Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Halk toplulukları, filozoflardan meydana gelmiş değildir.  …  Dinin yerine başka bir şey konulamaz. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her fikir hatta en kusursuzca olanı bile, yaratılışında kendini bir amaç sanırsa, büyük bir tehlike haline gelir.  Çünkü gerçekte o fikir, amaca ulaşmak için yalnızca bir araçtır.  …   Görevimiz milletimizin çocuklarını beslemek, kanın temizliğini, vatanın bağımsızlığını korumaktır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 183) kitabından…

  • Dünyanın büyük devrimleri hiçbir zaman kalemlerin bayrağı altında olmamıştır!  …  Bütün büyük hareketler, kişisel hırsların ve ruh haletlerinin volkanı andıran patlamalarıyla olmuştur.  Milletlerin kaderini yalnız yakıcı bir ihtiras fırtınası değiştirebilir. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 95, 96) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (2019); Hitler,…

  • Hazar Kağanı dinin askeri işlere ya da devlet işlerine karışmasına izin vermez. Şöyle söylüyor bu konuda: “Eğer kılıcın iki ucu olsaydı, kazma denirdi buna.” Üç din (Yahudi, Bizans ve Müslüman) karşısında da aynı tavır içindedir. Sf. 233 Alıntı; Hazar Sözlüğü – Milorad Paviç, Ç: İsmail Yerguz, Bir paragrafı farklı çevrildiği için dişil basım, (Mitos Yayınları,…

  • Hazar alfabesinin harfleri tuzlu yemeklerin adını taşır, rakamlar da tuz çeşitlerinin adlarını almışlardır. Hazarlarda yedi çeşit tuz vardır. İster kendi bedenlerine, ister başkalarının bedenlerine bakılsın, Hazarlar, insanın -bakışın etkisiyle yaşlandığına inanırlar, çünkü bakışlar çevrelerindeki bedenleri, tutkuları, nefretleri, niyetleri ve arzularıyla yarattıkları çok çeşitli ve en öldürücü silahlarla ürerler ve parçalarlar. Yalnızca Tanrı’nın tuzlu bakışı yaşlandırmaz.…

  • Bunlardan bir kısmı 1935 yılında Kudüs’teki İsrail Üniversitesi kitaplığı tarafından satın alındı. Bunlarda bulunan Sabetaycıların “amentü”sünü veriyoruz. Bu amentü, Yahudilerin her sabah duasında tekrarladıkları, Mose ben Maimon’un 13 inanç cümlesi yerine geçiyordu: -Tam ve kesin inanışla, gerçek Tanrı’ya, İsrail’in Tanrı’sına inanırım. O Tanrı’ya ki Tiphereth’te (Kabalacılarda Tanrı’nın ışımalarının çıktığı gök katı) İsrail’in haşmetinde oturur; bu,…

  • Mesih’e o kadar bağlanmış olan bu zavallılar birdenbire inançlarından vazgeçemezlerdi. İçlerinden çoğu ona gene de inanmakta devam etti. Din kitaplarını çok iyi bilen Gazze’li Nathan, onların kıyısında bucağında karanlık bazı sözler bulup çıkardı ve bunları dilediği gibi tefsir ederek, yeni bir tez ortaya attı: “Mesih’in Yahudiler dışındaki milletlerin arasına girmesi ve onlarda da saklı olan…

  • Gene o yıl Hamburg’daki sinagogda âdet gereğince krala dua edildiği zaman, onunla aynı payedeymiş gibi “Mesih Sabetay Sevi”ye de dua edildi. Kısacası, bütün Yahudileri bir delilik nöbeti sarmış gibiydi. Ama Sabetay Sevi şeriatın altını üstüne getiriyordu. Kesin olarak yasak edilmiş bazı şeylerin mubah olduğunu ilan etmekten çekinmiyordu. Yüzyıllar boyunca hahamların sıkı bir disiplin altında tutabildikleri,…

  • Sabetay Sevi ve onun mezhebi hakkında, yakın zamanlara kadar pek az bilgi vardı. Ama 1948 yılından beri, aile yadigârları olarak daima gizli tutulmuş yazmalar özellikle İsrail bilim kurumlarının eline geçti. Onun için artık oldukça kesin bilgilere sahibiz. Sf. 362 Sabetay Sevi (1626-1676) Kabalacı bir din bilginiydi! Onu sadece itizal (ayrılma, sapma) yoluna sapmış biri olarak…

  • Yahudilerde de hayır ve şer Tanrı’dandır. Hıristiyanların inandıkları gibi, kötülüklerin Şeytan’dan gelişi düşüncesi Yahudilikte yoktur. “Ne ki olduysa, olacak olan odur,” Sf. 296 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14. yüzyılda çıkan bir veba salgınında İsviçre ve Güney Fransa’da halk bunun suçunu Yahudilere yüklemiş ve yüzlerce zavallıyı diri diri yakmıştı. Günümüzde bile bütün savaşların, bütün krizlerin, her türlü kötülüğün Yahudiler yüzünden olduğuna gerçekten inanan insanlar yok mudur? Ortaçağda, hatta Yeniçağ’da halk kitlesi birikmiş çeşitli acıların doğurduğu öldürme arzusunu Yahudilerde tatmin ediyordu. Böylece, Avrupa’daki Yahudilerin…

  • (Rabbi Mose Ben Maimon MS. 1135 – 1204 görüşleri;) Sırası gelmişken Mose ben Maimon’un doğma haline getirdiği, Yahudilerin iman şartlarını da verelim: (1) Tanrıya inanmak, (2) Tanrı’nın birliğine inanmak, (3) Onun cismi olmadığına inanmak, (4) Tanrı’nın önsüz, sonsuz (ezeli ve ebedi) olduğuna inanmak, (5) Ancak ona tapılacağına inanmak, (6) Peygamberlerin sözlerine inanmak, (7) Musa’nın en…

  • “Önerme şudur: İnsanlar bütün davranışlarında kendi başlarına buyruktur, onlar için, kendilerini bir erdeme ya da bir kusura yöneltecek, dışarıdan gelme bir zorlama ya da bir etki söz konusu değildir. Sadece onda, bir şeyi zor ya da kolay hale getiren bir eğilim vardır; ama onun bir şeyi yapmaya zorunlu oluşu ya da onu yapamayışı asla gerçek…

  • Filistin’den gelen göçlerle nüfusu ve refahı artmış olan Yahudiler, Sasanilerin yönetimi altına geçtikten sonra durum değişti, Zerdüşt dini devlet dini olarak kabul edildi. Mobad denen Zerdüştçü rahip sınıfı Hıristiyanları ve Yahudileri ezmeye, başka dinden olan herkesi zorla kendi dinlerine çevirmeye çalıştılar. İslamlık yetişmeseydi, Mezopotamya’da Yahudi kalmayacaktı. Sf. 273 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs,…

  • Filistin de Galilea’daki Sanhedrin en parlak devrini Nasi Yuda (M.S. 125-217) zamanında yaşadı. Bu taçsız hükümdara “Rabbi” yani “Üstad” dendi ki bu hemen hemen günümüzün “Doktor” unvanının yerini tutar. Bütün Yahudi din bilginleri için bu unvan kullanıldığı gibi, günümüzde Batıdaki hahamlara da Rabbi derler. Rabbi Yuda’nın hazırladığı “Mişna” (öğreti) hem daha önce, kanun hükmüne giren…

  • Ve Tanrı dedi: Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Tanrın Yahve benim. 1- Karşımda başka ilâhların (Tanrıların) olmayacaktır. 2- Kendin için oyma put, yukarıda, gökte olanın yahut aşağıda, yerde olanın yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın: onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin; çünkü ben, senin Tanrın Rab (Adonai), benden nefret edenlerden babalar günahını…

  • Tevrat, İsrail oğullarının Mısır’a gidişlerini ve 430 yıl sonra oradan çıkışlarını iki Mısırlı İsraillinin etkisine bağlar. Biri Mısır’da baş vezir, öteki de bir prenses evlatlığı olarak Firavunun maiyetine girmiş, ama aslını unutmamış biridir. Bunlardan birincisine yani Yusuf’a hükümdar, bir Mısırlı adı (Zafenat-peneah) vermiş, ötekinin adı da gene Mısır dilinde “doğmuş, çocuk” ya da “suyun tohumu”…

  • İsrail’in eski zamanlarda insan kurban ettikleri de bilinmektedir. Bununla birlikte şurasını da unutmamalıdır ki Samîlerde tanrılara yalnız insan kurban edilmez, hayvan da kesilir, şarap ve güzel kokular da sunulurdu ki bu gelenek İsrail oğullarında sonuna kadar devam etmiştir, insan kurban etme âdetinin İsrail oğullarında çok sonralara kadar sürdüğü ve nebilerin buna karşı savaştıkları Tevrat’ta görülmektedir.…

  • Tanrı, İbrahim’e bu görünüşünde onun adını da değiştirir, İbranice “Yüce Ata“ demek olan Abram adını, “Soyun Atası” demek olan Abraham’a çevirdiğini bildirir. Sf. 47 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tevrat der ki: Kildânîlerin Ur şehrinde, Terah adında bir adamın üç oğlu vardı:. İbrahim, Nahor ve Haran. Haran’ın da Lût adında bir oğlu olur, ama kendisi Ur’da ölür. İbrahim, üvey kız kardeşi olan Sara ile evlenir. Sara kısırdır; çocuğu olmaz. Terah günün birinde oğlu İbrahim’i, torunu Lût’u, gelini Sara’yı yanına alarak, Kenan diyarına gitmek için…