Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Görüşler, Özgün Fikirler
-
Bu halde seçim yeterli şart değildir, yetmez. Yalnız karşıtların varlığı (bir açıdan iktidarın bölünmüşlüğü) halinde hürriyeti tanımlayabiliriz. Yani, Hegel’in Doğu toplumlarında sadece hükümdar hürdü, deyişi yerinde değildir: O halde, bir toplumda, politik iktidar ve hürriyetin, bir zümrenin mi, bir sınıfın mı ya da sınıfların mı olduğuna bakarak politik rejim için bir ölçüt (kriter) buluruz. Böyle…
-
Konumuz açısından politik miras yanında çok önemli bir miras daha vardır. Epistemolojik miras diyorum buna. Kısaca, nasıl öğrenip nasıl düşündüğümüze ve nasıl karar verdiğimize bakınca (ki epistemolojinin konusu budur) bu tür mirası açıkça görürüz. s. 161 Kısaca bu ülkede yukarısı düşünür bilir, aşağısı karışmaz! Aşağısını düşündürmeyen bir eğitim sistemi (üniversiteler dâhil) yukarısını da düşündürmez. s.…
-
“İş adamları”mız, Devletin türettiği rantiyelerdir. Burjuva demek yanılgıdır. Sf. 150 Bizim iş adamları ve onu tutan yazarlar bir ideoloji üretemezler. Sf. 151 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı Şubat 2013 – Sf. 150, 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ne zaman ki devletçilik ve harp içindeki enflasyonla birlikte ilkel birikim gelişti, bu birikimin, daha da gelişmek için kendi yollarını açması, temizlemesi gerekiyordu. Kendisinin büyümesine yardım eden bürokratik mekanizma ile artık çatışır hale gelmişti. Bilindiği gibi DP, bu birikimin partisi olacak ve bürokrat-militer mekanizmanın tarihî olarak karşısına düşmüş, eski reayadan gelen halk kitlelerini, onların İslami…
-
“İstila, hem istilâ edenin ve hem de edilenin üretim biçimlerinde değişime sebep olur”. Yeni sınıf ve hâkimiyet ilişkilerinin dolayısıyla yeni bir toplumsal yapılar bağlantısı ile yeni bir bütün oluşur. Güç, yenisine gebe her eski toplumun, ebesidir. Gücün kendisi bir ekonomik iktidardır”. Sf. 51 Alıntı; Sivil Toplum Yazıları – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil…
-
Meselâ Copernicus devrimi bilimin bir açmaza geldiği bir zamanda oldu. Evrenin merkezi olarak arzı almak ve evrenin arz etrafında döndüğünü kabul etmek meseleleri çözmüyor ve bilimde gelişme olmuyordu. Copernicus, kendi hipotezi ile Dünya’yı daha doğrusu gözlemciyi evrenin merkezi diye almaktan çıkardı, durumu tersine çevirdi; yani evren sabit iken Dünya’nın (ya da gözlemcinin) döndüğünü ileri sürdü.…
-
Yaşamak yoğunluk, mutluluk derinliktir. Sf. 76 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 76) kitabından birebir alınmıştır.
-
Tanrı, insanın yarattığı ve insana en uzak yaratık oluyor. Acıması, sevmesi ve üzülmesi yok; Tanrı olmak ile yok olmak, birbirine çok yakın ve belki de birbirinin aynı sayılıyor. İnsanların hiç bir zaman tanrılaşmamasını ve tanrıya benzememesini diliyorum; Tanrı olmak insanlıktan çıkmaktır. Sf. 7 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989…
-
İnsanların hep yücelmesini istiyorum. Doğanın en güzel ve en çok özene lâyık yaratığının insan olduğuna inanıyorum. Sf. 6 Alıntı; Ermeni Rahiple Mektuplaşmalar – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1989 – Sf. 6) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kapitalist rejim şuna inanmak istiyor: Kemalizm bir çözümdür. Eğer okullarda ve üniversitelerde Atatürkçülük, üstelik başlangıçtaki sınırlı radikalizminden uzaklaştırılmış haliyle bile, okutulursa, Türkiye’de sosyalist düşüncelerin yeşermesine imkân kalmaz; Eylülist Rejim de buna inanmak istiyor. s. 119 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s. 119) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsan güzel bir yaratıktır. İnsana en zor gelen kendisine ihanet’tir. İnsan işkenceye dayanabiliyor; insanın kendi kendisine ihanetine dayanması çok zor olmalıdır. s. 67 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.67) kitabından birebir alınmıştır.
-
İtiraf, yüksek hızda çözülmedir. Düşük hızda çözülme her zaman var; buna itiraf denmiyor. s.25 Alıntı; İtirafçıların İtirafı (TKP Pişmanları) – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, Birinci Basım 1988 – s.25) kitabından birebir alınmıştır.
-
O halde, beğenmek veya beğenmemek hürriyeti var, ancak, “cumhuriyet” varsa, kamusal işlerin yürütülmesinde yavaşlık şarttır. Ve işlerin daha hızlı yürütülmesinde ve ölçeklerin büyütülmesinde, hiçbir zaman, erdem bulamıyoruz. “Küçük her zaman güzeldir”, demeyi sürdürüyoruz ve tabii sürdürüyorum. Sf. 132 Cumhuriyet, neden çöktü? Montesquieu’nün cevabı çok kısadır; Roma çabuk büyüdü. Gerçi Roma büyümek için kuruldu ve yasaları…
-
Kadın’a, anlam yüklenmeden koşmak, öldürmek’tir. Anlam’sız sarılmak, boğmaktır ve çok sarılmak çabuk öldürmek, demek’tir. Daha geriye gitmiyorum, Caligula bir hedonist idi ve Roma kadınsız kalmıştır. Sf. 115 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf. 115) kitabından birebir alınmıştır.
-
Despotizm ile irtica el eledir. Birisi varsa diğeri mutlaka oradadır; Augustian dönemin incelemesinden bunu çıkarıyoruz. Şunu görüyoruz, halka dayalı rejimler, eninde-sonunda akılcıdırlar ve ayrıca geniş tabanı var; ulûhiyet’e ihtiyaç duymamaktadırlar. Şöyle de söyleyebiliriz, cumhuriyet ile sofuluk birbirinin düşmanıdırlar. Sf. 87 Alıntı; Caligula (Saralı Cumhur) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, Birinci Basım Mart 2007 – Sf.…
-
İnsanlığın bütününü hedef almayan hiçbir kurtarıcı, kurtarıcı değildir. Sf. 172 Alıntı; Tarihçe – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık, Ocak 1997 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.