Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Hukuk
-
“Ciddi bir tarihçi ve Mecelle’yi (Tanzimat’tan 1926 yılına kadar yürürlükte olan Medeni Kanun’u) hazırlayan adam. Tarih-i Cevdet, bugün okutulan hurafelere göre daha az zararlı ve daha çok yararlı olacağına inanıyorum. Tarihçi olduğu için bütüne bakmak gereğini duyuyor, bu, tarihçi olmanın ilk koşulunu da içeriyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2.…
-
“Osmanlı düzeninde Bizans’ta olduğu gibi, ilmiye, mülkiye, seyfiye (Seyf kılıç demek, askerler) kadroları var. İlmiye sınıfının iki temel ayrıcalığı var; 1-İlmiye sınıfından olanların boynu vurulmaz. Bütün Osmanlı tarihinde ilmiye sınıfından idam edilenler çok azdır. Bunlar da idam edilmeden önce, sınıf değiştirilerek, terfi ederek mülkiye sınıfının elbisesini giyerler. Ancak vezir yapılarak boyunları vurulur. İkinci ayrıcalıkları da,…
-
“Kanun, Fatih’ten sonra Grekçe’deki Kanen den dilimize geliyor. İngilizce de Canon “yol” ve ” kural” anlamına geliyor.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 13) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Meclis-i Vâlâyı Ahkâm-ı Adliye, Tanzimat diktatoryasının özel mahkemesi olarak da çalıştı.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler I – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 382) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1995) İlber Ortaylı; Adli Kararlar Yüksek Kurulu, Ahmet Mumcu ise Adalet-Hukuk İşleri Yüksek Kurulu diye adlandırıyorlar. Bu mahkeme de tıpkı İstiklâl Mahkemesi gibi,…
-
Sultan Mahmut’un önceleri sağ kolu olan Hâlet Efendi, önceleri o kadar çok aydını ölüme gönderdi ki, artık devlet ileri gelenleri Hâlet Efendi’yi ancak; “Yazık! Bu çok genç.” veya “Yazık! Bu çok yaşlı.” diyerek ve bir ölçüde durdurabiliyorlardı. Önceleri buna kanan Hâlet Efendi’nin, sonunda “Boynu vurulacak hep orta yaşlıyı ben nereden bulayım?” dediği biliniyor. Alıntı: Aydın…
-
1- Arpalık ve maişetlerin (Devletin bazı arazileri yararlılığı görülenlere vermesi, maişet ise geçim demek) iltizam (ömür boyu , sürekli mülk kullanma hakkı) ….verilmeyerek, emanet yoluyla ve belli bir ücret karşılığında ehliyetli ve insaflı naiplere (naip; başkasının yerine, burada devletin yerine bir işi idare eden güvenilir kişi) verilmesi. (1) 2- Anadolu ve Rumeli kadılarından hastalıklı ve…
-
“Yenilik hareketi,… yeni bilim adamı ve yeni aydını yaratmak demek… eskisini ortadan kaldırmak demek… Selim bunu biliyor. Sf.128 “Avrupa’ya fen ve maarif talim eylemek için ilk talebe İshak Bey’i, Üçüncü Selim Avrupa’ya gönderdi. Üçüncü Selim 1793 yılında İhtilal Fransa’sının Dışişleri Bakanlığı’na resmen başvurarak, Türkiye’de görev yapacak uzmanlar istiyor. Tahta geçişinin ertesinde… devlet büyüklerinden, ordu bürokrasisinin…
-
(16 Nisan 1924 Tarihli Gizli Celsede, Lozan’da Kabul Edilmiş Olan, Yurtdışına Sürgün Edilecek Yüzellilikler’in Tespiti Görüşülüyor:) Ferit Bey (Dâhiliye Vekili) (Kütahya); “..Affı Umumi (genel af), Lozan Muahedenamesi icabıdır (gereğidir). Müddeti muayyene (belli bir zaman) zarfında (içerisinde) tekmil ceraimi (bütün suçları), gerek Türk tebaası gerek ecnebi tebaası için bütün ceraimi af (genel af) mahiyetindedir. Yalnız Heyeti…
-
(21 Şubat 1923 Tarihli gizli celsede İsmet Paşa Lozan’ı anlatıyor:) İsmet Paşa (Dışişleri Bakanı) (Edirne): “… İtalyan işgali altındaki On iki Ada işi vardı… Müttefikler (İngiltere, Fransa, İtalya vb) arazi meselesinde Adalar, Suriye hududu ve Musul meselesini yekpare (tek parça, bütün) bir mesele olarak bize tasdik ettirmek istediler. Fakat biz bütün gücümüzü birisi üzerine, bir…
-
(26 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede Pontus tehciri konuşuluyor:) Hakkı Hami Bey (Sinop): “Eğer tehcir cana kastetmek için yapılacak olursa işte efendiler o çok çirkin bir meseledir. … Öyle kötülükler yapılmıştır ki bugün memurlarımızın yaptığı kötülüğü emin olunuz İngilizler yapmaz. ..Emin olunuz onlar soyulacaktır, dövülecektir, her şey yapılacaktır. Irzlarına tecavüz edilecektir, öldürüleceklerdir.” Mustafa Sabri Efendi…
-
(21 Ağustos 1922 tarihli gizli celsede jandarma görüşülüyor:) Mazhar Müfit Efendi (Kırşehir): “Karahisar Mebusu Ali Bey kardeşimiz.. Eşkıyalığı ilmi bir şekilde bölümlere ayırarak.. Dediler ki. Şekavet (eşkıyalık, suç işlemek) üç türlüdür: birisi adi suçlar, bir de şekavet-i müstemirre (örgütlü suçlar), birisi de şekavet-i siyasiye. Bendeniz bir şey daha ilave edeceğim ki onun adına maalesef şekavet-i…
-
(19 Ağustos 1922 tarihli gizli cesede jandarma bütçesi görüşülüyor:) Rifat Bey (Tokat): “Eğer bu jandarmanın da şimdiki jandarmalar gibi 600 kuruş maaşı 6 ay verilmese, bu yapacağınız jandarmalar da milletin başına bela olur. Nitekim şimdi olduğu gibi. .. Jandarma bir köye gitti mi bunu bir nimet biliyor. Şunu getir, bunu getir diyor. Eşkıyadan fazla zulüm…
-
(14 Ocak 1922 tarihli gizli celsede İstiklal Mahkemeleri görüşülüyor) Hakkı Hami Bey (Sinop); “… Konya’nın ilçelerinden 60 yaşında bir adam, sorduklarında bu adamın rehin olduğunu söylüyorlar. .. Adamın oğlu asker kaçağı imiş, adamı yakalıyorlar,. Hapsediyorlar… Mahkemenin beyannamesinde diyor ki; birisi askerden firar ederse akrabaları sıraya konulacak ve bunlara eziyet edilecek. Ve ayrıca köy ihtiyar heyetinden…
-
(22 kasım 1921 tarihli gizli celsede Sakallı Nurettin Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Mustafa Bey (Dersim): “İstiklâl Mahkemesinde bulunuyordum, izahat vereceğim. Ateşkesten sonra İngilizler Samsun’a çıkarken, Aleksandr ve oğlu o gün hükümet konağına gidiyor ve oradakilere diyor ki “Sizin burada yeriniz yoktur, Hükûmet kurdum, bu belediye dairesi de Pontus Hükümetinindir.” diyor. İstiklâl Mahkemesine de şahadet etmiştir (mahkemeye…
-
(8 Ocak 1921 tarihli gizli celse:) Hasan Fehmi Bey (Gümüşhane); “..426.225 lira Büyük Millet Meclisi üyeliği sıfatını kazanmış olan kişilerin tahsisatı (ödeneği). Sekiz İstiklâl Mahkemesine 84.000 lira konulmuştur.” Sırrı Bey (İzmit); ” .. Padişah bile o yetkiye sahip değil ve biz Padişahın bile sahip olmadığı yetkiyi bir millet adına kendisini yetkili kıldığımız bir heyete verdik.”…
-
“Osmanlı Tarihini anlayanlar bilirler ki: Bu ülke kuvvete dayanarak değil, adalete dayanarak kurulmuştur. Eğer Osmanlı orduları gittikleri yerlere adalet değil zulüm götürselerdi bu imparatorluk kurulmadan çekirdek halinde parçalanırdı. Adalet, meşruiyetin (haklılığın) temelidir. Meşruiyet, hükmetmenin mesnedidir (dayanağıdır). Kuvvet meşruiyetin müeyyidesidir (yaptırımı, sağlamlaştıranıdır). Bu halde kuvvet meşruiyete, hükmetme adalete dayanmak zorundadır. Ordu gayesi içinde elindeki gücü kullanırsa…
-
“1 Şubat 1931 Bugün gelen Milliyet’te Divan-ı Harp, Menemen 1. Kısım Mahkemesinin bittiği, Mustafa Kemal’in İzmir’de olduğu, Divan-ı Harp Başkanı Mustafa Paşa’nın İzmir’e gidip Gazi’ye saygılarını bildirdiğini yazıyor. Anlaşıldı. Mustafa Kemal kararın arifesinde Divan-ı Harp Reisini yanına çağırdı, şunları ve şu kadar insanı as diye emir verdi. .. 4 Şubat 1931 Bugünkü Paris gazeteleri dün…