Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Geçmişte köleler bile köleliğin bir tanrı takdiri olduğuna inanmışlardı. Sf. 24 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu sayfaları yazanın derdi, birilerinin inançlarıyla, yaşam tarzlarıyla, dogmalarıyla, mitleriyle uğraşmak değildir; bu sayfalan yazanın derdi, taşıdığı Türk kimliğinin dünyanın sanat, bilim ve uygarlık alanında saygın bir üyesi olabilmesinin yolunu göstermektir. Bunun yolunun da ancak ve ancak yeni koşullar karşısında değişebilmekle sağlanacağını bilmektedir. Bunun bilim dilindeki karşılığı evrimdir. Sf. 21, 22 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan…

  • Ya da 21’nci kromozomun bir fazlası herkesin bildiği down sendromuna neden olur. Demek ki ruh dediğimiz duyum dünyamız moleküllerin dizilimleri olarak ortaya çıkmaktadır. Sf. 21 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kutsal kitapların hemen hepsi insana ayrıcalıklı bir yer vererek onu eşrefi mahlûkat {yaratılanların en şereflisi) olarak tanımlamışlardır. Aslında Tanrı insanı kendi özünden, nefesinden (soluğundan) yaratmıştır; ama hiç kimse bu özenle yaratılan insana en azından 9000 çeşit kalıtsal hastalığı neden verdiğini tutarlı bir mantıkla açıklayamamaktadır. Kalıtsal hastalık kişinin kendi elinde olmadığı gibi, yaşam tarzı ve daha…

  • Aslında insanı Tanrı melekleriyle dünyaya indirdi yaklaşımı en çok Tanrı’ya hakarettir; Sf. 20 Alıntı; Evrim (Atomaltı Parçacıktan İnsana Türlerin Görkemli Yolculuğu  – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  6. Baskı Mayıs 2018 – Sf. 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siz yaratılış mitini bilimsel bir olgu olarak benimsemişseniz, yani dünyadaki canlıların tümünün Tanrı tarafından ayrı ayrı yaratıldığına, farklı zamanlarda yaratıldığına inanmışsanız, bu bitkileri isteğiniz doğrultusunda değiştirmenize, geliştirmenize giden yolu ta başında kapatmışsınız demektir. Yapabileceğiniz tek şey, “bu Tanrı’nın bize lütfudur” diyerek bu zenginliklerin üzerine oturmak olur. Ancak bu kör inat nedeniyle oturduğunuz kuluçkadan hiçbir zaman…

  • Bu topraklarda daha önce ıslah yapıldığına ilişkin önemli bilgiler var, sonra her nedense son 2000 yıldan bu yana bu ıslaha ara verilmiş; çünkü canlıyı her şeyiyle bütün olarak tasarlayanın Tanrı olduğuna inanılmış ve bu nedenle de Tanrı’nın işine belki de karışılmak istenmemiş. Anayurdu Anadolu olan üzüm, ceviz, vişne, kiraz, buğday, elma, badem, çavdar, nohut, bakla,…

  • Bu nedenle her inanç bu dünyada en iyi yaşamak için hayal ettiği bir dünyayı, öbür dünyası için tariflemiştir. s.157 En dindar insanın bile öbür dünyaya gitmemek için direnmesi aslında inancını, yaşamının hiçbir evresinde cesaretle yargılamamasından kaynaklanır, çünkü bilgisizlik kuşkuyu artırır… s.157 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 –…

  • Beynimizin mercimekten biraz daha büyük amigdale denen uzantısı, bireyin ölümü kendine yakıştırmasına izin vermiyor. Evrim sürecinde kazanmış olduğumuz korunma ve savunma içgüdüsü, ölüm olayında da kendini gösterir ve bireyi “Sen ölümden sonra da yaşayacaksın” sanısı yaratarak bireyin rahatlamasını sağlamaktadır. Sf. 145 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy, (Asi Kitap Yayınları,  1. Baskı Ocak 2019 –…

  • İnsanoğlunun tarihi yukarıdan aşağıya haksızlıklarla doludur. Çok az insan, özellikle dinlerin temeli atıldığı dönemlerde ya da daha önceki tarihlerde hakkını bu dünyada alabilmiştir. Ezilmiştir, horlanmıştır, aşağılanmıştır… Bu dünyada hakkını alamayan kişi, hıncını öbür tarafta alacağını söyleyen düşüncelere adeta tapmıştır. İşte dinleri ayakta tutan, insanoğlunun bu hıncı olmuştur. Sf. 31 Alıntı; Yaşlanmanın Evrimi – Ali Demirsoy,…

  • Özellikle çocukluk çağlarında dogma ile (yasaklar ve korkular, sınırlayıcı tehditler ile) büyütülen çocuklarda, sorgusuz inanmayı esas tutan din eğitimi, ezbere dayalı eğitim verilen çocuklarda birçok sinapsın işlevsiz kaldığını ve yaratıcı gücünü yitirdiği bilinmektedir. Sinapsların işler tutulması ucu açık sorular ve bilmeceli sorular ile güçlendirilebilir. Sf. 62 Alıntı; Ustaca Yaşlanma – Ali Demirsoy, (Siyah Kuğu Yayınları, …

  • Alamut’un aşağı yukarı iki yüz elli yıl felsefesi sürdü. Hasan Sabbah’ın ve büyük bir orduyla gelip orada savaşmak isteyen bir Selçuklu komutanıyla oturup tartıştıkları zaman, Hasan Sabbah: “Benim çok büyük bir ordum vardır, bununla sen yarışamazsın. Senin burada birkaç yüz fedain var” diyor. O zaman çağırıyor fedailerden bir tanesini, hemen Alamut’un tepesinden atla aşağıya diyor,…

  • Fethullah Gülen ve cemaati hiçbir lakabı kabul etmezler. Her zaman radikal İslam’dan farklı olduklarını vurgularlar. “Biz farklıyız radikal İslamcılardan farklıyız, bize hoşgörü ile davranmazsanız radikal İslam güçlenir.” derler. Sf. 179 Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  •  “İster Mülkiye’de çalışan arkadaşlarımız olsun, ister Adliye’de çalışan arkadaşlarımız olsun herkes için söz konusudur bu. Sivrilmeden, mevcudiyetinizi hissettirmeden çok ilerilere gitmek. Mutlaka riayet edilmesi lazım. Müslümanların belli bir noktaya ve kıvama gelecekleri âna kadar bu şekilde hizmete devam etmeleri şarttır. Erken vuruş diyeceğim çıkışlar yaparlarsa, dünya Cezayir’deki gibi başlarını ezer. Zayiata meydan verilmemeli.” Sf. 113…

  • Gülen, 12 Eylül 1980’den bir hafta önce, son kez vaaz verdiği camiye kendisini dinlemeye Turgut Özal’ın geldiğini, sonra da baş başa konuştuklarını anlatmıştı. İşte o Özal 1986’da başbakanken, açılışını Cumhurbaşkanı olarak Kenan Evren’in yaptığı “Kendi Okulunu Kendin Yap kampanyasını başlatmışta. Özal vakıfların ve derneklerin de özel teşebbüs olarak okul açabilmesi için yasal düzenlemeye gidince, Gülen’in…

  • MSP teşkilatları Fethullah Gülen Cemaati’nin gelişmesinde hayli etkindi. MSP’liler her yerde Fethullah Gülen’in propagandasını yapıyorlardı. MSP’lilere göre, Fethullah Gülen, diğer Nurcular gibi değildi, aslında MSP’liydi ama açıkça siyaset yapmıyordu. Sf. 106 Alıntı; İmamın Ordusu – Ahmet Şık,  (Kırmızı kedi Yayınları,  2. Baskı Haziran 2017 – Sf. 106) kitabından birebir alınmıştır.

  • İmam hatip liseleri, her iktidar döneminde siyasetin ana malzemelerinden biri oldu. 1951-1959 Adnan Menderes Hükümeti 19 adet. 1962-1963 İsmet İnönü Hükümeti 7, 1965-1971 Süleyman Demirel Hükümeti 46 adet, 1974-1975 Bülent Ecevit Hükümeti 29 adet, 1975-1978 Süleyman Demirel Hükümeti 233 adet, 1978-1979 Bülent Ecevit Hükümeti 4 adet, 1979-1980 Süleyman Demirel Hükümeti 36 adet, 1984-1989 Turgut Özal…

  • “Fethullah Gülen milliyetçidir. Komünizmle mücadele derneklerinde yetişmiş ve siyasallaşmış bir kişidir. 1960’ların komünizmle mücadele derneklerinin bir ürünüdür Gülen. Derin devlet, kendi denetimi altında oldukça her şeyi makbul görür. Bir şey onun denetimi dışına çıktığı anda tehdit unsuru haline gelir. Gülen’in altın nesil yetiştireceğiz diye bir iddiası var. Burada inanılmaz bir Müslüman Türk elitizmi söz konusu.…

  • Bariz bir problemi çözmeye çalışırken görülen irrasyonel başarısızlığa ilişkin son değineceğim spekülatif sebep, psikolojik inkârdır. Bu terim, bireysel psikolojide tam olarak tanımlanmış bir anlamı olan teknik bir terimdir ve popüler kültürde hayli yaygındır. Algıladığınız bir şey sizde acı dolu bir duyguya yol açarsa, katlanamayacağınız acıyı önlemek için algılarınızı bilinçdışı bir şekilde bastırıyor ya da inkâr…

  • Bariz bir problemi çözmeyi irrasyonel bir şekilde reddetmenin diğer olası sebepleri, daha spekülatiftir. Biri, “sürü psikolojisi” adıyla bilinen kısa vadeli bir karar alma olgusudur. Geniş bir bütüncül grubun ya da kalabalığın, özellikle de duygusal açıdan heyecanlı bir grubun üyesi olan bireyler, normalde tek başlarına düşünme şansı verilse karşı çıkacakları bir grup kararını desteklemeye meyilli olabiliyor.…