Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Bunlardan bir kısmı 1935 yılında Kudüs’teki İsrail Üniversitesi kitaplığı tarafından satın alındı. Bunlarda bulunan Sabetaycıların “amentü”sünü veriyoruz. Bu amentü, Yahudilerin her sabah duasında tekrarladıkları, Mose ben Maimon’un 13 inanç cümlesi yerine geçiyordu: -Tam ve kesin inanışla, gerçek Tanrı’ya, İsrail’in Tanrı’sına inanırım. O Tanrı’ya ki Tiphereth’te (Kabalacılarda Tanrı’nın ışımalarının çıktığı gök katı) İsrail’in haşmetinde oturur; bu,…

  • Mesih’e o kadar bağlanmış olan bu zavallılar birdenbire inançlarından vazgeçemezlerdi. İçlerinden çoğu ona gene de inanmakta devam etti. Din kitaplarını çok iyi bilen Gazze’li Nathan, onların kıyısında bucağında karanlık bazı sözler bulup çıkardı ve bunları dilediği gibi tefsir ederek, yeni bir tez ortaya attı: “Mesih’in Yahudiler dışındaki milletlerin arasına girmesi ve onlarda da saklı olan…

  • Gene o yıl Hamburg’daki sinagogda âdet gereğince krala dua edildiği zaman, onunla aynı payedeymiş gibi “Mesih Sabetay Sevi”ye de dua edildi. Kısacası, bütün Yahudileri bir delilik nöbeti sarmış gibiydi. Ama Sabetay Sevi şeriatın altını üstüne getiriyordu. Kesin olarak yasak edilmiş bazı şeylerin mubah olduğunu ilan etmekten çekinmiyordu. Yüzyıllar boyunca hahamların sıkı bir disiplin altında tutabildikleri,…

  • Sabetay Sevi ve onun mezhebi hakkında, yakın zamanlara kadar pek az bilgi vardı. Ama 1948 yılından beri, aile yadigârları olarak daima gizli tutulmuş yazmalar özellikle İsrail bilim kurumlarının eline geçti. Onun için artık oldukça kesin bilgilere sahibiz. Sf. 362 Sabetay Sevi (1626-1676) Kabalacı bir din bilginiydi! Onu sadece itizal (ayrılma, sapma) yoluna sapmış biri olarak…

  • Yahudilerde de hayır ve şer Tanrı’dandır. Hıristiyanların inandıkları gibi, kötülüklerin Şeytan’dan gelişi düşüncesi Yahudilikte yoktur. “Ne ki olduysa, olacak olan odur,” Sf. 296 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 296) kitabından birebir alınmıştır.

  • 14. yüzyılda çıkan bir veba salgınında İsviçre ve Güney Fransa’da halk bunun suçunu Yahudilere yüklemiş ve yüzlerce zavallıyı diri diri yakmıştı. Günümüzde bile bütün savaşların, bütün krizlerin, her türlü kötülüğün Yahudiler yüzünden olduğuna gerçekten inanan insanlar yok mudur? Ortaçağda, hatta Yeniçağ’da halk kitlesi birikmiş çeşitli acıların doğurduğu öldürme arzusunu Yahudilerde tatmin ediyordu. Böylece, Avrupa’daki Yahudilerin…

  • (Rabbi Mose Ben Maimon MS. 1135 – 1204 görüşleri;) Sırası gelmişken Mose ben Maimon’un doğma haline getirdiği, Yahudilerin iman şartlarını da verelim: (1) Tanrıya inanmak, (2) Tanrı’nın birliğine inanmak, (3) Onun cismi olmadığına inanmak, (4) Tanrı’nın önsüz, sonsuz (ezeli ve ebedi) olduğuna inanmak, (5) Ancak ona tapılacağına inanmak, (6) Peygamberlerin sözlerine inanmak, (7) Musa’nın en…

  • “Önerme şudur: İnsanlar bütün davranışlarında kendi başlarına buyruktur, onlar için, kendilerini bir erdeme ya da bir kusura yöneltecek, dışarıdan gelme bir zorlama ya da bir etki söz konusu değildir. Sadece onda, bir şeyi zor ya da kolay hale getiren bir eğilim vardır; ama onun bir şeyi yapmaya zorunlu oluşu ya da onu yapamayışı asla gerçek…

  • Filistin’den gelen göçlerle nüfusu ve refahı artmış olan Yahudiler, Sasanilerin yönetimi altına geçtikten sonra durum değişti, Zerdüşt dini devlet dini olarak kabul edildi. Mobad denen Zerdüştçü rahip sınıfı Hıristiyanları ve Yahudileri ezmeye, başka dinden olan herkesi zorla kendi dinlerine çevirmeye çalıştılar. İslamlık yetişmeseydi, Mezopotamya’da Yahudi kalmayacaktı. Sf. 273 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs,…

  • Filistin de Galilea’daki Sanhedrin en parlak devrini Nasi Yuda (M.S. 125-217) zamanında yaşadı. Bu taçsız hükümdara “Rabbi” yani “Üstad” dendi ki bu hemen hemen günümüzün “Doktor” unvanının yerini tutar. Bütün Yahudi din bilginleri için bu unvan kullanıldığı gibi, günümüzde Batıdaki hahamlara da Rabbi derler. Rabbi Yuda’nın hazırladığı “Mişna” (öğreti) hem daha önce, kanun hükmüne giren…

  • Ve Tanrı dedi: Seni Mısır diyarından, esirlik evinden çıkaran Tanrın Yahve benim. 1- Karşımda başka ilâhların (Tanrıların) olmayacaktır. 2- Kendin için oyma put, yukarıda, gökte olanın yahut aşağıda, yerde olanın yahut yerin altında sularda olanın hiç suretini yapmayacaksın: onlara eğilmeyeceksin ve onlara ibadet etmeyeceksin; çünkü ben, senin Tanrın Rab (Adonai), benden nefret edenlerden babalar günahını…

  • Tevrat, İsrail oğullarının Mısır’a gidişlerini ve 430 yıl sonra oradan çıkışlarını iki Mısırlı İsraillinin etkisine bağlar. Biri Mısır’da baş vezir, öteki de bir prenses evlatlığı olarak Firavunun maiyetine girmiş, ama aslını unutmamış biridir. Bunlardan birincisine yani Yusuf’a hükümdar, bir Mısırlı adı (Zafenat-peneah) vermiş, ötekinin adı da gene Mısır dilinde “doğmuş, çocuk” ya da “suyun tohumu”…

  • İsrail’in eski zamanlarda insan kurban ettikleri de bilinmektedir. Bununla birlikte şurasını da unutmamalıdır ki Samîlerde tanrılara yalnız insan kurban edilmez, hayvan da kesilir, şarap ve güzel kokular da sunulurdu ki bu gelenek İsrail oğullarında sonuna kadar devam etmiştir, insan kurban etme âdetinin İsrail oğullarında çok sonralara kadar sürdüğü ve nebilerin buna karşı savaştıkları Tevrat’ta görülmektedir.…

  • Tanrı, İbrahim’e bu görünüşünde onun adını da değiştirir, İbranice “Yüce Ata“ demek olan Abram adını, “Soyun Atası” demek olan Abraham’a çevirdiğini bildirir. Sf. 47 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım 1999 – Sf. 47) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tevrat der ki: Kildânîlerin Ur şehrinde, Terah adında bir adamın üç oğlu vardı:. İbrahim, Nahor ve Haran. Haran’ın da Lût adında bir oğlu olur, ama kendisi Ur’da ölür. İbrahim, üvey kız kardeşi olan Sara ile evlenir. Sara kısırdır; çocuğu olmaz. Terah günün birinde oğlu İbrahim’i, torunu Lût’u, gelini Sara’yı yanına alarak, Kenan diyarına gitmek için…

  • Bu sebeple Eski Ahit’e “Tarih-i Kadîm” adı da verilmişti ki, işte Tevfik Fikret’in ‘Beşerin köhne sergüzeştinden bize efsaneler terennüm eden’ diye tanımladığı eski tarih de budur. Eski Ahit, özellikle Tevrat (Musa’nın beş kitabı: Tekvin, Çıkış, Levililer, Sayılar ve Tesniye) Yahudiler ve Hıristiyanlarca yakın zamana kadar Tanrı’nın Musa’ya doğrudan doğruya yazdırdığı kitap olarak kabul edilmekteydi. Ama…

  • Yahudi dini ya da bizim deyimimizle Musevilik uzun bir evrimin sonucudur. Bu evrim sırasında çoktanrıcılıktan (politeizm), başka tanrıların bulunduğunu kabul etmekle birlikte, kendi halklarının özel ve tek bir tanrısı olduğuna (henoteizm), oradan da, bütün dünya için tek ve ortaksız bir tanrı fikrine (monoteizm – tektanrıcılık) geçmişlerdir. İsrail oğullarının inançlarına göre tanrıları Yahve (Yehova) önceleri, göçebelik…

  • Söze, Alman Protestan Kilisesi Komisyonunun kontrolünden geçmiş olan Eski ve Yeni Ahit çevirisindeki şu cümlelerle başlamak istiyorum: “Kutsal Kitap (Yani Eski ve Yeni Ahit) gökten inmiş değildir. Eski Ahit’in 39 kitabıyla dört İncil binlerce yılda yavaş yavaş gelişmiş ve son şeklini almıştır.” Sf. 5 Alıntı; Musa ve Yahudilik – Hayrullah Örs, (Remzi Kitabevi, 2. Basım…

  • Yahudi olmayanlar Yahudi inancına döndükleri zaman, İbrani soyu efsanesini de kabul etmiş olurlar… Judaizm’e döndürülmüş olan Hazarlar bile, kendilerini tarihin ışığında antik İsrail’in “çekirdeği” ya da “kan bağı” olarak görmüşlerdir. Hazarlar, en azından “Simeon” ya da “Menasseh” Klanı’nın bir parçası haline gelmişlerdir. Hazarların torunlarının, taşıdıkları İbrani adlarına “ha-Kuzari” adını eklemediklerini de ilave etmemiz gerekir; çünkü…

  • 1648 yılında, Ukrayna ve Galiçya’da yaşayan on binlerce Yahudi, Ataman Bohdan Khmielnitzki önderliğindeki Kazaklar tarafından hunharca katledildi. Ostrog ve Lublin’dekiler gibi bazı Yahudi toplulukları, tamamen yok edildi. 1648 yılı ilkbaharının son günlerinde, Nemirov şehrini ele geçiren Kazaklar, burada yaşayan çok sayıda Yahudi’yi kılıçtan geçirdiler. Nemirov’lu Yahudilerin bazıları kaçarak, kale şehri Tulchin’e sığındılar; fakat sonunda Tulcbı’nl…