Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Türkçü Profesör Hasan Reşit Tankut’tur. Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında, politik misyonerlik göreviyle Kürtler ve özellikle de Alevi Kürtler arasında dolaşan ve yönetime raporlar halinde bilgi sunan Tankut, 1928 yılında hazırladığı bir gizli “Türkleştirme” raporunda, Aleviliği sadece İslam’dan ayrı görmekle kalmıyor, onun Bektaşilikten de farklı olduğunu belirtiyor: “Bunları Bektaşilere benzetmek azim bir hatadır; Bektaşilik, Melamilik bir tarikat…

  • Adak olarak mum yakmak, Alevi ve Hıristiyanlık inancına bağlı olanların ibadetlerinde önemli bir yer tutar. Sf. 217 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 217) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Siyasal bilgileri henüz bitirmiş ve Sivas Vilayeti mahiyetine verilmiştim. Hafik ilçesinin bir Alevi köyünde geceledim. Ev sahibi bu plebisit dolayısıyla bana şunları söyledi: ‘Alevilerle Ermeniler arasındaki fark soğan zarı kadardır. Ermeniler, Tanrı’yı Baba, oğul ve ruh olarak anar; biz bu ölçmeyi Allah-Muhammed-Ali biçiminde söyleriz. Onların 12 Havarisi vardır, bizim 12 İmamımız. İbadet ve oruçların vakti…

  • Kaldı ki Alevi Kürtlerle Hıristiyanlar arasındaki dostluk bağları ile inançları arasındaki benzerliklere, dikkati çeken Türk yazarlar da var. Örneğin, bunlardan biri olan Türk Ocakları eski Genel Sekreteri Hasan Reşit Tankut, 1938 yılında yönetime sunduğu gizli bir “Etno Politik (Demografı) Raporu”nda, Aleviliği gizli dinlerden biri olarak görüyor ve: “Alevi her yerde Hıristiyan dostudur,” diyor ve şöyle…

  • 19. yüzyılda, batılı Hıristiyan devletlerin Osmanlı toprakları üzerindeki misyonerlik faaliyetleri artınca, Aleviler de ister istemez ilgi duyulan başlıca kesimlerden biri haline geldiler. Özellikle de bu yüzyılın ikinci yarısında, birçok batılı görevli ya da araştırmacının, Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları Kürdistan’ın kuzey-batı yörelerine geziler düzenlediklerini görmekteyiz. Söz konusu gezginci misyonerler, sadece gezip görmekle kalmadılar elbet. Onlar, gördüklerini…

  • Kimi çevrelerce heteredox olarak nitelendirilen Alevilik, Yezidilik, Kakayilik (Ehli-Haq), Durzilik ve İsmaililik gibi inançlar, hem tarihi açıdan benzer kaderi paylaşmış inançlardır hem de aralarında ortak yanlar oldukça çoktur. Bu inançların aynı tarihi dönemde, aynı ya da benzer coğrafî bölgede ve aynı toplumsal koşullarda ortaya çıkmış olmaları, onları bir ağacın dalları olarak görmek için yeterlidir. Sf.…

  • On iki İmam orucu var. Bunun 12 günü İmamlar, 3 günü ise Ashaflar içindir. Su içilmez. Üzüm şırası su ile karıştırılıp içilir, -Sonunda ise aşure pişirilir. Aşurede su, buğday, şeker, pekmez, nar, üzüm, elma gibi nesnelerden 12 tanesinin içinde olması gerekir.  Sf. 167 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı…

  • Alevilerde hayat dört kutsal nesneden oluşmaktadır, bunlar ateş, su, toprak ve havadır. Suyun kutsallığı, su ile bağlantılı ziyaret yerlerinin bahsedildiği bölümde değinilmişti. Alevi ibadetinde çokça geçen “nefes,” aslında havanın kutsallığının başka bir tarzda ifade edilmesidir. Sf. 155 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 155) kitabından…

  • Elbet Aleviliği tek bir halkın inancı diye lanse etmek ya da bir halk tarafından yaratıldığını söylemek gerçekçi değil ama Kürtlerin, Alevilik, Yezidilik, Kakayilik, İsmaililik ve Durzilik gibi inançların şekillenmesinde çok belirleyici, çok temel bir rol oynadıklarını söylemek yanlış olmaz. Kaldı ki bunlardan iki tanesi; Kakayilik ile Yezidilik zaten pratikte birer Kürt inancı durumundadırlar. Sf. 133…

  • “Mazdekçi Komünizm” olarak nitelendiriyor ve hürremcilerin sosyal programlarına ilişkin olarak şu bilgileri veriyor: Tanrı dünyaya insanları kendi aralarında eşitçe paylaşmaları için gerekli maddeleri indirdi. Öyle ki hiç kimse bir diğerinden daha fazla şeye sahip olmasın. Eşitsizlik şiddet kullanılarak gerçekleştirildi, her bir insan, kardeşinin zararına da olsa istediklerini elde etmeye çalıştı. Oysa hiç kimsenin başkasından daha…

  • Mazdek hareketinin ortaya çıktığı dönem, İran’da hüküm Sasanilerin elindeydi. Sasanilerin dini ise Zerdüştilikti. Devlet dini olması nedeniyle Zerdüştilik, aristokrasinin elinde, sınıf egemenliğini sürdürmeye hizmet eden bir araç durumundaydı. İşte Mazdekçilik, özünde bu sisteme karşı bir tepki olarak ortaya çıktı. Sf. 130 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011…

  • Osmanlı döneminde, yönetimin İslâmlaştırma politikasında uygun şekilde rol oynayan başlıca kurum Bektaşi Tekkesi’ydi. Tekke’nin ana kuruluş amacını oluşturan bu görevin en etkin biçimde yerine getirildiği alan ise işgal edilen doğu Avrupa, yani Hıristiyan ülkelerdi. Sf. 129 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 129) kitabından birebir…

  • Burada en fazla dikkat çekici olan, listede “Zaza” adında bir aşiretin bulunmasıdır. Bugün Dersim’de bu adı taşıyan herhangi bir aşiret yok. Dersimliler, Zaza sözcüğüne küçümseyici bir anlam verirler ve kendilerini bu sözcükle asla adlandırmazlar. Sf. 127 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 127) kitabından birebir…

  • Horasandan hicret ederek Dersime gelmişlerdi. 700 Hicri tarihinde Dersime gelen bu aşiretlerden başlıcaları: Şeyh Hasanan, Kureyşan, Hormekan, Izolan, Şadyan, Karsanan, Millan ve Bamasûran Kürt kabileleri olup baştaki halifeleri Kureyş ve Bamasor idiler…” Sf. 113 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim 2011 – Sf. 113) kitabından birebir alınmıştır.

  • İslam’ın yayılması döneminde, işgalcilerin yerli halklara karşı davranış tarzını ya da ilişkilerini üç ayrı başlık altında özetleyebiliriz: 1.Bahsi geçen halkları kılıç zoruyla Müslümanlaştırmak, 2.Müslümanlaştırılamayanları katletmek, 3. Her şeye rağmen herkesi Müslümanlaştırmanın ya da katletmenin mümkün olmadığı veya yöneticilerin bunu kendi çıkarlarına uygun görmedikleri durumlarda ise bir yolunu bulup onlarla uzlaşmaya varmak. Sf. 110 Mewali, Ali…

  • Kürt Alevilerin inancında gözle görünebilen şeyler içerisinde en kutsal olanı güneştir. O, dünyamızı aydınlatan, onu ısıtan ve böylece doğaya can veren, yaşamın başlıca kaynaklarından biridir. Sf.101 Güneş, Tanrıya yakın düzeyde kutsallığa sahip bulunduğundan, kimi zorunlu haller dışında, kurban mutlaka güneş doğarken ve ona dönük olarak kesilir. Sf.102 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem,…

  • İslam’ın yayılması döneminde, işgalcilerin yerli halklara karşı davranış tarzını ya da ilişkilerini üç ayrı başlık altında özetleyebiliriz: 1.Bahsi geçen halkları kılıç zoruyla Müslümanlaştırmak, 2.Müslümanlaştırılamayanları katletmek, 3. Her şeye rağmen herkesi Müslümanlaştırmanın ya da katletmenin mümkün olmadığı veya yöneticilerin bunu kendi çıkarlarına uygun görmedikleri durumlarda ise bir yolunu bulup onlarla uzlaşmaya varmak. Sf.110 Mewali, Ali taraftarı…

  • Xozat (Hozat)’a bağlı Sine köyü yakınında, Desta Çixnû denilen yerde Maro Sîya (Siyah Yılan) adıyla bilinen bir ziyaret var. Bu da bölgede sadece kırmızı yılanın değil, tıpkı Yezidi Kürtlerdeki gibi siyah yılanın da kutsal figür olarak mevcut olduğunu ortaya koymaktadır. Sf. 96 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur Çem, (Vate Yayınları) 2. Baskı Ekim…

  • Diyelim ki Duzgin Bava dağının zirvesine yakın yerde “Henîye Gözere” adında bir çeşme var. Bu, rakım itibariyle o yöredeki en yüksek çeşmedir. Dağa tırmanış yollarından en işleği üzerinde bulunan su, Aleviler için Müslümanların Zemzem suyundan farksızdır ve ziyarete gidenler şifa verdiğini düşünerek ondan mutlaka içmek isterler. Sf. 88 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…

  • Daha önce de değindiğimiz gibi, resmiyette adı Tunceli olan ilin merkezinden, Mizur (Munzur) nehri boyunca Pulur (Ovacık) ilçesine giderken, yol kenarında “Henîye Ana Fatma” ya da sadece “Ana Fatma” olarak bilinen bir kutsal su var ki bu, Hz. Ali’nin karısı Ana Fatma’ya atfedilmiş dişil bir ziyarettir. Sf. 87 Alıntı; Dersim Merkezli Kürt Aleviliği – Munzur…