Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hilafet

  • … Halife benim mıntıkamda olmasına rağmen bana bu hususta bir haber dahi verilmiyordu. Ve Meclis kararından önce konu Vilâyetlere tamim ediliyor. … ” …bu hususta henüz Millet Meclisi’nin kesin kararı taayyun (belirlenmiş) etmemekle beraber, ıslahatın (iyileştirmenin) hututu esasiyesi (ana hatları) bervechiatidir (aşağıdaki gibidir); … bil cümle (bütün) mekâtip (katipler, yazıcılar) ve medâris (müderrisler, ders verenler)…

  • (Karabekir anlatıyor:) 12 Kasım 1923’te Halife Mecit Efendiyi ziyaret ettim… Korkak bir eda ile şunları söyledi; “Benim bu sarayda, resim takımlarımla bir iki bohçam var. İstemezlerse bunları alır giderim!”  Bu sözleriyle ve tavırlarıyla tehdit edildiğini anlatmak istiyordu. Alıntı: Paşaların Kavgası – İsmet Bozdağ (Emre Yayınları – Sf. 194) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanin gazetesinin 11 Kasım 1923 tarihli nüshası (sayısı); “Millet Meclisinin bu kadar kayıt altında (baskı, kontrol, vesayet) kaldığını, hariçte verilen kararları tescil (onaylama) mevkiine indirildiğini görmek cidden elim oluyor. Hilâfet bizden giderse, beş on milyonluk Türkiye Devletinin âlemi İslam içinde hiç ehemmiyetinin kalmayacağını, Avrupa siyaseti nazarında da küçük ve kıymetsiz bir hükûmet mevkiine düşeceğimizi anlayabilmek…

  • (Karabekir anlatıyor:) Erzurum’dan ayrılacağım sırada Müdafai Milliye Müsteşarı Selahaddin Adil Paşa’dan aldığım bir mektup beni hayrete düşürdü. Mektup şöyle idi;       “Ankara’dan ayrıldığınız çok fena olmuştur. Şarka gitmenizin sırası değil idi. Gazi, tekrar Hilafet ve Saltanatı almak için teşebbüslere girişmiştir. Bu tehlikeli işi ancak siz burada önleyebilmiştiniz. Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi (Genelkurmay Başkanı) Fevzi Paşa’ya…

  • Lozan Sulh Muahedenamesinin 8. Maddesi aynen şöyledir; Madde 8; Payitahtlık ihtiyacı için İstanbul … “ Bu ibare İstanbul’un Payitaht olmasının ifadesi. Oysa o sırada Saltanat ilga edilmiş (kaldırılmış) ve Hilafet te İstanbul’da kalmıştı.  Bunun sebebini İsmet Paşaya sordum. İsmet Paşa iyi dinledi fakat hiç cevap vermedi. Bunu Mustafa Kemal Paşa’nın arzusuyla yapmış olduğuna benim hiç…

  • 1 Nisan 1923’de Meclis seçime karar verdi. 6 Nisan’da Mustafa Kemal, Ben, İsmet ve Ankara ile Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyeti İdare Heyetleri toplandık. Yeni intihap (seçim) için umdeleri tespit ve hazırladık.  Müdafai Hukuk gurubunun yeni intihap (seçim) için kabul eylediği dokuz umde (ilke) ve bir noktai nazar (bakış açısı);  Halk Fırkasının Prensipleri;   Umde (ilke)…

  • (Karabekir Paşa anlatıyor:) “31. Teşrinievvel (31.10.1922) sabahı Çankaya’da Gazi’yi ziyaret ettik, salona girince; Hayrola! Doğu ve Batı cepheleri Kumandanları bir arada, ne haber? Dedi. İsmet Paşa da ziyaretimizin maksadını teklif ettiğim tarzda, apaçık söyledi. Gazi sükûnetle dinledi fakat renkten renge giriyordu. ..Bana sert sert bakarak “Peki Paşa’m ne tarzda istiyorsanız söyleyin yazayım.” dedi. Dedim; “Paşa…

  • (Lütfü Fikri Bey, İstanbul Baro Başkanı, 10 Kasım 1923’de Tanin Gazetesinde yazıyor; Hilafetin kaldırılacağı veya halifenin istifa edeceği dedikodusu ortaya yayılınca, Hilafet’in elimizde bir hazine olduğunu söyleyerek, kaldırılmasına karşı çıkıyor. 11 Kasım’da da Hüseyin Cahit yazıyor;)  “-Hilafet elimizden giderse, beş on milyonluk Türkiye Devletinin, İslam Alemi içerisinde hiç bir önemi kalmayacağını, Avrupa siyaseti gözünde de…

  • Rauf Bey; (1) “..Parti kararından bahsediyorlar. Hangi kararlar bu, bilmiyorum. Esasen henüz partinin tespit ve tayin edilmiş bir programı yoktur ki, ben o program haricinde hareket etmiş olmakla muaheze edileyim….  herkesin isteğine göre hareket etmek kabiliyetini bende görmek isteyenler , fikirlerini tashih etsinler …. Ben bunu yapamam.”   İsmet Paşa’nın Rauf Bey’e cevabı; “-… asıl fahiş…

  • (İkinci Meclis’in İlk Gizli Celsesi 20 Eylül 1923’de Yapılmış. 8 Aralık 1923 Tarihli Bu Celsede İstanbul’daki Basın Muhalefeti İçin bir İstiklâl Mahkemesi Kurulması Görüşülüyor:) İsmet Paşa Hazretleri (Başvekil) (Edirne); “Huzzarı kiram (hazır bulunan kerem sahipleri anlamında bir hitap)  çarşamba günü  İstanbul’un iki gazetesinde intişar eden (neşredilen, yayımlanan) iki mektubu görmüşlerdir..” (Bu mektuplar Gazi ve İsmet’e…

  • (20 Kasım 1922 tarihli gizli celsede Refet Paşa’nın İstanbul’da hükümet adına yaptığı işler görüşülüyor:) (Mebuslar soru önergesi vermiş. Konu; Refet Paşa’ya verilen yetkiler. Ona İstanbul’da her türlü konuda karar verme yetkisi verilmiş. Meclis konuyu 21 Kasımda ancak görüşebiliyor.) Yusuf Ziya Bey (Bitlis) (Soru önergesi sahibi. 1995): “…Genel uygulamamızda bilhassa (hassaten, özellikle) önemli işlerimizde, kanundan çok…

  • (18 Kasım 1922 tarihli gizli celsede yeni halife seçilmesi görüşülüyor:) Hüseyin Rauf (Bakanlar Kurulu Başkanı); “Resmen açıklıyoruz ki Zatı Şahane (Şahane insan, padişah), hazır durum sonucunda, hürriyet ve hayatını tehlikede gördüğünden bütün İslamların halifesi sıfatıyla İngiliz himayesini ve aynı zamanda İstanbul’dan başka bir yere naklini talep etmiştir.” .. Yusuf Ziya Bey (Bitlis) (Halifeliğin gereğinden bahsediyor.):…

  • Hüseyin Avni Bey (Erzurum); “Efendiler Paşa hazretlerini (Mustafa Kemal’i) severiz, fakat emrimize uyduğu için severiz, aksi halde parçalarız. (bravo sedaları) O da iftihar etsin.” .. Mustafa Kemal Paşa (Ankara)(Başkumandan); “…Evet, bağlıyız çünkü Hilafet Makamı ve Saltanat herhangi bir şahsın değildir. Doğrudan doğruya bütün İslam âleminin müzaheretiyle beraber Türkiye halkında olan o makam bizimdir. Koruduk ve…

  • (5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:) Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı  hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1) “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve…

  • “Kırk yıldır büyük devletlerin birbirleri ile kapışmasını bekledim. Osmanlılar ancak, böyle bir fırsatı zamanında ve basiretle kullandıkları takdirde kurtulacaklar, yeniden büyük devlet olacaklardı. .. Büyük devletlerarasındaki rekabetin eninde sonunda onları çatışmaya götüreceği gözler önündeydi. Osmanlı Devleti de böyle bir çatışmaya kadar parçalanma tehlikesinden uzak yaşamalı ve çatışma günü ağırlığını ortaya koymalıydı. İşte benim otuz üç…

  • “İngiliz elçisi bir gün bana, Anadolu, Suriye ve Hicaz topraklarında yer altı kazıları yapmayı düşünüp düşünmediğimi sordu. Bu teklifin altında ne yattığını bilmiyordum ama kabul ettim. Hemen sadrazam Halil Rıfat Paşa’yı çağırttım, … gelecek heyetin çalışmalarını dikkatle takip etmelerini tembih ettim. Tüm masraflarını İngilizlerin karşıladığı bilginlerin bir kısmı Kayseri’de, bir kısmı Musul’da, bir kısmı da…

  • “İsmet İnönü, 17 Kasım 1922 günü, Müslim Standart Gazetesi müdürü Seyyit Abdülkayyum Malik’e; “Hilafet güçlendirilerek kalacaktır. Kanımızın son damlasına kadar Hilafeti tutup yaşatacağız.” gibi, Hilafet yanlısı demeç veriyor. Rauf Orbay şu  olayı da anlatıyor; “İsmet Paşa, anlaşıldığına göre Lozan’da İngilizlerle bir çeşit gizli arabuluculuk rolü oynayan Hahambaşı Hayim Naum Efendinin telkinleriyle (Hilafetin artık ne şekilde…

  • (29.1.1921 günü Sadrazam Tevfik Paşa’ ya yazdığı mektuptan okuyor;) “Zat-ı Şahane (şahane kişi, padişah), BMM’yi tanıdığını kısa bir Hatt-ı Hümayun (Padişah tamimi, yazısı) ile ilan buyuracaktır.” (1) (diyor. Ve konuşmasına devam ediyor;) “Efendiler Zat-ı Şahane’yi zannediyorum ki içinizde benim kadar tanıyan azdır. Ben kendileri ile daha padişah olmadan önce seyahat ettim, refakatinde (yol arkadaşlığında) bulundum.…

  • “Diyarbakır’daki 13. Kolordu komutanı Vekili Cevdet Bey; “Milli güvene sahip bir Hükûmetin kurulmasına kadar, merkezi hükûmet ile haberleşmenin kesilmesi ve görüşme merciinin (makamının, muhatabının) Sivas Heyet-i Temsiliye’si olarak kabul edilmesi sakıncalıdır. Her şeyin başında, böyle bir hareket, Hilafet kurumuna karşı isyan telakki edilir (isyan olarak algılanır).“ Alıntı: Erzurum’dan Ölümüne Kadar Atatürk’le Beraber I – Mazhar…

  • “Mustafa Kemal, Halk Partisinin ilkelerini açıklarken, 5.Maddede; “Dayanağı TBMM olan Makam-ı Hilafet (halifelik), beynelislam (müslümanlararası) bir makam-ı muallâdır. (yüce, ulu makamdır) “Mustafa Kemal Paşa, namaz, imam halife ilişkisini açıkladıktan sonra, devam ediyor; “Yeryüzünde bir hilafet makamı bulunmazsa, İslam âlemi kendisini imamesiz kalmış bir tespih gibi dağılmış, perişan gözükür. Bu ifadeden anlaşılıyor ki, mutlaka İslam ümmetinin…