Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Şeref ve haysiyet duygusu, ihtirasları zapt etmek ve kısıtlamak için, dinden daha sağlam ve daha güçlü bir dizgindir. Toplumun hoşuna gitmek arzusu, gelenek ve göreneklerin baskısı, gülünç olma korkusu, “Âlem ne der?” endişesi, bütün dini fikirlerden daha güçlüdür. Sf. 280 En dindar kimseler, bazen bir uşağa, Tanrı’dan daha çok uyarlar. Sf. 280 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın…

  • İnsanlar, Tanrı’yı, deyim doğruysa, ancak bulutlarda görürler. Kötülük yapmak istediklerinde onu asla düşünmezler. Mevki hırsı, zenginliği ya da hazları söz konusu olunca, Tanrı da, tehditleri de, vaatleri de kimseyi bağlamaz. İnsan için bu hayatın olayları öyle bir kesinliğe sahiptir ki, en güçlü dindar bile, ahiret hayatının olaylarına asla bu aynı kesinliği veremez. Sf. 279 Alıntı;…

  • İman yalnızca zayıf, bilgisiz ya da tembel ruhlarda kök salar. Pythagore’un öğrencileri, üstatlarının mezhebine zımni bir imanla bağlıydı. “O böyle söyledi” formülü, onlar için bütün sorunların çözümüydü… İnsanlar çoğu kez bu kadar az akıl ve muhakemeyle hareket ederler. Bizzat incelemektense, başkasının sözüne inanmak daha kolaydır. İnceleme ve araştırma, yavaş ilerlediğinden ve zor olduğundan, gerek ahmak…

  • Eğer tanrı söylemiş olsaydı, çeşitli mezheplerin, tümü birbirinin ardından lanet okuyan, tümü birbirini haklı olarak hurafe ve küfürle suçlayan mensuplarına ayrı ayrı yollar söylemiş olması tuhaf olurdu. Sf. 253 Ağzı ve dili olmayan bir ruh olduğu doğruysa, Tanrı hiçbir zaman böyle bir şey söylememiştir; evrenin Tanrısı, ölümlü kullarının (ağız, dil gibi) organlarını ödünç almak ve…

  • Yeryüzünde, Tanrısı hakkında aynı fikirlere sahip olan ya da olabilen iki kişi yoktur. Sf. 245 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 245) kitabından birebir alınmıştır.

  • Muhammedilikte de sanemperestlik eseri vardır. Küçük bir “Aerolithe” olan “Haceri Esvet” ve “Zemzem” kuyusunun suyu, Muhammedilikte, bir tür ibadet konu­ları değil midir? Bir taraf ekmeğe, diğer taraf suya tapar. Haceri Esvet’e “yeryüzü­nün sağ eli” derler. “Kıramıta”nın elinden bu taşı almak için Mekkeliler iki milyon altın Frank vermişlerdir. Sf. 241 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean…

  • Tanrıların tümünün kaynağı vahşettir bütün dinler dipsiz cehalet, hurafe, kan dökücülük abideleridir ve yeni dinler yeniden gençleşmiş eski deliliklerdir. Sf. 240 İnsan bu Tanrı’nın vahşi özellikleri bulunduğunu da teslim etmek zorunda kalır. Vahşi olmak kuvvetten başka hak tanımamaktır, en uç noktada zalim olmaktır; keyif ve arzularından başka bir şeye bağlı olmamaktır; basiretsiz, tedbirsiz, muhakemesiz olmaktır.…

  • Tereddütsüz bir adama tapınan ya da ekanimi selasenin anlaşılması mümkün olmayan sırrına kesin bir olgunlukla inanan Protestan Hıristiyan, Katolik Hristiyan’la alay eder. Çünkü bu “Katolik” fazla olarak kutsal ekmeğin ve şarabın şaşırtıcı bir şekilde Hz. İsa’nın kanına ve etine dönüşmesine (transsubstantition) de inanır. Protestan, Katoliğe, “deli, kâfir, putperest” der. Çünkü Katolik, içinde, evrenin yaratıcısını gördüğünü…

  • Ancak kurnaz, açgözlü ve bozuk ahlaklı yasa koyucular, dünyanın her yerinde milletleri boş masallarla uyutmayı, onlara gerçekleri öğretmekten, akıl ve zihinlerini geliştirmekten, özel ve gerçek nedenlerle erdeme yöneltmekten, onları doğru bir şekilde yönetmekten daha kolay buldular. Sf. 219 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 –…

  • İnsan tümüyle ölür. Deli olmayan kimse için bundan daha apaçık bir şey yoktur, ölümden sonra insan vücudu, tümü yaşamı var eden hareketleri yerine getirmeye yeteneksiz bir kütleden başka bir şey değildir. Onda artık ne kanın dolaşımı ne solunum ne sindirim ne konuşma ne düşünme görünür. Sf. 213 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren;…

  • İnsanın densizliği, kendisini evrenin tek merkezi olduğuna inandırır; yalnız kendisi için bir âlem ve bir Tanrı yapar; kendisini doğayı istediği gibi değiştirebilecek kadar önemli zanneder. Ancak öteki hayvanlar konusu açılınca, Tanrısızca düşünür. Kendi türünden başka türlerin ve bireylerin Tanrı’nın dünya çapında yaratma gücüne az layık otomatlar (fikirsiz, duygusuz, iradesizler) oldukları ve hayvanların, bu Tanrı gücünün…

  • Aynı türden yırtıcı hayvanların, yararsız olarak birbirini parçalamak, birbirini yok etmek için sahralarda, ovalarda, birbirlerine “randevu” verdikleri görülmüş müdür? Yırtıcı hayvanlar arasında din savaşları görülüyor mu? Hayvanların öteki türlere karşı zulüm ve saldırganlıklarının nedeni açlık ve beslenme ihtiyacıdır. İnsanın insana karşı zulüm ve saldırganlığının nedeni ise, efendilerinin kavga çıkarmak isteğinden, açgözlülüğünden ve saygısız, batıl inançlarının…

  • İnsan, bu dünyada pek çok sıkıntı çektikten sonra başka bir dünyada da sonsuza dek azap ve eziyet çekme tehlikesine açık olduğuna inanmıyor mu? (Hayvanda ahiret azabı endişesi var mıdır? Sonsuz eziyet korkusunun verdiği sıkıntı var mıdır?) Sf. 199 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 –…

  • Bize ruhundan dem vuruyorsun! Ancak bir ruh nedir bilir misin? Görmüyor musun ki, bu ruh, bileşkesi hayat olan organların faaliyetteki bütün toplamından, bunların halen çalışmakta olmasından başka bir şey değildir. Yaşayan, düşünen, muhakeme eden, anlayan, senin gibi hazzı arayan, acıdan kaçan ve çoğunlukla kendilerine senin organından daha çok yarayan organa sahip bulunan öteki hayvanlar için…

  • Bir zorba, hiçbir zaman bir Tanrı değildir (zorba olan Tanrı olamaz), kendisine haksızlık etmek, kötülük yapmak hakkını veren bir Tanrı, bir zorbadır. Bir zorba, insanlar için bir model değildir. Bir zorba, insanların gözünde bir tiksinti konusudur, düşmanlık etmeye ve nefrete değer bir konudur. Sf. 189 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet…

  • Sürekli olarak semaya gönderdikleri dualar, Tanrı’nın yönetiminden hiçbir şekilde hoşnut olmadıklarını bize göstermez mi? Tanrı’dan bir iyilik istemek için Tanrı’ya yakarışta bulunmak, onun özenli iyilikseverliğine güvensizlik göstermektir. Sf. 185 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 185) kitabından birebir alınmıştır.

  • Varlığı bir an için kabul edilse, Tanrı bile asla yapmak istediğini yapmakta özgür olarak görülemez. Eğer bir Tanrı var olsaydı, hareket tarzı, ister istemez yaratılışında bulunan özelliğe, niteliğe bağlı olurdu. Öncesiz, sonsuz olan bu zatın, öncesiz ve sonsuz bir niteliği ve yaratılışı olur ve bu nitelik ve yaratılışın egemenliğine göre hareket etmekte Tanrı zorunlu olurdu.…

  • İnsanın doğması hiçbir şekilde kendi seçimi ve arzusu sonucu olmaz, dünyaya gelmek isteyip istemediği insana sorulmamıştır. Doğa, ona verdiği ana, baba ve ülke hakkında kendisinin oyunu almamıştır. İnsanın edindiği düşünceleri, görüşleri; yanlış, doğru bütün bilgileri aldığı ve üzerinde asla hâkimiyet kuramadığı eğitiminin ürünüdür. İhtirasları, özlemleri, doğanın kendisine vermiş olduğu yaratılışın, kendisine telkin edilmiş olan düşüncelerin…

  • Yasaklamaya muktedir olduğu hataları suçlayan ve cezalandıran bir tanrı, benliğinde budalalıkla zulmü birleştirmiş bir delidir. Sf. 172 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları,  12 basım 2018 – Sf. 172) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlar her ne kadar Tanrılarının sonsuz iyi olduğunu bize tekrar etmekten usanmıyorlarsa da, gerçekte buna hiç inanmadıkları ortadadır. Bilinmeyen, tanınmayan, nasıl sevilebilir? Düşünülmesi ve tasavvur edilmesi insanı endişe ve karışıklığa atmaktan başka bir sonuç vermeyen bir zata nasıl sevgi beslenir? Sf. 149 Alıntı; Sağduyu (Tanrısızlığın İlmihali) – Jean Meslier, çeviren; Abdullah Cevdet 1928,  (Kaynak Yayınları, …