Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Hukuk

  • 2 Mayıs 1928 Assosiated Press muhabiri bugün bana dedi ki; Bursa’da yargıç, öğretmenler aleyhinde karar verdikten sonra, avukata, okul müdiresi Miss Gilson’u suçlamak ve mahkûm etmek zorunda kaldığı için çok üzüldüğünü söylemiş. Avukatın kanısına göre yargıç Ankara’dan direktif almış. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 89) kitabından…

  • (15 Ocak 1923 Lozan’da Birinci Etap) … Curzon, adli kapitülasyonlar üzerinde durdu; mahkemeler, cezaevleri ve kanunlar aynı şekilde kaldıkça hiçbir yabancının Türkiye’de iş yapamayacağını söyledi. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi…

  • (4 Şubat Pazar 1923 Lozan Birinci Etap) Müttefikler antlaşma projesini bugün saat 16’da, ister imzalayın ister imzalamayın, diyerek Türklerin önüne uzatacaklar. … Curzon’dan Paşa’nın hangi sorunda anlaşmazlık çıkardığını sordum, adli sorunlarda cevabını verdi. … Paşa ekonomik maddelerin Türkiye’yi sınaî ve mali esarete sürükleyeceğini söyledi. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966…

  • MADDE 1- Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.    MADDE 2- a) Herkes, ırk, renk cins, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai (sosyal), köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu beyannamede ilan olunan bütün haklardan…

  • MADDE 11- a) Bir suç işlemekten sanık herkes; savunması için kendisine gerekli bütün tertibatın sağlanmış bulunduğu açık bir yargılama ile kanunen suçlu olduğu tespit edilmedikçe masum sayılır.  b) Hiç kimse, işlendiği sırada milli veya milletlerarası hukuka göre suç oluşturmayan fiillerden veya ihmallerden ötürü mahkûm edilemez. Bunun gibi, suçun işlendiği sırada uygulanan cezadan daha şiddetli bir…

  • MADDE 20 – a) Her şahıs silahsız ve saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestîsine maliktir.   b) Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz.   MADDE 21 – a) Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketinin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.  b) Her şahıs; memleketinin kamu hizmetlerinden eşitlikle yararlanmak…

  • MADDE 27 – a) Herkes topluluğun kültürel faaliyetlerine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, ilim sahasındaki ilerleyişe iştirak etmek ve bundan faydalanmak hakkını haizdir.  b) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü ilim, edebiyat veya sanat eserlerinden doğan manevi ve maddi menfaatlerinin korunmasını isteme hakkı vardır.   MADDE 28 – Herkesin işbu beyannamede derpiş edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini…

  • İnsan Hakları (The Right of Man) 1776’da ABD’de ve 1789’da Fransa’da bu haklar belgeleniyor. Uzun görüşmelerden sonra Birleşmiş Milletler Teşkilatının 10 Aralık 1948 tarihinde toplanan Paris Kongresinde kabul edildi. Teşkilata üye olan 48 devlet tasarıya olumlu oy verdi, sekiz devlet ise çekimser kaldı, bunlar; SSCB, Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Güney Afrika, Suudi Arabistan vs. Beyanname 1789…

  • İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına. İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin, insanlık vicdanını isyana sevk eden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurulmuş insanların, içinde, söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek…

  • İstanbul’da TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi Eski Başkanı), Sinop Mebusu Recep Zühtü (Mustafa Kemal’in Yaveri, Tetikçi), Antep Mebusu Ali Kılıç (İstiklâl Mahkemesi Eski Üyesi), toplanarak, Kâzım Karabekir Paşa’nın “istiklâl Harbimizin Esasları”  adlı kitabı dağıtılmadan bir gün önce imhaya (yok etmeye)karar veriyorlar. Önce CHP İstanbul Merkezi memurlarından iki kişi matbaa sahibi…

  • “4 Haziran 1933 gecesi, ..100 polis, Kâzım Karabekir’in Erenköy’deki köşkünü basıyor. .. Ellerinde hiçbir emir ya da belge yok. ..90 klasör yazı ve evrak alıyorlar. ..Paşa’nın kitabının beş nüshasını soruyorlar, Paşa da Eşinin onları ocakta yaktığını söylüyor. .. Ertesi gün Paşa, Savcılığa dilekçe vererek alınan evraklarının geri verilmesini istedi. Feridun Kandemir de Emniyet’e alındı ve…

  • BMM’nin 26.01.1928 günü, bir bakanın yasama dokunulmazlığı kaldırılıp Yüce Divan’a verildiği gün. Topçu İhsan; “-Benim masum olup olmadığımın Cumhuriyet Adliyesinden çıkacak bir kararla anlaşılmasını istiyorum.  Adliyemizin geçireceği bu imtihandan muzaffer çıkacağıma imanım vardır. … her inkılap sonucunda inkılapçılar birbirlerini darbelemeye başlarlar. .. Ben elinde inkılap bayrağı, cebimde banknot destesi taşıyanlardan değilim.”  İsmet Paşa; “-Vekillerle temasa…

  • Topçu İhsan Yüce Divan’da sorgulanıyor; “-.. Bir gün Azmi Bey’de gelmişti. Hugositeyns ismindeki şirketin temsilcisi olduğunu söyledi ve Ankara’da çalışmak üzere bana teklifte bulundu. Liderimin muvafakatini almalıyım diye Ankara’ya geldim. Reisicumhur Gazi Paşa Hazretleri’ne durumu arz ettim. Bana dediler ki; “Ticaretle uğraşmanız iyidir. Fakat Azmi Bey kim oluyor ki, o, Hugositeyns başkanı olacak, sen de…

  • “-… engizisyon devrinden sonra, medeni ve hür dünyada ve bilhassa hakimiyeti halka dayanan bir demokrasi ve cumhuriyette, kimse fikir ve mesleğinden (ideolojisinden) dolayı muhatap ve sorumlu olmamıştır. ..Ben mesleğimin (Siyasi görüş ve ideolojimin) de tetkik (incelenme) ve tahlil (araştırma) edilmesinden çekinmem; Cumhuriyetçi değil miyim? Laik değil miyim? Yenilenme aşığı değil miyim? Demokrasi savunucusu değil miyim?…

  • (Hüseyin Cahit İstiklal Mahkemesinde;) “- … hiçbir suç teşkil etmeyen makalelerimden dolayı, beni itham olmuş görmesi Türk Cumhuriyetinin adliye tarihine öyle elim bir örnek olarak kayıt etmek olur ki, tarihi bir mahkeme gördüğünü açıklayan yüce mahkemenizin tarihin huzuruna elinde böyle bir kararla çıkmaktan sakınacağından şüphem yoktur. Herhalde böyle bir muhakemede ben, hâkim olmaktansa, mahkûm durumunda…

  • (27 Temmuz 1955’de Halkçı Gazete’de, Hüseyin Cahit Bey’in “Atatürk Devri” isimli hatıraları yayınlanıyor bu yazıda anlattığına göre; Çorum’dan dönüşte İsmet Paşa’ya uğrayıp onunla uzlaşıyor:)  “-Güçlü bir kalem, ateş püskürerek yazıyordu, öyle bir sırada bizi nereye doğru götürdüğünü bilemediğimiz bu güçlü kalemi serbest bırakamazdık. Fakat artık geçmiş silinmiştir. İstediğiniz gibi çalışabilirsiniz, hiçbir husumete (düşmanlığa) maruz değilsiniz.”…

  • (Tanin’i kapatmak Hüseyin Cahit’in aklından geçiyor ama sonra okuyucuya, bunu yapamayacağını düşünüyor. Son köşe yazısında şunları yazıyor;) “Tanin, bundan sonra sadece haber gazetesi olarak yaşamak girişiminde bulunacaktır…. Eğer siz almazsanız bu gazete batar, dolayısı ile Tanin sizin ellerinizle kapatılmış olur.” diyor. (1) (Bu arada Terakkiperver Partinin evrakları, Ankara İstiklâl Mahkemesince incelemeye alınıyor, çünkü Şeyh Sait…

  • İsmet Paşa’nın ilk işi alelacele hazırlattığı Takriri Sükûn Kanunu’nu (susturma kararları kanunu) BMM’ne vermek oldu. Bu kanun üç maddeden ibaretti. Kanunun amacını belirten birinci madde şöyleydi; “-Gericiliğe ve isyana ve memleketin sosyal düzenini, huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini bozmaya sebep bütün örgüt, tahrikçi, teşvik eden, teşebbüsat (yeltenen) ve yayını, hükümet, Cumhurbaşkanının onayı ile…

  • Recep Peker Meclis’te konuşuyor;   “-… İstanbul Gazetelerinin memlekette ne kadar kurum ve makamlar varsa hepsini tahrike geçtiklerini görüyorum. Genç Olayı’nın (Şeyh Sait İsyanının) en birinci müsebbibi (sebebi) bunlardır. … ve hepsi saralı salgıları ile yalnız tahrip ediyorlar. İşte biz bu yılan yuvalarını tahrip (harap etmek) etmek ve susturmak azmindeyiz. Bu yılanlar, bu zehirli yuvalar,…

  • (Adana’da kapatılan gazetenin iki yazarı tanık sıfatıyla ve tutuklu olarak Ankara’ya isteniyor. Gönderilmeleri gecikince, Adana Valisi, sonradan CHP mebusu olup ta İçişleri Bakanlığı yapan, Hilmi Uran, tevkif edilerek, koruma altında Ankara’ya getiriliyor:)         Bu gecikmenin sebebi bile sorulmadan, bir Valiyi makamında yakalayıp bir cani gibi teşhir ederek getirtme işi, Hükûmetin başında bulunanları bile şaşırtmış. Bu…