa akıl ve muhakemelerini hiç geliştirmemiş olan kaba adamlar için din gereklidir.” Aşırılığa, sarhoşluğa, hayvanlığa, saldırganlığa, hilekârlığa, her türlü aşırılıklara bu dinin engel olduğunu görüyor muyuz? Sf. 380 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah…
-
Muhakemeye, düşünmeye girişen her insan, görevlerini öğrenmekten, insanlar arasındaki ilişkileri keşfetmekten, kendi yaratılışını düşünmekten, ihtiyaçlarını, eğilimlerini, arzularını belirlemekten, seçmekten ve kendi mutluluğu için gerekli olan kimselere borçlu olduğunu görmekten kendini alıkoyamaz. Bu düşünce, topluluk halinde yaşayan bireyleri, kendileri için en esaslı ahlak bilincine doğal olarak eriştirir. Kendisini gözden geçirmeyi, eşyanın ilkelerini incelemeyi ve araştırmayı seven…
-
Kendi kendisine zararlı olmayı bile insana yasaklayan yasa: bu dünyaya ne tarz ve şekilde gelmiş olursa olsun ve gelecek dünyada şansı ne olabilirse olsun; güncel yaratılışı gereği huzur ve refah istemek, dert ve sıkıntıdan sakınmak, hazzı sevmek, acıdan korkmak zorunda olan duygulu bir varlığın yaratılışı üzerine kurulmuştur. İnsanı başkalarına kötülük yapmamak ve onlara iyilik yapmak…
-
Rahipler için altın madeni olan “günah çıkarma” ayini, ahlakın gerçek ilkelerini yıkmıştır. İnsanlara bir kötülük yapıldığında, bu kötülüğü yapanın Tanrı’dan af ve bağışlama istemesi, onu bağışlarla yatıştırması, Tanrı’ya kurbanlar sunması gerektiğini milletlere ilk kez söyleyen kimse, ahlakın gerçek ilkelerini açık olarak yıkmıştır. Bu fikirlere göre, insanlar; haksız olmak, kötü olmak izninin yeryüzünün krallarından alındığı gibi,…
-
Tanrı fikri, Tanrı’yı kime kabul ettirir? Güçsüzlüğe uğramış, tasalı, bıkkınlık geçirmiş, ümitsiz ve bu dünyadan usanmış kimselere; gerek yaşın etkisiyle, gerek maluliyet eseri olarak ruhlarındaki güçlü şevk ve duyguları sönmüş bazı kimselere. Din, ancak huylarını ya da zamanla kendilerini uslandırmış olanlar için bir dizgin, bir engel, bir zabıtadır. Tanrı korkusu ancak günah işlemeyi çok güçlü…
-
Evet, kendi yalnızlık köşesinde yaşayan azizler yararsızdır. Azizlerin âlem içinde, halk arasında yaşayanlarıysa, çoğunlukla tehlikelidir. Sf. 318 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 318) kitabından birebir alınmıştır.
-
Din, kan dökücülüğü meşrulaştırarak acımasızlık dizginini gevşetir ve ilahi amaçlar için gerekli olabileceğini öğreterek cinayeti mubah kılar. Pascal der ki, “İnsan, kötülüğü, yanlış bir vicdan ilkesiyle yaptığı zaman olduğu kadar, hiçbir zaman tam bir zevkle yapmaz.” Halkın kan dökücülük dizginini gevşeten ve en kara cinayetlerini gözünde haklı gösteren bir din kadar tehlikeli bir şey yoktur.…
-
İnsanlar, Tanrı’yı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Tanrı da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez. Sf. 279 Alıntı;…
-
Eğer tanrı söylemiş olsaydı, çeşitli mezheplerin, tümü birbirinin ardından lanet okuyan, tümü birbirini haklı olarak hurafe ve küfürle suçlayan mensuplarına ayrı ayrı yollar söylemiş olması tuhaf olurdu. Sf. 253 Ağzı ve dili olmayan bir ruh olduğu doğruysa, Tanrı hiçbir zaman böyle bir şey söylememiştir; evrenin Tanrısı, ölümlü kullarının (ağız, dil gibi) organlarını ödünç almak ve…