Kategori: İnançlar, Mezhepler
-
Bariz problemleri çözmeye çalışırken kısmen irrasyonel davranışlardan kaynaklanan başarısızlıklar da, aynı bireyin kısa vadeli ve uzun vadeli güdüleri arasındaki çatışmalardan doğuyor. Ruanda ve Haiti köylüleri ve bugün dünyadaki milyonlarca insan, inanılmaz seviyede yoksul ve tek düşüncesi ertesi günün yemeğini bulabilmek. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl Seçerler) – Jared Diamond, Çeviri;…
-
Belki de bir toplum olarak başarı ya da başarısızlığın dönüm noktası, şartlar değiştiğinde hangi temel değerlere bağlı kalınacağını ve hangilerinin yenileriyle değiştirileceğini bilmektir. Son altmış yıl içinde dünyanın en güçlü ülkeleri, eskiden ulusal imajlarının merkezinde yer alan uzun soluklu değerlerini terk edip başka değerlere bağlandılar. Sf. 545 Alıntı; Çöküş (Toplumlar Başarısızlığı ya da Başarıyı Nasıl…
-
Kişinin temel değerlerini, hayatta kalmasını engelleyecek derecede dezavantajlı hale geldiklerinde terk etme kararı alması oldukça zor bir davranıştır. Bireyler olarak hangi noktada taviz vermek ve yaşamaktan ziyade ölmeyi tercih ediyoruz? Modern zamanlarda milyonlarca insan gerçek manada, kendi yaşamını kurtarmak için arkadaşları ya da akrabalarına ihanet etmeye, kötü bir diktatöre boyun eğmeye, tam bir köle gibi…
-
Rasyonel davranışlara dayalı problemlere karşıt olarak, bariz problemleri çözememe örnekleri arasında, sosyal bilimcilerin “irrasyonel davranış”, başka bir deyişle herkes için zararlı davranış olarak tanımladığı durumlar vardır. Bu tür irrasyonel davranışlar genelde, her birimizin bireysel olarak değerler çatışması içinde olduğumuz durumlarda ortaya çıkıyor: Bazen kötü bir statükoyu, sırf derinden bağlı olduğumuz bir değer tarafından desteklendiği için…
-
Başkalarını kendi dinine çevirmek dini olan Hıristiyanlık ve Müslümanlık niçin Çinliler arasında değil de Avrupalılar ve Batı Asyalılar arasında sömürgeciliğin ve fetihlerin itici gücü oldu? Sf. 531 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 531) kitabından birebir alınmıştır.
-
Demek ki Afro-Asya dilleri Afrika’da doğmuştur, bunların bir kolu Yakındoğu’ya yayılmıştır. Bu da demektir ki Batı uygarlığının ahlaksal temeli olan Eski Ahit’in, Yeni Ahit’in ve Kur’an’ın yazarlarının konuştukları dillerin doğum yeri Afrika’dır. Sf. 457 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 –…
-
Demek ki Afro-Asya dilleri Afrika’da doğmuştur, bunların bir kolu Yakındoğu’ya yayılmıştır. Bu da demektir ki Batı uygarlığının ahlaksal temeli olan Eski Ahit’in, Yeni Ahit’in ve Kur’an’ın yazarlarının konuştukları dillerin doğum yeri Afrika’dır. Sf. 457 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 –…
-
Halktan çok daha rahat bir hayat sürdürürken halkın desteğini kazanmak için bir seçkinin ne yapması gerekir? Hırsızkratların tarih boyunca başvurdukları dört çözüm yolu vardır: 1.Halkı silahsızlandırmak, seçkinleri silahlandırmak. Mızrakların, sopaların evde kolayca yapılabildiği çağlara göre, yüksek teknoloji silahlarının yalnızca sanayi kuruluşlarında üretilebildiği ve seçkinlerin tekelinde olduğu günümüzde bu çok daha kolaydır. 2.Toplanan haraçların çoğunu herkesin…
-
Dinlerin teknolojik yenilikler karşısındaki tutumları büyük değişiklikler gösterir: Musevilik’in ve Hıristiyanlık’ın bazı kollarının teknolojiyle arasının özellikle iyi olduğu, İslam’ın, Hinduizm’in, Brahma dininin bazı kollarınınsa özellikle olmadığı söylenir. Sf. 295 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 294, 295) kitabından birebir…
-
Görüş ve inanış farklılıklarına gösterilen hoşgörü yenilikleri besler, oysa (Çin’de eski Çin klasikleri üzerindeki ısrarda olduğu gibi) güçlü geleneksel bakış, yenilikleri boğar. Sf. 295 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan 2018 – Sf. 295) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yine de bir başka görüşe göre bu iş bireysel icatçılık sorunu değildi, toplumların bütün olarak yeniliklere açık olup olmamasıyla ilgiliydi. Bazı toplumlar fena halde tutucudur, içe dönüktür, değişikliğe düşmandır. Üçüncü Dünya halklarına yardım etme girişiminde bulunan ve cesaretleri kırılan Batılıların izlenimi böyle. Sf. 284 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond,…
-
Aztek İmparatoru Montezuma, Cortes’i geri dönen Tanrıları sanarak ve küçük ordusuyla birlikte onu Aztek başkenti Tenochtitlan’a buyur ederek daha da büyük bir hata işlemiştir.Sonuçta Cortes, Montezuma’yı esir almış, Tenochtitlan’ı ve Aztek İmparatorluğu’nu ele geçirmiştir. Sf. 86 Alıntı; Tüfek, Çelik ve Mikrop (İnsan Topluluklarının Kaderi) – Jared Diamond, Çeviri; Ülker İnce, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Nisan…
-
Dolayısıyla Tanrı bile bu noktada Belirsizlik İlkesine bağlı görünür ve bir parçacığın konumunu ve hızını aynı anda bilemez. Tüm kanıtlar Tanrı’nın olası her durumda zar atan müzmin bir kumarbaz olduğunu gösteriyor. Sf. 98 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 98) kitabından…
-
Laplace’ın esasında söylediği şey, evrendeki tüm parçacıkların konumunu ve hızını tek bir anda bildiğimiz takdirde söz konusu parçacıkların geçmiş ya da gelecekteki başka bir anda hareketini hesaplayabileceğimizdir. Laplace ile Napolyon arasında geçen muhtemelen sonradan uydurma bir hikâye vardır: Buna göre Napolyon, Laplace’a Tanrı’nın bu sisteme nasıl uyduğunu sorar ve Laplace da buna “Efendim bu varsayıma…
-
İlk çağlarda dünya insanlara son derece rastlantısal görünüyor olmalıydı. Seller, salgın hastalıklar, depremler ve volkanik patlamalar gibi felaketler muhtemelen hiçbir uyarı ya da görünür neden olmadan gerçekleşiyormuş gibi görünüyordu. İlkel insanlar bu türden doğa olaylarım kaprisli ve keyfi bir şekilde davranan tanrı ve tanrıçalara bağlamıştı. Sf. 93 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking,…
-
Gelgelelim Sovyet ideolojisi diğer yandan genetik biliminin gerçekliğini reddederek biyolojinin ilerlemesine mani olmuştu. Sf. 64 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.
-
Gelgelelim 1915 yılında Einstein devrim niteliğindeki genel görelilik kuramını ileri sürdü. Bu kurama göre uzay ve zaman artık mutlak değildi, yani artık olaylara sabit bir arka plan oluşturmuyordu. Uzay ve zaman, bunun yerine, evrendeki madde ve enerji tarafından şekil verilen dinamik niteliklerdi. Bu nitelikler yalnızca evrenin içinde tanımlanıyordu, dolayısıyla evrenin başlangıcından önce bir zamandan söz…
-
Evrenin bir başlangıcı olduğuna inananlar kaçınılmaz olarak şu soruları sormaktaydı: “Başlangıçtan önce ne oldu? Tanrı dünyayı yaratmadan önce ne yapmaktaydı? Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 58, 59) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bana Tanrı’nın evreni yaratıp yaratmadığını sorduklarında, bu insanlara sorunun kendisinin bir anlam ifade etmediğini söylüyorum. Zaman, Büyük Patlamadan önce var değildi, dolayısıyla Tanrı’nın evreni meydana getirmesi için mevcut olan bir zaman da yoktu. Sf. 56 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf.…
-
Benim için bu, bir yaratıcı ihtimalinin ortadan kalkması anlamına gelir, çünkü söz konusu yaratıcının var olması adına mevcut bir zaman bulunmaz. Sf. 54 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 49) kitabından birebir alınmıştır.