Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İnançlar, Mezhepler
-
İnsanlar her ne kadar Tanrılarının sonsuz iyi olduğunu bize tekrar etmekten usanmıyorlarsa da, gerçekte buna hiç inanmadıkları ortadadır. Bilinmeyen, tanınmayan, nasıl sevilebilir? Düşünülmesi ve tasavvur edilmesi insanı endişe ve karışıklığa atmaktan başka bir sonuç vermeyen bir zata nasıl sevgi beslenir? Sf. 149 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, …
-
Eğer Tanrı sonsuz iyiyse bütün yarattıklarını mutlu etmelidir. Sınırsız ve sonsuz bir iyilik fikrini yok etmek için tek bir mutsuz yeterlidir. Sf. 146 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 146) kitabından birebir alınmıştır.
-
Eğer Tanrı aklımızın erebileceği tek yer olan yeryüzünü kötülüklerden koruyamamış ya da korumak istememişse, hakkında hiçbir fikrimiz olmayan öteki dünyayı (yani ahiret dünyasını) kötülük ve felaketlerden koruyabileceğine ya da korumak isteyeceğine ne sebep düşünebiliriz? Lactance’e göre, 2000 yıl önce Epicure şöyle demiş; “Tanrı, ya kötülüğe engel olmak istiyor ancak kötülüğü yasaklamaya muktedir olamıyor ya kötülüğü…
-
İyilikler ve kötülükler doğanın zorunlu nedenleri ve eserleridir. Bunda hiçbir şeyi değiştirmeyen tanrı ne Tanrı’dır? Evren olabildiği şeyden başka bir şey değildir. Evrende duygulu varlıklar haz ve acı duyarlar. Sf. 138 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu durumda; “İnsan, evren ve bütün içeriği ‘rastlantının’ eserleridir” diyeceksiniz. Hayır, size tekrar ediyorum: Evren asla bir eser değildir; evren bütün eserlerin etkenidir. Sf. 119 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bize gururlanarak, “sahipsiz eser yoktur” diyorlar. Her dakika, dünyanın kendi kendine oluşmadığını tekrarlıyorlar. Ancak evren bir etkendir, asla bir sonuç değildir. Bir sanatla yapılmış uydurma bir şey değildir. O asla yoktan var edilmemiştir. Evren hep var olmuştur; varlığı zorunlu ve gerekli bir varlıktır. Etkeni kendisindedir. Kendi kendisinin yaratıcısıdır. İçyüzü hareket etmek ve oluşturmak olan doğa,…
-
Bütün çocuklar tanrıtanımazdır. Tanrı hakkında hiçbir fikirleri yoktur: bu durumda bu cehâletleri nedeniyle çocuklar suçlu mudur? Sf. 104 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 104) kitabından birebir alınmıştır.
-
Genellikle insanlar için hiçbir şey, bir kanıtı, korku kadar ikna edici kılmaz. Sf. 103 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 103) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Tanrı’nın sıfatını anlamak insan aklının iktidarı içinde değildir” iddiasında bulunmak, Tanrı’nın insanlar için yapılmamış olduğunu (yani Tanrı’nın insanlarla hiçbir ilişkisi olmadığını) teslim etmektir. Eğer Tanrı’da her şeyin sonsuz olduğu temin olunursa, onunla yarattıkları arasında hiçbir ilişki olmayacağı itiraf edilmiş olur. Tanrı sonsuzdur demek, Tanrı’yı insan için bir hiçe çevirmektir. Ya da en azından onu insan…
-
Din; mekânsız olmakla birlikte sonsuz olan, genişliğiyle her yeri dolduran, arzusunu hiçbir zaman uygulamayan, son derece iyi olan ve bununla birlikte hep hoşnutsuzlar meydana getiren, düzeni seven ve bununla birlikte yönetiminde kargaşa hüküm süren bir zatın önünde diz çöktürür. İlahiyatın “Tanrı”sı nedir, şimdi düşünülsün. Sf. 99 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah…
-
İnsanlara madem bir Tanrı lazımdı, birçok milletin taptığı bu güneşle, bu ihtiyaç görülebilirdi. Tanrı’yla neden yetinmediler? İnsanların kulluk ve şükranına güneşin hak kazandığı dereceden daha çok hak kazanmış hangi varlık vardır? O güneş ki, bütün varlıklara ışık, sıcaklık ve hayat verir; o güneş ki, huzuru doğayı neşelendirir, gençleştirir ve yokluğu, doğayı hüzne ve bitkinliğe boğar.…
-
Dolayısıyla, pekâlâ görülüyor ve anlaşılıyor ki, din, insanların sınırlı zekâlarını, anlaşılması kendileri için olanaksız olan bir şeyle meşgul etme sanatıdır. Sf. 80 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 80) kitabından birebir alınmıştır.
-
İnsanlar için en önemli olan şey, anlamanın tam ve kesin bir olanaksızlığı içinde bulunmalarıdır. Eğer Tanrı, insan için anlaşılması mümkün değilse, onu hiç düşünmemek en akla uygun yoldur. Sf. 79 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 79) kitabından birebir alınmıştır.
-
Konusu yalnızca anlaşılmaz şeyler olan bir bilim vardır. Bütün bilimlerin dışında olan bu bilim, duygularımızla, araştırılmayan ve değerlendirilmeyen şeylerle uğraşır. Sf. 77 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928, (Kaynak Yayınları, 12 basım 2018 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yaratılışı, uyruğunun zihnini karıştırmaya çok uygun, mutlak bir hükümdar ile yönetilen bir ülke var. Bu hükümdar, bilinmek, sevilmek, itaat edilmek istiyor. Ancak hiçbir zaman kendisini göstermiyor ve her şey hakkında edinilebilen bilgiyi kuşkulu kılmaya çalışıyor. Hâkimiyet ve saltanatına bağlı kavimler, görünmeyen hükümdarlarının karakteri ve yasaları hakkında sözcülerinin verdiği fikirlerden başka fikirlere sahip değil. Sözcüler bile,…
-
Dr. Abdullah Cevdet’in önsözünden; “Sağduyu kutsal bir isyandır ve bunu gönüllerde gezdirmek aşkının ateşi hiçbir zaman söndürülemeyecektir. Promete, Kafkas dağlarında değil gönül dağlarındadır ve zincirlerini kırmıştır. Mabudumuz erdemdir. Erdemin yaratılması ise hürriyetsiz mümkün değildir. Hürriyetlerin en önemlisi ve kutsalı, fikir ve vicdan hürriyetidir. Bu çevirinin konusu, bir bağlılık ve ibadettir. Doktor Abdullah Cevdet” Sf.…