Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Kalmuk kavmi Hulûlî mezhep (ruhların birinden birine geçtiğine inanma) oldukları için ölümden korkmazlar, «ölürsem ruhum filan kadının karnındaki filana canım girer veyahut karımın karnına canım girip yine dünyaya gelirim,» diye ölümden korkmazlar. s. 503, 504 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik,…

  • Buralarda hiç gıybet, kötülük, gevezelik, sövme kötü düşünce, kibir, kin ve düşmanlık yoktur. Ama başka kavimlere düşmanlık ederler. Üzerlerine gidip mallarını yağmalarlar. Bütün Kalmuk kavmi on iki padişahlıktır. Her biri beşer, altışar yüz bin adama sahiptir. Hepsinin dilleri birbirlerine başka olup on iki dilleri olduğu inşallah yerleriyle birlikte yazılacaktır. Karanlık dünyaya varınca dünyayı sarmış çeşitli…

  • Kalmuk ne Hıristiyan ne Müslüman, bir alay Mecûsi kavimdir. Ama onlarda yalan ve çekiştirme olamaz. s. 449 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik, (Üçdal Neşriyat, s. 449) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çerkezlerin Âyini: Yemeğe başlarken ağaç sofraları meydana getirirler. Bir bal mumu yakarlar. Herkes balmumuna bir kere «Dânü dânü Mâmelük» deyip muma tapınır. Ondan sonra yemek yemeğe başlarlar. Yine yemekten sonra muma öyle deyip sofrayı kaldırırlar. Bir garip âdettir. s. 420 Bu Çerkez kavmine kâfir desek o an aman zaman dinlemeden adamı öldürüverirler. «Lâilaheillallah» derler ama…

  • Şu da gariptir: Bu Kürtlerin çevresine bir çizgi çizsen, o çizginin dışına çıkmaları imkânsızdır. Ancak biri gelip o yuvarlak çizginin bir tarafını bozarsa o çizgiden dışarı çıkar! Yoksa o çizginin içinde öleceğini bilse dışarı çıkmaz. Bu diyarda bir köpek doğursa şenlik yaparlar. Bir siyah köpek ölse, soğan suyu ile yıkayıp kefenleyerek ahlıya vahlıya köpek mezarlığına…

  • I. Johannes-Paulus’un papalığı otuz üç gün sürdü. 29 Eylül 1978’de öldüğünde, yanında kimse olmadan ölen ilk papa oluyordu. Otopsi yapılmadı. 1975’ten beri doktorluğunu yapmış Profesör Giovanni Rama çağrılmadı. Normal bir ölümle öldüğü açıklandı. Ölüm nedeni ve saati meçhul kaldı, dijitalinle zehirlendiği iddiaları kanıtlanamadı.  . Ama bir şey kanıtlandı: Gladio kendini merak edenleri affetmiyordu. s. 135…

  • Yaratılış için gereken rezonansı iletmek için bir madde gerekliydi. Bu madde de, suydu. Su, hayatın şekillendirilmesi ve korunması için vazgeçilmez bir araçtır ve her zaman da böyle olmuştur. s. 53 Alıntı; Sudaki Mucize – Masaru Emoto, Çeviren; Savaş Şenel (Arıtan Yayınevi, 1. Basım Nisan 2008 – s. 53) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Muattile mezhebini cihana ilk getiren, Acem diyarında Nûşirevân-ı Âdil’in babası Melik Kubâd, Fîrûz devrinde kendisine mûbed-i mûbedân denen Mezdek bin Bamdâdân nâm (adında) birisi idi. s. 271 Mezdek padişahın ve halkın çoğunun iyiden iyiye mezhebine iman etmiş olduğunu görünce herkesin malını kamuya açarak: “Halkta mal mülk ve altın hususlarında…

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Yeryüzünde makbul ve dosdoğru yolda ilerleyen, Allah’ın rahmetinin ikisi üzerine olası Hanefî ve Şafiî diye iki mezhep vardır. Geri kalanlar beyhude ve sapkınlık, şek (şüphe) ve gümandan (zannetmekten) ibarettir. Sultan şehîd Alparslan (Allah burhanını aydınlatsın) mezhebine tam manasıyla şiddetli bir şekilde öylesine bağlıydı ki, “Heyhat! Şu vezirimin mezhebi Şafiî…

  • Nizamü’l-Mülk devlet teşkilatında İdarî, malî ve askerî alanlarda aldığı tedbirler ve düzenlemeler sayesinde Büyük Selçuklu İmparatorluğunu ortaçağın en sağlam teşkilatlı devleti haline getirdiği gibi, kurduğu bu kuramlarında birtakım değişikliklerle diğer Türk devletlerine model olmasını sağlamıştır. Nizamü’l-Mülk, teşkilat sahasında Sâmânî ve Gazneli örneğine uygun şekilde Selçuklu imparatorluğunun saray teşkilatını ve büyük divanını kurmuş, yani vezaret, istifa…

  • Devlet düzeni kavramı çelişkileri reddettirecek metropole ait ideolojiyle saklanabilir. Devlet büyüdükçe böyle nitelikte bir ideoloji zorunlu bir koşuldur. Devlet düzeni territoryal (bölgesel)  olarak kurulduğunda ritüel (ayin) önemini yitirse de, sadaka, hizmet, şan, şeref gibi değerler yine de kısmen ayin niteliğinde merasimlerle sağlanabilir. Bu ayinlerde bir çeşit rey alma, salâhiyet alma durumu da vardır. İdeolojik toparlayıcı…

  • Ne zaman ki devletçilik ve harp içindeki enflasyonla birlikte ilkel birikim gelişti, bu birikimin, daha da gelişmek için kendi yollarını açması, temizlemesi gerekiyordu. Kendisinin büyümesine yardım eden bürokratik mekanizma ile artık çatışır hale gelmişti. Bilindiği gibi DP, bu birikimin partisi olacak ve bürokrat-militer mekanizmanın tarihî olarak karşısına düşmüş, eski reayadan gelen halk kitlelerini, onların İslami…

  • Ortodoks Hıristiyanlığa en tehlikeli tehdidi oluşturan Arius’un sapıklığı idi. Arius 318 yılında İskenderiye’de kilise ileri gelenlerinden bir papazdı. 335 yılında öldü. Arius’un Ortodoksluk ile olan anlaşmazlığı oldukça basit ve tek bir konudaydı. Arius İsa’nın tümüyle ölümlü olduğunu, ilahi olmadığını, ilham edilen bir öğretmenden başka bir şey olmadığını savunması tek ayrılık noktasıydı. Bedende cisimlenmeyen, vücut bulmayan,…

  • Buna karşın İncillerde bazen İsa’ya saldırgan, militarist bir tavır gösterir. Acemice yazılan ünlü bir pasajda, İsa’nın “barış için değil savaşmak için geldiğini” söylemiştir. Luka İncilinde, İsa silahı olmayanın silah almasını islemektedir. (Luka 22: 36) ve İsa hamursuz fısıh yemeğinden sonra silahlanıp silahlanmadıklarını gözden geçirir. (Luka 22: 38). Dördüncü İncil’de Simon Petrus, İsa tutuklandığı zaman bir…

  • Bu kişiler Roma savcısına kolayca rüşvet vererek, yolsuzluk yaparak İsa’ya ihanet ederek sahte bir çarmıha germeyi düzenlemiş görünüyorlar. Bunu da özel yerlerde ulaşılması güç, birkaç kişiyle planlamışlardır. İdam hükmü İsa’nın yerine bir vekile uygulanmıştır. Veya rahip-kralın kendisi aslen ölmemiştir. Akşam karanlığına doğru, görüntülerin net seçilemediği bir saatte ceset, tam vaktinde bitişikteki bir mezara kaldırıldı. İki…

  • Markos, Roma rejimini temize çıkarmak ve yaptıklarını örtbas etmek için Mesih’in ölümünden sorumlu olarak bazı Yahudileri tutmuş olabilir. Bu icat sadece diğer İncillerin yazarları tarafından kabul edilmekle kalmamış, ilk Hıristiyan kiliseleri de böylesi bir düzenleme yolunu âlimlerin belirttiğine seçmişlerdir. Böyle bir icat olmaksızın ne kilise ne de İncil hayatta kalabilirdi. Luka İncili, göre M.S. 80’li…

  • Bazı anlatımlara göre, Kâse; İsa ve havarileriyle Son Akşam Yemeğinde içtikleri bardak veya kâseydi. Diğer geleneksel söylemlere göre ise Kâse; İsa’nın çarmıhtan cesedini alarak kendi mezarına koyan engin havari Arimethea’lı Yusuf’un çarmıhta iken İsa’nın kanını doldurduğu kâseydi. Bir diğer söylenceye göre de Kâse her ikisini birden kapsıyordu. Sf. 329 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı,…

  • 121 kişilik asil bir topluluğun oluşturduğu gizli bir cemiyet olan Sion Manastırı, Godfroi de Bouillon tarafından 1099 yılında Kudüs’te kuruldu. Sf. 246 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 246) kitabından birebir alınmıştır.

  • Memphis; Kenti’nin dinsel ayinindeki Ormus, MS. 46 yıllarında yaşamış Mısırlı bilge bir kişiydi. Bu kişi kâfirlik, putperestlik ile Hıristiyan sırlarını birbirine karıştıran ve Gül Haç’ı kuran kişiydi. Bir diğer 18. yy Masonik ritüelinde birçok yerde “Sion Kayalığı” referans olarak gösterilmiştir. Aynı “Sion Kayalığının “Manastır Vesikaları”ndaki bahsinde anlatıldığına göre Godfroi de Bouillon “kraliyet geleneği”ni Avrupa’daki baskılarını…

  • Şövalyeler, kutsal toprakları kaybedince yeni merkezlerini Kıbrıs’a taşındılar. Fakat Kudüs’ün kaybedilmesiyle varlıklarına neden olan asıl sebepten büyük oranda mahrum kalmışlardı. Sf. 70 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard Leight, Henry Lincoln, (Nokta Yayınları, 3. Baskı Mart 2004 – Sf. 70) kitabından birebir alınmıştır.