Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • “Yakubîler”, “Karakaş” ve “Kapancı” adlı bu üç Sabetayist gurubun toplumsal ve ekonomik konumları birbirlerinden farklıydı, Yakubileri, Selanik’teki üst sınıf Osmanlı memurları oluşturuyordu. En kalabalık grup olan Kapancılar, çoğunlukla İzmir’de oturuyorlardı; üst ve orta sınıfı oluşturan tüccarlardı. Muhafazakâr olmalarıyla bilinen Karakaşlar ise, zanaatkâr, esnaf ve işçilerden oluşuyordu, örneğin berberler, kasaplar, kunduracılar ve hamallar bu gruba dâhildi.…

  • Tartışmalar sürerken, Osman Baha’nın ölümü grupta ayrılığı kesinleştirdi. Çünkü İbrahim Ağa, “Mesih ölmez, bedeni çürür görüşünü ileri sürerek, mezarın açılmasını istedi. Mezar açılıp ve İbrahim Ağa başkanlığındaki grup Karakaşlardan koptu. Çoğunluğu İzmirli olan ve başım İbrahim Ağa’nın çektiği gruba “Kapancı” (Kapaniler) denildi. Alıntı; Efendi (Beyaz Türklerin Büyük Sırrı) – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 88. Baskı…

  • Sabetay Sevi öldükten sonra Sabetaycılığın merkezi durumuna gelen kent Selanik’ti. Sabetay Sevi’nin son eşi Ayşe, Selanikliydi. Ayşe, kardeşi Yakov Kerido’nun (Abdullah Yakub), ölen eşinin ruhunu taşıdığını öne sürdü. Sabetay Sevi (Maşiah) ile cemaat arasındaki bağlantıyı ancak Yakov Kerido’nun sürdüreceğini söyledi. Böylece Kerido’ya inanan taraftarlar oluşmaya başladı. Yakov Kerido, yani Müslüman adıyla Abdullah Yakub, İslam’ın emirlerini…

  • Evliyazâde Mehmed Efendi’nin, Tilkilik’te büyük bir köşkü, köşkün de iki dönümlük bir bahçesi vardı. Çatısında büyük kubbesinin olduğu bu köşk, Konak’ta Kemeraltı Caddesi’nin başlangıç bölümündeydi. Özellikle yoksul Müslümanlar, bu köşkü yakandan tanırdı; çünkü her ramazan ayında köşkte, otuz gün boyunca iftar yemeği verilirdi. Evliyazâde Mehmed Efendi, bu iftarlara yakın dostlarını da çağırırdı. İftarda namaz kıldırmak…

  • Eski Museviler Süleyman Mabedindeki Kudüsülakdas’da Tanrı ile birlikte onun dişi dengi Shekinah She Kinah (şekinah) ın da oturduğuna inanırlardı.  Ruhsal bütünlük arayan erkekler sevişecekleri rahibeleri ziyaret etmek için mabede gelirler ve fiziksel birleşme sayesinde kutsallığı tecrübe ederlerdi. Sonra Hıristiyanlar seksi kötü gösterdiler, iğrenç ve günahkâr bir davranış olduğuna inandılar, diğer dinler de onu izlediler. Sf.…

  • Constantine yeni bir İncil yazdırdı, eski İncil’i toplatıp yaktırdı. Yasaklanmış İncilleri Constantine’in yazdırdığına tercih edenler kâfir ilan ediliyordu. Kâfir heretik kelimesi tarihin bu döneminden gelir. Sf. 262 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 262) romanından birebir alınmıştır.

  • Constantine MS 325’ten sonra bir konsey topluyor. Tarihin o anına kadar Mesih, müritleri tarafından ölümlü bir peygamber olarak kabul ediliyordu, bir ölümlüydü. Mesih’in, Tanrı’nın oğlu olduğu Nikaia Konseyinde teklif edilmiş ve onaylanmıştır. İsa’nın Mesih olması, Kilise ile Devlet’in işlemesi için elzemdi. Sf. 260, 261 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 260, 261) romanından…

  • Bugün bildiğimiz İncil, Pagan Roma İmparatoru Büyük Constantine tarafından yazdırıldı. MS 325 yılında Paganlarla Hıristiyanlar çok kötü tartışıyorlar. Roma İmparatorluğu yıkılabilir. bir pagan olan Constantine romanın bölünmesine engel oldu ve 325 yılında ülkeyi Hristiyanlık dini altında topladı. Sf. 259 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 259) romanından birebir alınmıştır.

  • Şeytana tapanlar deniliyor ancak aslı bu değil; Latince Paganus, taşrada oturanlar ve doğaya tapınanlar demek. Sf. 46 Alıntı: Da Vinci Şifresi – Don Brown, (Sf. 46) romanından birebir alınmıştır.

  • Sanıyorum, bizim “Özel Kuvvetler” den. Bütün hayatı Güneydo­ğu’da, PKK’ya karşı geçmiş. Anlattıkları bazen irkiltici… Şam’da tesadüfen tanıştım. Kulağıma eğiliyor: “Şemdin Sakık, Apo’ya karşı yeni bir örgüt kurmuştu. Hatta biz bir miktar silah da vermiştik, birbirlerini yesinler diye… Biraz da­ha bıraksaydık iyi olabilirdi. Erken aldık şerefsizi…” 25 Nisan 1998 Hürriyet‘in manşeti: “Sakık’ın ifadesini açıklıyoruz. Dehşet itirafları!…

  • Cennette insanlar çalışmıyorlar. Cennette insanların gelecek kaygıları bulunmuyor. Dinler, insanları cennet düşüncesiyle avutarak cenneti gerçekleştirme projelerinden uzaklaştırıyor. İnsanlar, yaşadıkları dünyada bir cennet yaratmak zorundadırlar. Asillerin angaryasından kaçıp surların dışında bir küçük tezgâh kurarak geçimini sağlayan yeni “kentli” için, bunlara daha son­ra burjuva deniliyor, feodalin kırbacının uzanamadığı evi ve tezgâhı bir tür cennet oluyor. Sf. 231…

  • Yemekler yenilip içkiler içilirken. ‘Atatürk Selim Sırrı’ya bir soru yöneltiyor: “Sen dinde devrim yapılması hakkında yazılar yazıyormuşsun, amacın nedir?” Tarcan bu konudaki görüş ve düşüncelerini açıklayarak hü­kümetin din işinde de öncülük yapması gerektiğini, yoksa di­nin yok olup gideceğini söylüyor. Bunun üzerine Atatürk “Bu din batacak, ileride yeni bir din çıkacaktır. Sen bu konularda ya­zı yazmayacaksın,…

  • Verdiği bilgiler arasında en güveniliri, Trabzonlu bir kökünün olduğudur ve oğlunun adı ise “Ali Nuri” olarak geçmektedir; “Nur” ya da ışık sözcüğüne bir düşkünlüğünün olduğunu çıkarıyoruz. ,, bir kızının adının “canan”, diğerinin de “Saniye” olduğunu öğreniyoruz. Sf. 356, 358 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 356 ile 358…

  • Tanrı, yönetmek içindir. Tek Tanrı yetmeyince, ikinci ve üçüncü sınıf Tanrılar icat edildiğini, antik Elenistan ve Roma’dan biliyoruz. Tekelokrasi ancak tabansızlıkla mümkündür ve bunun için Tekeliyet, aynı zamanda büyük bir tanrıcık imalathanesidir. Sf. 9, 11 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9 ile 11 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • Molla Süleyman bir gizli Hristiyan’dı, her kes Süleyman’ı Kromlu’nun İmamı biliyordu, aslında Papazdı. .. Gündüzleri imam ve geceleri papaz olarak evleri dolaşıyordu. Sf. 462 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 462) kitabından birebir alınmıştır.

  • Oğuz Özerden Üniversiteyi bitirmiş ve “Yeni Asır” gazetesinde gazetecilik yapmış ve daha doğrusu yapmamış, bu kendi ikrarıdır. Sonra İngiltere’ye gitmiş ve dönüşünde seks hattı uzmanıdır, 900’lü hatlar olarak bilinmektedir. Yoksul aile çocuklarını, telefonla seks bataklığına çekmek anlamına geliyordu ve Oğuz Özerden, bu yolla çok büyük zengin olduğunu kabul etmektedir. Avrupa’da katedrallerin çok büyük bir bölümünü…

  • Mevlevilik ve Bektaşilik türünden tarikatlarda, Müslümanlığın vecibelerine uymakta ve yasaklarına uymamakta bir özgürlük olduğu için, Sabatayistlerin Mevlevi veya Bektaşi görünmeleri veya bir tarikatlara meyletmeleri çok mantıklıdır. Eğer Sabatayist ise ve Bektaşi görünüyorsa, Müslümanlarla aynı tarihte oruç tutmasını açıklamak kolaydır. Sf. 436 Sabatayizm, Yahudi mistisizmi olan Kabala çıkışlıdır. .. Yahudi mistisizmi ile İslâmik tasavvuf iç içe…

  • Kısaca İran kaynakları yerine Ferhengi Ziya’ya bakmayı öneriyorum, burada “cem, cemşad, Cemşid, Cemşidun” girişi aynıdır ve şu bilgi verilmektedir; “Padişahîler sülalesinin dördüncü ve en büyük hükümdarı Hz. Süleyman ile İskender’e de Cem denir.” Sf. 429 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük  (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yine Tevrat’a göre Abraham’ın Sarah’tan çocuğu olmayınca, Sarah Cariye Hacer’i İbrahim’in yatağına sürüyor, .. bir çocuk dünyaya geliyor işte bu İsmail idi, İbrahimi’de bu “duyacaklar” anlamındadır. Sf. 423 İsmail dünyaya gelmekle birlikte, Rab burada durmamış ve doksan yaşındaki Sarah’ın İbrahim’den hamile kalmasını buyurmuştur; .. Sarah’ın biraz utandığını ve çocuğa herkesin güleceğini düşündüğünü anlıyoruz, çocuk doğunca…

  • Mesih, kendi kurtarıcılığına inanan ve başka kurtarıcı kabul etmeyen demektir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 312) kitabından birebir alınmıştır.