Kategori: İnançlar, Mezhepler
-
Evrenin kendiliğinden, bilim yasaları uyarınca, hiçlikten yaratıldığını düşünüyorum. Bilimin temel varsayımı bilimsel belirlenimciliktir. Bilim yasaları evrenin evrimini, belirli bir andaki halini ortaya koyarak belirler. Bu yasalara Tanrı tarafından karar kılınmış ya da kılınmamış olabilir, fakat Tanrı söz konusu yasaları ihlal etmek üzere müdahalede bulunamaz, zira böyle olsaydı bunlara yasa demezdik. Bu durum Tanrı’ya evrenin başlangıç…
-
“Tanrı” sözcüğünü, Einstein gibi, kişi-dışı anlamda doğa yasaları için kullanıyorum; dolayısıyla Tanrı’nın zihnini bilmek benim için doğa yasalarını bilmektir, öngörüm Tanrı’nın zihnini bu yüzyılın sonunda bileceğimiz yönünde. Sf. 47, 48 Alıntı; Büyük Sorulara Kısa Yanıtlar – Stephen Hawking, Çeviri; Mehmet Ata Arslan, (Alfa Yayınları, 1. Baskı Ocak 2019 – Sf. 47, 48) kitabından birebir alınmıştır.
-
Benim gibi, doğa yasalarının değişmez olduğunu kabul ettiğiniz takdirde şu soru kaçınılmaz olarak arkasından gelecektir: O halde Tanrı için geriye kalan rol nedir? Bu, bilim ile din arasındaki zıtlığın büyük bir parçasıdır ve her ne kadar benim görüşlerim manşetlere taşınmış olsa da, esasında oldukça eski bir anlaşmazlıktır. Tanrı doğa yasalarının ete kemiğe bürünmesi olarak tanımlanabilir.…
-
Dinin sömürünün temelini oluşturduğu bir dünyada umuda yer olabilir mi? O kadar çok insana din kavramına o kadar farklı şekillerde yaklaşması nasıl öğretilebilir? Hem Muhammed’in, hem de İsa’nın mesajları nasıl olur da savaşı haklı göstermek için kullanılabilir? Sf. 205, 206 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları) – John Perkins, Çeviri;…
-
Dalai Lama grubumuzu Hindistan’ın Dharmasala kentindeki evine davet etti. Orada candan bir selamlaşmanın ardından ruhani bir hareketin liderinden hiç beklemeyeceğimiz bir şey söyledi bize. “Budist olmayın. Dünyanın daha fazla Budist’e ihtiyacı yok. Sevgiyi yaymak için çalışın. Dünyanın daha fazla sevgiye ihtiyacı var.” Sf. 72 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları 2 (Şirketokrasi ve Ondan Kurtulmanın Yolları)…
-
Tanrı’yı içeriyor. Tek Tanrılı dinlerde ise, Tanrı’da iyilik, güzellik, bilgi ve kudreti, sonsuzlaştırarak kavramlaştırıyor; her yerde hazır ve nazır Tanrı, her şeyi bilebilen bir Yüce İnsan’dır. İnsanı, işte böyle tanrısallaştırmak, son derece insani bir eğilimdir; Disney’ın icadı çizgi filmler ise, insanlığa taban tabana zıt bir eğilimi sergiliyor. Sf. 63 Alıntı; Kir Teorisi (Tekeliyet’te Aydın ve…
-
Neticede I. ve II. Haçlı seferlerinde Küçük Asya’nın batısını kaybettik. II. Kılıçarslan ise, III. Haçlı Seferiyle karşılaştığında daha kurmayca bir strateji izleyerek, Haçlıları yol üstünde durdurup Kudüs’e yönlendirmiştir. Onlar da bu şekilde Kutsal Topraklara ulaştılar. İşte Anadolu, Haçlı meselesini o dönemde böyle halletti. Sf. 231 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber…
-
Saymakla bitmez. Dediğim gibi, Türkler kadar din değiştiren ve farklı mesleklere mensup başka bir millet bulunmaz. Sf. 201 Alıntı; Türklerin Tarihi (Orta Asya’nın Bozkırlarından Avrupa’nın Kapılarına) – İlber Ortaylı (Timaş Yayınları, 1. Baskı Mart 2015 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nitekim bu hayal Fatih’in muhteşem zekâsıyla 1453’te gerçekleşti ve 400 sene Müslümanlar tarafından kullanıldı. Bu bakımdan 1934’te Mustafa Kemal Atatürk’ün Ayasofya’yı müze hâline getirmesi çok büyük bir olaydır ve bu durum diğer ülkelerde tekrarlanmadı. Meselâ, İspanya’da Kurtuba Camii katedrale dönüştürülerek büyük tahribat yapıldı, öyle ki yapısı değiştirilerek simetrisi bozuldu. Emevîlerin yaptığı tavandaki Bizans tipi oymalar…
-
Basın, soykırımı “Yahudi olmayan bütün insanların kurtuluşu” ve “Alman halkının bedenine yerleşen basili bertaraf etmesi” gibi ifadelerle sunuyor, toplumu ve böylelikle dünyayı “bakteriden, parazitten ve böcekten” kurtardıklarını yazıyordu. Liderlik bu işleri yürütürken halk “edilgen itaat modunda” olsa yeterdi. Duyarsız, kafasını öteki yöne çevirmeye meyilli, şahsi kazanca odaklanmış ve kuşku duymadan şanlı tarih simgeselliğine kapılmış bir…
-
“On Maddelik Başarı Programı” bildirgesini ortaya koyan ABD Büyükelçisi Lodge birinci maddede, “insanların kafası toplumsal bilinç uyandıran çekici bir ideolojiyle doldurulmalıdır” Sf. 138 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 138) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kimi yargıç, temsil ettiği “grup” adına -onun koyduğu “normlar: yasalar, kurallar adına- yargılar. Bu, kendini “grubuna” karşı bu yasalardan v.b. sorumlu duyan yargıçtır. Böyle bir yargıcın kişileri yargılarken aslında korumaya çalıştığı kişiler değil, bu yasalar, kurallar ve bunların amaçladığı –ne çeşitten olursa olsun- toplumsal düzendir. Burada bir kişinin bir eylemini yapılmaması gereken bir eylem -“suç”-…
-
Afrika’da iklim bozulmaya başlamıştı. İklim, daha kurak bir hale geldiği için ağaçlık savanlar zarar görmüş, ağaçlar giderek ölmüş ve ortam yavaşça çalılık savan haline dönüşmüştü. Bu durum, ağaçsız bir savanda tamamen savunmasız kaldıkları için Australopithecus’u, güvenli sığınaklarından mahrum etmişti. Australopithecus daha hızlı koşan aslanların, leoparların, sırtlanların ve vahşi köpeklerin tehdidi altındaydı. Boynuz ve güçlü köpek…
-
Dik duruşun, elleri ve kolları, başka görevlere, özellikle alet yapımı ve kullanımına olanak sağlayacak şekilde serbestleştirdiği öne sürüldü. Bu görev, beyin faaliyeti gerektirdiği için, insan beyninin büyümesine neden oldu. Bu nedenle bipedalizm insanlaşmanın en önemli sıçrama tahtası olarak kabul edildi. Bu mantık zinciri, artık tatmin edici değildir. Australopithecus milyon yıldan fazladır bipedal olduğu halde, beyin…
-
Bununla birlikte, canlı doğanın daha yakından incelenmesi, vahşet ve israfın endişe verici boyutlarda olduğunu ortaya çıkarmıştı. Bilim insanları, doğal âlemi daha çok anlamaya başladıkça şefkatli bir yaratıcının kusursuz tasarımlarının inandırıcılığı giderek azalmıştı. Tanrı’nın, yaratma görevini nasıl yürüttüğü düşüncesi daha da ciddi zorluklar doğurmuştu. Sf. 191 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri;…
-
Görünüşteki bu kusursuzluğun örnekleri, omurgalıların ve böceklerin gözleri veya kuşların her yıl, kış için tropikal bölgelere göç edip sonra da olağanüstü bir kesinlikle önceki sonbaharda ayrıldıkları noktaya dönüş yapabilmeleri veya karıncalar ile arılar gibi sosyal böcek kolonilerinde üyelerin hayranlık uyandıran işbirliği gibi yapılardır. Kayıtları yazdığımız eski zamanlarda herhangi bir düşünür ya da bir dinin kurucusu,…
-
Artık, DNA dünyasından önce bir RNA dünyasının var olduğuna inanılıyor. Bu RNA dünyasında protein sentezinin olduğu zaten bellidir fakat DNA’nın protein sentezi verimliliği RNA’da bulunmaz. Yaşamın başlangıcı problemini çözmeye yönelik olarak gerçekleştirilen tüm teorik ilerlemelere rağmen hiç kimsenin laboratuvarda bir yaşam yaratma başarısını gösteremediği de somut bir gerçektir. Bu, yalnızca oksijensiz bir atmosfer değil, muhtemelen…
-
AKP’li dönemin Sağlık Bakam Recep Akdağ bu konularda hep suskun kalmayı tercih etti. O kadar panik yaptırdılar ki, ithal edilen 8,4 milyon doz aşıdan Türkiye’nin elinde 5 milyon doz aşı kaldı! Toplam aşı kampanyasında harcanan 550 milyon dolar kimin cebine gitti; Menzil Tarikatı’nın mı? Sf. 263 Küresel ilaç şirketleri ile Sağlık Bakanlığını avucunun içine alan…