Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnançlar, Mezhepler

  • Körü körüne hayranlık ancak yüksek bir cehâletle birlikte ortaya çıkmaktadır. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 234) kitabından birebir alınmıştır.

  • Muhteşem Süleyman zamanında temelleri atılan bu siyasal güç İkinci Selim ile birlikte tam bir iktidara dönüşüyordu; Selim’in döneminde iktidarda bir Yahudi Partisi olduğundan kuşkulanamayız. Sf. 226 Muhteşem’in emriyle boğdurulan Prens Mustafa, seçimin dışına itilmiştir, demek, geriye Bayezid ve Selim adında iki aday kalıyordu; bunlardan Yasef Nasi’nin seçtiğinin Osmanlı tahtına oturduğunu biliyoruz; Selim’in Nasi tarafından Sultan…

  • Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat’ın fethine çıkınca, Bağdat’taki Yahudilerin Türklerden yana bir tutum alarak savaştıklarını biliyoruz. Budapeşte’ye, eski adı Budin, hücum edince de şehirde yaşayanların hepsi kaçarken Yahudiler kalmışlardı. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.

  • … Hıristiyanlığın düzen dini olmasının, yayılmasını kolaylaştırıp hızlandırmasını tespit edebiliriz. Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 141) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tüccarla birlikte dinselliğin ön plana çıkışı Orta Çağ işaretleridir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 41) kitabından birebir alınmıştır.

  • …  Sürüleştirmek bir süreçtir ve korku, bunun zembereğidir. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 9, 10) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ahmet Rasim’e göre Şeyh Bedrettin İslamlıkla Hristiyanlığı birleştirip böylece ortaya yeni bir din atmak istiyordu. Tarihçi Ahmet Raşid’e göre; “Osmanlı liberallerinin kafilebaşı saymak gerekir.” Besim Nihat Kaygusuz, “Şeyh Bedrettin Simavnevi” adlı eserinde “Tarih sahnesine 400 yıl önce gelmiş bir sosyalisttir. Alıntı: Şeyh Bedrettin ve Türkiye’de Sosyalizm Hareketleri – Abdurrahman Cerrahoğlu, (Sf. 44, 45) kitabından birebir…

  • Bedrettin esas vaazlarına göre; a) Hangi dine mensup olursa olsun bütün insanlar kardeştirler. b) Bir yanda göz kamaştırıcı servet yığınları bir yanda kapkara yoksulluk olamaz. c)Bütün insanlar din ve mezhep ayrılığı gözetilmeksizin bir tutulmalı, her şey, kadınlar müstesna, ortaya konmalıdır. Servet ve mahsulâtı arziye (yerden çıkan ürünler) cümlenin müşterek malıdır. İnsanlar müsavidir (aynı seviyededir, eşittir).…

  • Jön-Türk Sultanı Hamid’in, çok-uluslu tek dinli bir imparatorluk programına karşın, Tanzimat Sultanı Mahmut, çok-uluslu ve çok-dinli bir toplum düzeni kurmaya çalışıyordu;  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 281) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Dillerine çok düşkün Türkler, din alanında ise, kesinlikle Ortodoks olmuyorlar; Cahun’un anlatımına bakacak olursak, buradaki zafiyetleri, non-ortodoks sözcü­ğünün verebileceği anlamdan çok ötededir. Cahun, Selçuk Türkleri’nin, 800-1000 yılları arasında tarihin en büyük imparatorluklarından birisini kurduğu zaman, kavminin belli bir dini olmadığını ekleyebilmektedir, Leon Cahun, bir de Osmanlı’da geçerli, “Turkman, za’if ul iman”  Alıntı: Sırlar – Yalçın…

  • Paris’te Doğu Dilleri Enstitüsü’nde Soranca öğretmenim Halkaut Hâkim, doktora çalışmasında, Nakşibendi tarikatının yüz elli yıl kadar önce Buhara ve Semerkant’ta doğduğunu buradan Batı’ya ve Doğu’ya, Hindistan’a, doğru yayıldığını yazmaktadır. Osmanlı topraklarına getiren Mevlana Halit adlı bir Kürt idi ve çalışmasından Kadiri olan Mahmut Berzenci’nin dışında, önde gelen Kürt şeflerinin hep Nakşibendi tarikatı mensubu olduğunu öğreniyoruz.…

  • Halkı laisize etmek kolay değildir; benim, önceki çalışmalarımda ısrarla tekrarladığım gibi, hareketin felsefî temellerinin olması zorunludur, Kemalist laisizmin hiçbir felsefe­si ve geniş anlamda politik, tabanı bulunmuyordu. Pratikti ve bu nedenle geçici kalmaya mahkûmdu; Lord Kinross, Osmanlı döneminde, devletin dinin bir depart­manı iken Kemalist dönemde dinin devletin bir dairesi hâline getirilmesine işaret ediyor ki, bu da,…

  • Sait’in de bir “İngiliz ajanı” olmadığını, geniş kütlelere, göstermek bana kalı­yordu. Zamanın Britanya diplomatik belgeleri artık açıktır ve bunlarda, Sait’in İngilizler ile temasına dair bir işarete rastlamıyoruz; öte yandan, Türkiye’ninki, daha önce Bulgarların ve daha önce de Elenlerinki dâhil, bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur. Muhtemelen, Şeyh Sait baş­kaldırısının dinsel yanı…

  • Bütün nasyonalist hareketlerde az veya çok, bir dinsel boyut olmuştur.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 147) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Bütün putlaştırma çabalarında bilmekten bir korku vardır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 121) kitabından birebir alınmıştır.         

  • Sadece fetihler yoluyla değil, Türkler’in her vesile ile karışmak istemeleri ve başkalarının âdet ve way of life’nı almaya karşı en küçük direnme göstermemeleri, Türkler’e uygun görünen tutuculuk damgası ile kökten çelişmektedir. Tutucu olmamak bir yana, belki de “köksüz” denecek kadar açık olduklarını saptayabiliyoruz. Benim için acı bir saptamadır.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları…

  • Kendisi de bir muhafazakâr olan Disraeli; “Muhafazakâr bir hükümet teşkilatlanmış bir riyakârlıktır.” Alıntı: Söz Meclisten İçeri – Uğur Mumcu, (Sf. 98) kitabından birebir alınmıştır.

  • .. her emperyal yayılmacılık ideolojik bayraklara muhtaçtır, kolonyalizmde bu, Hristiyan uygarlığını götürme, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan emperyalizmi için hürriyeti savunma, şimdi insan haklarını müdafaa veya demokratizmi yayma, hepsi hepsi, emperyal ekspansiyonun aletleridir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 555) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanın yaşamı ikilidir; birisi aklının içindedir. Aklının içinde yaşayan insan, dünyevî yaşamdan çok daha kalabalık, çok daha zengin ve hiç kuşkusuz çok daha gerçektedir ve ölümü duyması imkânsızdır; çünkü her “an” biraz daha gençleşiyor…  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabetayizm Türkiye’de en örgütlü ve en güçlü tarikat,…  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 474) kitabından birebir alınmıştır.